Kültürel Diplomasinin Yeni Aracı Kütüphane Diplomasisi — Selçuk Aydın

Kültürel Diplomasinin Yeni Aracı Kütüphane Diplomasisi
Selçuk AydınHiperlink Yayınları
Kültürel Diplomasinin Yeni Aracı Kütüphane Diplomasisi
Selçuk Aydınİskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor

Hiperlink
İskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor Tanıtım Bülteninden

Hiperlink Yayınları
İskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor

Hiperlink Yayınları
İskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor

Hiperlink Yayınları
İskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor

Hiperlink
İskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor

Hiper Yayınları
İskenderiye ye giren her elçi önce kitaplara sonra şehre bakardı Çünkü büyük İskenderiye Kütüphanesi krallıkların birbirini tarttığı görkemli bir diplomasi sahnesiydi Yabancı ülkelerden gelen hükümdarlar yanlarında getirdikleri kendi topraklarının en değerli metinlerini kütüphaneye armağan eder karşılığında Mısır ın bilgeliğinden pay alırlardı Diplomasi burada silahların değil kitapların gücüyle kurulurdu 9 yüzyılda Abbâsî Halifesi Me mun Bizans İmparatoru III Michael a bir elçi gönderdi Elçinin isteği ne toprak ne de altındı O Aristo nun Batlamyus un ve Helenistik bilginlerin el yazmalarına talipti Bizans bu talebi bir tehdit değil bir saygı göstergesi kabul etti Çünkü Me mun un bilginlere verdiği değer siyasal ilişkilere yeni bir anlam kazandırıyordu Bu el yazmaları Bağdat a ulaştığında hem bilimi hem iki uygarlık arasındaki diplomatik dili değiştirirdi Asırlar sonra Osmanlı sarayında benzer sahneler tekrarlandı İstanbul a gelen elçiler siyasî mesajların yanında adeta küçük birer kütüphane getirirdi Enderun un yüksek duvarları arasında açılan bu küçük fakat etkisi büyük koleksiyonlar karşılıklı saygının ve kültürel tanımanın bir nişanesi sayılırdı Bir ülke kendi dilini edebiyatını ve dünya görüşünü kitaplarla göndererek kendini tanıtmanın en zarif yolunu seçerdi Elçilerin bıraktığı eserler kimi zaman siyasî gerilimleri yumuşatan kimi zaman yeni ittifakların kapısını aralayan kültürel köprülere dönüşürdü Bugün yüzyıllar sonra kütüphaneler hâlâ aynı şeyi fısıldıyor Bir toplum kendini dünyaya kütüphaneleriyle anlatabilir Teknolojinin algoritmaların ve dijital ağların yön verdiği çağımızda bile ülkeler en derin hikâyelerini kütüphaneler üzerinden paylaşmayı sürdürüyor Kitaplar koleksiyonlar dijital miras projeleri ve kültürel programlar sesi değil sözü yükselten ve etkisi uzun süren bir diplomasi dili yaratıyor Kütüphane diplomasisi konusunda Türkiye de yazılmış ilk eser olmasının yanı sıra dünya literatüründe sınırlı sayıdaki çalışmalardan biri olan elinizdeki kitap bu kadim geleneğin modern dünyadaki izini sürüyor İskenderiye den Enderun a oradan dijital çağın sınır tanımayan evrenine uzanan bir çizgide kütüphanelerin görünmez sınırları aşarak nasıl birer kültürel köprüye dönüştüğünü ortaya koyuyor