Kıyamete Dört Kala
KİTAPYURDU DOĞRUDAN YAYINCILIK (KDY)
1910 yılı İstanbul Pera sokaklarında yürüyen genç iki zabit ilgilerini çeken bir antika dükkanına girerler ve Avrupa görmüş biri olan dükkanın sahibi Lokman İle tanışırlar Bu tanışma ile iki zabitin hayatı beklenmedik bir biçimde değişir Bir şekilde hayatları kesişmiş bu üç kişi sadrazamın emri ve padişahın bilgisiyle yabancıların Suriye ve Irak bölgesi faaliyetlerini rapor etmesi için görevlendirilir Gizemli kişiliği ve sakıncalı bir geçmişi olan Lokman mazisini silmek ve kaybettiği itibarını yeniden kazanabilmek adına verilen bu görevi kabul eder İstanbul Halep ve Babylon Hilla üçgeninde görünmeyen bir düşman ile yüzleşmek her üçü için de zor geçecektir İstanbul Halep ve Hilla olarak bilinen Babil şehrine yapacakları yolculuklar esnasında gördükleri ve öğrendikleri ile bilinmeyen düşmanla yüzleşeceklerdir
AYGAN YAYINCILIK
1910 Yılı Abdülhamit sonrası ve büyük savaşlar öncesi İstanbul Üç kişinin İstanbul Babil Halep üçgeninde yaptığı seyahat ve bu seyahat esnasında dudaklara ve akıllara takılanlar O günün olaylarında günümüzü birebir yaşayacağımız eşsiz tarihi bir kurgu Ali Rıza Lokman ı bir anda garbın çok sevdiği şark büyücülerine benzetmişti Mehmet Niyazi bir anda susan adamın konuşmasına devam etmesi için Sonra diye teşvik etti Verdiği arada doğrulmuş olan Lokman bu sefer sağ elini dizine vurarak Dünya üzerinde bulunan tüm mazlum insan ve devletleri bir sülük misali emmeye başladılar Kanlarından mallarından ve namuslarından fazlasıyla faydalandılar Kendi menfaatleri için her dinden ve milletten taraftarlar topladılar Taraftarlarının birçoğu kimin kölesi olduğunu bilmeden bu adamlara hizmet etti Ali Rıza öz önce gösterdiği fevrilikten çok uzak bir ses tonuyla Bir adam kim olduğunu bilmediği şeylere neden hizmet eder diye sordu