Kitapların Sultanları

Kitapların Sultanları
Nesin Yayınevi
Kitapların Sultanları
Türkiye nin çok partili hayata geçtiği demokrasi alıştırmaları yaptığı 1950 li yıllar karikatür alanına da çok seslilik getirdi Toplumsal eleştiri ve taşlama karikatürün hammaddesi haline gelirken bugün orta kuşak diye anılan çizerler kendi kimliklerini bulmaya başlıyordu Basıma hazırladığımız çizgi romanlar orta kuşağın üç önemli çizerinin fırçasından çıkma Mim Uykusuz Baba Mirası Nehar Tüblek Bilmemne Adası Deniz Aslanı ve Yalçın Çetin Berber Nonoş Bayan Aynur ile Bay Buyur Bekârlık Sultanlıktır Aradan geçen elli yıla karşın bu çizgi romanlar değerinden bir şey yitirmemiş Çizimler hâlâ özgün ve genç öyküler hâlâ güncel ve komik Salt kahkahanın peşine düşmek de mümkün dönemin siyasal ve toplumsal arka planının izini sürmek de

Dergah Yayınları
On dokuzuncu yüzyılda baş döndürücü bir hızla gelişen global silah teknolojisi dünya ülkeleri arasında yaşanan askerî rekabetin bir sonucuydu En etkili silahlara sahip olmanın savaşı kazanmadaki etkisini artırması kendisi de bölgesel bir güç olan Osmanlı Devleti ni yakından ilgilendirmiş ve yeni silah teknolojileri geliştiği bölge ile eş zamanlı olarak yöneticilerce tedarik edilmişti Bu kitap büyük oranda bugünkü şeklini alan silah ve mühimmatın gelişim sürecini ele almakla birlikte Osmanlı Devleti nin I Cihan Harbi öncesinde yeni silah teknolojilerine ne oranda sahip olduğunu açıklamayı denemektedir Bunun yanında kitap teknolojiyi ithal etmek yanında bu silahları içeride üretmenin yollarını da arayan Osmanlı harp sanayii tecrübesini konu edinmektedir Türkiye nin bugünkü savunma sanayii serüvenini anlamak için bu çaba oldukça önemlidir çünkü Sultan II Abdülhamid dönemi harp sanayiinde kamuya ait önemli teşebbüsler hayata geçirilmiş kurulan veya modernize edilen fabrikalar ve yıllar içinde elde edilen tecrübeler hem Cihan Harbi ve Millî Mücadele de hayati başarıların kazanılmasına hem de sonraki yıllarda askerî sanayiye ait önemli işletmelerin ortaya çıkışına hizmet etmiştir Türkiye de bugün önemli kazanımların olduğu savunma sanayiinin mebdesi olan bu dönemdeki tecrübeleri anlamak bugünü idrak etmek ve daha önemlisi geleceği planlamak için elzemdir

Arkadaş Yayınevi
Şito Dede Korkut lardan üreyen anlatı geleneğimizin bu çağlara Avrupalılar ın töre tanımaz pisliği içine düşmüş insanlığıdır Türkü yle Kürdü yle Şito Doğu Anadolu nun yol vermez dağlarının uzun havasıdır Onun bu aşılmaz dağlarda kanatlanan türküsünü okuduğumuzda her dorukta her ocak başında yanağı elma kırmızısı her güzelin sevgisinde kendi iç aynamızın yansısını buluruz Törelerin yiğitliğin gerçeğiyle Akçam bu aynayı yüzümüze tutuyor

Dergah Yayınları
On dokuzuncu yüzyılda baş döndürücü bir hızla gelişen global silah teknolojisi dünya ülkeleri arasında yaşanan askerî rekabetin bir sonucuydu En etkili silahlara sahip olmanın savaşı kazanmadaki etkisini artırması kendisi de bölgesel bir güç olan Osmanlı Devleti ni yakından ilgilendirmiş ve yeni silah teknolojileri geliştiği bölge ile eş zamanlı olarak yöneticilerce tedarik edilmişti Bu kitap büyük oranda bugünkü şeklini alan silah ve mühimmatın gelişim sürecini ele almakla birlikte Osmanlı Devleti nin 1 Cihan Harbi öncesinde yeni silah teknolojilerine ne oranda sahip olduğunu açıklamayı denemektedir Bunun yanında kitap teknolojiyi ithal etmek yanında bu silahları içeride üretmenin yollarını da arayan Osmanlı harp sanayii tecrübesini konu edinmektedir Türkiye nin bugünkü savunma sanayii serüvenini anlamak için bu çaba oldukça önemlidir çünkü Sultan 2 Abdülhamid dönemi harp sanayiinde kamuya ait önemli teşebbüsler hayata geçirilmiş kurulan veya modernize edilen fabrikalar ve yıllar içinde elde edilen tecrübeler hem Cihan Harbi ve Millî Mücadele de hayati başarıların kazanılmasına hem de sonraki yıllarda askerî sanayiye ait önemli işletmelerin ortaya çıkışına hizmet etmiştir Türkiye de bugün önemli kazanımların olduğu savunma sanayiinin mebdesi olan bu dönemdeki tecrübeleri anlamak bugünü idrak etmek ve daha önemlisi geleceği planlamak için elzemdir

Verita Kitap
Fernand Braudel 1591 yılında Türklere esir düşen üç İspanyol dan bahseder ve ardından sorar Kim bunların maceralarını düşlemez ki Osmanlılara esir düşen pek çok batılının yaşadıkları geçmişte özellikle batıda benzer bir merak uyandırsa da akademik yazında hak ettiği kadar yer bulamadı Savaşlarda çatışmalarda isyanlarda vb ele geçirilen ya da yasal korsanlık faaliyetleriyle esir edilen sayısız insan uzun yıllar boyunca Osmanlı başkentinde köle işgücü olarak kullanıldı Osmanlı Devleti nin yönetimindeki İstanbul da tam bir hukuka tabi olmayan şansları yaver giderse imtiyazlı kul statüsüne ulaşabilecek ama genellikle işgücü olarak kullanılan bu insanlar elinizdeki çalışmanın ana unsurudur Zorunlu işgücü biçimindeki köleliğin bir çeşidi olan ve literatürde kamu köleliği olarak isimlendirilen bu tutsaklık ve istihdam türü Osmanlı Devleti ne ait arşiv kaynaklarında mirî esirlik olarak anılır Mirî esirlerin tedarik edilmesi Osmanlı Devleti nin üzerinde itina ile durduğu bunun için lojistik ağ kurduğu bir sistemdi Nida Nebahat Nalçacı sunuş yazısını Suraiya Faroqhi nin kaleme aldığı bu çalışmada erken modern dönem İstanbul unda şehir nüfusunun hatırı sayılır bir kısmını oluşturan kölelerden savaş esiri olarak şehre getirilenlerin varlığını belgeler ve anlatılar yoluyla titiz bir biçimde izliyor Sultanın Kulları yukarıda bahsedilen esirlerin nasıl ve ne koşullarda ele geçirildikleri ne gibi işlere koşuldukları ve imkân bulurlarsa özgürlüklerini hangi yollarla kazandıkları hakkında okuyucuya detaylı bir inceleme vadediyor Kitapta kullanılan arşiv belgeleri ve minyatürler de bu kitaba konu olan esirlerin serencamını merak edenleri orijinal kaynaklara yönelmeye teşvik ediyor

Kronik Kitap
Akdeniz dünyasındaki siyasi gelişmeler korsanlık faaliyetleri gibi konularda gerçekleştirdiği ilmî çalışmalarla öne çıkan isimlerden olan Emrah Safa Gürkan ın elinizdeki kitabı imparatorluk çağının doruk noktası olarak genel kabul gören XVI asırda casusluk ve karşı istihbarat meselesini orijinal yerli ve yabancı belge ve kitabî kaynaklara dayalı olarak incelemekte çok az ciddî çalışmaya konu olmuş haber alma ameliyesi hakkında doyurucu sayılabilecek ilginç bilgiler sunmaktadır Feridun M Emecen Bazen işleyişi itinayla düzenlenmiş resmi bir teşkilat çerçevesinde bazen de fırsatçı ve dalavereci casuslar aracılığıyla devletler ve ordular tarih boyunca istihbarat yapmıştır Bu istihbarat teşkilat ve elemanlarının tek görevi haber toplamak ve bu haberi şifreleme ve gizlenmiş yazı gibi metotlarla zamanında ve güvenli bir şekilde aktarmak değildir düşman hükümdar ve komutanlarını bir suikast ile ortadan kaldırmak askeri hedeflere sabotaj yapmak ve düşman yönetiminden memnun olmayan beşinci kol ları kışkırtmak gibi örtülü operasyon lara da girişmektedirler İşte Osmanlıca kaynakları Avrupa arşivlerindeki İtalyanca İspanyolca Fransızca Portekizce Almanca ve Latince binlerce belgeyle harmanlayan elinizdeki bu kitap Osmanlıların Yeniçağ daki istihbarat faaliyetlerini rakipleri Habsburg ve Venediklilerle karşılaştırmalı bir şekilde ele almaktadır Sultanın Casusları 16 Yüzyılda İstihbarat Sabotaj ve Rüşvet Ağları cihanşümul bir imparatorluk olan Osmanlıların Avrupa ve Akdeniz e yolladığı casusların sahadaki faaliyetlerinin yanı sıra Osmanlı istihbaratının kurumsal yapısı Osmanlı karşı istihbaratı kontrespiyonaj Osmanlı paşa ve elçilerinin haber alma kaynakları istihbarî bilginin siyasi fonksiyonu ve Osmanlı karar alma süreci gibi konuları titizlikle irdelemektedir İstihbarat korsanlık kölelik ihtida Osmanlı Avrupa ilişkileri ve serhad çalışmaları gibi alanlarda araştırmalar yapan Doç Dr Emrah Safa Gürkan ın bu eseri yıllar süren arşiv çalışmasıyla bir araya getirilmiş tarihi örnekler eşliğinde istihbarat dünyasının gizemli sayfalarını aralıyor Böylece hem Osmanlı hem de istihbarat tarihi alanında çok önemli bir boşluğu dolduruyor
