Kıyamet 04 17 — Özlem Doğan

Kıyamet 04 17
Özlem DoğanAkıl Fikir Yayınları
Kıyamet 04 17
Özlem DoğanTürkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim Tanıtım Bülteninden

Akıl Fikir Yayınları
Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim

AKIL FİKİR YAYINLARI
Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim

Akıl Fikir Yayınları
Özlem Doğan tarafından kaleme alınan Kıyamet 04 17 Akıl Fikir Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kıyamet 04 17 Özlem Doğan Kitap Özeti Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim Yayınevi Akıl Fikir Yayınları Yazar Özlem Doğan Sayfa 128 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786256403550 Kategori Anı Mektup Günlük Türkiye Rehberi Ülke Rehberleri

Akıl Fikir Yayınları
Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim

Akıl Fikir Yayınları
Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim

Akıl Fikir Yayınları
Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim

Akıl Fikir Yayınları
Türkiye o saatte derin uykudaydı 6 Şubat gecesinin en karanlık noktasında milyonlarca insan rüya âlemine dalmış ve dünyadan bihaberken saat 04 17 de Kahramanmaraş tan Adıyaman a Hatay dan Malatya ya kadar 11 şehirde tüm evlerden acı dolu feryatlar yükseliyordu Bir asır gibi süren bir dakikada binlerce bina yerle bir olmuş on binlerce insan beton yığınlarının arasında sıkışıp kalmıştı Her yer koyu karanlıkla toz toprakla örtüldüğü için göz gözü görmüyordu Kendisini son anda dışarı atanların göçüklerden çıkmayı başaranların kulaklarında ise dört bir yandan yükselen yardım çığlıkları yankılanıyordu Hava buz gibiydi kar yağıyordu Kimse ne olduğunu anlayacak durumda değildi Deprem Türkiye yi 17 Ağustos 1999 da da yıkıp geçmişti ama bu seferki bir depremden çok kıyameti andırıyordu Üstelik Türkiye nin uykuya teslim olmuş büyük bir çoğunluğunun felaketten ancak sabah saatlerinde haberi oldu Bunlardan biri de bendim Şehirlerimizi yerle bir eden sarsıntıyı üç saat sonra öğrendim Yüzbinlerce vatandaşımız yardım bekliyordu Sadece bir gazeteci olarak bakamazdım bu büyük felakete Enkazdan bir taş kaldırsam o bile belki bir işe yarar düşüncesiyle yola çıktım İkinci gün ulaştığım Adıyaman a adımımı attığımda televizyondaki haberlerin şahit olduğum manzarayı tam olarak yansıtamadığını ilk gördüğüm enkaz başında hıçkıra hıçkıra ağlarken idrak ettim