Klasik Tefsir Ekolleri ve Örnek Metinleri — Muammer Erbaş

Klasik Tefsir Ekolleri ve Örnek Metinleri
Muammer ErbaşFecr Yayınları
Klasik Tefsir Ekolleri ve Örnek Metinleri
Muammer ErbaşKur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür

Fecr Yayınları
Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür

Fecr Yayınları
Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür

Fecr Yayınları
Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Muammer Erbaş tarafından kaleme alınan Klasik Tefsir Ekolleri ve Örnek Metinleri Fecr Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Klasik Tefsir Ekolleri ve Örnek Metinleri Muammer Erbaş Kitap Özeti Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür Yayınevi Fecr Yayınları Yazar Muammer Erbaş Sayfa 380 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Aralık 2024 Barkod 9786256123137 Kategori Araştırma İnceleme

Fecr Yayınları
Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür

Fecr Yayınları
Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür Tanıtım Bülteninden

Fecr
Kur ân ı Kerîm Hz Peygamber in vefatından sonra İslam dininin başlıca dayanağı ve bütün dinî ilimlerin birinci başvuru kaynağı haline gelmiştir Bunun sonucu olarak tefsir ilminin bünyesinde fıkhî siyasî kelâmî felsefî bilimsel tasavvufî ve bâtınî tefsir gibi alt tefsir dalları ortaya çıkmıştır Benzer şekilde Kur ân ı Kerîm ortaya çıkışı ve genel eğilimi ne olursa olsun tüm İslâmî kesimlerin ve bunlara ait dinî anlayışların da ilk başvuru kaynağı olagelmiştir Bu bağlamda ortaya çıkan çok sayıda İslamî fırka ve anlayış kendi görüş ve yaklaşımlarını doğrudan Kur ân a dayandırmaya çalışmıştır Aynı kaynaktan istifade etmelerine rağmen bu kesimlerin gerek teoride gerekse pratikte yönelişleri birbirinden çok farklı olmuştur Bu duruma bir yönüyle yorum zenginliği ve bakış genişliği olarak bakmak mümkündür Bununla birlikte aynı kaynağa dayandırılan tüm bu farklılıkların ortak bir noktada buluşarak belli bir bütünlük arzetmeleri veya en azından birbirleriyle çelişmemeleri gerekir Fakat maalesef çoğu zaman bu pek mümkün olamamıştır Zira genel olarak itikadda farklı yönelişe sahip kesimler Kur ân ı anlamada birbirinden tamamen kopuk ve uzak bir yaklaşım içinde olmuşlardır Bu durumu bizzat onların kendi orijinal metinlerinden tespit etmek mümkündür