Kızıl Veba — Jack London

Kızıl Veba
Jack LondonMavi Çatı Yayınları
Kızıl Veba
Jack LondonJack Londonın 1912 yılında kaleme aldığı Kızıl Veba 2013te başlayan tehlikeli ve ölümcül bir salgını anlatıyor Bedene nüfus ettiği andan itibaren çok kısa bir sürede öldüren veba mikrobu insanlığın kaderini değiştirir ve modern dünya salgına teslim olur Uygarlıklar yıkılır Yağmacılar şehirleri harabeye çevirir Hastalıktan kurtulmuş çok az sayıdaki insan ise ilkel bir şekilde kabile hayatı yaşar Salgından 60 yıl sonra sağ kalan tek kişi olan Profesör James Howard Smith teknolojiden ve medeniyetten yoksun kalan yeni nesle Kızıl Veba dan önceki dünyayı anlatırken ciddiye alınmaz ve alay konusu olur
Kızıl Veba
Jack London
Barut tekrar ortaya çıkacak

Mavi Çatı Yayınları
Jack Londonın 1912 yılında kaleme aldığı Kızıl Veba 2013te başlayan tehlikeli ve ölümcül bir salgını anlatıyor Bedene nüfus ettiği andan itibaren çok kısa bir sürede öldüren veba mikrobu insanlığın kaderini değiştirir ve modern dünya salgına teslim olur Uygarlıklar yıkılır Yağmacılar şehirleri harabeye çevirir Hastalıktan kurtulmuş çok az sayıdaki insan ise ilkel bir şekilde kabile hayatı yaşar Salgından 60 yıl sonra sağ kalan tek kişi olan Profesör James Howard Smith teknolojiden ve medeniyetten yoksun kalan yeni nesle Kızıl Veba dan önceki dünyayı anlatırken ciddiye alınmaz ve alay konusu olur Yayınevi Mavi Çatı Yayınları Yazar Jack London Sayfa 68 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Barkod 9786052946282 Kategori Dünya Klasikleri Klasikler Seç Al 10 Kitap 350TL

Dekalog Yayınları
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı Tanıtım Bülteninden

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

Dekalog Yayınları
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı

İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

Dekalog Yayınları
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı

İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor Tanıtım Bülteninden

çev. Levent Cinemre
Kızıl Veba Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor Yazar Jack London Sayfa Sayısı 72 Çeviri Levent Cinemre Ebat 12X20 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Temmuz 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00
Kızıl Veba
Jack London
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

TÜRKİYE İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI
çev. Levent Cinemre
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

Dekalog Yayınları
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı

İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Levent Cinemre
Kızıl Veba Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor JACK LONDON 1876 1916 Asıl adı John Griffith Chaney olan Jack London San Francisco da doğdu Çocukluğunu anne ve baba sevgisinden mahrum geçirdi Babası tarafından terk edildikten sonra California daki Oakland da annesinin ve London soyadını aldığı üvey babasının yanında yetişti On dört yaşında okulu bırakarak serüven dolu bir hayata başladı On dokuz yaşına geldiğinde dört yıllık ortaöğrenimini bir yılda tamamlayarak California Üniversitesi ne girdi Ancak öğrenimini yine yarım bıraktı İlk kitabı Son of the Wolf 1900 Kurdun Oğlu geniş bir okur kitlesine ulaştı Ona kalıcı bir ün sağlayan yapıtı ise The Call of the Wild 1903 Vahşetin Çağrısı oldu Diğer önemli yapıtları arasında White Fang 1906 Beyaz Diş ve Iron Heel 1907 Demir Ökçe sayılabilir En kalıcı yapıtlarından biri olarak kabul edilen Martin Eden ın 1909 yanı sıra iki otobiyografik romanı daha vardır The Road 1907 Yol ve John Barleycorn 1913 Kitapları yabancı dillere en çok çevrilmiş Amerikalı yazarlardan biri olan London 1916 da ardında çok sayıda eser bırakarak hayata gözlerini yumdu

Zeplin Kitap
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır Tanıtım Bülteninden Editör Duygu Bolut

Zeplin Kitap
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır

Koridor Yayıncılık
2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz Tanıtım Bülteninden

Zeplin Kitap
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır

Dekalog Yayınları
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı

İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY.
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor Yayınevi İŞ BANKASI KÜLTÜR YAY Yazar JACK LONDON Sayfa Sayısı 67 SAYFA Yıl 2020

İş Bankası Kültür Yayınları
Jack London tarafından kaleme alınan Kızıl Veba İş Bankası Kültür Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kızıl Veba Jack London Kitap Özeti Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor Yayınevi İş Bankası Kültür Yayınları Yazar Jack London Sayfa 68 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x20 50 cm Basım Yılı Temmuz 2023 Barkod 9786257070782 Kategori Roman

Koridor Yayıncılık
2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz

Koridor Yayıncılık
2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz

Kızıl Veba Modern Klasikler Dizisi 152

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

İş Bankası
çev. Cinemre, Levent
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor

Koridor Yayıncılık
2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz

İş Bankası Kültür Yayınları
Kızıl Veba Modern Klasikler Dizisi 152 Kitap AçıklamasıJack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

Koridor Yayıncılık
2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz

Zeplin Kitap
çev. Büşra Balcan
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır

Zeplin
çev. Balcan, Büşra
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor Tanıtım Bülteninden

Zeplin Kitap
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır

Dekalog
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı

Puslu Yayıncılık
Kızıl Veba Jack London ın insanın doğasına ilişkin önemli saptamalarını bir salgın hastalığın ortaya çıkışına dayalı olarak gözler önüne serdiği önemli bir eser Aniden ortaya çıkıp hızla yayılan Kızıl Veba sadece insanların değil kurulmuş medeniyetlerin de yok olmasına yol açıyor Hayatta kalanların verdiği yaşam savaşı onların acımasızlığını ve ilkelliğini de çarpıcı biçimde ortaya çıkarıyor Öykü salgın hastalığa yakalanmaktan kurtulmuş ve medeniyetlerin yok oluşuna tanıklık etmiş olan yaşlı bir adam tarafından torunlarına anlatılıyor Kızıl Veba Jack London ın büyüleyici dili ve anlatımıyla okuru insanın çıplak gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiriyor

KORİDOR YAYINLARI
Yayınevi KORİDOR YAYINLARI Yazar JACK LONDON Sayfa Sayısı 85 SAYFA Yıl 2023

2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır

Puslu Yayıncılık
Kızıl Veba Jack London ın insanın doğasına ilişkin önemli saptamalarını bir salgın hastalığın ortaya çıkışına dayalı olarak gözler önüne serdiği önemli bir eser Aniden ortaya çıkıp hızla yayılan Kızıl Veba sadece insanların değil kurulmuş medeniyetlerin de yok olmasına yol açıyor Hayatta kalanların verdiği yaşam savaşı onların acımasızlığını ve ilkelliğini de çarpıcı biçimde ortaya çıkarıyor Öykü salgın hastalığa yakalanmaktan kurtulmuş ve medeniyetlerin yok oluşuna tanıklık etmiş olan yaşlı bir adam tarafından torunlarına anlatılıyor Kızıl Veba Jack London ın büyüleyici dili ve anlatımıyla okuru insanın çıplak gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiriyor Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

çev. Şirin Etik
Kızıl Veba Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor Yazar Jack London Sayfa Sayısı 80 Çeviri Şirin Etik Ebat 19X27 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Nisan 2023 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

Sel Yayıncılık
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Öl üm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

Puslu Yayıncılık
Kızıl Veba Jack London ın insanın doğasına ilişkin önemli saptamalarını bir salgın hastalığın ortaya çıkışına dayalı olarak gözler önüne serdiği önemli bir eser Aniden ortaya çıkıp hızla yayılan Kızıl Veba sadece insanların değil kurulmuş medeniyetlerin de yok olmasına yol açıyor Hayatta kalanların verdiği yaşam savaşı onların acımasızlığını ve ilkelliğini de çarpıcı biçimde ortaya çıkarıyor Öykü salgın hastalığa yakalanmaktan kurtulmuş ve medeniyetlerin yok oluşuna tanıklık etmiş olan yaşlı bir adam tarafından torunlarına anlatılıyor Kızıl Veba Jack London ın büyüleyici dili ve anlatımıyla okuru insanın çıplak gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiriyor

Koridor Yayıncılık
Jack London tarafından kaleme alınan Kızıl Veba Koridor Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Kızıl Veba Jack London Kitap Özeti 2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz Yayınevi Koridor Yayıncılık Yazar Jack London Sayfa 88 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786257781589 Kategori Amerikan Edebiyatı Roman

Dekalog Yayınları
çev. Şeyma Tahan
Mutfağa girdiğimde aşçıyı gitmek üzereyken buldum Ama beni görünce o da çığlık atıp aceleyle kaçtı O sırada eşyalarını koyduğu bavulunu düşürse de bunu umursamadan araziye doğru koştu hâlâ çığlık atıyordu Kadının çığlıkları bugün bile kulaklarımda Sıradan hastalıklara yakalandığımızda böyle davranmazdık Böyle durumlarda hep sakin kalır işinin ehli doktorları hemşireleri çağırırdık Ama bu hastalık farklıydı Aniden ensenizden yakalayıveriyor ve öyle hızlı öldürüyordu ki bir kişiyi bile elinden kaçırmıyordu Birinin yüzünde kızıl döküntüler belirdiğinde o kişi ölmüş demekti iyileştiği bilinen bir vakaya rastlanmamıştı

Koridor Yayıncılık
2013 te dünya üzerinden insanları silip süpüren yıkıcı bir veba salgını patlak verir 60 yıl sonra hayata tutunmayı başarmış bir avuç insandan biri olan Profesör James Howard Smith torunlarına on bin yıllık kültür ve uygarlığın göz açıp kapayıncaya kadar nasıl köpük gibi kaybolup gittiğini anlatır salgından önceki dünyayı hatırlayan belki de son kişi olabileceği endişesiyle tüm bildiklerini onlara aktarmaya çalışır İnsanlığın doğa karşısında ne kadar aciz olduğunu ve kaçınılmaz ilkelleşmeyi çarpıcı bir dille ortaya koyan edebi deha Jack London tarafından 1910 yılında kaleme alınmış bu apokaliptik eseri Bülent O Doğan ın özenli çevirisiyle sunuyoruz

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdilerde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

Can Yayınları
Jack London tarafından kaleme alınan Kızıl Veba Can Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kızıl Veba Jack London Kitap Özeti Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor Yayınevi Can Yayınları Yazar Jack London Sayfa 80 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 12 50x19 50 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9789750745966 Kategori Klasikler

Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler

İş Bankası Kültür Yayınları
çev. Levent Cinemre
Jack London 1912 yılında İngiltere de London Magazine de yayımlanmaya başlayan Kızıl Veba yapıtıyla kıyamet sonrası edebiyatın öncüleri arasına girmiştir Nüfustaki bilim ve teknikteki ekonomideki sıçramaların büyüsüyle gözlerin kamaştığı bir çağda yazar uygarlığımızın kırılganlığını anımsatır Yapıtı milyonlarca insanın doldurduğu şehirlerin ve kırların ıssızlığa teslim oluşundaki hızı bütün çarpıcılığıyla ortaya koyar Yalnızca nüfusun değil bilginin üretimin hatta dilin yitirilişi eski uygarlıkla köprü olan bir profesörün gözünden yeni insanlığa anlatılır Peki yeni insanlık bu ihtiyara kulak verecek midir Kızıl Veba da yirminci yüzyılın başından yüz yıl sonrasına 2010 lar dünyasına bakan Jack London ın öngörülerindeki keskinlik kitabı bir klasik olmanın ötesinde günümüz için hâlâ canlı bir eleştiri kılıyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Sel Yayıncılık
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Ölüm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

SEL YAYINCILIK
çev. Özgür Atılım Turan
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Ölüm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

CAN YAYINLARI
Kızıl Veba Kitap Açıklaması Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor Yayınevi CAN YAYINLARI Yazar JACK LONDON Sayfa Sayısı 67 SAYFA Yıl 2021

İthaki Yayınları
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The TimesJack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

İthaki Yayınları
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

Sel Yayıncılık
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Öl üm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

Sel Yayıncılık
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Öl üm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

Can
çev. Etik, Şirin
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

İthaki Yayınları
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

Sel
çev. Turan, Özgür Atılım
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Ölüm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

Zeplin Kitap
çev. Büşra Balcan
Kızıl Veba medeniyeti dünya üzerinden silip süpüreli altmış yıl olmuştur Hayatta kalmayı başaran bir avuç insan vahşi yaşamın ortasında kabileler halinde kendi medeniyetlerini ve toplumsal sınıflarını oluşturmuştur çoktan Ancak sanattan bilime kadar her türlü bilgiden yoksundurlar İlkel zamanlara geri dönülmüş yaşam yine yemek çoğalmak hayatta kalmak üçgenine hapsedilmiştir Yetişen yeni nesil de dünyayı hurafelerden ibaret görmekte her türlü batıla inanmaktadır Yitip giden eski dünyanın sırlarını hatırlayan hayatta kalan tek insan da yaşı artık bir hayli ilerlemiş olan Profesör James Howard Smith tir ve onun da tek umudu yetişecek neslin bu barbarlığı cehaleti ve umursamazlığı aşıp medeniyete yeniden erişmesidir Yaşlı adama kulak verin o geçmişi ve yaşadığı günleri sadece torunlarıyla değil sizlerle de paylaşıyor Medeniyet her bireyin ortak noktası Peki ya Kızıl Veba gibi baş edilemeyen bir mikrop onun sonunu getirirse geriye insanlığa dair ne kalır

İthaki Yayınları
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor Tanıtım Bülteninden

Puslu Yayıncılık
Kızıl Veba Jack London ın insanın doğasına ilişkin önemli saptamalarını bir salgın hastalığın ortaya çıkışına dayalı olarak gözler önüne serdiği önemli bir eser Aniden ortaya çıkıp hızla yayılan Kızıl Veba sadece insanların değil kurulmuş medeniyetlerin de yok olmasına yol açıyor Hayatta kalanların verdiği yaşam savaşı onların acımasızlığını ve ilkelliğini de çarpıcı biçimde ortaya çıkarıyor Öykü salgın hastalığa yakalanmaktan kurtulmuş ve medeniyetlerin yok oluşuna tanıklık etmiş olan yaşlı bir adam tarafından torunlarına anlatılıyor Kızıl Veba Jack London ın büyüleyici dili ve anlatımıyla okuru insanın çıplak gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiriyor

Halk Kitabevi
Hikaye 2073 te kontrol edilemeyen bir salgın olan Kızıl Veba nın bütün nufusu neredeyse yok etmesinden altmış yıl sonrasında geçiyor James Smith kızıl veba salgınından önce hayatta kalanlardan biridir ve San Francisco bölgesinde hala hayattadır ve torunları Edwin Hoo Hoo ve Hare Lip ile seyahat etmektedir

Northern Lights Yayınları
Jack London bu romanında uygarlığın kendisini nasıl bir sona getirdiğini kızıl veba akılcı bir şekilde dile getirmiştir İnsanlığın sona yaklaşmasına neden olan kızıl veba değil yine insanın daha çok uygarlaşma çabasıdır Kızıl vebadan sonra dün yada binin altında hayatta kalanlar uygarlığa doğru çoğalarak gidecek ve yeniden alaşağı olacaktır bu kısırdöngü böyle devam edecektir ve bu noktada Jack London Şunu sorar Bu nereye ka dar devam edecektir bunun anlamı nedir ne diye vardır bu kısır döngü Roman insanlığın ilkel ve vahşi yaşamına geri dönüş ola rak görülebilir sadece güçlünün ayakta kalabileceği bir dünya

Can Yayınları
Kızıl Veba Can YayınlarıJack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

Sel Yayıncılık
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Öl üm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal

Dorlion Yayınları
Kızıl Veba salgın hastalıklar sonunda dünyadaki tüm canlı neslinin tükenmek üzereyken son kalan birkaç kişinin varlığıyla yeniden çoğalmaya başlamasını her şeyin yok olması ile geçmiş modern zamanın son tanıklarından biri olan gelecek ilkel zamanda torunları ile yaşadıklarını ve onlara eski günlerini anlatan bir dedenin hikâyesi Hikâye alışılmışın dışında sizi gelecekte ileri teknolojik dünyaya değil aksine her şeyin yeni başladığı insanların avlanarak karın doyurduğu modern hayatın hiçbir konforunun ve bilimin olmadığı ilkel zamana götürüyor Bu kurgunun gelecekte olma ihtimali var mı Belki de var Dönem dönem yaşanan salgın hastalıklar ve yeni sürümleri ilerleyen zamanlarda canlıların neslinin tamamen tükenmesine sebep olur mu bilinmez ama doğanın katledilmesi ve doğal kaynakların tükenmesinin bu sonu hazırlayacağı kesin

İthaki Yayınları
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

İthaki Yayınları
çev. Göksu Göçhan
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

İTHAKİ YAYINLARI
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

Dorlion Yayınevi
Kızıl Veba salgın hastalıklar sonunda dünyadaki tüm canlı neslinin tükenmek üzereyken son kalan birkaç kişinin varlığıyla yeniden çoğalmaya başlamasını her şeyin yok olması ile geçmiş modern zamanın son tanıklarından biri olan gelecek ilkel zamanda torunları ile yaşadıklarını ve onlara eski günlerini anlatan bir dedenin hikâyesi Hikâye alışılmışın dışında sizi gelecekte ileri teknolojik dünyaya değil aksine her şeyin yeni başladığı insanların avlanarak karın doyurduğu modern hayatın hiçbir konforunun ve bilimin olmadığı ilkel zamana götürüyor Bu kurgunun gelecekte olma ihtimali var mı Belki de var Dönem dönem yaşanan salgın hastalıklar ve yeni sürümleri ilerleyen zamanlarda canlıların neslinin tamamen tükenmesine sebep olur mu bilinmez ama doğanın katledilmesi ve doğal kaynakların tükenmesinin bu sonu hazırlayacağı kesin

Halk Kitabevi
Hikaye 2073 te kontrol edilemeyen bir salgın olan Kızıl Veba nın bütün nufusu neredeyse yok etmesinden altmış yıl sonrasında geçiyor James Smith kızıl veba salgınından önce hayatta kalanlardan biridir ve San Francisco bölgesinde hala hayattadır ve torunları Edwin Hoo Hoo ve Hare Lip ile seyahat etmektedir

Lotus Yayın Grubu

İthaki Yayınları
Jack London tarafından kaleme alınan Kızıl Veba İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kızıl Veba Jack London Kitap Özeti London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Jack London Sayfa 104 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Ocak 2023 Barkod 9786257737029 Kategori Bilimkurgu

Katip Yayınları
Uygarlığın Çöküşü Vahşetin Dönüşü ve Bir İnsanlık Dramı Yıl 2013 İnsanlık teknolojinin ve tıbbın zirvesindeyken kapısını çalan sinsi bir düşmanla tanıştı Kızıl Veba Belirtiler görüldükten sadece saatler sonra kurbanlarını öldüren bu amansız salgın şehirleri birer mezarlığa koca bir uygarlığı ise tozlu bir hatıraya dönüştürdü Salgından tam altmış yıl sonra 2072 de hayatta kalan nadir kişilerden biri olan eski edebiyat profesörü James Howard Smith artık birer vahşiye dönüşmüş torunlarına eski dünyanın görkemini ve çöküşünü anlatıyor Paranın kitabın sanatın ve nezaketin yerini kaba kuvvetin ve hayatta kalma güdüsünün aldığı bir dünyada geçmişin bilgeliği ne kadar değerli olabilir Jack London bir asır öncesinden günümüze ve geleceğe bakarak sarsıcı bir soru soruyor İnce bir buz tabakası gibi olan uygarlığımız doğanın öfkesi karşısında ne kadar dayanıklı

London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor

Lotus Yayınları
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor Tanıtım Bülteninden

Can Yayınları
çev. Şirin Etik
Kızıl Veba Kitap Açıklaması Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdilerde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor

Can Yayınları
Jack London ın 1912 yılında The London Magazine de tefrika halinde yayımlanan romanı Kızıl Veba modern edebiyatın ilk post apokaliptik metinlerinden biri kabul edilir London romanında 2013 te patlak veren dünya çapında bir salgının insan ırkının neredeyse tamamını yeryüzünden sildiği ilkel yaşamın geri döndüğü gerçekleşmesi son derece muhtemel bir yeni dünya tasavvur eder Salgın sürecinde izolasyonun önemini nüfus yoğunluğunun özellikle de dünya nüfusunun salgınlardaki rolünü insanların son derece kritik durumlarda kapıldığı bencilliği kolektivizm ve bireyciliğin karşı karşıya gelişini biliminsanlarının özverisini son derece gerçekçi biçimde işler Bundan 108 yıl önce şu an deneyimlemekte olduğumuz meselelere kitabında yer veren London ın yazdıkları şimdierde seyircisi değil bizzat aktörü olduğumuz en derin krizin öngörülemez diğer bir deyişle siyah kuğu vakası olmadığını insan merkezli yaklaşımların dünyayı anlamamıza yetmediğini kanıtlar nitelikte Bu bağlamda Kızıl Veba yazıldığı tarihten bir yüzyıl sonra farklı bir bakış açısıyla yeniden okunmayı hak ediyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Lotus Yayın Grubu
çev. Perizat Urfalı
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor

İthaki
çev. Göçhan, Göksu
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor

Halk Kitabevi
çev. Erden, Burcu
Hikaye 2073 te kontrol edilemeyen bir salgın olan Kızıl Veba nın bütün nufusu neredeyse yok etmesinden altmış yıl sonrasında geçiyor James Smith kızıl veba salgınından önce hayatta kalanlardan biridir ve San Francisco bölgesinde hala hayattadır ve torunları Edwin Hoo Hoo ve Hare Lip ile seyahat etmektedir

Katip Yayınları
Uygarlığın Çöküşü Vahşetin Dönüşü ve Bir İnsanlık Dramı Yıl 2013 İnsanlık teknolojinin ve tıbbın zirvesindeyken kapısını çalan sinsi bir düşmanla tanıştı Kızıl Veba Belirtiler görüldükten sadece saatler sonra kurbanlarını öldüren bu amansız salgın şehirleri birer mezarlığa koca bir uygarlığı ise tozlu bir hatıraya dönüştürdü Salgından tam altmış yıl sonra 2072 de hayatta kalan nadir kişilerden biri olan eski edebiyat profesörü James Howard Smith artık birer vahşiye dönüşmüş torunlarına eski dünyanın görkemini ve çöküşünü anlatıyor Paranın kitabın sanatın ve nezaketin yerini kaba kuvvetin ve hayatta kalma güdüsünün aldığı bir dünyada geçmişin bilgeliği ne kadar değerli olabilir Jack London bir asır öncesinden günümüze ve geleceğe bakarak sarsıcı bir soru soruyor İnce bir buz tabakası gibi olan uygarlığımız doğanın öfkesi karşısında ne kadar dayanıklı

LOTUS YAYINEVİ
çev. Perizat Urfalı
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor

Lotus Yayın Grubu
Jack London tarafından kaleme alınan Kızıl Veba Lotus Yayın Grubu eseri olarak okurlarla buluşuyor Kızıl Veba Jack London Kitap Özeti Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Vebada insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor Yayınevi Lotus Yayın Grubu Yazar Jack London Sayfa 110 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Mayıs 2020 Barkod 9786257061032 Kategori Bilimkurgu

Puslu
çev. Bakırcı, Nesrin
Kızıl Veba Jack London ın insanın doğasına ilişkin önemli saptamalarını bir salgın hastalığın ortaya çıkışına dayalı olarak gözler önüne serdiği önemli bir eser Aniden ortaya çıkıp hızla yayılan Kızıl Veba sadece insanların değil kurulmuş medeniyetlerin de yok olmasına yol açıyor Hayatta kalanların verdiği yaşam savaşı onların acımasızlığını ve ilkelliğini de çarpıcı biçimde ortaya çıkarıyor Öykü salgın hastalığa yakalanmaktan kurtulmuş ve medeniyetlerin yok oluşuna tanıklık etmiş olan yaşlı bir adam tarafından torunlarına anlatılıyor Kızıl Veba Jack London ın büyüleyici dili ve anlatımıyla okuru insanın çıplak gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiriyor

Sel Yayıncılık
çev. Özgür Atılım Turan
Yıl 2013 Hızlanan kalp atışları yükselen ateş ve kasılmalar kızıla çalan yüzler ve vücutlar Derken telaşsız bir uyuşukluk ağır ağır vücudu kaplıyor kalbe ulaştığındaysa her şey için çok geç Bir felaket çığrından çıkmış bir salgın yıkıcı bir pandemi dünya nüfusunun tamamının üzerinde telafisi imkânsız bir hasar bırakıyor Modern kurumlar birbiri ardına çökerken teknoloji ve bilim işlevini kaybediyor renkli capcanlı yeryüzü bir veba salgınıyla tek renge bürünüyor 1912 yılında yayınlanan Kızıl Veba kültürün uygarlığın hatta kelimelerin anlamını yitirdiği vahşetin ilkelliğin ve orman kanunlarının hüküm sürdüğü bir tuhaf devirde 2073 yılında Kızıl Ölüm den sağ çıkmayı başaran bir adam ve vahşi torunlarının toza dumana bulanmış hikâyesini anlatıyor Tanklar tüfekler yerini sapan ve mızraklara bırakırken yerle yeksan olmuş medeniyetin hatıraları tek bir kişinin belleğinde canlılığını korumayı sürdürüyor Jack London dan uygarlıktan ilkelliğe imkânsızdan bilinmeze doğru yol alarak gerçekleşen bir kehanet postapokaliptik bir sarmal img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Dorlion
Kızıl Veba salgın hastalıklar sonunda dünyadaki tüm canlı neslinin tükenmek üzereyken son kalan birkaç kişinin varlığıyla yeniden çoğalmaya başlamasını her şeyin yok olması ile geçmiş modern zamanın son tanıklarından biri olan gelecek ilkel zamanda torunları ile yaşadıklarını ve onlara eski günlerini anlatan bir dedenin hikâyesi Hikâye alışılmışın dışında sizi gelecekte ileri teknolojik dünyaya değil aksine her şeyin yeni başladığı insanların avlanarak karın doyurduğu modern hayatın hiçbir konforunun ve bilimin olmadığı ilkel zamana götürüyor Bu kurgunun gelecekte olma ihtimali var mı Belki de var Dönem dönem yaşanan salgın hastalıklar ve yeni sürümleri ilerleyen zamanlarda canlıların neslinin tamamen tükenmesine sebep olur mu bilinmez ama doğanın katledilmesi ve doğal kaynakların tükenmesinin bu sonu hazırlayacağı kesin

Yabancı
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar Tanıtım Bülteninden

Dorlion Yayınları
Kızıl Veba salgın hastalıklar sonunda dünyadaki tüm canlı neslinin tükenmek üzereyken son kalan birkaç kişinin varlığıyla yeniden çoğalmaya başlamasını her şeyin yok olması ile geçmiş modern zamanın son tanıklarından biri olan gelecek ilkel zamanda torunları ile yaşadıklarını ve onlara eski günlerini anlatan bir dedenin hikâyesi Hikâye alışılmışın dışında sizi gelecekte ileri teknolojik dünyaya değil aksine her şeyin yeni başladığı insanların avlanarak karın doyurduğu modern hayatın hiçbir konforunun ve bilimin olmadığı ilkel zamana götürüyor Bu kurgunun gelecekte olma ihtimali var mı Belki de var Dönem dönem yaşanan salgın hastalıklar ve yeni sürümleri ilerleyen zamanlarda canlıların neslinin tamamen tükenmesine sebep olur mu bilinmez ama doğanın katledilmesi ve doğal kaynakların tükenmesinin bu sonu hazırlayacağı kesin

LibrisHub Yayınları
Uygarlık çöktü İnsanlık bir virüsün önünde diz çöktü Jack London Kızıl Veba adlı bu çarpıcı romanında insanın doğayla kendi kibriyle ve medeniyetin kırılganlığıyla yüzleşmesini anlatıyor Yüzyıllar sonrasından bir yaşlının ağzından aktarılan bu hikâye uygarlığın bir anda çöküşünü ve vahşiliğin yeniden doğuşunu gözler önüne seriyor Bilim teknoloji şehirler ve düzen Hepsi bir anda yok olur Geride yalnızca doğa ve insanın en ilkel içgüdüleri kalır London bu felaketin ardından uygarlığın ne kadar ince bir kabuk olduğunu gösterir korku açlık ve çaresizlik içinde insanlığın nasıl kolayca çözülüp dağılabileceğini sarsıcı bir gerçeklikle anlatır Bu Kitap Size Ne Sunuyor Distopya ve doğa felsefesini bir araya getiren erken dönem bilimkurgu klasiği İnsan doğasının karanlık yönlerini çarpıcı bir anlatımla ortaya koyar Uygarlık ahlak korku ve yeniden doğuş temalarını derinlemesine işler Günümüz dünyasına da ışık tutan zamansız bir uyarı hikâyesi

Yabancı Yayınları
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar

Lotus Yayın Grubu
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor

Puslu Yayınları
çev. Nesrin Bakırcı
Kızıl Veba Jack London ın insanın doğasına ilişkin önemli saptamalarını bir salgın hastalığın ortaya çıkışına dayalı olarak gözler önüne serdiği önemli bir eser Aniden ortaya çıkıp hızla yayılan Kızıl Veba sadece insanların değil kurulmuş medeniyetlerin de yok olmasına yol açıyor Hayatta kalanların verdiği yaşam savaşı onların acımasızlığını ve ilkelliğini de çarpıcı biçimde ortaya çıkarıyor Öykü salgın hastalığa yakalanmaktan kurtulmuş ve medeniyetlerin yok oluşuna tanıklık etmiş olan yaşlı bir adam tarafından torunlarına anlatılıyor Kızıl Veba Jack London ın büyüleyici dili ve anlatımıyla okuru insanın çıplak gerçeğiyle bir kez daha yüzleştiriyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Platanus Publishing
Yol bir zamanlar dolma toprak üzerine yapılmış bir demiryolunun üstünden geçiyordu Yıllardır bu hattan hiç tren geçmemişti İki yanda uzanan orman basamak gibi yükseliyor ağaçlar ve çalılar yeşil dalgalar halinde yolu örtüyordu Patikaya benzeyen bu yol anca tek bir insanın sığabileceği bir genişliğe sahipti ve vahşi hayvanlara ev sahipliği yapıyordu Yer yer görülen paslı demir parçaları yoldaki çalılıkların altında rayların ve traverslerin olduğuna işaretti Bir yerde insanın karşısına büyük kökleriyle rayı havaya kaldırmış olan devasa bir ağaç çıkıyordu Ağacın kaldırmış olduğu ray bir tra versi kaldırmıştı bunun altında da ağaçlardan dökülen yapraklarla kaplanmış taşlar duruyordu Demiryolu oldukça eski olsa da darlığına bakarak tek hatlı olduğunu anlamak mümkündü Tanıtım Bülteninden

Yabancı Yayınları
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar

Lotus
çev. Urfalı, Perizat
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor

Yabancı Yayınları
Jack London tarafından kaleme alınan Kızıl Veba Yabancı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kızıl Veba Jack London Kitap Özeti İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar Yayınevi Yabancı Yayınları Yazar Jack London Sayfa 120 Sayfa Kağıt 2 Hamur Ciltli Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Aralık 2021 Barkod 9786257550758 Kategori Klasikler

İthaki Yayınları
çev. Göksu Göçhan
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

LibrisHub Yayınları
Uygarlık çöktü İnsanlık bir virüsün önünde diz çöktü Jack London Kızıl Veba adlı bu çarpıcı romanında insanın doğayla kendi kibriyle ve medeniyetin kırılganlığıyla yüzleşmesini anlatıyor Yüzyıllar sonrasından bir yaşlının ağzından aktarılan bu hikâye uygarlığın bir anda çöküşünü ve vahşiliğin yeniden doğuşunu gözler önüne seriyor Bilim teknoloji şehirler ve düzen Hepsi bir anda yok olur Geride yalnızca doğa ve insanın en ilkel içgüdüleri kalır London bu felaketin ardından uygarlığın ne kadar ince bir kabuk olduğunu gösterir korku açlık ve çaresizlik içinde insanlığın nasıl kolayca çözülüp dağılabileceğini sarsıcı bir gerçeklikle anlatır Bu Kitap Size Ne Sunuyor Distopya ve doğa felsefesini bir araya getiren erken dönem bilimkurgu klasiği İnsan doğasının karanlık yönlerini çarpıcı bir anlatımla ortaya koyar Uygarlık ahlak korku ve yeniden doğuş temalarını derinlemesine işler Günümüz dünyasına da ışık tutan zamansız bir uyarı hikâyesi

Platanus Publishing
çev. İpek Çorumlu
Yol bir zamanlar dolma toprak üzerine yapılmış bir demiryolunun üstünden geçiyordu Yıllardır bu hattan hiç tren geçmemişti İki yanda uzanan orman basamak gibi yükseliyor ağaçlar ve çalılar yeşil dalgalar halinde yolu örtüyordu Patikaya benzeyen bu yol anca tek bir insanın sığabileceği bir genişliğe sahipti ve vahşi hayvanlara ev sahipliği yapıyordu Yer yer görülen paslı demir parçaları yoldaki çalılıkların altında rayların ve traverslerin olduğuna işaretti Bir yerde insanın karşısına büyük kökleriyle rayı havaya kaldırmış olan devasa bir ağaç çıkıyordu Ağacın kaldırmış olduğu ray bir tra versi kaldırmıştı bunun altında da ağaçlardan dökülen yapraklarla kaplanmış taşlar duruyordu Demiryolu oldukça eski olsa da darlığına bakarak tek hatlı olduğunu anlamak mümkündü

Lotus Yayın Grubu
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor

Lotus Yayınevi
Mesafeleri kısaltan göğü yere indiren ve görmediği düşmanları yenen insanlık Ölümün kızılıyla başa çıkabilir mi İnsanlık dediğimiz şey kendi canını kurtarmak için başkalarının canını çiğnemeye karar verdiğimizde biter mi Jack London 1912 yılında yazdığı bu kitabında veba salgınıyla yok oluşun eşiğine gelmiş insanlığın yeniden doğuş çabasını salgından sonra geçen altmış yılda hayatta kalan tek kişinin ağzından anlatıyor Kızıl Veba da insanlığın medeniyet perdesi bir çırpıda kaldırılıp hayatta kalmak için neler yapabileceği ve gözle görülmeyen küçücük bir varlık karşısında nasıl da çaresiz kaldığı gözler önüne seriliyor

Halk Kitabevi
Hikaye 2073 te kontrol edilemeyen bir salgın olan Kızıl Veba nın bütün nufusu neredeyse yok etmesinden altmış yıl sonrasında geçiyor James Smith kızıl veba salgınından önce hayatta kalanlardan biridir ve San Francisco bölgesinde hala hayattadır ve torunları Edwin Hoo Hoo ve Hare Lip ile seyahat etmektedir

YABANCI YAYINLARI
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar

YABANCI YAYINLARI
çev. Göksu Göçhan
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar

İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm

Katip Yayınları
Uygarlığın Çöküşü Vahşetin Dönüşü ve Bir İnsanlık Dramı Yıl 2013 İnsanlık teknolojinin ve tıbbın zirvesindeyken kapısını çalan sinsi bir düşmanla tanıştı Kızıl Veba Belirtiler görüldükten sadece saatler sonra kurbanlarını öldüren bu amansız salgın şehirleri birer mezarlığa koca bir uygarlığı ise tozlu bir hatıraya dönüştürdü Salgından tam altmış yıl sonra 2072 de hayatta kalan nadir kişilerden biri olan eski edebiyat profesörü James Howard Smith artık birer vahşiye dönüşmüş torunlarına eski dünyanın görkemini ve çöküşünü anlatıyor Paranın kitabın sanatın ve nezaketin yerini kaba kuvvetin ve hayatta kalma güdüsünün aldığı bir dünyada geçmişin bilgeliği ne kadar değerli olabilir Jack London bir asır öncesinden günümüze ve geleceğe bakarak sarsıcı bir soru soruyor İnce bir buz tabakası gibi olan uygarlığımız doğanın öfkesi karşısında ne kadar dayanıklı

Katip Yayınları
Uygarlığın Çöküşü Vahşetin Dönüşü ve Bir İnsanlık Dramı Yıl 2013 İnsanlık teknolojinin ve tıbbın zirvesindeyken kapısını çalan sinsi bir düşmanla tanıştı Kızıl Veba Belirtiler görüldükten sadece saatler sonra kurbanlarını öldüren bu amansız salgın şehirleri birer mezarlığa koca bir uygarlığı ise tozlu bir hatıraya dönüştürdü Salgından tam altmış yıl sonra 2072 de hayatta kalan nadir kişilerden biri olan eski edebiyat profesörü James Howard Smith artık birer vahşiye dönüşmüş torunlarına eski dünyanın görkemini ve çöküşünü anlatıyor Paranın kitabın sanatın ve nezaketin yerini kaba kuvvetin ve hayatta kalma güdüsünün aldığı bir dünyada geçmişin bilgeliği ne kadar değerli olabilir Jack London bir asır öncesinden günümüze ve geleceğe bakarak sarsıcı bir soru soruyor İnce bir buz tabakası gibi olan uygarlığımız doğanın öfkesi karşısında ne kadar dayanıklı

LibrisHub Yayınları
Uygarlık çöktü İnsanlık bir virüsün önünde diz çöktü Jack London Kızıl Veba adlı bu çarpıcı romanında insanın doğayla kendi kibriyle ve medeniyetin kırılganlığıyla yüzleşmesini anlatıyor Yüzyıllar sonrasından bir yaşlının ağzından aktarılan bu hikâye uygarlığın bir anda çöküşünü ve vahşiliğin yeniden doğuşunu gözler önüne seriyor Bilim teknoloji şehirler ve düzen Hepsi bir anda yok olur Geride yalnızca doğa ve insanın en ilkel içgüdüleri kalır London bu felaketin ardından uygarlığın ne kadar ince bir kabuk olduğunu gösterir korku açlık ve çaresizlik içinde insanlığın nasıl kolayca çözülüp dağılabileceğini sarsıcı bir gerçeklikle anlatır Bu Kitap Size Ne Sunuyor Distopya ve doğa felsefesini bir araya getiren erken dönem bilimkurgu klasiği İnsan doğasının karanlık yönlerini çarpıcı bir anlatımla ortaya koyar Uygarlık ahlak korku ve yeniden doğuş temalarını derinlemesine işler Günümüz dünyasına da ışık tutan zamansız bir uyarı hikâyesi

Yabancı
çev. Göçhan, Göksu
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar

Yabancı Yayınları
İnsan ırkı uygarlığa doğru kanlı tırmanışına yeniden başlamadan evvel ilkel gecenin derinliklerine batmaya mahkûm Edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri sayılan Kızıl Veba insanları göz açıp kapayıncaya kadar öldüren bir salgın hastalık sonucunda dünya nüfusunun neredeyse tamamının yok olduğu bir dönemi ele alır Geçmişe dair her şey silinmiş hayat en ilkel hâline dönmüştür Salgın öncesini hatırlayan yalnızca James Howard Smith kalmıştır ve o da artık kimsenin inanmadığı masallar anlatan yaşlı bir adamdan fazlası değildir Bir diğer öykü olan Görülmemiş İstila ise insan gücünün bilimle olan ölümcül çatışmasına gelecekten bir bakış sunar

Katip Yayınevi
Uygarlığın Çöküşü Vahşetin Dönüşü ve Bir İnsanlık Dramı Yıl 2013 İnsanlık teknolojinin ve tıbbın zirvesindeyken kapısını çalan sinsi bir düşmanla tanıştı Kızıl Veba Belirtiler görüldükten sadece saatler sonra kurbanlarını öldüren bu amansız salgın şehirleri birer mezarlığa koca bir uygarlığı ise tozlu bir hatıraya dönüştürdü Salgından tam altmış yıl sonra 2072 de hayatta kalan nadir kişilerden biri olan eski edebiyat profesörü James Howard Smith artık birer vahşiye dönüşmüş torunlarına eski dünyanın görkemini ve çöküşünü anlatıyor Paranın kitabın sanatın ve nezaketin yerini kaba kuvvetin ve hayatta kalma güdüsünün aldığı bir dünyada geçmişin bilgeliği ne kadar değerli olabilir Jack London bir asır öncesinden günümüze ve geleceğe bakarak sarsıcı bir soru soruyor İnce bir buz tabakası gibi olan uygarlığımız doğanın öfkesi karşısında ne kadar dayanıklı

Maviçatı
Jack London ın 1912 yılında kaleme aldığı Kızıl Veba 2013 te başlayan tehlikeli ve ölümcül bir salgını anlatıyor Bedene nüfus ettiği andan itibaren çok kısa bir sürede öldüren veba mikrobu insanlığın kaderini değiştirir ve modern dünya salgına teslim olur Uygarlıklar yıkılır Yağmacılar şehirleri harabeye çevirir Hastalıktan kurtulmuş çok az sayıdaki insan ise ilkel bir şekilde kabile hayatı yaşar Salgından 60 yıl sonra sağ kalan tek kişi olan Profesör James Howard Smith teknolojiden ve medeniyetten yoksun kalan yeni nesle Kızıl Veba dan önceki dünyayı anlatırken ciddiye alınmaz ve alay konusu olur

İTHAKİ YAYINLARI
çev. Göksu Göçhan
London ın üslubu coşkulu bakış açısı ise şüpheci ve distopik Kızıl Veba Shakespeare in Fırtına sı gibi sömürü ve açgözlülük üzerine kafa yorup bize kendi umursamazlıklarımızın sebep olduğu tehlikeleri anımsatıyor The Times Jack London edebiyat tarihinin ilk kıyamet sonrası anlatılarından biri olan Kızıl Veba yı tefrika halinde yayımladığında yıl 1912 ydi ve halihazırda bilimkurguyla temas eden Demir Ökçe ve Adem den Önce kitaplarını yayımlamıştı Diğer bilimkurgusal romanı Yıldız Gezgini nin yayımlanmasına ise üç sene daha vardı Bu süreç içerisinde yazdığı pek çok spekülatif öykü ve romanda London geleceğe dair öngörülerde bulundu ve 2020 itibariyle bu öngörülerin büyük ölçüde gerçekleştiği eseri Kızıl Veba oldu Yıl 2073 Kızıl Veba nın dünya nüfusunun neredeyse tamamını yok etmesinin üzerinden altmış yıl geçmiştir Geçmişe dair tüm yaşanılanlar büyük ölçüde unutulmuş insanlığın binlerce yıldır sürdürdüğü gelişmeler tarih olmuştur O günleri sadece bir kişi hatırlar İhtiyar James Howard Smith Batıl inançlarla dolu bu vahşi gelecekte torunları ondan salgından önceki hayatı anlatmasını ister anlattıklarına her ne kadar inanmasalar da Bu edisyonda Kızıl Veba ile birlikte Çin in süpergüç biyolojik savaşın tek çözüm olduğu başka bir gelecek tahayyülü sunan bilimkurgu öyküsü Görülmemiş İstila da kendine yer buluyor