Konstantinopolis İstanbul — Çiğdem Kafescioğlu

Konstantinopolis İstanbul
Çiğdem KafescioğluKoç Üniversitesi Yayınları
Konstantinopolis İstanbul
Çiğdem KafescioğluYüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor

Koç Üniversitesi Yayınları
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor

Koç Üniversitesi Yayınları
çev. Ayşen Gür
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor Çiğdem Kafescioğlu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü nde öğretim üyesidir Araştırmaları erken modern dönem Osmanlı dünyasında şehir mimarlık ve görsel kültür alanlarını kapsamaktadır Konstantinopolis İstanbul adlı çalışmasının Constantinopolis Istanbul Cultural Encounter Imperial Vision and the Construction of the Ottoman Capital Penn State University Press 2009 başlıklı İngilizce aslı 2011 yılında Mimarlık Tarihçileri Derneği SAH tarafından Spiro Kostof Kitap Ödülü ne layık görülmüştür Tanıtım Bülteninden

Koç Üniversitesi Yayınları
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor

Koç Üniversitesi Yayınları
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor Çiğdem Kafescioğlu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü nde öğretim üyesidir Araştırmaları erken modern dönem Osmanlı dünyasında şehir mimarlık ve görsel kültür alanlarını kapsamaktadır Konstantinopolis İstanbul adlı çalışmasının Constantinopolis Istanbul Cultural Encounter Imperial Vision and the Construction of the Ottoman Capital Penn State University Press 2009 başlıklı İngilizce aslı 2011 yılında Mimarlık Tarihçileri Derneği SAH tarafından Spiro Kostof Kitap Ödülü ne layık görülmüştür Tanıtım Bülteninden

Koç Üniversitesi Yayınları
çev. Ayşen Gür
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor Çiğdem Kafescioğlu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü nde öğretim üyesidir Araştırmaları erken modern dönem Osmanlı dünyasında şehir mimarlık ve görsel kültür alanlarını kapsamaktadır Konstantinopolis İstanbul adlı çalışmasının Constantinopolis Istanbul Cultural Encounter Imperial Vision and the Construction of the Ottoman Capital Penn State University Press 2009 başlıklı İngilizce aslı 2011 yılında Mimarlık Tarihçileri Derneği SAH tarafından Spiro Kostof Kitap Ödülü ne layık görülmüştür

Koç Üniversitesi
çev. Gür, Ayşen
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor

Koç Üniversitesi Yayınları
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çizi

Koç Üniversitesi Yayınları
çev. Ayşen Gür
Yüzlerce yıl boyunca Doğu Akdeniz in başlıca siyasi kültürel ve ekonomik merkezi olan Konstantinopolis İstanbul birçok defa büyük ölçekli kentsel müdahalelere iddialı mimari girişimlere sahne oldu Bu kitap İstanbul un bugünkü şeklini almasında önemli rol oynamış böyle bir değişim ve yeniden inşa dönemine odaklanıyor Şehrin 1453 te Osmanlı hâkimiyetine girmesinin ardından başlayan Doğu Roma nın bin yıllık başkentini Osmanlı İmparatorluğu nun payitahtına dönüştürme projesini konu alıyor Şehrin Osmanlı egemenliğini simgeleyen anıtlarla donatılması II Mehmed in emperyal vizyonu doğrultusunda ve yeni şekillenen yönetici seçkinler tabakasının katılımıyla gerçekleşmiş Bizans mirasının seçmeci bir tavırla sahiplenildiği Rönesans mimarlığına özgü yeni fikirlerin hayata geçirildiği bu süreçte şehrin inşası imparatorluğun inşasıyla iç içe geçmişti Konstantinopolis İstanbul yalnızca şehrin saraylarının cami külliyelerinin anıtsal hamamlarının konutlarının mimarisini ticari dokusunun kuruluşunu anlatmakla kalmıyor idari ve toplumsal bir birim olarak mahalle kurumuna dair kabullerimizi de sorgulayarak şehrin bu dönemdeki yerleşim örüntülerini yeniden gözden geçiriyor Aynı dönemde Avrupa da üretilen ve şehri bir bütün olarak gösteren tasvirler ile Osmanlı edebiyatındaki İstanbul temsilleri üzerinden Kostantiniyye imgesinin inşasını içerdiği çokanlamlılık ve muğlaklıklarla birlikte mercek altına alıyor Böylece Osmanlı dönemi İstanbul unun ilk yıllarına dair hem fiziki mekânları hem de imge ve tahayyülleri kapsayan bütüncül bir bakış açısı sunuyor Çiğdem Kafescioğlu nun bu çalışması Bizans dönemi Konstantinopolis inin kısmen sahiplenilip kısmen yeniden yorumlanarak erken modern dönem İstanbul una dönüşme sürecini olanca karmaşıklığı çelişkileri ve yol açtığı siyasi çatışmalarla birlikte inceliyor Osmanlı Bizans ve Avrupa dünyaları arasındaki kültürel temaslarla şekillenen bu geçiş döneminde yeni başkentin çoğul kimliklerini dikkate alan bir portresini çiziyor Çiğdem Kafescioğlu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü nde öğretim üyesidir Araştırmaları erken modern dönem Osmanlı dünyasında şehir mimarlık ve görsel kültür alanlarını kapsamaktadır Konstantinopolis İstanbul adlı çalışmasının Constantinopolis Istanbul Cultural Encounter Imperial Vision and the Construction of the Ottoman Capital Penn State University Press 2009 başlıklı İngilizce aslı 2011 yılında Mimarlık Tarihçileri Derneği SAH tarafından Spiro Kostof Kitap Ödülü ne layık görülmüştür img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img