Kültürlerarası İletişim — Fatih Yapıcı

Kültürlerarası İletişim
Fatih YapıcıAkademisyen Kitabevi
Kültürlerarası İletişim
Fatih YapıcıFatih Yapıcı tarafından kaleme alınan Kültürlerarası İletişim Akademisyen Kitabevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Kültürlerarası İletişim Fatih Yapıcı Kitap Özeti Kültürlerarası iletişim insanlık tarihi ile başlar Kültürlerarası iletişim teorisi ise 1950 li yıllardan itibaren özellikle iletişim alanında ilgi çeker Bununla birlikte konu ülkemizde henüz akademik çevrelerde yeteri kadar tanınmamaktadır Kavramın temelinde kültür ve iletişim yatar Kültür çeşitli bilim insanlarınca çok değişik biçimlerde tanımlanır Bunun nedeni kültürün hayatın her alanında varlık göstermesi ve insan yaşamını doğumdan ölüme kadar düzenleyen bir kurum olmasıdır Kültür aileden başlayarak toplum içerisinde çevreden kazanılır En basit ve küçük toplumların dahi kendilerine özgü bir kültür sistemleri vardır ve hiçbir toplum dünyadan tamamen ayrı bir biçimde yaşayamaz Mutlaka farklı toplumlarla iletişim kurmak zorundadır İletişim en az bir gönderici ve alıcıdan oluşan bilgi aktarımı sürecidir İletişim süreci insanların üzerinde anlaştıkları çeşitli kodlar ile gerçekleştirilir Aynı doğal dil gibi bir göstergeler sistemi olan kültürel kodlar da toplumun kendi içinde anlaşmasını sağlar Bu kodların farklı kültürlerle iletişim sırasında aktarımına kültürlerarası iletişim denir Kültür toplumu bir arada tutan değerler sitemi olarak toplumdan topluma farklılık gösterir Çünkü kültür onu üreten insanların dünyaya bakış biçimini onu algılayış şeklini değerlerini ve dünya görüşünü yansıtır Bu açıdan kültürel farklılıklar iletişim sırasında sorun olabilir Bu kitabın amacı kültürlerarası iletişim konusunda ülkemizde yapılan az sayıdaki çalışmaya katkı sağlamaktır Bu kapsamda Türkiye de daha çok bilinen Batıdaki yaklaşımlara değinilmekle birlikte Rusya daki kültürlerarası iletişim teorisinin gelişimi anlatılmıştır Rusya daki çalışmalar Batıdaki gibi iletişim odaklı değil dilbilim ve dil kültür ilişkisi çevresinde doğmuş ve ilerleiv miştir Rusya da 1970 li yıllardan itibaren ülkedilbilim Rusçanın yabancı dil olarak öğretimi yöntemine yoğunlaşır Bu kapsamda dil ve kültür ilişkisi açıklanarak bunun dil öğretiminde kullanılması hedeflenir Şu da belirtilmelidir ki kültürlerarası farklılıklar kültürlerarası iletişimin engelleri değil aksine farklı kültürlerin birbirlerini tanıyıp anlaşmaları için bir neden olarak görülmelidir İnsan çeşitli grup kavim millet ve topluluklar halinde yaşamaktadır Dolayısıyla her topluluğun farklı bir kimliği vardır Bu toplulukların birbirlerini kendi kimlikleriyle tanıtma ve farklı kimliklerle tanışması bu sırada da birbirlerine saygılı olmaları beklenir Bu kitabın hazırlanması sırasında sevgisini ve şefkatini her an üzerimde hissettiğim kıymetli eşime sabırla benim çalışmamı tamamlamamı bekleyen sevgili çocuklarım Zeynep ile Muhammed Taha ya ve dualarını eksik etmeyen anneme ve babama minnettarım Ayrıca çalışma konusunda beni cesaretlendiren maddi manevi destekleyen ve gayretlendiren değerli dostum Mehmet Özberk e ve akademik anlamda emekleri olan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü nün değerli öğretim üyelerine teşekkürü borç bilirim Yayınevi Akademisyen Kitabevi Yazar Fatih Yapıcı Sayfa 137 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2022 Barkod 9786258399387 Kategori Başvuru Kitapları İletişim Medya Sosyal Medya ve İletişim

Akademisyen Kitabevi

Akademisyen Kitabevi
Kültürlerarası iletişim insanlık tarihi ile başlar Kültürlerarası iletişim teorisi ise 1950 li yıllardan itibaren özellikle iletişim alanında ilgi çeker Bununla birlikte konu ülkemizde henüz akademik çevrelerde yeteri kadar tanınmamaktadır Kavramın temelinde kültür ve iletişim yatar Kültür çeşitli bilim insanlarınca çok değişik biçimlerde tanımlanır Bunun nedeni kültürün hayatın her alanında varlık göstermesi ve insan yaşamını doğumdan ölüme kadar düzenleyen bir kurum olmasıdır Kültür aileden başlayarak toplum içerisinde çevreden kazanılır En basit ve küçük toplumların dahi kendilerine özgü bir kültür sistemleri vardır ve hiçbir toplum dünyadan tamamen ayrı bir biçimde yaşayamaz Mutlaka farklı toplumlarla iletişim kurmak zorundadır İletişim en az bir gönderici ve alıcıdan oluşan bilgi aktarımı sürecidir İletişim süreci insanların üzerinde anlaştıkları çeşitli kodlar ile gerçekleştirilir Aynı doğal dil gibi bir göstergeler sistemi olan kültürel kodlar da toplumun kendi içinde anlaşmasını sağlar Bu kodların farklı kültürlerle iletişim sırasında aktarımına kültürlerarası iletişim denir Kültür toplumu bir arada tutan değerler sitemi olarak toplumdan topluma farklılık gösterir Çünkü kültür onu üreten insanların dünyaya bakış biçimini onu algılayış şeklini değerlerini ve dünya görüşünü yansıtır Bu açıdan kültürel farklılıklar iletişim sırasında sorun olabilir Bu kitabın amacı kültürlerarası iletişim konusunda ülkemizde yapılan az sayıdaki çalışmaya katkı sağlamaktır Bu kapsamda Türkiye de daha çok bilinen Batıdaki yaklaşımlara değinilmekle birlikte Rusya daki kültürlerarası iletişim teorisinin gelişimi anlatılmıştır Rusya daki çalışmalar Batıdaki gibi iletişim odaklı değil dilbilim ve dil kültür ilişkisi çevresinde doğmuş ve ilerleiv miştir Rusya da 1970 li yıllardan itibaren ülkedilbilim Rusçanın yabancı dil olarak öğretimi yöntemine yoğunlaşır Bu kapsamda dil ve kültür ilişkisi açıklanarak bunun dil öğretiminde kullanılması hedeflen

Akademisyen Kitabevi
Kültürlerarası iletişim insanlık tarihi ile başlar Kültürlerarası iletişim teorisi ise 1950 li yıllardan itibaren özellikle iletişim alanında ilgi çeker Bununla birlikte konu ülkemizde henüz akademik çevrelerde yeteri kadar tanınmamaktadır Kavramın temelinde kültür ve iletişim yatar Kültür çeşitli bilim insanlarınca çok değişik biçimlerde tanımlanır Bunun nedeni kültürün hayatın her alanında varlık göstermesi ve insan yaşamını doğumdan ölüme kadar düzenleyen bir kurum olmasıdır Kültür aileden başlayarak toplum içerisinde çevreden kazanılır En basit ve küçük toplumların dahi kendilerine özgü bir kültür sistemleri vardır ve hiçbir toplum dünyadan tamamen ayrı bir biçimde yaşayamaz Mutlaka farklı toplumlarla iletişim kurmak zorundadır İletişim en az bir gönderici ve alıcıdan oluşan bilgi aktarımı sürecidir İletişim süreci insanların üzerinde anlaştıkları çeşitli kodlar ile gerçekleştirilir Aynı doğal dil gibi bir göstergeler sistemi olan kültürel kodlar da toplumun kendi içinde anlaşmasını sağlar Bu kodların farklı kültürlerle iletişim sırasında aktarımına kültürlerarası iletişim denir Kültür toplumu bir arada tutan değerler sitemi olarak toplumdan topluma farklılık gösterir Çünkü kültür onu üreten insanların dünyaya bakış biçimini onu algılayış şeklini değerlerini ve dünya görüşünü yansıtır Bu açıdan kültürel farklılıklar iletişim sırasında sorun olabilir Bu kitabın amacı kültürlerarası iletişim konusunda ülkemizde yapılan az sayıdaki çalışmaya katkı sağlamaktır Bu kapsamda Türkiye de daha çok bilinen Batıdaki yaklaşımlara değinilmekle birlikte Rusya daki kültürlerarası iletişim teorisinin gelişimi anlatılmıştır Rusya daki çalışmalar Batıdaki gibi iletişim odaklı değil dilbilim ve dil kültür ilişkisi çevresinde doğmuş ve ilerleiv miştir Rusya da 1970 li yıllardan itibaren ülkedilbilim Rusçanın yabancı dil olarak öğretimi yöntemine yoğunlaşır Bu kapsamda dil ve kültür ilişkisi açıklanarak bunun dil öğretiminde kullanılması Şu da belirtilmelidir ki kültürlerarası farklılıklar kültürlerarası iletişimin engelleri değil aksine farklı kültürlerin birbirlerini tanıyıp anlaşmaları için bir neden olarak görülmelidir İnsan çeşitli grup kavim millet ve topluluklar halinde yaşamaktadır Dolayısıyla her topluluğun farklı bir kimliği vardır Bu toplulukların birbirlerini kendi kimlikleriyle tanıtma ve farklı kimliklerle tanışması bu sırada da birbirlerine saygılı olmaları beklenir Bu kitabın hazırlanması sırasında sevgisini ve şefkatini her an üzerimde hissettiğim kıymetli eşime sabırla benim çalışmamı tamamlamamı bekleyen sevgili çocuklarım Zeynep ile Muhammed Taha ya ve dualarını eksik etmeyen anneme ve babama minnettarım Ayrıca çalışma konusunda beni cesaretlendiren maddi manevi destekleyen ve gayretlendiren değerli dostum Mehmet Özberk e ve akademik anlamda emekleri olan Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Slav Dilleri ve Edebiyatları Bölümü nün değerli öğretim üyelerine teşekkürü borç bilirim