Kum Tefrikaları — Ömür İklim Demir

Kum Tefrikaları
Ömür İklim DemirYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Kum Tefrikaları
Ömür İklim DemirÜzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta

Yapı Kredi Yayınları
Üzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta Tanıtım Bülteninden

Yapı Kredi Yayınları
Üzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta

Yapı Kredi Yayınları
Mutedil Dalgalı Üzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta

YAPI KREDİ YAYINLARI
Mutedil Dalgalı Kısa Özet Üzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar ÖMÜR İKLİM DEMİR Sayfa Sayısı 150 Yıl 2022

Yapı Kredi Yayınları
Ömür İklim Demir tarafından kaleme alınan Mutedil Dalgalı Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Mutedil Dalgalı Ömür İklim Demir Kitap Özeti Üzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Ömür İklim Demir Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9789750854941 Kategori Öykü

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )
Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir kat kat açılan bir romanla çıkıyor karşımıza Panjurların gölgesi yüzümde parlayıp söndüğünde bıyığımla oynuyordum ardından boğuk bir gök gürültüsü geldi Sigaramın külünü silktim Beş saniye önce kor gibi yanan kül yüz yıllık diğer külün içinde kaybolup gitti Geçmiş tarafından yutulmak böyle bir şey olmalıydı Bir iyi dilek bir ilk roman Kum Tefrikaları

Yapı Kredi Yayınları
Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir kat kat açılan bir romanla çıkıyor karşımıza Panjurların gölgesi yüzümde parlayıp söndüğünde bıyığımla oynuyordum ardından boğuk bir gök gürültüsü geldi Sigaramın külünü silktim Beş saniye önce kor gibi yanan kül yüz yıllık diğer külün içinde kaybolup gitti Geçmiş tarafından yutulmak böyle bir şey olmalıydı Bir iyi dilek bir ilk roman Kum Tefrikaları

YAPI KREDİ YAYINLARI
Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir kat kat açılan bir romanla çıkıyor karşımıza Panjurların gölgesi yüzümde parlayıp söndüğünde bıyığımla oynuyordum ardından boğuk bir gök gürültüsü geldi Sigaramın külünü silktim Beş saniye önce kor gibi yanan kül yüz yıllık diğer külün içinde kaybolup gitti Geçmiş tarafından yutulmak böyle bir şey olmalıydı Bir iyi dilek bir ilk roman Kum Tefrikaları Yayınevi YAPI KREDİ YAYINLARI Yazar ÖMÜR İKLİM DEMİR Baskı 1 BASKI Sayfa Sayısı 427 SAYFA Yıl 2020

Yapı Kredi Yayınları
Muhtelif Evhamlar Kitabı yazarı Ömür İklim Demir in ilk romanı Kum Tefrikaları Ömür İklim Demir bu kez kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir kat kat açılan bir romanla çıkıyor karşımıza Panjurların gölgesi yüzümde parlayıp söndüğünde bıyığımla oynuyordum ardından boğuk bir gök gürültüsü geldi Sigaramın külünü silktim Beş saniye önce kor gibi yanan kül yüz yıllık diğer külün içinde kaybolup gitti Geçmiş tarafından yutulmak böyle bir şey olmalıydı Bir iyi dilek bir ilk roman Kum Tefrikaları

Yapı Kredi Yayınları
Ömür İklim Demir tarafından kaleme alınan Kum Tefrikaları Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kum Tefrikaları Ömür İklim Demir Kitap Özeti Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir kat kat açılan bir romanla çıkıyor karşımıza Panjurların gölgesi yüzümde parlayıp söndüğünde bıyığımla oynuyordum ardından boğuk bir gök gürültüsü geldi Sigaramın külünü silktim Beş saniye önce kor gibi yanan kül yüz yıllık diğer külün içinde kaybolup gitti Geçmiş tarafından yutulmak böyle bir şey olmalıydı Bir iyi dilek bir ilk roman Kum Tefrikaları Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Ömür İklim Demir Sayfa 432 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9789750848643 Kategori Roman

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman Tanıtım Bülteninden

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman

DOĞAN KİTAP
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman Yayınevi DOĞAN KİTAP Yazar ÖMÜR İKLİM DEMİR Sayfa Sayısı 552 Yıl 2025

Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman Yazar Ömür İklim Demir Sayfa Sayısı 552 Çeviri Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Aralık 2025 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman

Doğan Kitap
Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman

Doğan Kitap
Kum Tefrikaları Kitap Açıklaması Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman Kitap Adı Kum Tefrikaları Yazar Ömür İklim Demir Yayınevi Doğan Kitap Hamur Tipi 2 Hamur Sayfa Sayısı 552 Ebat 13 5 x 19 5 İlk Baskı Yılı 2025 Baskı Sayısı 1 Basım Dil Türkçe Barkod 9786255683564

Kitap Hakkında Dünyanın kenarı derdi Murat Hoca buraya kimsenin hikâyesi burada başlamaz doktorum sadece herkesinki burada sona erer Yanılıyordu halbuki Benim hikâyem tam da burada başladı Dünyanın kenarında ya da salonun ortasında ya da her ne haltsa ama temmuzda rüzgârlı bir havada Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor İlk eseri Muhtelif Evhamlar Kitabı nın ardından kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Bir iyi dilek bir ilk roman Tanıtım Bülteninden Ürün Özellikleri Yazar Ömür İklim Demir Yayınevi Doğan Kitap ISBN 9786255683564 Sayfa Sayısı 552 Boyut 13 5 x 19 5 Dil Türkçe Cilt Tipi İnce Kapak

YAPI KREDİ YAYINLARI
Ömür İklim Demir bu kez kumdan buhardan hayalden ibaret bir romanla çıkıyor karşımıza Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor geçmişle geleceğin arasında sabırla mekik dokuyor Kum Tefrikaları kuytunun saplanıp kalmanın kendine gömülmenin uzaklara düşmenin öteki bile olamamanın boşluğun hevesin meşgalenin Doktor Mithat ın Murat Hoca nın Yurdanur Hala nın Şevket Kemal Bey in ölülerin kelimelerin telgraf tıkırtısının tozun rüzgârın bulutların bütün o yılların ve de üstümüzden esip geçen diğer şeylerin hikâyesi Rüzgâr hiç durmadan esiyor sayfaların arasında her şey bir görünüp bir kayboluyor ya da bir kaybolup bir görünüyor Yutuyor kenarları köşeleri arabaları evleri kum yutuyor günleri takvimleri atları uçakları ve de hepsinden mürekkep hayalleri Bozkıra bakan izbe balkonlar Boğaz a açılıyor bir vakit ölümler umuda umutlar çaresizliğe benziyor yavaş yavaş Her kavram değişip dönüşürken Türkiye nin son yüz yılında dolanıyor Ömür İklim Demir kat kat açılan bir romanla çıkıyor karşımıza Panjurların gölgesi yüzümde parlayıp söndüğünde bıyığımla oynuyordum ardından boğuk bir gök gürültüsü geldi Sigaramın külünü silktim Beş saniye önce kor gibi yanan kül yüz yıllık diğer külün içinde kaybolup gitti Geçmiş tarafından yutulmak böyle bir şey olmalıydı Bir iyi dilek bir ilk roman Kum Tefrikaları

YAPI KREDİ YAYINLARI
Üzüntüyle başını cama dayayacak herkes bir şekilde diye düşünecek herkes bir şekilde bir yerlerde bir karenin içinde yok oluyor işte Bir mezarın dört duvarın ya da bir sayfanın içinde Ömür İklim Demir önceki kitaplarında ulaştığı özgün dilin sınırlarını Mutedil Dalgalı da daha da genişletiyor Çok sesli çok katmanlı hikâyelerin peşine düşen yazar her katmanıyla derinleşen şiirsel bir anlatının kapılarını açıyor okura Nihayetinde dilin ve biçimin ustalıkla örtüştüğü incelikle kurgulanmış on dört öyküyle çıkıyor karşımıza Bazen kendinden taşıyor anlattığı hikâye bazen kendi içine gömülüyor ve de nereye giderse gitsin okuyanı da hep yanında götürüyor Her öyküde dalgalanıyor hayatlar geçmişle geleceğin olmuşla olmamışın arasında Her öyküde biraz daha ölüyor ve biraz daha yaşıyor her karakter Bunlarla dönüyor dünya devasa bir sarmalın içinde bunlarla dönüyor sandalyeler ruhlar kelimeler karasinekler eski ceketler oyuncak ayılar çalakalem notlar tuhaf aynalar ve bütün o taşınamayan sırlar Çıkışa doğru ışık azalıyor oksijen azalıyor sesler azalıyor yan yana üç nokta kalıyor hepsinden geriye koca bir sessizliğin devamı gibi Varla yok arasında yan yana üç nokta