Kıyametin Gölgesinde — Emine Battal

Kıyametin Gölgesinde
Emine BattalOkur Akademi
Kıyametin Gölgesinde
Emine Battalİnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır

Okur Akademi
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır Tanıtım Bülteninden

Okur Akademi
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır
Kıyametin Gölgesinde
Emine Battal
Okur Akademi Yayınları
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır

Okur Akademi
Emine Battal tarafından kaleme alınan Kıyametin Gölgesinde Okur Akademi eseri olarak okurlarla buluşuyor Kıyametin Gölgesinde Emine Battal Kitap Özeti İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır Yayınevi Okur Akademi Yazar Emine Battal Sayfa 248 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 14 00x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2019 Barkod 9786058313088 Kategori Diğer İnsan ve Toplum

Okur Akademi
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır

Okur Akademi
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır

Okur Akademi
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır Tanıtım Bülteninden

Okur Akademi Yayınları
İnsanlık tarihi kadar eskilere dayanan ve tarih boyunca sık sık yan yana anılan din ve şiddet olguları arasında görmezden gelinmesi mümkün olmayan bir ilişki söz konusudur Kaldı ki geçmişte ve günümüzde gerek farklı dinlere mensup gerekse aynı dinin içerisinde farklı dinsel yorumları benimseyen birey ya da gruplar arasında zaman zaman katliam ve vahşet derecesine varan eylemler de dinsel şiddetin tarihin her döneminde toplumların hayatlarında ne denli egemen bir unsur olduğunu gözler önüne sermektedir Dinsel ve mezhepsel temele dayalı bu tür çatışmalar XX yüzyılın ikinci yarısından itibaren her geçen gün şiddetini arttırarak varlığını sürdürmekte ve dünya gündemini önemli ölçüde etkilemeye devam etmektedir Şüphesiz ki bu döneme damga vuran olaylar arasında 1970 li yıllardan itibaren başta Batı olmak üzere tüm dünyanın oldukça geniş bir yelpazeye yayılan tecrübelerine tanıklık ettiği Yeni Dini Hareketler tarafından gerçekleştirilen baskı zulüm beyin yıkama adam kaçırma cinayet suikast ve toplu intihar gibi şiddet eylemleri de bulunmaktadır Yeni Dini Hareketlerin zaman zaman şiddet eylemleriyle kendilerinden söz ettirmesi söz konusu yapılanmalarda ortaya çıkan şiddetin temel dayanaklarının neler olduğu ve bunlar arasında teolojik unsurların da bulunup bulunmadığı sorusunu gündeme getirmektedir Bu noktadan hareketle hazırlanan bu kitap Yeni Dini Hareketlerde hangi tür şiddet eylemlerine rastlandığını uygulanan şiddetin kimlere dönük olduğunu ve şiddeti meşrulaştırmaya yönelik söylemlere yer verilip verilmediğini ortaya koymayı amaçlamaktadır