MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kişilik Hakkı İhlali Kapsamında İnsan Üzerinde Yapılan Deneyler ve Hukuki Sonuçları — Hilal Yüksel

Kişilik Hakkı İhlali Kapsamında İnsan Üzerinde Yapılan Deneyler ve Hukuki Sonuçları
182,54
Hukuk ÜzerineHukuk Araştırma İncelemeHukuk

Kişilik Hakkı İhlali Kapsamında İnsan Üzerinde Yapılan Deneyler ve Hukuki Sonuçları

Hilal Yüksel

On İki Levha Yayıncılık

20181. baskı
16,0 x 23,5 cm2. Hamur
D&REn ucuz

Kişilik Hakkı İhlali Kapsamında İnsan Üzerinde Yapılan Deneyler ve Hukuki Sonuçları

Hilal Yüksel

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden İnsan üzerinde yapılan deneyler tıp biliminin gelişebilmesi için yüzyıllardır yapılan uygulamalardır Fakat ilk zamanlarda hiçbir yasal dayanağı olmadan yapılan bu uygulamalar kişilik hakkını ihlal edici nitelikte olup 19 yüzyıla kadar deneyin tarifi dahi tam anlamıyla yapılmamıştır II Dünya Savaşı sırasında acımasızca yapılan deneyler sonucunda artık yasal bir düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmış ve bunun üzerine Nuremberg Kodu hazırlanmıştır Hukukumuz açısından düzenlemeler 1960 yılında Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile başlamış dönüm noktası ise 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ile olmuştur İnsan üzerinde yapılan deneyler daha çok kamu hukukunu ilgilendiriyor gibi görünse de kişilik hakkı ihlallerine yol açması çok muhtemel olduğundan özel hukuku da yakından ilgilendirmektedir İnsan üzerinde yapılan deneylerin hukuka uygunluk sebepleri kanun tüzük ve yönetmelikler gibi birçok mevzuat ile ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir Çalışmamızda öncelikle insan üzerinde yapılan deney kavramı açıklanıp tarihi gelişimi anlatılmıştır Ayrıca yürürlüğe girmiş ulusal ve uluslararası kaynaklar bakımından insan üzerinde yapılan deneyler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır Daha sonrasında kişilik hakkı kavramı detaylı şekilde açıklanıp özellikle insan üzerinde yapılan deneyler söz konusu olduğunda kısıtlılar hamileler çocuklar gibi bazı özel grupların deneylerde tercih edilmesi dolayısıyla bu gruplar ayrı ayrı incelenmiştir Son olarak ise insan üzerinde yapılan deneylerin kişilik hakkını ihlal etmesi nedeniyle ortaya çıkacak olan sonuçlar ve açılabilecek davalar anlatılmıştır Bunlara ek olarak insan üzerinde yapılan deneylerde sorumluluğun kime kimlere ait olacağı belirlenmeye çalışılmıştır

Kitap Ambarı
182,75

On İki Levha Yayıncılık

2018
İnce Kapak16,0 x 23,5 cm
Kitap Ambarı

Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden İnsan üzerinde yapılan deneyler tıp biliminin gelişebilmesi için yüzyıllardır yapılan uygulamalardır Fakat ilk zamanlarda hiçbir yasal dayanağı olmadan yapılan bu uygulamalar kişilik hakkını ihlal edici nitelikte olup 19 yüzyıla kadar deneyin tarifi dahi tam anlamıyla yapılmamıştır II Dünya Savaşı sırasında acımasızca yapılan deneyler sonucunda artık yasal bir düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmış ve bunun üzerine Nuremberg Kodu hazırlanmıştır Hukukumuz açısından düzenlemeler 1960 yılında Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile başlamış dönüm noktası ise 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ile olmuştur İnsan üzerinde yapılan deneyler daha çok kamu hukukunu ilgilendiriyor gibi görünse de kişilik hakkı ihlallerine yol açması çok muhtemel olduğundan özel hukuku da yakından ilgilendirmektedir İnsan üzerinde yapılan deneylerin hukuka uygunluk sebepleri kanun tüzük ve yönetmelikler gibi birçok mevzuat ile ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir Çalışmamızda öncelikle insan üzerinde yapılan deney kavramı açıklanıp tarihi gelişimi anlatılmıştır Ayrıca yürürlüğe girmiş ulusal ve uluslararası kaynaklar bakımından insan üzerinde yapılan deneyler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır Daha sonrasında kişilik hakkı kavramı detaylı şekilde açıklanıp özellikle insan üzerinde yapılan deneyler söz konusu olduğunda kısıtlılar hamileler çocuklar gibi bazı özel grupların deneylerde tercih edilmesi dolayısıyla bu gruplar ayrı ayrı incelenmiştir Son olarak ise insan üzerinde yapılan deneylerin kişilik hakkını ihlal etmesi nedeniyle ortaya çıkacak olan sonuçlar ve açılabilecek davalar anlatılmıştır Bunlara ek olarak insan üzerinde yapılan deneylerde sorumluluğun kime kimlere ait olacağı belirlenmeye çalışılmıştır

Kitap Sepeti
193,50

On İki Levha Yayınları

2017187 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

İnsan üzerinde yapılan deneyler tıp biliminin gelişebilmesi için yüzyıllardır yapılan uygulamalardır Fakat ilk zamanlarda hiçbir yasal dayanağı olmadan yapılan bu uygulamalar kişilik hakkını ihlal edici nitelikte olup 19 yüzyıla kadar deneyin tarifi dahi tam anlamıyla yapılmamıştır 2 Dünya Savaşı sırasında acımasızca yapılan deneyler sonucunda artık yasal bir düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmış ve bunun üzerine Nuremberg Kodu hazırlanmıştır Hukukumuz açısından düzenlemeler 1960 yılında Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile başlamış dönüm noktası ise 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ile olmuştur İnsan üzerinde yapılan deneyler daha çok kamu hukukunu ilgilendiriyor gibi görünse de kişilik hakkı ihlallerine yol açması çok muhtemel olduğundan özel hukuku da yakından ilgilendirmektedir İnsan üzerinde yapılan deneylerin hukuka uygunluk sebepleri kanun tüzük ve yönetmelikler gibi birçok mevzuat ile ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir Çalışmamızda öncelikle insan üzerinde yapılan deney kavramı açıklanıp tarihi gelişimi anlatılmıştır Ayrıca yürürlüğe girmiş ulusal ve uluslararası kaynaklar bakımından insan üzerinde yapılan deneyler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır Daha sonrasında kişilik hakkı kavramı detaylı şekilde açıklanıp özellikle insan üzerinde yapılan deneyler söz konusu olduğunda kısıtlılar hamileler çocuklar gibi bazı özel grupların deneylerde tercih edilmesi dolayısıyla bu gruplar ayrı ayrı incelenmiştir Son olarak ise insan üzerinde yapılan deneylerin kişilik hakkını ihlal etmesi nedeniyle ortaya çıkacak olan sonuçlar ve açılabilecek davalar anlatılmıştır Bunlara ek olarak insan üzerinde yapılan deneylerde sorumluluğun kime kimlere ait olacağı belirlenmeye çalışılmıştır

Nobel Kitap
199,95

On İki Levha Yayınları

2017187 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

İnsan üzerinde yapılan deneyler tıp biliminin gelişebilmesi için yüzyıllardır yapılan uygulamalardır Fakat ilk zamanlarda hiçbir yasal dayanağı olmadan yapılan bu uygulamalar kişilik hakkını ihlal edici nitelikte olup 19 yüzyıla kadar deneyin tarifi dahi tam anlamıyla yapılmamıştır 2 Dünya Savaşı sırasında acımasızca yapılan deneyler sonucunda artık yasal bir düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmış ve bunun üzerine Nuremberg Kodu hazırlanmıştır Hukukumuz açısından düzenlemeler 1960 yılında Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile başlamış dönüm noktası ise 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ile olmuştur İnsan üzerinde yapılan deneyler daha çok kamu hukukunu ilgilendiriyor gibi görünse de kişilik hakkı ihlallerine yol açması çok muhtemel olduğundan özel hukuku da yakından ilgilendirmektedir İnsan üzerinde yapılan deneylerin hukuka uygunluk sebepleri kanun tüzük ve yönetmelikler gibi birçok mevzuat ile ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir Çalışmamızda öncelikle insan üzerinde yapılan deney kavramı açıklanıp tarihi gelişimi anlatılmıştır Ayrıca yürürlüğe girmiş ulusal ve uluslararası kaynaklar bakımından insan üzerinde yapılan deneyler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır Daha sonrasında kişilik hakkı kavramı detaylı şekilde açıklanıp özellikle insan üzerinde yapılan deneyler söz konusu olduğunda kısıtlılar hamileler çocuklar gibi bazı özel grupların deneylerde tercih edilmesi dolayısıyla bu gruplar ayrı ayrı incelenmiştir Son olarak ise insan üzerinde yapılan deneylerin kişilik hakkını ihlal etmesi nedeniyle ortaya çıkacak olan sonuçlar ve açılabilecek davalar anlatılmıştır Bunlara ek olarak insan üzerinde yapılan deneylerde sorumluluğun kime kimlere ait olacağı belirlenmeye çalışılmıştır

Şehadet Kitap
199,95

On İki Levha Yayıncılık

2017187 sf.
Şehadet Kitap

İnsan üzerinde yapılan deneyler tıp biliminin gelişebilmesi için yüzyıllardır yapılan uygulamalardır Fakat ilk zamanlarda hiçbir yasal dayanağı olmadan yapılan bu uygulamalar kişilik hakkını ihlal edici nitelikte olup 19 yüzyıla kadar deneyin tarifi dahi tam anlamıyla yapılmamıştır II Dünya Savaşı sırasında acımasızca yapılan deneyler sonucunda artık yasal bir düzenleme yapılması gerekliliği ortaya çıkmış ve bunun üzerine Nuremberg Kodu hazırlanmıştır Hukukumuz açısından düzenlemeler 1960 yılında Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile başlamış dönüm noktası ise 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ile olmuştur İnsan üzerinde yapılan deneyler daha çok kamu hukukunu ilgilendiriyor gibi görünse de kişilik hakkı ihlallerine yol açması çok muhtemel olduğundan özel hukuku da yakından ilgilendirmektedir İnsan üzerinde yapılan deneylerin hukuka uygunluk sebepleri kanun tüzük ve yönetmelikler gibi birçok mevzuat ile ayrıntılı bir şekilde düzenlemiştir Çalışmamızda öncelikle insan üzerinde yapılan deney kavramı açıklanıp tarihi gelişimi anlatılmıştır Ayrıca yürürlüğe girmiş ulusal ve uluslararası kaynaklar bakımından insan üzerinde yapılan deneyler ayrıntılı şekilde açıklanmıştır Daha sonrasında kişilik hakkı kavramı detaylı şekilde açıklanıp özellikle insan üzerinde yapılan deneyler söz konusu olduğunda kısıtlılar hamileler çocuklar gibi bazı özel grupların deneylerde tercih edilmesi dolayısıyla bu gruplar ayrı ayrı incelenmiştir Son olarak ise insan üzerinde yapılan deneylerin kişilik hakkını ihlal etmesi nedeniyle ortaya çıkacak olan sonuçlar ve açılabilecek davalar anlatılmıştır Bunlara ek olarak insan üzerinde yapılan deneylerde sorumluluğun kime kimlere ait olacağı belirlenmeye çalışılmıştır