Kültürümüzün Kırk Ambarı Cemil Meriç — Selahaddin Yaşar

Kültürümüzün Kırk Ambarı Cemil Meriç
Selahaddin Yaşar40lar Kulübü Yayınevi
Kültürümüzün Kırk Ambarı Cemil Meriç
Selahaddin YaşarDoğumunun 100 yılına ithafen Önsözümüz Prof Dr Cemil Meriç Beyefendinin kızı Prof Dr Ümit Meriç hanımefendinin kendisi tarafından yazılmıştır Cemil Meriç düşünce tarihimizin doğuyu ve batıyı özümsemiş en yerli adamlarından biridir Çok yönlü kültür ve edebiyat insanı Bugün bu tür entelektüel yazar ve akademisyenlere pek rastlayamıyoruz maalesef Çok yönlü bir çok alanda başarılı olmuş tam bir eğitmen Uzun yıllar öğretmenlik ve akademisyenlik deneyimi kitaplar makaleler ve gazete yazıları Bu başarılarılarının aksine hayatı zorluklarla geçmiş bir bilge bir kültür insanı Yaşamış olduğu talihsiz bir kaza ve gözlerini kaybetmesi Onu hedeflerinden ve hayallerinden koparmamış bilakis kamçılamıştır hayata tutunup tekrar başarılı bir şekilde yaşamını idame ettirmiştir Bizzat bulunduğum bir söyleşide kızı Ümit Meriç hanımefendi şöyle anlatmıştı Cemil Meriç bey gözlerini kaybettiğinde 8 yaşlarında olan ümit hanım kendisine kitap okurmuş bu uzun bir zaman bu şekilde devam etmiş ve kendisi bu sayede daha çok küçük iken birçok kitabı okuma fırsatı yakaladığını söylemişti Cemil Meriç okumaya Bu Ülke Işık Doğudan Gelir ile başlayabilirsiniz acizane tavsiyemizdir

Yeni Asya Neşriyat
Kültür ve düşünce dünyamızda hem Doğuyu hem de Batıyı çok iyi bilmesiyle ayrı bir öneme sahip olan bir tefekkür insanıdır Cemil Meriç Ölmek unutulmaktır Hatırlandıkça yaşıyoruz Böyle demişti bir dostuna yazdığı mektupta Ölmeyi ve yaşamayı nefes alıp vermekten ziyade hayatta yaptığı işlere insanlar üzerinde bıraktığı kanaatlere bağlamanın ifadesi olan bu sözü yaşama sebebi telâkki ettiği için öldükten sonra kendini hatırlatacak pek çok sebep ve vesile bıraktı

YENİ ASYA NEŞRİYAT
Kültür ve düşünce dünyamızda hem Doğuyu hem de Batıyı çok iyi bilmesiyle ayrı bir öneme sahip olan bir tefekkür insanıdır Cemil Meriç Ölmek unutulmaktır Hatırlandıkça yaşıyoruz Böyle demişti bir dostuna yazdığı mektupta Ölmeyi ve yaşamayı nefes alıp vermekten ziyade hayatta yaptığı işlere insanlar üzerinde bıraktığı kanaatlere bağlamanın ifadesi olan bu sözü yaşama sebebi telakki ettiği için öldükten sonra kendini hatırlatacak pek çok sebep ve vesile bıraktı