MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kozadaki Uğultu — Halil Tekeş

Kozadaki Uğultu
120,00
RomanROMAN ÖYKÜRoman Günümüz

Kozadaki Uğultu

Halil Tekeş

İthaki Yayınları

2019264 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Kozadaki Uğultu

Halil Tekeş

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu

Şehadet Kitap
126,00

İthaki Yayınları

2019264 sf.
Şehadet Kitap

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu

Kitap Ambarı
134,00

İthaki Yayınları

2019
İnce Kapak13 x 19
Kitap Ambarı

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu Tanıtım Bülteninden

Kitap Yurdu
137,50

İTHAKİ YAYINLARI

10.05.2019264 sf.
Karton Kapak13 x 19 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu

Nobel Kitap
140,00

İthaki Yayınları

2019264 sf.
13x19 cm2. Hamur
Nobel Kitap

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu

İthaki Yayınları
140,00

İTHAKİ YAYINLARI

İthaki Yayınları

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu

Ucuz Kitap Al
150,00

İthaki Yayınları

Mayıs 2019264 sf.
13.00x19.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Halil Tekeş tarafından kaleme alınan Kozadaki Uğultu İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kozadaki Uğultu Halil Tekeş Kitap Özeti İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Halil Tekeş Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 00 cm Basım Yılı Mayıs 2019 Barkod 9786053759447 Kategori Roman

Pandora
160,00

İthaki

2019264 sf.
Pandora

İyinin ve kötünün şiddetin yok sayılmanın korkunun öteki olmanın ama yine de inatla tebessüm etmeyi bırakmamanın romanı Kozadaki Uğultu Halil Tekeş yarattığı karakterleri sokaklardan cami avlularından bakkal tezgâhlarından kahvehanelerden plazalardan seçiyor Yan komşumuzun iş arkadaşımızın her gün yanımızdan geçip gidenlerin hikâyesini anlatıyor bize Kozadaki Uğultu annesinden sürekli şiddet gören sevgisini göstermeyi beceremeyen babasının desteğini bir türlü hissedemeyen cami imamını ve mahallenin umumi tuvaletçisini en yakın dostları belleyen komşu kızına uzaktan uzağa âşık olan ve talihinin değişmeyeceğine inandığı bir anda kendisinin bile aklına gelmeyecek bir işe girişip kozasından kurtulmaya çalışan bir adamın Kalender in hüzünlü olduğu kadar gülünç öyküsü Umut etmekten ya da güzel olana dair hayal kurmaktan hep çok uzak oldum Çocukluğum öyle sancılarla geçti ki nasıl büyüdüğüm sorulsa kum zemin üzerinde bilinçsiz bir yükselme diye tarif edebilirim Yani ufak ya da büyük hiç fark etmez her türlü sarsıntı yerle bir olmam için yeterlidir Sanırım her şey annemin ben henüz yedi yaşındayken daha sonra da şaşmaz bir zemberekli saat gibi düzenli aralıklarla geçireceği sinir krizlerinden ilkini tecrübe ettiğimde başladı Öfkeyle çarpılmış suratıyla yüzüme nefes nefese tokatlar indirdiği günden beri çok korktum hayattan Zira hayat denen şey annem kadar öfkeliyse içinden sağ çıkmam olanaksız diye düşündüm hep Bu korku günler geçtikçe oyunlarıma ödevlerime arkadaşlıklarıma hatta yaşayamadığım aşklarıma bile bulaştı Doğum lekesi gibiydi bendeki korku yüzüme bakan herkes ilk bakışta onu fark ediyordu