Kültürel Emperyalizm — John Tomlinson

Kültürel Emperyalizm
John TomlinsonAyrıntı Yayınları
Kültürel Emperyalizm
John TomlinsonTelevizyonun kültürümüzdeki yeri nedir Medya iktidarı altında mı yaşıyoruz Marlboro ve Coca Cola içmek bizim kültürel yazgımız mı Dallas ı izlerken kültürümüzü Amerikan kültürüne mi peşkeş çekiyoruz Jean Baudrillard dan Stuart Hall a Anthny Giddens tan Cees Hamelink e kadar pek çok kuramcı otantik tarafından işgal edildiğini savunuyor Onlara göre Üçüncü Dünya kültürel emperyalizmin pençesine düşmüş ve cehalet içerisinde inim inim inliyor Durum o kadar vahim ki UNESCO toplantılarında ulusları temsil ettiği söylenen birileri kalkıp milyonlar adına konuşuyor yok olmakta olan kültürleri korumak tan söz ediyor Bu kitapta John Tomlinson konu hakkında tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğu varsayan modernist söylemlerine karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irede sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonun ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekanlar tasavvur edebiliriz

Ayrıntı Yayınları
çev. Emrehan Zeybekoğlu
Televizyonun kültürümüzdeki yeri nedir Medya iktidarı altında mı yaşıyoruz Marlboro ve Coca Cola içmek bizim kültürel yazgımız mı Dallas ı izlerken kültürümüzü Amerikan kültürüne mi peşkeş çekiyoruz Jean Baudrillard dan Stuart Hall a Anthony Giddens tan Cees Hamelink e kadar pek çok kuramcı otantik kültürlerin Batı nın özellikle deAmerika nın gelişkin kapitalist kültürü tarafından işgal edildiğini savunuyor Onlara göre Üçüncü Dünya kültürel emperyalizmin pençesine düşmüş ve cehalet içerisinde inim inim inliyor Durum o kadar vahim ki UNESCO toplantılarında ulusları temsil ettiği söylenen birileri kalkıp milyonlar adına konuşuyor yok olmakta olan kültürleri korumak tan söz ediyor Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekânlar tasavvur edebiliriz

Ayrıntı Yayınları
Televizyonun kültürümüzdeki yeri nedir Medya iktidarı altında mı yaşıyoruz Marlboro ve Coca Cola içmek bizim kültürel yazgımız mı Dallas ı izlerken kültürümüzü Amerikan kültürüne mi peşkeş çekiyoruz Jean Baudrillard dan Stuart Hall a Anthony Giddens tan Cees Hamelink e kadar pek çok kuramcı otantik kültürlerin Batı nın özellikle de Amerika nın gelişkin kapitalist kültürü tarfından işgal edildiğini savunuyor Onlara göre Üçüncü Dünya kültürel emperyalizmin pençesine düşmüş ve cehalet içerisinde inim inim inliyor Durum o kadar vahim ki UNESCO toplantılarında ulusları temsil ettiği söylenen birileri kalkıp milyonlar adına konuşuyor yok olmakta olan kültürleri korumak tan söz ediyor Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekanlar tasavvur edebiliriz Sayfa Sayısı 267 Baskı Yılı 1999 Dili Türkçe Yayınevi Ayrıntı Yayınları

Ayrıntı Yayınları
çev. Emrehan Zeybekoğlu
Televizyonun kültürümüzdeki yeri nedir Medya iktidarı altında mı yaşıyoruz Marlboro ve Coca Cola içmek bizim kültürel yazgımız mı Dallas ı izlerken kültürümüzü Amerikan kültürüne mi peşkeş çekiyoruz Jean Baudrillard dan Stuart Hall a Anthony Giddens tan Cees Hamelink e kadar pek çok kuramcı otantik kültürlerin Batı nın özellikle deAmerika nın gelişkin kapitalist kültürü tarafından işgal edildiğini savunuyor Onlara göre Üçüncü Dünya kültürel emperyalizmin pençesine düşmüş ve cehalet içerisinde inim inim inliyor Durum o kadar vahim ki UNESCO toplantılarında ulusları temsil ettiği söylenen birileri kalkıp milyonlar adına konuşuyor yok olmakta olan kültürleri korumak tan söz ediyor Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekânlar tasavvur edebiliriz

Ayrıntı Yayınları
Televizyonun kültürümüzdeki yeri nedir Medya iktidarı altında mı yaşıyoruz Marlboro ve Coca Cola içmek bizim kültürel yazgımız mı Dallas ı izlerken kültürümüzü Amerikan kültürüne mi peşkeş çekiyoruz Jean Baudrillard dan Stuart Hall a Anthony Giddens tan Cees Hamelink e kadar pek çok kuramcı otantik kültürlerin Batı nın özellikle deAmerika nın gelişkin kapitalist kültürü tarafından işgal edildiğini savunuyor Onlara göre Üçüncü Dünya kültürel emperyalizmin pençesine düşmüş ve cehalet içerisinde inim inim inliyor Durum o kadar vahim ki UNESCO toplantılarında ulusları temsil ettiği söylenen birileri kalkıp milyonlar adına konuşuyor yok olmakta olan kültürleri korumak tan söz ediyor Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekânlar tasavvur edebiliriz

Ayrıntı Yayınları
Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekanlar tasavvur edebiliriz

Ayrıntı
çev. Zeybekoğlu, Emrehan
Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor

Ayrıntı Yayınları
John Tomlinson tarafından kaleme alınan Kültürel Emperyalizm Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kültürel Emperyalizm John Tomlinson Kitap Özeti Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinsona göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Colayı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekanlar tasavvur edebiliriz Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar John Tomlinson Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9789755392578 Kategori Avrupa Birliği Diğer İnsan ve Toplum Dünya Siyaseti ve Politikası Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Kültür ve Bilim

Ayrıntı Yayınları
çev. Emrehan Zeybekoğlu
Televizyonun kültürümüzdeki yeri nedir Medya iktidarı altında mı yaşıyoruz Marlboro ve Coca Cola içmek bizim kültürel yazgımız mı Dallas ı izlerken kültürümüzü Amerikan kültürüne mi peşkeş çekiyoruz Jean Baudrillard dan Stuart Hall a Anthony Giddens tan Cees Hamelink e kadar pek çok kuramcı otantik kültürlerin Batı nın özellikle de Amerika nın gelişkin kapitalist kültürü tarfından işgal edildiğini savunuyor Onlara göre Üçüncü Dünya kültürel emperyalizmin pençesine düşmüş ve cehalet içerisinde inim inim inliyor Durum o kadar vahim ki UNESCO toplantılarında ulusları temsil ettiği söylenen birileri kalkıp milyonlar adına konuşuyor yok olmakta olan kültürleri korumak tan söz ediyor Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinson a göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Cola yı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekanlar tasavvur edebiliriz Sayfa Sayısı 267Baskı Yılı 1999Dili TürkçeYayınevi Ayrıntı Yayınları

Edebiyatist
Tüm ağırlığı taşıma gücünüz yoksa bu dünyanın sonu olmayabilir Birinin birilerinin ufacık bir dokunuşuna ihtiyacınız vardır o kadar Osman Balcıgil Kaçmak bazen bir yenilgi değil var olabilmenin tek yoludur Ve bazen en büyük kaçış umuda doğrudur Elli bir yazar ve büyük usta Osman Balcıgil kız çocuklarımızın eğitimine destek olmak için kalemlerini bu kitapta buluşturdu Her öyküde tanıdık bir yüzle karşılaşacak kaçışın ardında gizlenen yaşam tutkusuna tanık olacaksınız

Ayrıntı Yayınları
John Tomlinson tarafından kaleme alınan Kültürel Emperyalizm Ayrıntı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kültürel Emperyalizm John Tomlinson Kitap Özeti Bu kitapta John Tomlinson konu hakkındaki tartışmalar ve bu tartışmaların ardında yatan teorik ideolojik ve siyasi varsayımlara eleştirel bir giriş yaparken medya emperyalizmi tartışması ulusal kültürel kimlikler çokuluslu kapitalizmin ve kültürel modernliğin eleştirisi gibi bir dizi söylemde kültürel emperyalizmi merkezi role sahip bir kavram olarak ele alıyor Bu söylemlerin incelenmesi ekonomik ya da siyasi emperyalizmden farklı olarak kültürel emperyalizm düşüncesinin kurgulanışında yatan temel sorunları ortaya koyuyor Kitap ithal kültürel ürünlerin etkilerinden kültürel türdeşleşme sürecine ve kültürel özerkliğin doğasına kadar pek çok konuyu ele alıyor Yazar kültürel emperyalizme dair eleştirel söylemlerin ulusal kültürler üzerinden değerlendirilemeyeceğini bunların küresel kültürel modernliğin yükselişine karşı protestolar olarak anlaşılması gerektiğini savunuyor Ve konuya çok önemli bir boyut getiriyor Kültürel irade Üçüncü Dünya halklarının kendilerine dayatılan yabancı kültürü hap gibi yutan salaklar olduğunu varsayan modernist söylemlere karşı kültürel toplulukların kendi tercihleri olan özneler kültürel eylemciler olduğunu hatırlatıyor Tomlinsona göre kültür bir alınyazısı değil bir karar meselesi Bu yüzden Batılı kültürler de dahil olmak üzere kaybolmakta olan kültürleri yaşatmak kolektif irade oluşturan süreçlerin başarısıyla mümkündür Bu da kültürü yaşatan ve geliştiren insanların irade sahibi özneler olarak kendi kaderlerini kendi ellerine alacak şekilde sorumlu davranmalarını gerektirir Ancak o zaman televizyonu ve Coca Colayı lanetlemek yerine onların içini dolduran şeyleri insanileştirmenin yollarını arayabilir hep birlikte yeni kültürel mekanlar tasavvur edebiliriz Yayınevi Ayrıntı Yayınları Yazar John Tomlinson Sayfa 304 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Aralık 2020 Barkod 9789755392572 Kategori Avrupa Birliği Diğer İnsan ve Toplum Dünya Siyaseti ve Politikası Genel Politika Siyaset Bilim Siyaset Tarihi Kültür ve Bilim