Konuksever Aziz Julien Efsanesi — Gustave Flaubert

Konuksever Aziz Julien Efsanesi
Gustave FlaubertÖtüken Neşriyat
Konuksever Aziz Julien Efsanesi
Gustave FlaubertKültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken Neşriyat
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken Neşriyat
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken Neşriyat
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken Neşriyat
çev. İsmail Yakıt
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken Neşriyat
çev. İsmail Yakıt
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken
çev. Yakıt, İsmail
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi Takdiri okuyuculara bırakıyorum İsmail Yakıt

Ötüken Neşriyat
Kültür ve medeniyetler arası alışverişler ve etkileşimler tarih boyunca var olan bir gerçektir Nitekim VIII Asırda Grekçeden Arapçaya tercümeler yoluyla tıp ve felsefeye dair pek çok konu Grek Medeniyetinden İslam Medeniyetine geçtiği gibi İslam Medeniyetinden de yine Arapçadan Latinceye tercümeler yoluyla XI XIII Asırlar arasında felsefe tıp astronomi fizik kimya matematik vb dair eserler Batı Medeniyetine geçmiştir Bu geçişler sadece felsefe ve pozitif bilimlerde olmamış daha sonraları edebiyatta da olmuştur Daniel Defoe nin 1660 1731 Robinson Crusoe adlı eseriyle İbn Tufeyl in öl 1186 Hay bin Yakzan adlı eserindeki benzerlik gibi Biz bu eserde bir diğer benzerlikten bahsetmek ve bunu ispatlamak istiyoruz Türk İslam Kültürünün Batıya etkileri bağlamında ele aldığımız eser ünlü İslam sufisi Horasanlı Belhli İbrahim bin Edhem in öl 783 hayat hikâyesi ile ünlü Fransız romancı Gustave Flaubert in 1821 1888 Konuksever Aziz Julien Efsanesi adlı kısa romanının ana hatlarındaki benzerliktir Her ikisi dikkatli bir şekilde okunduğunda insanı hayretler içinde bırakacak derecede benzerlikler vardır Söz gelimi Her ikisi de prenstir her ikisi de çocukluk ve gençlik yıllarında at sporları ve avcılık üzerine eğitilmişlerdir Her ikisi de avladıkları hayvandan gelen ses sebebiyle avcılıktan vaz geçmişlerdir her ikisi de mutluluğu inzivada bulmuştur her ikisi de daima iyilik yapan kişilerdir her ikisi de kendi dinlerinin en yüce mertebesine ulaşmışlardır İbrahim bin Edhem şehit olarak Julien ise Hz İsa ile karşılaşıp göğe yükselip azizlik mertebesine ulaşarak Daha onlarca benzerlik bu kitabın tercümesi ve yorumlanmasında karşılaştırmalı olarak verilmiştir Eğer daha da ayrıntılara inilirse bu benzerliklerin daha da arttığı görülecektir Şimdi kendimize şu soruyu soralım Acaba Fransız yazar Gustave Flaubert İbrahim b Edhem in hayatını okumadan veya onunla ilgili bir anlatım duymadan kendi kendine Julien hikâyesini kurgulayıp yazmış olabilir mi