Kıyamet Ha Kıyamet — Hakan Sipahioğlu

Kıyamet Ha Kıyamet
Hakan SipahioğluNota Bene Yayınları
Kıyamet Ha Kıyamet
Hakan Sipahioğluİnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıymet bugünse Kıyamet ha kıyametse yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor Tanıtım Bülteninden

Nota Bene Yayınları
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıymet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor

Notabene Yayınları
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıyamet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor

NotaBene Yayınları
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıyamet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor

Nota Bene Yayınları
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıyamet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor

Nota Bene
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıyamet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor

NOTABENE YAYINLARI
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıyamet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor

Nota Bene Yayınları
İnsanlık belki de nefes aldığı her günü anlamlı kılmak için adına kıyamet dediği tek bir gün yarattı Her şey o günü ötelemek ya da o günü aşmak içindi Tekinsiz bir gündü kıyamet Ne zaman geleceğini gelince ne olacağını bilmediğimiz Kutsala yazdı insanlık Eşitlik ondan sonra başlayacaktı günah sevap tartılacaktı Sırat Köprüsü nden geçilecekti Ya cennet ya cehennem başka yer yoktu Belki bir süre Araf ta bekleyecekti o kadar Peki ya kıyamet her günse Kıyamet bugünse Kıyamet ha kıyamet se yaşadığımız Cehennem de cennet de bizsek O zaman ezberi bozulacaktı insanlığın Ki ezber bozuldu Kıyamet geçmişle bugünün değişimle durağanlığın gelenekle modernin küreselle yerelin kol kola olmasındaydı Kıyamet modern öznenin parçalanışında sonra da bütünüyle kendini kaybedişinde yok oluşundaydı Kıyamet anlamın doğmayışında değerlerin gün be gün batışındaydı Hakan Sipahioğlu Kıyamet Ha Kıyamet te bir ayağı küresel ağlarda bir ayağı yaylalarda İngilizceyi de memleketinin ağır şivesini de hemen hemen aynı yetkinlikle konuşan tuhaflık derecesinde özgün bir kuşak üzerinden insanlık dramını anlatıyor Yalnızca mekânsal değil zamansal kültürel ve ahlaki alanlarda da sınır geçişleri yaşayan daima gezinti halinde olanların öykülerini Modern ile geleneksel arasındaki sınırı insanla siliyor Hakan Sipahioğlu dil yardımıyla bir yarık açıyor Bize günümüz yaşamını eskimiş bir dille aktararak dünle bugünü buluşturuyor Adam Smith Müslüman oluyor Muhittin bey kızı için kuş azat ediyor oğul mirası değil miras oğlu devralıyor doğunun Paris i Paris e kavuşuyor kuramı olan züğürdün çenesi düşüyor uyuyanlar gökdelenkondulara taşınıyor denizden balık değil töre çıkıyor Çünkü sentez çelişkinin günahı ayıbı Çünkü yanlış yaşam doğru yaşanmıyor Çünkü Negatif Diyalektik sahteyle barışmayı veya sahteye kanmayı değil sahteyi açığa çıkarmayı bekliyor