Kültür Temelli Eğitim — İsmail Aydoğan

Kültür Temelli Eğitim
İsmail AydoğanHarf Eğitim Yayıncılığı
Kültür Temelli Eğitim
İsmail AydoğanKültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Eğitim Yayıncılığı
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Eğitim Yayıncılık
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Harf Eğitim Yayıncılığı
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Eğitim Yayıncılığı
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması be Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünce biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünce biçiminin tutsağı veya o düşünme biçiminebağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir

Hece Yayınları
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Eğitim Yayıncılığı
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Eğitim Yayıncılık
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır

Harf Eğitim Yayıncılık
İsmail Aydoğan tarafından kaleme alınan Kültür Temelli Eğitim Harf Eğitim Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Kültür Temelli Eğitim İsmail Aydoğan Kitap Özeti Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır Yayınevi Harf Eğitim Yayıncılık Yazar İsmail Aydoğan Sayfa 192 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Kasım 2024 Barkod 9786057974297 Kategori Antropoloji Eğitim Yönetimi

Harf Yayınları
Arka Kapak Yazısı Tanıtım Bülteninden Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması be Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünce biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünce biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir

Harf
Kültür insana ve topluma düşünme biçimi kazandırır Eğitimin ana görevlerinden biri bu düşünme biçimini genç kuşaklara aktarmasıdır Ancak evrensel düşünme biçiminin küreselleşme çağında yaygınlaşması ve Batılı dünyanın egemenliği nedeniyle toplumların kültürleri ortadan kalkmakta veya en azından bu kültürlerin içi boşaltılmaktadır Bu nedenle bu çağın eğitiminin hem temel aldığı düşünce biçimi hem de insanlarda hedeflediği düşünme biçimi evrensel olandır Ancak bu evrensel kavramının bütün insanlığı ilgilendiren anlamında değil Batı düşünme biçiminin tutsağı veya o düşünme biçimine bağlı anlamına geldiğini belirtmek gerekir Tarih insanlara değişmez gerçekleri öğretir Bu nedenle en tarihî eser olan insanın tarihi bize öğretmiştir ki kendi insanına bir düşünme biçimi vermeyen ülkeler egemen ülkelerin düşünceleriyle biçimleneceklerdir Eğitimini özgünleştirmeyen toplumlar özgürleşme sanrısıyla yok olacaklardır Zaman ilerledikçe hayatın biçimi değişecek ve değişen hiçbir zaman insanın özü olmayacaktır Ve tarihin öğrettiği son gerçeğe göre asalet her zaman ahlakın çocuğu olarak kalacaktır Bu tarihi gerçekler eğitimin sanılandan daha ciddi önemli hatta hayati bir mesele olduğunu göstermektedir Ancak bu gerçeklere rağmen Türkiye nin varlık paradigmasını egemen Batı nın kalbine prangalaması da tarihsel gerçekliğin hüzünlü yanını oluşturmaktadır Bu durumun doğal gerekliliği eğitimin ilk el atılması gereken alan olduğudur Eğitim ile kültürün aynı işlevi görmesi her ikisinin de önceliğinin ahlak olmasından kaynaklanmaktadır Ahlak ortadan kaldırıldığında eğitim de ortadan kalkmış demektir Çünkü insanlık ahlaktır Meslekileşen eğitim sistemleri ahlakı sadece bir ders hâline getirmekle insanı mekanikleştirmekte o insan da hayatı mekanikleştirmektedir Bu nedenle eğitim bir ahlak zeminine oturtulmalıdır Ancak o zaman bir insan yetiştirme sisteminden bahsetmek mümkün olacaktır