Klasik Türk Şiirinde Merkez ve Taşra — Murat Öztürk

Klasik Türk Şiirinde Merkez ve Taşra
Murat ÖztürkKadim
Klasik Türk Şiirinde Merkez ve Taşra
Murat ÖztürkDivan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbâl bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılık la ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler ya zar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hâkim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehrî ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebî metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebî metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebî siyasî sosyolojik ve dil açısından inceliyor Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 344 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Kadim

Kadim Yayınları
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbal bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılıkla ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler yazar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hakim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehri ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebi metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebi metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebi siyasi sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim Yayınları
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbal bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılıkla ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler yazar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hakim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehri ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebi metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebi metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebi siyasi sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim Yayınları
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbâl bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılık la ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler ya zar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hâkim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehrî ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebî metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebî metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebî siyasî sosyolojik ve dil açısından inceliyor

KADİM YAYINLARI
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbâl bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılık la ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler ya zar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hâkim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehrî ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebî metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebî metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebî siyasî sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim Yayınları
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbal bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılıkla ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler yazar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hakim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehri ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebi metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebi metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebi siyasi sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim Yayınları
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbal bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılıkla ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler yazar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hakim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehri ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebi metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebi metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebi siyasi sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbâl bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılık la ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler ya zar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hâkim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehrî ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebî metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebî metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebî siyasî sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim Yayınları
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbâl bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılık la ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler ya zar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır Çalışmada bu hâkim zihniyet doğrultusunda klasik şairin merkez ve çevre şehirli ve taşralı anlayışı incelenmiştir Şehirli şehrî ve taşralı kimdir özellikleri nelerdir Klasik şair merkezden taşrayı nasıl görmüş ve taşradaki şair merkezden neler beklemiştir Merkezin cezbeden yönleri nelerdir İstanbul hangi bakımlardan şairlerin ilgi odağı olmuştur Taşrada devletin kontrol gücünün zayıflaması şiir sosyal hayat ilişkisine nasıl etki etmiştir İstanbullu veya şehirli şairin taşralı şairlerin dili kullanma ve konuşma tarzına bakışı nasıldır Türk kelimesinin taşralı köylü anlamlarıyla alakası nedir Elinizdeki kitap derin ve kapsamlı bir çalışma ile bu ve buna benzer pek çok sorunun cevabını okuyucuya sunuyor Aynı zamanda edebî metinlerin sosyal hayatı aksettirmek bakımından başlıca değerlendirilmesi gereken kaynaklar olduğu ve sosyo kültürel devamlılığın veya kırılmaların izini sürmek için edebî metinlerden faydalanmak gerektiği düşüncesiyle merkez ve taşra ilişkisini edebî siyasî sosyolojik ve dil açısından inceliyor

Kadim Yayınları
çev. Sadullah Hatam
Divan şairi çoğunlukla şehirli medreseli ve hüner ehlidir Bu nitelikler taşrada değil merkezde en azından şehirde kıymet ve karşılık bulur Şair de iltifata layık olduğunu düşünerek ikbal bekler İkbalinin önüne geçmeye çalışan rakiplerinden ise hazzetmez Rakiplerini merkeze değil taşraya yakıştırır ve sıfatı genellikle Türk olan taşralılıkla ötekileştirir Şayet şair saraydan beklediği ödüle kavuşamaz veya taşradan merkeze uzanamazsa ya İstanbul a ulaşmak için çaba gösterir ilişki kurmaya çalışır bu sebeple de İstanbul a özlem dolu şiirler yazar ya da taşrada kalmış olmanın sızısıyla küskün bir tavır takınır Bu durumda taşra istenmeyen mahallin merkez ise cazibenin ve çekim alanının mekânı olarak şiirlere yansır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img