Kitlelerin İsyanı — Jose Ortega y Gasset

Kitlelerin İsyanı
Jose Ortega y GassetDorlion Yayınları
Kitlelerin İsyanı
Jose Ortega y Gasset1922 de yayımlanan Omurgasız İspanya toplumun ruhuna sızmış çözülmeyi anlamaya çalışan bir arayışın ilk adımıydı Ardından gelen Kitleler başlıklı 1926 tarihli makale yalnız İspanya da değil Avrupa nın her yanında yükselen yeni bir olgunun kitlelerin sahneye çıkışının ilk belirtilerini haber verdi 1928 de Buenos Aires te verilen iki konferans ise bu düşünceleri tamamlayarak artık bir ulusun değil bütün bir uygarlığın kaderine dair bir tablo çizdi Kitabımız bu düşünsel sürecin olgunlaşmış hâlidir Modern insan miras aldığı uygarlığın yapısını sürdürmekte fakat onun ruhunu giderek yitirmektedir Teknik ilerlemeler siyasal özgürlükler ve maddi refah bile anlamın kaybolduğu bir dünyada yön duygusunu geri kazandırmaya yetmemektedir Kitlelerin İsyanı geçmişi övmeyen geleceği lanetlemeyen yalnızca çağı anlamaya çalışan bir analiz eseridir Uygarlığın omurgasını yeniden bulmaya bireyin emeğiyle kitlelerin gürültüsü arasında kaybolan dengeyi anlatır Çünkü her uygarlık kendi çöküşünü önleyecek bilinci yeniden bulmak zorundadır Eğer insan kalabalığın içinde kendini hatırlamayı başarırsa bu isyan bir yıkım değil yeni bir dirilişin başlangıcı olacaktır

Dorlion Yayınevi
1922 de yayımlanan Omurgasız İspanya toplumun ruhuna sızmış çözülmeyi anlamaya çalışan bir arayışın ilk adımıydı Ardından gelen Kitleler başlıklı 1926 tarihli makale yalnız İspanya da değil Avrupa nın her yanında yükselen yeni bir olgunun kitlelerin sahneye çıkışının ilk belirtilerini haber verdi 1928 de Buenos Aires te verilen iki konferans ise bu düşünceleri tamamlayarak artık bir ulusun değil bütün bir uygarlığın kaderine dair bir tablo çizdi Kitabımız bu düşünsel sürecin olgunlaşmış hâlidir Modern insan miras aldığı uygarlığın yapısını sürdürmekte fakat onun ruhunu giderek yitirmektedir Teknik ilerlemeler siyasal özgürlükler ve maddi refah bile anlamın kaybolduğu bir dünyada yön duygusunu geri kazandırmaya yetmemektedir Kitlelerin İsyanı geçmişi övmeyen geleceği lanetlemeyen yalnızca çağı anlamaya çalışan bir analiz eseridir Uygarlığın omurgasını yeniden bulmaya bireyin emeğiyle kitlelerin gürültüsü arasında kaybolan dengeyi anlatır Çünkü her uygarlık kendi çöküşünü önleyecek bilinci yeniden bulmak zorundadır Eğer insan kalabalığın içinde kendini hatırlamayı başarırsa bu isyan bir yıkım değil yeni bir dirilişin başlangıcı olacaktır

Erguvan Yayınevi
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte adeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felaket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yani cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupada ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Harbinden sonra korkunç heybetiyle meydana çıktı

Erguvan Yayınları
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte adeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felaket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yani cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupada ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Harbinden sonra korkunç heybetiyle meydana çıktı Sayfa Sayısı 183 Baskı Yılı 2007 Dili Türkçe Yayınevi Erguvan Yayınları

DORLİON YAYINLARI
1922 de yayımlanan Omurgasız İspanya toplumun ruhuna sızmış çözülmeyi anlamaya çalışan bir arayışın ilk adımıydı Ardından gelen Kitleler başlıklı 1926 tarihli makale yalnız İspanya da değil Avrupa nın her yanında yükselen yeni bir olgunun kitlelerin sahneye çıkışının ilk belirtilerini haber verdi 1928 de Buenos Aires te verilen iki konferans ise bu düşünceleri tamamlayarak artık bir ulusun değil bütün bir uygarlığın kaderine dair bir tablo çizdi Kitabımız bu düşünsel sürecin olgunlaşmış hâlidir Modern insan miras aldığı uygarlığın yapısını sürdürmekte fakat onun ruhunu giderek yitirmektedir Teknik ilerlemeler siyasal özgürlükler ve maddi refah bile anlamın kaybolduğu bir dünyada yön duygusunu geri kazandırmaya yetmemektedir Kitlelerin İsyanı geçmişi övmeyen geleceği lanetlemeyen yalnızca çağı anlamaya çalışan bir analiz eseridir Uygarlığın omurgasını yeniden bulmaya bireyin emeğiyle kitlelerin gürültüsü arasında kaybolan dengeyi anlatır Çünkü her uygarlık kendi çöküşünü önleyecek bilinci yeniden bulmak zorundadır Eğer insan kalabalığın içinde kendini hatırlamayı başarırsa bu isyan bir yıkım değil yeni bir dirilişin başlangıcı olacaktır

Dorlion Yayınları
1922 de yayımlanan Omurgasız İspanya toplumun ruhuna sızmış çözülmeyi anlamaya çalışan bir arayışın ilk adımıydı Ardından gelen Kitleler başlıklı 1926 tarihli makale yalnız İspanya da değil Avrupa nın her yanında yükselen yeni bir olgunun kitlelerin sahneye çıkışının ilk belirtilerini haber verdi 1928 de Buenos Aires te verilen iki konferans ise bu düşünceleri tamamlayarak artık bir ulusun değil bütün bir uygarlığın kaderine dair bir tablo çizdi Kitabımız bu düşünsel sürecin olgunlaşmış hâlidir Modern insan miras aldığı uygarlığın yapısını sürdürmekte fakat onun ruhunu giderek yitirmektedir Teknik ilerlemeler siyasal özgürlükler ve maddi refah bile anlamın kaybolduğu bir dünyada yön duygusunu geri kazandırmaya yetmemektedir Kitlelerin İsyanı geçmişi övmeyen geleceği lanetlemeyen yalnızca çağı anlamaya çalışan bir analiz eseridir Uygarlığın omurgasını yeniden bulmaya bireyin emeğiyle kitlelerin gürültüsü arasında kaybolan dengeyi anlatır Çünkü her uygarlık kendi çöküşünü önleyecek bilinci yeniden bulmak zorundadır Eğer insan kalabalığın içinde kendini hatırlamayı başarırsa bu isyan bir yıkım değil yeni bir dirilişin başlangıcı olacaktır

Erguvan Yayınevi
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte âdeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felâket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yâni cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupa da ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Savaşından sonra Korkunç heybetiyle meydana çıktı Artık gözümüzü nereye çevirsek hep onlar şehirler evler eğlence yerleri nakil vasıtaları ve doktor muayenehaneleri hep insan dolu Cemiyetin politikasına ve hattâ entelektüel hayatına onlar hâkim Yazar eserinde Bu insanlar nereden çıktı sorusunu cevaplandırıyor

Erguvan Yayınevi
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte âdeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felâket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yâni cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupa da ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Savaşından sonra Korkunç heybetiyle meydana çıktı Artık gözümüzü nereye çevirsek hep onlar şehirler evler eğlence yerleri nakil vasıtaları ve doktor muayenehaneleri hep insan dolu Cemiyetin politikasına ve hattâ entelektüel hayatına onlar hâkim Yazar eserinde Bu insanlar nereden çıktı sorusunu cevaplandırıyor

Dorlion Yayınları
1922 de yayımlanan Omurgasız İspanya toplumun ruhuna sızmış çözülmeyi anlamaya çalışan bir arayışın ilk adımıydı Ardından gelen Kitleler başlıklı 1926 tarihli makale yalnız İspanya da değil Avrupa nın her yanında yükselen yeni bir olgunun kitlelerin sahneye çıkışının ilk belirtilerini haber verdi 1928 de Buenos Aires te verilen iki konferans ise bu düşünceleri tamamlayarak artık bir ulusun değil bütün bir uygarlığın kaderine dair bir tablo çizdi Kitabımız bu düşünsel sürecin olgunlaşmış hâlidir Modern insan miras aldığı uygarlığın yapısını sürdürmekte fakat onun ruhunu giderek yitirmektedir Teknik ilerlemeler siyasal özgürlükler ve maddi refah bile anlamın kaybolduğu bir dünyada yön duygusunu geri kazandırmaya yetmemektedir Kitlelerin İsyanı geçmişi övmeyen geleceği lanetlemeyen yalnızca çağı anlamaya çalışan bir analiz eseridir Uygarlığın omurgasını yeniden bulmaya bireyin emeğiyle kitlelerin gürültüsü arasında kaybolan dengeyi anlatır Çünkü her uygarlık kendi çöküşünü önleyecek bilinci yeniden bulmak zorundadır Eğer insan kalabalığın içinde kendini hatırlamayı başarırsa bu isyan bir yıkım değil yeni bir dirilişin başlangıcı olacaktır

Erguvan Yayınevi
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte âdeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felâket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yâni cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupa da ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Savaşından sonra Korkunç heybetiyle meydana çıktı Artık gözümüzü nereye çevirsek hep onlar şehirler evler eğlence yerleri nakil vasıtaları ve doktor muayenehaneleri hep insan dolu Cemiyetin politikasına ve hattâ entelektüel hayatına onlar hâkim Yazar eserinde Bu insanlar nereden çıktı sorusunu cevaplandırıyor

Erguvan Yayınevi
Jose Ortega y Gasset tarafından kaleme alınan Kütlelerin İsyanı Erguvan Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Kütlelerin İsyanı Jose Ortega y Gasset Kitap Özeti Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte âdeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felâket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yâni cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupa da ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Savaşından sonra Korkunç heybetiyle meydana çıktı Artık gözümüzü nereye çevirsek hep onlar şehirler evler eğlence yerleri nakil vasıtaları ve doktor muayenehaneleri hep insan dolu Cemiyetin politikasına ve hattâ entelektüel hayatına onlar hâkim Yazar eserinde Bu insanlar nereden çıktı sorusunu cevaplandırıyor Yayınevi Erguvan Yayınevi Yazar Jose Ortega y Gasset Sayfa 183 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2022 Barkod 9789756335154 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Diğer Genel Konular

Paradigma Yayınları
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

Paradigma Yayınları
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır Tanıtım Bülteninden

Paradigma Yayınları
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır
Kitlelerin İsyanı
Jose Ortega y Gasset
Erguvan
çev. Muallimoğlu, Nejat
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan taleb ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupası ndan başlamak zorunda Avrupa da ondukuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmaya başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte âdeta resmî bir bildiriyle görüşünü ilân ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhî akım yaratılamazsa ihtilâlci olan çağımız bir felâket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizim dalgası yâni cemiyetin dinî ve ahlâkî değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupa da XIX yüzyılda oluşmaya başlayan kütle adamı I Dünya Savaşı ndan sonra korkunç heybetiyle meydana çıktı Artık gözümüzü nereye çevirsek hep onlar şehirler evler eğlence yerleri nakil vasıtaları ve doktor muayenehaneleri hep insan dolu Cemiyetin politikasına ve hattâ entelektüel hayatına onlar hâkim Yazar eserinde Bu insanlar nereden çıktı Sorusunu cevaplandırıyor

Erguvan Yayınları - Yayınevi Genel Dizisi
Türkiye de 1960 dan bu yana zaman zaman cemiyetimizin geleneksel dokusunu sarsacak ve yırtacak kadar şiddet kazanan talebe ve işçi hareketlerinin mahiyetini derin ve etraflıca öğrenmek isteyen bir kimse işe kanaatımca geçen asrın Avrupa sından başlamak zorunda Avrupa da ondokuzuncu asırda kütle adamı denen yepyeni bir insan tipi oluşmağa başlamıştı Hegel Kütleler ilerliyor diyor modern sosyolojinin kurucusu Auguste Comte adeta resmi bir bildiri ile görüşünü ilan ediyordu Cemiyeti nüfuzu altına alacak yeni bir ruhi akım yaratılmazsa ihtilalci olan çağımız bir felaket yaratacak Bu arada filozof Nietzsche de sesini şöyle yükseltiyordu Nihilizm dalgasının yükseldiğini görüyorum Nihilizm dalgası yani cemiyetin dini ve ahlaki değerlerini kanunlarını geleneklerini reddeden insanlardan oluşmuş bir dalga Avrupada ondokuzuncu asırda oluşmağa başlayan kütle adamı Birinci Dünya Harbinden sonra korkunç heybetiyle meydana çıktı Sayfa Sayısı 183Baskı Yılı 2007Dili TürkçeYayınevi Erguvan Yayınları

Paradigma Yayıncılık
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

Paradigma Yayıncılık
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

PARADİGMA YAYINLARI
çev. Hamdi Akyol
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

Paradigma Yayıncılık
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

Paradigma
çev. Akyol, Hamdi
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

Paradigma Yayınları
çev. Hamdi Akyol
Yirminci yüzyılın en sarsıcı düşünürlerinden José Ortega y Gasset in magnum opus u Kitlelerin İsyanı yazılışının üzerinden geçen bir asra rağmen güncelliğini yakıcı bir surette koruyan bir çağ teşhisidir Albert Camus nün takdirle andığı bu eser kaba kuvvetin ve sloganın hâkim olduğu bir dünyaya karşı zarafetin entelektüel çabanın ve tarihî şuurun âdeta bir müdafaanamesidir Ortega medeniyetin nimetlerini binbir emekle kurulmuş bir yapı değil tabiî bir hak sayan kendinden hiçbir üstün çaba talep etmeyen ve hiçbir mükellefiyet hissetmeyen kitle insanı nın anatomisini eşsiz bir vuzuhla ortaya koyar Popülizmin tırmandığı liyakatin ayaklar altına alındığı ve bayağı zihnin kendi vasatlığını bir hak olarak dayattığı günümüzde Kitlelerin İsyanı bugünü anlamak için vazgeçilmez bir kılavuzdur Hayatı kendini aşma gayreti olarak gören seçkin insan ile kendini akışa bırakan kitle arasındaki bu derin ayrım okuru kendi hakikatiyle yüzleşmeye sevk eder Bu yönüyle eser medeniyet dediğimiz o kırılgan yapıyı ayakta tutabilmek için her daim hatırlanması gereken bir ikazdır

BEDİR YAYINLARI
çev. Nejat Muallimoğlu
Kütlelerin İsyanı onun en önemli eseri olup 20 inci asrın yüz büyük fikir ve felsefe kitabı içinde sayılacak çaptadır Demokrasinin yaygınlaşmasıyla birlikte insanlık gittikçe bayağılaşmakta bir yığın adamı diktatörülüğüne doğru gitmektedir Ortega bu gidişin karşısına seçkinciliği fikir ve aksiyon soyluluğunu koruyucu hiyerarşiyi koymak istemektedir Belli başlı bütün dünya dillerine çevrilen bu kitabın aydınlarımıza ve gençlerimize yeni ufuklar çağını ümid etmekteyiz

Dorlion
1922 de yayımlanan Omurgasız İspanya toplumun ruhuna sızmış çözülmeyi anlamaya çalışan bir arayışın ilk adımıydı Ardından gelen Kitleler başlıklı 1926 tarihli makale yalnız İspanya da değil Avrupa nın her yanında yükselen yeni bir olgunun kitlelerin sahneye çıkışının ilk belirtilerini haber verdi 1928 de Buenos Aires te verilen iki konferans ise bu düşünceleri tamamlayarak artık bir ulusun değil bütün bir uygarlığın kaderine dair bir tablo çizdi Kitabımız bu düşünsel sürecin olgunlaşmış hâlidir Modern insan miras aldığı uygarlığın yapısını sürdürmekte fakat onun ruhunu giderek yitirmektedir Teknik ilerlemeler siyasal özgürlükler ve maddi refah bile anlamın kaybolduğu bir dünyada yön duygusunu geri kazandırmaya yetmemektedir Kitlelerin İsyanı geçmişi övmeyen geleceği lanetlemeyen yalnızca çağı anlamaya çalışan bir analiz eseridir Uygarlığın omurgasını yeniden bulmaya bireyin emeğiyle kitlelerin gürültüsü arasında kaybolan dengeyi anlatır Çünkü her uygarlık kendi çöküşünü önleyecek bilinci yeniden bulmak zorundadır Eğer insan kalabalığın içinde kendini hatırlamayı başarırsa bu isyan bir yıkım değil yeni bir dirilişin başlangıcı olacaktır