Kızılderililerin Aydaki Akrabaları İhsan ve Vecide — Hasan Hüseyin Güneş

Kızılderililerin Aydaki Akrabaları İhsan ve Vecide
Hasan Hüseyin GüneşÖnsöz Yayıncılık
Kızılderililerin Aydaki Akrabaları İhsan ve Vecide
Hasan Hüseyin GüneşBu kitap büyük olayların soğuk başlıklarını değil o başlıkların altında ezilen direnen susan ve bir şekilde yaşamaya devam eden biricik insan ı arıyor Kuyuya düşen bir ayakkabının etrafında büyüyen sessizlikten enkazın altında süper kahramanları bekleyen bir kalbin atışına dar sokaklarda kimliğini fısıldayan bir aşktan taşranın kederli ama inatçı umuduna uzanan öyküler bunlar Gerçekle masalın sınırı bilerek inceltiliyor gündelik olanın içine sızan tekinsiz ayrıntı okuru hem tanıdık bir yere hem de hiç bilmediği bir boşluğa çağırıyor Hasan Hüseyin Güneş tarihçi duyarlılığını edebî bir sezgiyle birleştirerek zamanı yalnızca akıp giden bir çizgi yerine bugünün içinde atan bir damar gibi kuruyor Cizre de bir bahçenin kokusundan Tahran ın cuma kalabalığına oradan Ay daki akrabalara uzanan bu hat kaybın bekleyişin sevdanın ve neden sorusunun peşini bırakmayan toplumsal hafızanın haritasına dönüşüyor Bazı öykülerde zaman bir süpürge gibi önüne kattığını silip götürmek isterken anlatı tam da o anların önüne geçip kıymetli kırıntıları kurtarmaya çalışıyor Kizilderililerin Aydaki Akrabalari İhsan ve Vecide yazarın 2010 dan itibaren kaleme aldığı öykülerinin bir kısmından oluşan bir seçki Kapıyı araladığınızda uzaktan bakılan hayat yerini içinden geçilen hayata bırakacak sade ama sarsıcı bir dille insanın değişmeyen hâllerine düşülmüş notlarla yüz yüze kalacaksınız

Önsöz Yayıncılık
Bu Rabbu l âlemin in katından yaratılmışlara inen el kitabu l mübin in âyetlerinden istifade edilmiş ilâhî ilimlerin nurları rabbani meselelerin sırları ve Kur ânî maksatlarıdır Bunlar cennetlerin ve Allah ın rızasının kapılarını açan er Rahman ın nimetlerinin hazinelerini ortaya çıkaran Melekût âleminin cevherlerinin muayene edildiği ve Ceberût âleminin nurlarının ortaya çıkarıldığı anahtarlardır O anahtarlarda seyr u sülûk ehline göz aydınlığı muvahhit müminlerin gönüllerine şifa münkir inatçıların kalplerine hastalık vardır Yine onlarda muttakilere hidâyet kibirli münafıkların gözlerine bir örtü ve körlük vardır Allah onunla pek çoğunu saptırır ve pek çoğunu da hidâyete erdirir Saptırdıkları da ancak fasıklardır 1 Bil ki bizim keşif ve keşif sonrasında elde ettiğimiz ve bu kitapta ifade etmediğimiz pek çok delilimiz vardır Nitekim o delilleri kalbî basiret sahibi dışındaki kimselere söylemenin bir yararı olmayacaktır Her kim kalbî bir basirete sahip olursa mezkûr delillerden serdettiklerimiz ona yetecektir Bu kitaptaki nihai amacımız bazı Kur ân âyetlerinin sırlarına genel olarak işaret etmektir Biz bu kitapta hakikatte irfanın usulleri ve imanın erkanı olan üç önemli konuyla alakalı kaideleri sunmakla yetineceğiz Gerçekten de Allah Teâlâ âyetlerin sırları ve ilâhî kelamın rumuzları hakkında hiçbir eserde zikredilmeyen kaidelerin kapılarını kalbimize açtı Eğer ehli isen bunları anlarsın Eğer değilsen bu kitabın mütalaasından ve Kur ân ilimlerinin derinlikleri hakkında düşünmekten geri kal Kıssalar haberler rivayetler siyer ve soy ilimleriyle uğraş Arap dili ve edebiyatıyla ilgilen Hâsılı bu kitabımı Esrâru l âyât ve Envâru l beyyinât diye isimlendirdim Bu kitabı bir mukaddime ve çeşitli oturumlara haiz geniş bölümler içerisinde topladım Molla Sadrâ Tanıtım Bülteninden

Önsöz Yayıncılık
Bu kitap büyük olayların soğuk başlıklarını değil o başlıkların altında ezilen direnen susan ve bir şekilde yaşamaya devam eden biricik insan ı arıyor Kuyuya düşen bir ayakkabının etrafında büyüyen sessizlikten enkazın altında süper kahramanları bekleyen bir kalbin atışına dar sokaklarda kimliğini fısıldayan bir aşktan taşranın kederli ama inatçı umuduna uzanan öyküler bunlar Gerçekle masalın sınırı bilerek inceltiliyor gündelik olanın içine sızan tekinsiz ayrıntı okuru hem tanıdık bir yere hem de hiç bilmediği bir boşluğa çağırıyor Hasan Hüseyin Güneş tarihçi duyarlılığını edebî bir sezgiyle birleştirerek zamanı yalnızca akıp giden bir çizgi yerine bugünün içinde atan bir damar gibi kuruyor Cizre de bir bahçenin kokusundan Tahran ın cuma kalabalığına oradan Ay daki akrabalara uzanan bu hat kaybın bekleyişin sevdanın ve neden sorusunun peşini bırakmayan toplumsal hafızanın haritasına dönüşüyor Bazı öykülerde zaman bir süpürge gibi önüne kattığını silip götürmek isterken anlatı tam da o anların önüne geçip kıymetli kırıntıları kurtarmaya çalışıyor Kizilderililerin Aydaki Akrabalari İhsan ve Vecide yazarın 2010 dan itibaren kaleme aldığı öykülerinin bir kısmından oluşan bir seçki Kapıyı araladığınızda uzaktan bakılan hayat yerini içinden geçilen hayata bırakacak sade ama sarsıcı bir dille insanın değişmeyen hâllerine düşülmüş notlarla yüz yüze kalacaksınız

ÖNSÖZ YAYINCILIK
Bu kitap büyük olayların soğuk başlıklarını değil o başlıkların altında ezilen direnen susan ve bir şekilde yaşamaya devam eden biricik insan ı arıyor Kuyuya düşen bir ayakkabının etrafında büyüyen sessizlikten enkazın altında süper kahramanları bekleyen bir kalbin atışına dar sokaklarda kimliğini fısıldayan bir aşktan taşranın kederli ama inatçı umuduna uzanan öyküler bunlar Gerçekle masalın sınırı bilerek inceltiliyor gündelik olanın içine sızan tekinsiz ayrıntı okuru hem tanıdık bir yere hem de hiç bilmediği bir boşluğa çağırıyor Hasan Hüseyin Güneş tarihçi duyarlılığını edebî bir sezgiyle birleştirerek zamanı yalnızca akıp giden bir çizgi yerine bugünün içinde atan bir damar gibi kuruyor Cizre de bir bahçenin kokusundan Tahran ın cuma kalabalığına oradan Ay daki akrabalara uzanan bu hat kaybın bekleyişin sevdanın ve neden sorusunun peşini bırakmayan toplumsal hafızanın haritasına dönüşüyor Bazı öykülerde zaman bir süpürge gibi önüne kattığını silip götürmek isterken anlatı tam da o anların önüne geçip kıymetli kırıntıları kurtarmaya çalışıyor Kizilderililerin Aydaki Akrabalari İhsan ve Vecide yazarın 2010 dan itibaren kaleme aldığı öykülerinin bir kısmından oluşan bir seçki Kapıyı araladığınızda uzaktan bakılan hayat yerini içinden geçilen hayata bırakacak sade ama sarsıcı bir dille insanın değişmeyen hâllerine düşülmüş notlarla yüz yüze kalacaksınız

Önsöz Yayıncılık
Bu kitap büyük olayların soğuk başlıklarını değil o başlıkların altında ezilen direnen susan ve bir şekilde yaşamaya devam eden biricik insan ı arıyor Kuyuya düşen bir ayakkabının etrafında büyüyen sessizlikten enkazın altında süper kahramanları bekleyen bir kalbin atışına dar sokaklarda kimliğini fısıldayan bir aşktan taşranın kederli ama inatçı umuduna uzanan öyküler bunlar Gerçekle masalın sınırı bilerek inceltiliyor gündelik olanın içine sızan tekinsiz ayrıntı okuru hem tanıdık bir yere hem de hiç bilmediği bir boşluğa çağırıyor Hasan Hüseyin Güneş tarihçi duyarlılığını edebî bir sezgiyle birleştirerek zamanı yalnızca akıp giden bir çizgi yerine bugünün içinde atan bir damar gibi kuruyor Cizre de bir bahçenin kokusundan Tahran ın cuma kalabalığına oradan Ay daki akrabalara uzanan bu hat kaybın bekleyişin sevdanın ve neden sorusunun peşini bırakmayan toplumsal hafızanın haritasına dönüşüyor Bazı öykülerde zaman bir süpürge gibi önüne kattığını silip götürmek isterken anlatı tam da o anların önüne geçip kıymetli kırıntıları kurtarmaya çalışıyor Kizilderililerin Aydaki Akrabalari İhsan ve Vecide yazarın 2010 dan itibaren kaleme aldığı öykülerinin bir kısmından oluşan bir seçki Kapıyı araladığınızda uzaktan bakılan hayat yerini içinden geçilen hayata bırakacak sade ama sarsıcı bir dille insanın değişmeyen hâllerine düşülmüş notlarla yüz yüze kalacaksınız

Önsöz
Kızılderililerin Aydaki Akrabaları İhsan ve Vecide