Köz — H Meriç Doruk

Köz
H Meriç DorukSola Unitas Academy
Köz
H Meriç DorukH Meriç Doruk akıcı ve güçlü diliyle Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmir ve Denizli de bir Türk ve bir Rum arasında geçen aşkı anlatıyor Aşkın ırk ya da milliyet tanımadığını Anadolu topraklarında geçen tarihi gerçeklere dayalı bir roman üzerinden aktarıyor Kalpleri bir atan komşuların bir adımda nasıl birbirlerine düşebildiklerini hırsların ölüme ne kadar yaklaştırabildiğini milliyetin değil insanın önemli olduğunu edebiyatın incelikleriyle sunuyor Her kalp yanar illaki tutuşur bir yerinden Önce alabildiğine kızıl alabildiğine kor önüne kattığı her şeyi yutacakmış kadar hararetli şiddetli Sonra yavaş yavaş kaybeder kudretini alevler cılızlaşır köze döner İçin için yanmaya devam eden köz ateşinde kimler ve neler kavrulur bilinmez Bu bilinmezlikte birinin hikâyesi bir diğerinin kalbine öteki ise bir başkasına değer Her kalbin içinde bir avuç köz Ateşi içinde saklı Uzaktan bakınca sönmüş gibi görünen dokununca yakan sırlı nar Anadolu Efelerin Efesini bekleyen Anadolu Yıllarca alevlerin üstünde ne varsa yalayıp yuttuğu topraklar ateşini içine almış garip bir nizamsızlığa terk edilmiş Sert bir rüzgârın adıydı Poyraz Anası çok istemişti bu adı koymayı Kayalar gibi sert olsun oğlum dayanıklı güçlü ve yiğit olsun üşütsün geçtiği yeri çarpsın kötü suratlarda acı acı Gerektiğinde dursun ama çekinsin herkes ondan gözü kara aklıselim olsun istemişti Bir Rum ateşiyle yanıyordu Poyraz Ateş Eftelya adını taşıyordu Kendi cinsleriyle uçmayı reddeden iki ayrı kuşuz biz aslında Ben bir serçe sen de göçmen bir kuş Senin uçtuğun diyarlara gücüm yetmez benim Aşk imkânsızı sever mümkün olmayanı arar bulur gönül Biz de olmayacak onca şeyin arasında aktık birbirimize Delidolu çağlayanlar gibi dalgası içinde saklı ummanlar gibi göğü yaran şimşekler gibi Sevdalandık Adı konmamış tüm sevdaları bağrında tutan bu kederli topraklarda ikiden bir olmayı düşledik Yangının orta yerinde sevdalanmak zormuş Efeler bilemedik Ayrı ayrı mekân ve zamanda yaşasak da kader bir şekilde bulur ve görünmez bağlarla bağlar bizi birbirimize Söylenmemiş bir söz tutulmamış bir yemin yaşanmamış bir aşk Hiç ummadığımız bir yerde ummadığımız bir zamanda unutulan bir an bizi kıskıvrak yakalar ve bazen içimizden herhangi birinin bazen bir şehrin bazen de koskoca bir ülkenin kaderi değişir Havada geceden kalma yangının duman kokusu Mezar taşlarının arasında oradan oraya savrulan küller Toprakta Köz e dönmüş ateş

Sola Unitas
H Meriç Doruk akıcı ve güçlü diliyle Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmir ve Denizli de bir Türk ve bir Rum arasında geçen aşkı anlatıyor Aşkın ırk ya da milliyet tanımadığını Anadolu topraklarında geçen tarihi gerçeklere dayalı bir roman üzerinden aktarıyor Kalpleri bir atan komşuların bir adımda nasıl birbirlerine düşebildiklerini hırsların ölüme ne kadar yaklaştırabildiğini milliyetin değil insanın önemli olduğunu edebiyatın incelikleriyle sunuyor Her kalp yanar illaki tutuşur bir yerinden Önce alabildiğine kızıl alabildiğine kor önüne kattığı her şeyi yutacakmış kadar hararetli şiddetli Sonra yavaş yavaş kaybeder kudretini alevler cılızlaşır köze döner İçin için yanmaya devam eden köz ateşinde kimler ve neler kavrulur bilinmez Bu bilinmezlikte birinin hikâyesi bir diğerinin kalbine öteki ise bir başkasına değer Her kalbin içinde bir avuç köz Ateşi içinde saklı Uzaktan bakınca sönmüş gibi görünen dokununca yakan sırlı nar Anadolu Efelerin Efesini bekleyen Anadolu Yıllarca alevlerin üstünde ne varsa yalayıp yuttuğu topraklar ateşini içine almış garip bir nizamsızlığa terk edilmiş Sert bir rüzgârın adıydı Poyraz Anası çok istemişti bu adı koymayı Kayalar gibi sert olsun oğlum dayanıklı güçlü ve yiğit olsun üşütsün geçtiği yeri çarpsın kötü suratlarda acı acı Gerektiğinde dursun ama çekinsin herkes ondan gözü kara aklıselim olsun istemişti Bir Rum ateşiyle yanıyordu Poyraz Ateş EFTELYA adını taşıyordu Kendi cinsleriyle uçmayı reddeden iki ayrı kuşuz biz aslında Ben bir serçe sen de göçmen bir kuş Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 256 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Sola

Sola Unitas
Her kalp yanar illaki tutuşur bir yerinden Önce alabildiğine kızıl alabildiğine kor önüne kattığı her şeyi yutacakmış kadar hararetli şiddetli Sonra yavaş yavaş kaybeder kudretini alevler cılızlaşır köze döner İçin için yanmaya devam eden köz ateşinde kimler ve neler kavrulur bilinmez Bu bilinmezlikte birinin hikayesi bir diğerinin kalbine öteki ise bir başkasına değer Her kalbin içinde bir avuç köz Ateşi içinde saklı Uzaktan bakınca sönmüş gibi görünen dokununca yakan sırlı nar Anadolu Efelerin Efesini bekleyen Anadolu Yıllarca alevlerin üstünde ne varsa yalayıp yuttuğu topraklar ateşini içine almış garip bir nizamsızlığa terk edilmiş Sert bir rüzgârın adıydı Poyraz Anası çok istemişti bu adı koymayı Kayalar gibi sert olsun oğlum dayanıklı güçlü ve yiğit olsun üşütsün geçtiği yeri çarpsın kötü suratlarda acı acı Gerektiğinde dursun ama çekinsin herkes ondan gözü kara aklıselim olsun istemişti Bir Rum ateşiyle yanıyordu Poyraz Ateş Eftelya adını taşıyordu Kendi cinsleriyle uçmayı reddeden iki ayrı kuşuz biz aslında Ben bir serçe sen de göçmen bir kuş Senin uçtuğun diyarlara gücüm yetmez benim Aşk imkansızı sever mümkün olmayanı arar bulur gönül Biz de olmayacak onca şeyin arasında aktık birbirimize Delidolu çağlayanlar gibi dalgası içinde saklı ummanlar gibi göğü yaran şimşekler gibi Sevdalandık Adı konmamış tüm sevdaları bağrında tutan bu kederli topraklarda ikiden bir olmayı düşledik Yangının orta yerinde sevdalanmak zormuş Efeler bilemedik Ayrı ayrı mekan ve zamanda yaşasak da kader bir şekilde bulur ve görünmez bağlarla bağlar bizi birbirimize Söylenmemiş bir söz tutulmamış bir yemin yaşanmamış bir aşk Hiç ummadığımız bir yerde ummadığımız bir zamanda unutulan bir an bizi kıskıvrak yakalar ve bazen içimizden herhangi birinin bazen bir şehrin bazen de koskoca bir ülkenin kaderi değişir

Sola Unitas
Her kalp yanar illaki tutuşur bir yerinden Önce alabildiğine kızıl alabildiğine kor önüne kattığı her şeyi yutacakmış kadar hararetli şiddetli Sonra yavaş yavaş kaybeder kudretini alevler cılızlaşır köze döner İçin için yanmaya devam eden köz ateşinde kimler ve neler kavrulur bilinmez Bu bilinmezlikte birinin hikayesi bir diğerinin kalbine öteki ise bir başkasına değer Her kalbin içinde bir avuç köz Ateşi içinde saklı Uzaktan bakınca sönmüş gibi görünen dokununca yakan sırlı nar Anadolu Efelerin Efesini bekleyen Anadolu Yıllarca alevlerin üstünde ne varsa yalayıp yuttuğu topraklar ateşini içine almış garip bir nizamsızlığa terk edilmiş Sert bir rüzgârın adıydı Poyraz Anası çok istemişti bu adı koymayı Kayalar gibi sert olsun oğlum dayanıklı güçlü ve yiğit olsun üşütsün geçtiği yeri çarpsın kötü suratlarda acı acı Gerektiğinde dursun ama çekinsin herkes ondan gözü kara aklıselim olsun istemişti Bir Rum ateşiyle yanıyordu Poyraz Ateş Eftelya adını taşıyordu Kendi cinsleriyle uçmayı reddeden iki ayrı kuşuz biz aslında Ben bir serçe sen de göçmen bir kuş Senin uçtuğun diyarlara gücüm yetmez benim Aşk imkansızı sever mümkün olmayanı arar bulur gönül Biz de olmayacak onca şeyin arasında aktık birbirimize Delidolu çağlayanlar gibi dalgası içinde saklı ummanlar gibi göğü yaran şimşekler gibi Sevdalandık Adı konmamış tüm sevdaları bağrında tutan bu kederli topraklarda ikiden bir olmayı düşledik Yangının orta yerinde sevdalanmak zormuş Efeler bilemedik Ayrı ayrı mekan ve zamanda yaşasak da kader bir şekilde bulur ve görünmez bağlarla bağlar bizi birbirimize Söylenmemiş bir söz tutulmamış bir yemin yaşanmamış bir aşk Hiç ummadığımız bir yerde ummadığımız bir zamanda unutulan bir an bizi kıskıvrak yakalar ve bazen içimizden herhangi birinin bazen bir şehrin bazen de koskoca bir ülkenin kaderi değişir

Sola Unitas
H Meriç Doruk akıcı ve güçlü diliyle Kurtuluş Savaşı yıllarında İzmir ve Denizli de bir Türk ve bir Rum arasında geçen aşkı anlatıyor Aşkın ırk ya da milliyet tanımadığını Anadolu topraklarında geçen tarihi gerçeklere dayalı bir roman üzerinden aktarıyor Kalpleri bir atan komşuların bir adımda nasıl birbirlerine düşebildiklerini hırsların ölüme ne kadar yaklaştırabildiğini milliyetin değil insanın önemli olduğunu edebiyatın incelikleriyle sunuyor Her kalp yanar illaki tutuşur bir yerinden Önce alabildiğine kızıl alabildiğine kor önüne kattığı her şeyi yutacakmış kadar hararetli şiddetli Sonra yavaş yavaş kaybeder kudretini alevler cılızlaşır köze döner İçin için yanmaya devam eden köz ateşinde kimler ve neler kavrulur bilinmez Bu bilinmezlikte birinin hikâyesi bir diğerinin kalbine öteki ise bir başkasına değer Her kalbin içinde bir avuç köz Ateşi içinde saklı Uzaktan bakınca sönmüş gibi görünen dokununca yakan sırlı nar Anadolu Efelerin Efesini bekleyen Anadolu Yıllarca alevlerin üstünde ne varsa yalayıp yuttuğu topraklar ateşini içine almış garip bir nizamsızlığa terk edilmiş Sert bir rüzgârın adıydı Poyraz Anası çok istemişti bu adı koymayı Kayalar gibi sert olsun oğlum dayanıklı güçlü ve yiğit olsun üşütsün geçtiği yeri çarpsın kötü suratlarda acı acı Gerektiğinde dursun ama çekinsin herkes ondan gözü kara aklıselim olsun istemişti Bir Rum ateşiyle yanıyordu Poyraz Ateş EFTELYA adını taşıyordu Kendi cinsleriyle uçmayı reddeden iki ayrı kuşuz biz aslında Ben bir serçe sen de göçmen bir kuş Senin uçtuğun diyarlara gücüm yetmez benim Aşk imkânsızı sever mümkün olmayanı arar bulur gönül Biz de olmayacak onca şeyin arasında aktık birbirimize Delidolu çağlayanlar gibi dalgası içinde saklı ummanlar gibi göğü yaran şimşekler gibi Sevdalandık Adı konmamış tüm sevdaları bağrında tutan bu kederli topraklarda ikiden bir olmayı düşledik Yangının orta yerinde sevdalanmak zormuş Efeler bilemedik Ayrı ayrı mekân ve zamanda yaşasak da kader bir şekilde bulur ve görünmez bağlarla bağlar bizi birbirimize Söylenmemiş bir söz tutulmamış bir yemin yaşanmamış bir aşk Hiç ummadığımız bir yerde ummadığımız bir zamanda unutulan bir an bizi kıskıvrak yakalar ve bazen içimizden herhangi birinin bazen bir şehrin bazen de koskoca bir ülkenin kaderi değişir Havada geceden kalma yangının duman kokusu Mezar taşlarının arasında oradan oraya savrulan küller Toprakta KÖZ e dönmüş ateş

Sola Unitas
Her kalp yanar illaki tutuşur bir yerinden Önce alabildiğine kızıl alabildiğine kor önüne kattığı her şeyi yutacakmış kadar hararetli şiddetli Sonra yavaş yavaş kaybeder kudretini alevler cılızlaşır köze döner İçin için yanmaya devam eden köz ateşinde kimler ve neler kavrulur bilinmez Bu bilinmezlikte birinin hikayesi bir diğerinin kalbine öteki ise bir başkasına değer Her kalbin içinde bir avuç köz Ateşi içinde saklı Uzaktan bakınca sönmüş gibi görünen dokununca yakan sırlı nar Anadolu Efelerin Efesini bekleyen Anadolu Yıllarca alevlerin üstünde ne varsa yalayıp yuttuğu topraklar ateşini içine almış garip bir nizamsızlığa terk edilmiş Sert bir rüzgârın adıydı Poyraz Anası çok istemişti bu adı koymayı Kayalar gibi sert olsun oğlum dayanıklı güçlü ve yiğit olsun üşütsün geçtiği yeri çarpsın kötü suratlarda acı acı Gerektiğinde dursun ama çekinsin herkes ondan gözü kara aklıselim olsun istemişti Bir Rum ateşiyle yanıyordu Poyraz Ateş Eftelya adını taşıyordu Kendi cinsleriyle uçmayı reddeden iki ayrı kuşuz biz aslında Ben bir serçe sen de göçmen bir kuş Senin uçtuğun diyarlara gücüm yetmez benim Aşk imkansızı sever mümkün olmayanı arar bulur gönül Biz de olmayacak onca şeyin arasında aktık birbirimize Delidolu çağlayanlar gibi dalgası içinde saklı ummanlar gibi göğü yaran şimşekler gibi Sevdalandık Adı konmamış tüm sevdaları bağrında tutan bu kederli topraklarda ikiden bir olmayı düşledik Yangının orta yerinde sevdalanmak zormuş Efeler bilemedik Ayrı ayrı mekan ve zamanda yaşasak da kader bir şekilde bulur ve görünmez bağlarla bağlar bizi birbirimize Söylenmemiş bir söz tutulmamış bir yemin yaşanmamış bir aşk Hiç ummadığımız bir yerde ummadığımız bir zamanda unutulan bir an bizi kıskıvrak yakalar ve bazen içimizden herhangi birinin bazen bir şehrin bazen de koskoca bir ülkenin kaderi değişir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img