Kültür ve Emperyalizm
Hil
Anlatılar neyi anlatırlar Onlara gücünü yetkisini veren başka anlatılar üzerine iktidar kurmasını başka anlatıların su yüzüne çıkışını engellemesini sağlayan dinamikler nelerdir Edward Said Kültür ve Emperyalizm adlı çalışmasında bu sorulara emperyal kültüre ait yapıtları okuyarak bir yanıt arıyor ama ideolojisi apaçık olan siyasi ekonomik sosyolojik metinleri değil dünyadaki öteki yerler konusunda söylenenlerin özünü hikayelerin oluşturması düşüncesinden hareketle Batı nın zengin edebiyat dünyasını okuyor Said Kültür ve Emperyalizm boyunca Avrupa Edebiyatının önemli yazar ve metinlerinden bir çoğunun analizi ile karşılaşıyoruz Chateaobriand Nerval Renan Flaubert Goethe Bronte Kipling Conrad Gide Malraux Camus ve Orwel gibi isimlerin kendilerini yaratan emperyal kültürle ilişkilerini gözler önüne sererken onların ideoloji sınıf ya da iktisadi tarih tarafından mekanik bir biçimde belirlendiğini iddia etmiyor yazar onların kendi toplumlarının tarihi içinde yer aldıklarını o tarihle ve kendi toplumsal deneyimleriyle farklı ölçüde biçimlendirme ve biçimlendirilme ilişkisinde olduklarını ve bütün estetik biçimleriyle kültürün tarihsel deneyimlerden türediklerini söylüyor Edward Said Avrupa ya da Batı sanat ve kültürüne toptan hüküm giydirmek yoluyla eleştirel hakaretler yağdırmak amacı gütmemiş Ne de emperyal politikaların bir parçası olmalarıyla bu eserlerin sanatsal değerlerinin azalacağını iddia ediyor Tersine hegemonyayı sağlayan şeyin onların bu değişmeyen yüksek sanatsal değerleri olduğunu ileri sürerken kültürel ve edebi anlatıları somut güç ilişkileri ile bağlantılı olarak ele alıyor