Kızıl Saçlı Kadın — Theun De Vries

Kızıl Saçlı Kadın
Theun De VriesCeylan Yayınları
Kızıl Saçlı Kadın
Theun De VriesBir şey başımın yanından vızıldayarak geçiyor Elimi hızla sıyrılan yere götürüyorum Kulağım kanıyor Arkamı dönüyorum ve arkamda duruyorlar dört adam biri kürekli boyunları gerilmiş korkak maskeleri gözlerinde hala işkence etmek isteyen mağlupların bakışı var Uzun boylu solgun dudaklı olan ateş etti Tabancayı kaldırmış olan eli hala havada ölü gözlerinde hala panik var Korkuyorlar hepsi korkuyor Küçümseyerek gülümsedim ve şöyle dedim Sizden daha iyi ateş ediyorum Yürümeye devam ediyorum Bana sanki deniz buraya kadar gelmiş ya da bu tepenin altı komple tuzlu suyla dolmuş gibi geldi Güneş bulutların arkasından başımı döndüren ve beni kör eden bir ışıkla parlıyor Birdenbire ışık güneş ve kargaşa ile doluyorum Bu kısa sürüyor Alt tarafımda biri bağırıyor Almanca kelimeler korkunç hırıltılar ve sert sesler İçimdeki kargaşa bir denizin yüzen bir odun parçasını yıkayıp temizlemesi gibi onları topluyor Işık kesiliyor ve çıldırıyor ışık acıya dönüşüyor Ayakta durmak zorundayım Bu artık ışık değil Bunlar artık sesler değil Bunlar hafif makineli tüfekten çıkan faşist kurşunlar Öfkeyle tıkırdayan mermilerle doluyorum Düşüyorum Bir isim haykırdım mı Ben artık acı ve topraktan başka bir şey değilim Güneşi görmek istiyorum Ben bir komünistim Komünist güneşi selamlıyor Güneş onu selamlıyor Güneş artık yokAcı artık yok

Ceylan Yayınevi
Bir şey başımın yanından vızıldayarak geçiyor Elimi hızla sıyrılan yere götürüyorum Kulağım kanıyor Arkamı dönüyorum ve arkamda duruyorlar dört adam biri kürekli boyunları gerilmiş korkak maskeleri gözlerinde hala işkence etmek isteyen mağlupların bakışı var Uzun boylu solgun dudaklı olan ateş etti Tabancayı kaldırmış olan eli hala havada ölü gözlerinde hala panik var Korkuyorlar hepsi korkuyor Küçümseyerek gülümsedim ve şöyle dedim Sizden daha iyi ateş ediyorum Yürümeye devam ediyorum Bana sanki deniz buraya kadar gelmiş ya da bu tepenin altı komple tuzlu suyla dolmuş gibi geldi Güneş bulutların arkasından başımı döndüren ve beni kör eden bir ışıkla parlıyor Birdenbire ışık güneş ve kargaşa ile doluyorum Bu kısa sürüyor Alt tarafımda biri bağırıyor Almanca kelimeler korkunç hırıltılar ve sert sesler İçimdeki kargaşa bir denizin yüzen bir odun parçasını yıkayıp temizlemesi gibi onları topluyor Işık kesiliyor ve çıldırıyor ışık acıya dönüşüyor Ayakta durmak zorundayım Bu artık ışık değil Bunlar artık sesler değil Bunlar hafif makineli tüfekten çıkan faşist kurşunlar Öfkeyle tıkırdayan mermilerle doluyorum Düşüyorum Bir isim haykırdım mı Ben artık acı ve topraktan başka bir şey değilim Güneşi görmek istiyorum Ben bir komünistim Komünist güneşi selamlıyor Güneş onu selamlıyor Güneş artık yok Acı artık yok

Ceylan Yayınları
Bir şey başımın yanından vızıldayarak geçiyor Elimi hızla sıyrılan yere götürüyorum Kulağım kanıyor Arkamı dönüyorum ve arkamda duruyorlar dört adam biri kürekli boyunları gerilmiş korkak maskeleri gözlerinde hala işkence etmek isteyen mağlupların bakışı var Uzun boylu solgun dudaklı olan ateş etti Tabancayı kaldırmış olan eli hala havada ölü gözlerinde hala panik var Korkuyorlar hepsi korkuyor Küçümseyerek gülümsedim ve şöyle dedim Sizden daha iyi ateş ediyorum Yürümeye devam ediyorum Bana sanki deniz buraya kadar gelmiş ya da bu tepenin altı komple tuzlu suyla dolmuş gibi geldi Güneş bulutların arkasından başımı döndüren ve beni kör eden bir ışıkla parlıyor Birdenbire ışık güneş ve kargaşa ile doluyorum Bu kısa sürüyor Alt tarafımda biri bağırıyor Almanca kelimeler korkunç hırıltılar ve sert sesler İçimdeki kargaşa bir denizin yüzen bir odun parçasını yıkayıp temizlemesi gibi onları topluyor Işık kesiliyor ve çıldırıyor ışık acıya dönüşüyor Ayakta durmak zorundayım Bu artık ışık değil Bunlar artık sesler değil Bunlar hafif makineli tüfekten çıkan faşist kurşunlar Öfkeyle tıkırdayan mermilerle doluyorum Düşüyorum Bir isim haykırdım mı Ben artık acı ve topraktan başka bir şey değilim Güneşi görmek istiyorum Ben bir komünistim Komünist güneşi selamlıyor Güneş onu selamlıyor Güneş artık yokAcı artık yok

Ceylan Yayınları
Bir şey başımın yanından vızıldayarak geçiyor Elimi hızla sıyrılan yere götürüyorum Kulağım kanıyor Arkamı dönüyorum ve arkamda duruyorlar dört adam biri kürekli boyunları gerilmiş korkak maskeleri gözlerinde hala işkence etmek isteyen mağlupların bakışı var Uzun boylu solgun dudaklı olan ateş etti Tabancayı kaldırmış olan eli hala havada ölü gözlerinde hala panik var Korkuyorlar hepsi korkuyor Küçümseyerek gülümsedim ve şöyle dedim Sizden daha iyi ateş ediyorum Yürümeye devam ediyorum Bana sanki deniz buraya kadar gelmiş ya da bu tepenin altı komple tuzlu suyla dolmuş gibi geldi Güneş bulutların arkasından başımı döndüren ve beni kör eden bir ışıkla parlıyor Birdenbire ışık güneş ve kargaşa ile doluyorum Bu kısa sürüyor Alt tarafımda biri bağırıyor Almanca kelimeler korkunç hırıltılar ve sert sesler İçimdeki kargaşa bir denizin yüzen bir odun parçasını yıkayıp temizlemesi gibi onları topluyor Işık kesiliyor ve çıldırıyor ışık acıya dönüşüyor Ayakta durmak zorundayım Bu artık ışık değil Bunlar artık sesler değil Bunlar hafif makineli tüfekten çıkan faşist kurşunlar Öfkeyle tıkırdayan mermilerle doluyorum Düşüyorum Bir isim haykırdım mı Ben artık acı ve topraktan başka bir şey değilim Güneşi görmek istiyorum Ben bir komünistim Komünist güneşi selamlıyor Güneş onu selamlıyor Güneş artık yok Acı artık yok

Ceylan
çev. Erarslan, Feyzullah
Bir şey başımın yanından vızıldayarak geçiyor Elimi hızla sıyrılan yere götürüyorum Kulağım kanıyor Arkamı dönüyorum ve arkamda duruyorlar dört adam biri kürekli boyunları gerilmiş korkak maskeleri gözlerinde hala işkence etmek isteyen mağlupların bakışı var Uzun boylu solgun dudaklı olan ateş etti Tabancayı kaldırmış olan eli hala havada ölü gözlerinde hala panik var Korkuyorlar hepsi korkuyor Küçümseyerek gülümsedim ve şöyle dedim Sizden daha iyi ateş ediyorum Yürümeye devam ediyorum Bana sanki deniz buraya kadar gelmiş ya da bu tepenin altı komple tuzlu suyla dolmuş gibi geldi Güneş bulutların arkasından başımı döndüren ve beni kör eden bir ışıkla parlıyor Birdenbire ışık güneş ve kargaşa ile doluyorum Bu kısa sürüyor Alt tarafımda biri bağırıyor Almanca kelimeler korkunç hırıltılar ve sert sesler İçimdeki kargaşa bir denizin yüzen bir odun parçasını yıkayıp temizlemesi gibi onları topluyor Işık kesiliyor ve çıldırıyor ışık acıya dönüşüyor Ayakta durmak zorundayım Bu artık ışık değil Bunlar artık sesler değil Bunlar hafif makineli tüfekten çıkan faşist kurşunlar Öfkeyle tıkırdayan mermilerle doluyorum Düşüyorum Bir isim haykırdım mı Ben artık acı ve topraktan başka bir şey değilim Güneşi görmek istiyorum Ben bir komünistim Komünist güneşi selamlıyor Güneş onu selamlıyor Güneş artık yok Acı artık yok