Kültürel Bilinçaltı ve Yönetim — Bilal Yıldırım

Kültürel Bilinçaltı ve Yönetim
Bilal YıldırımAsos Yayınları
Kültürel Bilinçaltı ve Yönetim
Bilal YıldırımEşref i mahlukat olarak yaratılmış gizemli biyolojik bir varlık olan insan kültürle yoğrulan anlamla şekillenen geçmişin ve geleceğin izlerini bugünde taşıyan bir bilinç yapısının kökleri ve taşıyıcısıdır Davranışlarımızı belirleyen en gizemli etken bireysel tercihlerimizin yanında içinde doğduğumuz kültürün görünmeyen kalıpları sessiz aktarımları ve kuşaktan kuşağa geçen hafızasıdır Bugünün yönetim krizleri yalnızca teknik bilgi eksikliğiyle değil insanı anlamada yaşanan derin bir yetersizlikle ilgilidir Modern yönetim modelleri sıklıkla evrensellik adına yerelliği yok sayarken insanın kendi kültürel dokusundan tarihsel birikiminden ve bilinçaltı kaynaklarından nasıl beslendiğini göz ardı etmektedir Oysa yönetmek sadece yön tayin etmek değil insanı toplumu ve bu ikisinin derinliklerine işlemiş mayayı anlamaktır Asıl püf nokta ise gelecek nesilleri bu maya ile yeniden mayalayabilmenin zeminini hazırlayabilmektir Bu çalışmada psikoloji ile sosyoloji felsefe ile epigenetik tarihsel düşünce sistemleri ile çağdaş yönetim kuramları iç içe geçerek kültürel bir çözümleme sunulmaya çalışıldı Özellikle Anadolu coğrafyasına ve onu mayalayan düşünce ve irfan iklimine odaklanarak bin yıllık irfan geleneğimizin insan ve yönetim tasavvuruna etkileri incelenmeye çalışıldı Anadolu irfanı olarak adlandırılan bu derin halk bilgeliği Mevlâna nın Yunus Emre nin Hacı Bektaş ın Ahmed Yesevî nin diliyle şekillenmiş her bir bireyin bütünlüğünde toplumu da mayalamıştır Bu maya bireyin topluma devlete ve yönetime dair algısını da yöneticinin insana dair duruşunu da şekillendirmektedir Epigenetik bulgular genetik kodlarla birlikte duyguların travmaların ve kültürel örüntülerin de nesiller boyunca aktarılabildiğini göstermektedir Bu bağlamda kültürel bilinçaltı davranışlarımızda kararlarımızda ve hatta yöneticilik uygulamalarımızda canlı bir gerçeklik olarak tezahür etmektedir Bu çalışma bu sessiz aktarım yollarının bireysel toplumsal ve kurumsal davranışlara nasıl sirayet ettiğini hem bilimsel hem de irfani bir bakışla tartışmayı hedeflemektedir

Asos Yayınları
Eşref i mahlukat olarak yaratılmış gizemli biyolojik bir varlık olan insan kültürle yoğrulan anlamla şekillenen geçmişin ve geleceğin izlerini bugünde taşıyan bir bilinç yapısının kökleri ve taşıyıcısıdır Davranışlarımızı belirleyen en gizemli etken bireysel tercihlerimizin yanında içinde doğduğumuz kültürün görünmeyen kalıpları sessiz aktarımları ve kuşaktan kuşağa geçen hafızasıdır Bugünün yönetim krizleri yalnızca teknik bilgi eksikliğiyle değil insanı anlamada yaşanan derin bir yetersizlikle ilgilidir Modern yönetim modelleri sıklıkla evrensellik adına yerelliği yok sayarken insanın kendi kültürel dokusundan tarihsel birikiminden ve bilinçaltı kaynaklarından nasıl beslendiğini göz ardı etmektedir Oysa yönetmek sadece yön tayin etmek değil insanı toplumu ve bu ikisinin derinliklerine işlemiş mayayı anlamaktır Asıl püf nokta ise gelecek nesilleri bu maya ile yeniden mayalayabilmenin zeminini hazırlayabilmektir Bu çalışmada psikoloji ile sosyoloji felsefe ile epigenetik tarihsel düşünce sistemleri ile çağdaş yönetim kuramları iç içe geçerek kültürel bir çözümleme sunulmaya çalışıldı Özellikle Anadolu coğrafyasına ve onu mayalayan düşünce ve irfan iklimine odaklanarak bin yıllık irfan geleneğimizin insan ve yönetim tasavvuruna etkileri incelenmeye çalışıldı Anadolu irfanı olarak adlandırılan bu derin halk bilgeliği Mevlâna nın Yunus Emre nin Hacı Bektaş ın Ahmed Yesevî nin diliyle şekillenmiş her bir bireyin bütünlüğünde toplumu da mayalamıştır Bu maya bireyin topluma devlete ve yönetime dair algısını da yöneticinin insana dair duruşunu da şekillendirmektedir Epigenetik bulgular genetik kodlarla birlikte duyguların travmaların ve kültürel örüntülerin de nesiller boyunca aktarılabildiğini göstermektedir Bu bağlamda kültürel bilinçaltı davranışlarımızda kararlarımızda ve hatta yöneticilik uygulamalarımızda canlı bir gerçeklik olarak tezahür etmektedir Bu çalışma bu sessiz aktarım yollarının bireysel toplumsal ve kurumsal davranışlara nasıl sirayet ettiğini hem bilimsel hem de irfani bir bakışla tartışmayı hedeflemektedir

Asos Yayınları
Eşref i mahlukat olarak yaratılmış gizemli biyolojik bir varlık olan insan kültürle yoğrulan anlamla şekillenen geçmişin ve geleceğin izlerini bugünde taşıyan bir bilinç yapısının kökleri ve taşıyıcısıdır Davranışlarımızı belirleyen en gizemli etken bireysel tercihlerimizin yanında içinde doğduğumuz kültürün görünmeyen kalıpları sessiz aktarımları ve kuşaktan kuşağa geçen hafızasıdır Bugünün yönetim krizleri yalnızca teknik bilgi eksikliğiyle değil insanı anlamada yaşanan derin bir yetersizlikle ilgilidir Modern yönetim modelleri sıklıkla evrensellik adına yerelliği yok sayarken insanın kendi kültürel dokusundan tarihsel birikiminden ve bilinçaltı kaynaklarından nasıl beslendiğini göz ardı etmektedir Oysa yönetmek sadece yön tayin etmek değil insanı toplumu ve bu ikisinin derinliklerine işlemiş mayayı anlamaktır Asıl püf nokta ise gelecek nesilleri bu maya ile yeniden mayalayabilmenin zeminini hazırlayabilmektir Bu çalışmada psikoloji ile sosyoloji felsefe ile epigenetik tarihsel düşünce sistemleri ile çağdaş yönetim kuramları iç içe geçerek kültürel bir çözümleme sunulmaya çalışıldı Özellikle Anadolu coğrafyasına ve onu mayalayan düşünce ve irfan iklimine odaklanarak bin yıllık irfan geleneğimizin insan ve yönetim tasavvuruna etkileri incelenmeye çalışıldı Anadolu irfanı olarak adlandırılan bu derin halk bilgeliği Mevlâna nın Yunus Emre nin Hacı Bektaş ın Ahmed Yesevî nin diliyle şekillenmiş her bir bireyin bütünlüğünde toplumu da mayalamıştır Bu maya bireyin topluma devlete ve yönetime dair algısını da yöneticinin insana dair duruşunu da şekillendirmektedir Epigenetik bulgular genetik kodlarla birlikte duyguların travmaların ve kültürel örüntülerin de nesiller boyunca aktarılabildiğini göstermektedir Bu bağlamda kültürel bilinçaltı davranışlarımızda kararlarımızda ve hatta yöneticilik uygulamalarımızda canlı bir gerçeklik olarak tezahür etmektedir Bu çalışma bu sessiz aktarım yollarının bireysel toplumsal ve kurumsal davranışlara nasıl sirayet ettiğini hem bilimsel hem de irfani bir bakışla tartışmayı hedeflemektedir

Asos Yayınları
Eşref i mahlukat olarak yaratılmış gizemli biyolojik bir varlık olan insan kültürle yoğrulan anlamla şekillenen geçmişin ve geleceğin izlerini bugünde taşıyan bir bilinç yapısının kökleri ve taşıyıcısıdır Davranışlarımızı belirleyen en gizemli etken bireysel tercihlerimizin yanında içinde doğduğumuz kültürün görünmeyen kalıpları sessiz aktarımları ve kuşaktan kuşağa geçen hafızasıdır Bugünün yönetim krizleri yalnızca teknik bilgi eksikliğiyle değil insanı anlamada yaşanan derin bir yetersizlikle ilgilidir Modern yönetim modelleri sıklıkla evrensellik adına yerelliği yok sayarken insanın kendi kültürel dokusundan tarihsel birikiminden ve bilinçaltı kaynaklarından nasıl beslendiğini göz ardı etmektedir Oysa yönetmek sadece yön tayin etmek değil insanı toplumu ve bu ikisinin derinliklerine işlemiş mayayı anlamaktır Asıl püf nokta ise gelecek nesilleri bu maya ile yeniden mayalayabilmenin zeminini hazırlayabilmektir Bu çalışmada psikoloji ile sosyoloji felsefe ile epigenetik tarihsel düşünce sistemleri ile çağdaş yönetim kuramları iç içe geçerek kültürel bir çözümleme sunulmaya çalışıldı Özellikle Anadolu coğrafyasına ve onu mayalayan düşünce ve irfan iklimine odaklanarak bin yıllık irfan geleneğimizin insan ve yönetim tasavvuruna etkileri incelenmeye çalışıldı Anadolu irfanı olarak adlandırılan bu derin halk bilgeliği Mevlâna nın Yunus Emre nin Hacı Bektaş ın Ahmed Yesevî nin diliyle şekillenmiş her bir bireyin bütünlüğünde toplumu da mayalamıştır Bu maya bireyin topluma devlete ve yönetime dair algısını da yöneticinin insana dair duruşunu da şekillendirmektedir Epigenetik bulgular genetik kodlarla birlikte duyguların travmaların ve kültürel örüntülerin de nesiller boyunca aktarılabildiğini göstermektedir Bu bağlamda kültürel bilinçaltı davranışlarımızda kararlarımızda ve hatta yöneticilik uygulamalarımızda canlı bir gerçeklik olarak tezahür etmektedir Bu çalışma bu sessiz aktarım yollarının bireysel toplumsal ve kurumsal davranışlara nasıl sirayet ettiğini hem bilimsel hem de irfani bir bakışla tartışmayı hedeflemektedir

Asos Yayınları
Eşref i mahlukat olarak yaratılmış gizemli biyolojik bir varlık olan insan kültürle yoğrulan anlamla şekillenen geçmişin ve geleceğin izlerini bugünde taşıyan bir bilinç yapısının kökleri ve taşıyıcısıdır Davranışlarımızı belirleyen en gizemli etken bireysel tercihlerimizin yanında içinde doğduğumuz kültürün görünmeyen kalıpları sessiz aktarımları ve kuşaktan kuşağa geçen hafızasıdır Bugünün yönetim krizleri yalnızca teknik bilgi eksikliğiyle değil insanı anlamada yaşanan derin bir yetersizlikle ilgilidir Modern yönetim modelleri sıklıkla evrensellik adına yerelliği yok sayarken insanın kendi kültürel dokusundan tarihsel birikiminden ve bilinçaltı kaynaklarından nasıl beslendiğini göz ardı etmektedir Oysa yönetmek sadece yön tayin etmek değil insanı toplumu ve bu ikisinin derinliklerine işlemiş mayayı anlamaktır Asıl püf nokta ise gelecek nesilleri bu maya ile yeniden mayalayabilmenin zeminini hazırlayabilmektir Bu çalışmada psikoloji ile sosyoloji felsefe ile epigenetik tarihsel düşünce sistemleri ile çağdaş yönetim kuramları iç içe geçerek kültürel bir çözümleme sunulmaya çalışıldı Özellikle Anadolu coğrafyasına ve onu mayalayan düşünce ve irfan iklimine odaklanarak bin yıllık irfan geleneğimizin insan ve yönetim tasavvuruna etkileri incelenmeye çalışıldı Anadolu irfanı olarak adlandırılan bu derin halk bilgeliği Mevlâna nın Yunus Emre nin Hacı Bektaş ın Ahmed Yesevî nin diliyle şekillenmiş her bir bireyin bütünlüğünde toplumu da mayalamıştır Bu maya bireyin topluma devlete ve yönetime dair algısını da yöneticinin insana dair duruşunu da şekillendirmektedir Epigenetik bulgular genetik kodlarla birlikte duyguların travmaların ve kültürel örüntülerin de nesiller boyunca aktarılabildiğini göstermektedir Bu bağlamda kültürel bilinçaltı davranışlarımızda kararlarımızda ve hatta yöneticilik uygulamalarımızda canlı bir gerçeklik olarak tezahür etmektedir Bu çalışma bu sessiz aktarım yollarının bireysel toplumsal ve kurumsal davranı

Asos Yayınları
Eşref i mahlukat olarak yaratılmış gizemli biyolojik bir varlık olan insan kültürle yoğrulan anlamla şekillenen geçmişin ve geleceğin izlerini bugünde taşıyan bir bilinç yapısının kökleri ve taşıyıcısıdır Davranışlarımızı belirleyen en gizemli etken bireysel tercihlerimizin yanında içinde doğduğumuz kültürün görünmeyen kalıpları sessiz aktarımları ve kuşaktan kuşağa geçen hafızasıdır Bugünün yönetim krizleri yalnızca teknik bilgi eksikliğiyle değil insanı anlamada yaşanan derin bir yetersizlikle ilgilidir Modern yönetim modelleri sıklıkla evrensellik adına yerelliği yok sayarken insanın kendi kültürel dokusundan tarihsel birikiminden ve bilinçaltı kaynaklarından nasıl beslendiğini göz ardı etmektedir Oysa yönetmek sadece yön tayin etmek değil insanı toplumu ve bu ikisinin derinliklerine işlemiş mayayı anlamaktır Asıl püf nokta ise gelecek nesilleri bu maya ile yeniden mayalayabilmenin zeminini hazırlayabilmektir Bu çalışmada psikoloji ile sosyoloji felsefe ile epigenetik tarihsel düşünce sistemleri ile çağdaş yönetim kuramları iç içe geçerek kültürel bir çözümleme sunulmaya çalışıldı Özellikle Anadolu coğrafyasına ve onu mayalayan düşünce ve irfan iklimine odaklanarak bin yıllık irfan geleneğimizin insan ve yönetim tasavvuruna etkileri incelenmeye çalışıldı Anadolu irfanı olarak adlandırılan bu derin halk bilgeliği Mevlâna nın Yunus Emre nin Hacı Bektaş ın Ahmed Yesevî nin diliyle şekillenmiş her bir bireyin bütünlüğünde toplumu da mayalamıştır Bu maya bireyin topluma devlete ve yönetime dair algısını da yöneticinin insana dair duruşunu da şekillendirmektedir Epigenetik bulgular genetik kodlarla birlikte duyguların travmaların ve kültürel örüntülerin de nesiller boyunca aktarılabildiğini göstermektedir Bu bağlamda kültürel bilinçaltı davranışlarımızda kararlarımızda ve hatta yöneticilik uygulamalarımızda canlı bir gerçeklik olarak tezahür etmektedir Bu çalışma bu sessiz aktarım yollarının bireysel toplumsal ve kurumsal davranışlara nasıl sirayet ettiğini hem bilimsel hem de irfani bir bakışla tartışmayı hedeflemektedir