MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kültür ve Tabiat Varlıkları Hukuku Oğuz SancakdarPınar YağcıŞükür TaşyıldızEzgi Çırak — Ezgi ÇIRAK Pınar YAĞCI Şükür TAŞYILDIZ Oğuz Sancakdar

Kültür ve Tabiat Varlıkları Hukuku Oğuz SancakdarPınar YağcıŞükür TaşyıldızEzgi Çırak
1.282,50
HukukHukuk Araştırma İnceleme

Kültür ve Tabiat Varlıkları Hukuku Oğuz SancakdarPınar YağcıŞükür TaşyıldızEzgi Çırak

Ezgi ÇIRAK Pınar YAĞCI Şükür TAŞYILDIZ Oğuz Sancakdar

Adalet Yayınevi

Haziran 20211104 sf.
17.00x251.00 cm1. Hamur Ciltli
Ucuz Kitap AlEn ucuz

Kültür ve Tabiat Varlıkları Hukuku Oğuz SancakdarPınar YağcıŞükür TaşyıldızEzgi Çırak

Ezgi ÇIRAK Pınar YAĞCI Şükür TAŞYILDIZ Oğuz Sancakdar

Kolektif tarafından kaleme alınan Kültür ve Tabiat Varlıkları Hukuku Adalet Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Kültür ve Tabiat Varlıkları Hukuku Kolektif Kitap Özeti Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları tarihin yazılmasına yön vermiş Hitit Eti Urartu Frigya Lidya Pamplia Karia Troia Myria Galatia Pergamon İon Helen Pers Roma Bizans Selçuklu Osmanlı İmparatorluğu gibi birçok kentsel krallık devlet imparatorluk ve veya uygarlık bu topraklar üzerinde yaşamıştır Bu nedenle Anadolu uygarlıklar beşiği olarak da anılmaktadır Açık hava müzesi niteliğindeki ülkemiz pek çok uygarlığın yaşadığı bir coğrafyada bulunmakta olup yaşamış her uygarlık bu topraklara kendisinden bir parça da eklemiştir Bunun kültürel tarihi hukuki sosyal ve ekonomik yönden önemli sonuçları olmuştur Gerek doğal gerekse kültürel değerlerin korunması korunarak yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesinin önemi yadsınamaz Esasen bu varlıkların bizlere miras değil emanet olduğu da söylenebilir Bunlar önceleri eski eser ve özellikle anıt eser yönüyle mevzuatımızda yer almış iken daha sonra genişletici bir yaklaşımla kültürel miras olarak nitelendirilmiş ve buna doğal özelliği güzelliği atipikliği ya da enderliği olan alanlar da dahil edilmiştir Kültürel ve doğal mirasın korunması olgusu çok yönlü ve disiplinler arası multidisipliner bir konu olup çalışmamızın amacı kültürel ve doğal mirasın korunmasına ilişkin konunun hukuki boyutuna dikkati çekmek mevzuatımızda yer alan kimi hükümlerin düzeltilmesi ya da geliştirilerek bazı ilkelere bağlanmasına katkı sağlamaktır Geçmişle olan bağın koparılmaması için bu değerlerin korunması ve genel olarak koruma bilinci nin oluşturulması da oldukça önemli ve hatta zorunludur Belirtelim ki kültür ve tabiat varlıklarının önemi konusunda giderek daha büyük bir ilginin oluştuğunu da fark etmekteyiz Çalışmamızda hem taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve sit alanları hem de taşınır kültür varlıkları nın hukuki rejimi incelenmiş ve aynı zamanda 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçlarına yer verilmiştir Konu ile ilgili yüksek mahkemelerin içtihatlarına metin içerisindeki ilgili bölümlerde yer verilmiştir Koruma uygulamasının karmaşık ve oldukça sık değişen mevzuatı teknik yönleri ve çetrefilli hukuki sorunları içerebilmektedir Öte yandan kimi kez önemli çıkar veya ideolojik çatışmaların yaşanabildiği bu konularda kamu yararı kaygısıyla hareket eden Koruma Bölge Kurullarının KBK maalesef fütursuzca itham edilebildiği ve üyelerinin yeterli hukuki güvenceye sahip olmadıkları da söylenebilir Belirtelim ki 04 Temmuz 2011 de kurulan 644 s Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri1 Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen bakanlığın görevleri 17 Ağustos 2011 de çıkarılan 648 s KHK ile yeni bazı düzenlemelere de tâbi kılınmış olup anılan 644 s KHK ile oluşturulan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü doğal sit alanlarını belirleme konusunda bu tarihten itibaren anılan idare yetkili hale gelmiştir Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de varlığını korumuştur Dolayısıyla doğal sit alanlarını derecelerini sınırlarını belirleme ve bunlarda gerekirse değişiklik yapma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı ndan alınmış Yayınevi Adalet Yayınevi Yazar Kolektif Sayfa 1104 Sayfa Kağıt 1 Hamur Ciltli Boyut 17 00x251 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9786257595346 Kategori Hukuk İdare Hukuku

Şehadet Kitap
1.325,25

Adalet Yayınevi

20221104 sf.
Şehadet Kitap

Üzerinde yaşadığımız Anadolu toprakları tarihin yazılmasına yön vermiş Hitit Eti Urartu Frigya Lidya Pamplia Karia Troia Myria Galatia Pergamon İon Helen Pers Roma Bizans Selçuklu Osmanlı İmparatorluğu gibi birçok kentsel krallık devlet imparatorluk ve veya uygarlık bu topraklar üzerinde yaşamıştır Bu nedenle Anadolu uygarlıklar beşiği olarak da anılmaktadır Açık hava müzesi niteliğindeki ülkemiz pek çok uygarlığın yaşadığı bir coğrafyada bulunmakta olup yaşamış her uygarlık bu topraklara kendisinden bir parça da eklemiştir Bunun kültürel tarihi hukuki sosyal ve ekonomik yönden önemli sonuçları olmuştur Gerek doğal gerekse kültürel değerlerin korunması korunarak yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesinin önemi yadsınamaz Esasen bu varlıkların bizlere miras değil emanet olduğu da söylenebilir Bunlar önceleri eski eser ve özellikle anıt eser yönüyle mevzuatımızda yer almış iken daha sonra genişletici bir yaklaşımla kültürel miras olarak nitelendirilmiş ve buna doğal özelliği güzelliği atipikliği ya da enderliği olan alanlar da dahil edilmiştir Kültürel ve doğal mirasın korunması olgusu çok yönlü ve disiplinler arası multidisipliner bir konu olup çalışmamızın amacı kültürel ve doğal mirasın korunmasına ilişkin konunun hukuki boyutuna dikkati çekmek mevzuatımızda yer alan kimi hükümlerin düzeltilmesi ya da geliştirilerek bazı ilkelere bağlanmasına katkı sağlamaktır Geçmişle olan bağın koparılmaması için bu değerlerin korunması ve genel olarak koruma bilinci nin oluşturulması da oldukça önemli ve hatta zorunludur Belirtelim ki kültür ve tabiat varlıklarının önemi konusunda giderek daha büyük bir ilginin oluştuğunu da fark etmekteyiz Çalışmamızda hem taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve sit alanları hem de taşınır kültür varlıkları nın hukuki rejimi incelenmiş ve aynı zamanda 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçlarına yer verilmiştir Konu ile ilgili yüksek mahkemelerin içtihatlarına metin içerisindeki ilgili bölümlerde yer verilmiştir Koruma uygulamasının karmaşık ve oldukça sık değişen mevzuatı teknik yönleri ve çetrefilli hukuki sorunları içerebilmektedir Öte yandan kimi kez önemli çıkar veya ideolojik çatışmaların yaşanabildiği bu konularda kamu yararı kaygısıyla hareket eden Koruma Bölge Kurullarının KBK maalesef fütursuzca itham edilebildiği ve üyelerinin yeterli hukuki güvenceye sahip olmadıkları da söylenebilir Belirtelim ki 04 Temmuz 2011 de kurulan 644 s Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri1 Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile düzenlenen bakanlığın görevleri 17 Ağustos 2011 de çıkarılan 648 s KHK ile yeni bazı düzenlemelere de tâbi kılınmış olup anılan 644 s KHK ile oluşturulan Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü doğal sit alanlarını belirleme konusunda bu tarihten itibaren anılan idare yetkili hale gelmiştir Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de varlığını korumuştur Dolayısıyla doğal sit alanlarını derecelerini sınırlarını belirleme ve bunlarda gerekirse değişiklik yapma yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı ndan alınmıştır Anılan düzenleme ile özel çevre koruma bölgeleri milli parklar vb de bu kapsama dahil edilmiştir Sonuçta Tabiat varlıkları ve doğal sit alanları ile özel çevre koruma bölgelerinin tespit tescil onay değişiklik ve ilanına dair usul ve esasları belirlemek ve bu alanların sınırlarını tespit ve tescil etmek yönetmek ve yönetilmesini sağlamak yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesine verilmiştir Konu ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonları Kuruluş ve Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik çıkarılmıştır Yetkili makam açısından yapılan bu önemli değişikliğin çalışma boyunca gözönünde bulundurulması gerekmektedir Kültür ve tabiat varlıklarının hukuki rejimini irdeleyen bilimsel çalışmaların azlığı da dikkate alındığında çalışmamızın