MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kızıldeniz de Osmanlı İngiliz Rekabeti ve Cidde Olayları — Durmuş Akalın

Kızıldeniz de Osmanlı İngiliz Rekabeti ve Cidde Olayları
328,90
Osmanlı TarihiTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Kızıldeniz de Osmanlı İngiliz Rekabeti ve Cidde Olayları

Durmuş Akalın

KESİT YAYINLARI

23.12.2019528 sf.
Karton Kapak16.5 x 23.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Kızıldeniz de Osmanlı İngiliz Rekabeti ve Cidde Olayları

Durmuş Akalın

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

Şehadet Kitap
347,60

Kesit Yayınları

2020528 sf.
Şehadet Kitap

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

Teklif Kitap
352,00

Kesit Yayınları

2020-08-171. baskı528 sf.
Karton160-235-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

Tamadres
352,00

Kesit Yayınları

Aralık 2019528 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

BKM Kitap
360,80

Kesit Yayınları

2019528 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

Kitap Sepeti
365,20

Kesit Yayınları

2019528 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

Ucuz Kitap Al
374,00

Kesit Yayınları

Aralık 2019528 sf.
16.50x23.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir Yayınevi Kesit Yayınları Yazar Durmuş Akalın Sayfa 528 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 50x23 50 cm Basım Yılı Aralık 2019 Barkod 9786057898401 Kategori Araştırma İnceleme Osmanlı Tarihi

Nobel Kitap
404,80

Kesit Yayınları

2019528 sf.
17x24 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir

Pandora

Kesit

2019528 sf.
Pandora

Yavuz Sultan Selim in Mısır ı ele geçirmesi ile başlayan Osmanlı Devleti nin Arap Yarımadası üzerindeki hâkimiyeti I Dünya Savaşı sonuna kadar devam etmiştir Ne var ki zaman içerisinde Osmanlı Devleti nin siyasi ve askeri gücünün zayıflaması Arap Yarımadası nı etkilemiştir Uzunca bir süre açıkça görülmeyen bu zayıflık Napoléon Bonaparte ın Mısır ı işgali ve ardından Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar ile kendini belli etmiştir Arap Yarımadası nda Osmanlı Devleti nin gücünün azalmasını gösteren en önemli hadise ise Vehhabi hareketinin yükselişi ve Osmanlı Devleti nin bu konuda yetersiz kalışı olmuştur Söz konusu dönemde Hindistan a hâkim olan İngiltere yavaş yavaş Basra Körfezi ve Kızıldeniz e doğru sokulmaya başlamıştır Başlangıçta Fransa ya karşı askeri tedbirler olarak görülen yerleşmeler zamanla yerini ticari kaygılara bırakmış ve Aden gibi şehirler bir şekilde İngiltere nin kontrolü altına girmeye başlamıştır Osmanlı Devleti bu durumun her ne kadar farkında olsa da devletin çözüm bekleyen başka acil sorunları bu kayıplarla yeterince ilgilenilmesine fırsat bırakmamıştır Osmanlı Devleti nin bölge üzerindeki hâkimiyetini etkileyen en önemli gelişme ise Mehmed Ali Paşa nın Mısır da kurduğu iktidar olmuştur Bu dönemde Mehmed Ali Paşa Hicaz da dâhil olmak üzere Arap Yarımadası nda Yemen e kadar uzanmıştır Haliyle Osmanlı Devleti bir ara Arap Yarımadası ndan uzaklaşmıştır Ne var ki 1840 tan itibaren Mehmed Ali Paşa nın gücü kırılmış ve Hicaz tarafları tekrar Osmanlı Devleti nin doğrudan idaresi altına girmiştir Mehmed Ali Paşa nın bölgeden çıkışı ve Osmanlı Devleti nin yeniden Kızıldeniz etrafına hâkim oluşu arasında başta İngiltere olmak üzere birçok Avrupa devleti bölgede konsolosluklar ihdas etmiştir İlerleyen dönemlerde bu konsolosluklar çok önemli roller üstleneceklerdir Yine de Arap Yarımadası nın kendi kontrolü altına girmesinden itibaren Osmanlı Devleti muktedir paşalarla Hicaz ı ve Kızıldeniz i himaye etmeye çalışmıştır Ne var ki bu hiç de kolay olmamış bölgede 19 yüzyılın ortasına kadar görev yapan birçok Osmanlı valisi İngiliz konsoloslarla karşı karşıya gelmiştir Ancak yine de Cidde Olayları na kadar Osmanlı Devleti tüm Kızıldeniz i kapsayan daha geniş perspektifli politikalar icra etmeye gayret etmiştir Tüm gayretlere rağmen bölgede görev yapan valiler hakkında Cidde Olayları öncesinde ve olaylardan sonra İngiliz konsoloslar tarafından şikâyetlerde bulunulmuş hatta bazılarının görevden alınması bu şikâyetlerden ileri gelmiştir Genel olarak bakıldığında ise İngiltere ve Fransa gibi devletler Hicaz ahalisi ve Kızıldeniz etrafında Osmanlı Devleti nin güçsüzlüğünü göstererek gerek tüccarlar gerekse de halk nazarında itibar kazanmaya çalışmışlar ve çok geçmeden de bu hedeflerine ulaşmışlardır İngiltere ve Fransa nın bir diğer hareket tarzı ise devlet ile ahali arasındaki uyuşmazlıkları derinleştirmek olmuştur Bu uyuşmazlıklardan ortaya çıkan boşluklar ise İngiltere gibi devletler tarafından vakit kaybetmeden doldurulmuştur Hikâyeyi kısaca özetlemek gerekirse Osmanlı Devleti Kızıldeniz ve Arap Yarımadası nda önce itibarını sonra tüccarlarını ve zengin ahalisini en sonunda ise topraklarını ve siyasi hâkimiyetini kaybetmiştir I Dünya Savaşı ise uzunca bir süredir zaten iyice yıpranmış ve kaybedilmiş olan siyasi hâkimiyetin resmen tasdik edilmesi ve tüm dünyaca görünür olmasından başka bir şey değildir