Kur an a İşari Yaklaşımlar — Hüseyin Çelik

Kur an a İşari Yaklaşımlar
Hüseyin ÇelikRağbet Yayınları
Kur an a İşari Yaklaşımlar
Hüseyin ÇelikTasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır
Kur an a İşari Yaklaşımlar
Hüseyin Çelik
Rağbet Yayınları
Tasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır

Rağbet Yayınları
Tasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır Onun lafızları akılla anlaşılabilirken manevi boyutuna ise ancak kalp gönül ile ulaşılabilmek mümkündür

Rağbet Yayınları
Tasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır

Rağbet Yayınları
Hüseyin Çelik tarafından kaleme alınan Kurana İşari Yaklaşımlar Rağbet Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kurana İşari Yaklaşımlar Hüseyin Çelik Kitap Özeti Tasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır Onun lafızları akılla anlaşılabilirken manevi boyutuna ise ancak kalp gönül ile ulaşılabilmek mümkündür Yayınevi Rağbet Yayınları Yazar Hüseyin Çelik Sayfa 152 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Kasım 2021 Barkod 9786057699756 Kategori Kuran ve Kuran Üzerine

Rağbet Yayınları
Tasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır Onun lafızları akılla anlaşılabilirken manevi boyutuna ise ancak kalp gönül ile ulaşılabilmek mümkündür

Rağbet Yayınları
Tasavvufî düşüncenin bünyesinde gelişen İşârî Tefsir Ekolü âyetleri anlamada lafızlara bağlı kalmayı esas olarak görmekle birlikte keşfe dayalı bilgiden de yararlanmışlardır Bu tefsir ekolünün temsilcileri Kur an ın sadece lafızdan ibaret olmadığını o lafızların içerisinde bazı manaların olduğunu bu manalara ise ilimle uğraşan herkesin vasıl olamayacaklarını onlara ulaşabilmek için ilmin ötesinde ayrıca nefsin bazı tezkiyelerden geçmesi gerektiğini savunmuşlardır Bu yolda İnsanın bildikleri ile amel ettiğinde Allah ın ona bilmediklerini öğreteceği ilkesini kendilerine rehber edinmişlerdir Onlar Kur an ı doğru anlamak için sarf nahiv gibi alet ilimlerinden müteşekkil olan salt bilgiyi yeterli görmemiş bilginin yanında amel i sâlihle tezkiyeyi nefsi de esas almışlardır Hatta ulaştıkları bazı bilgilerin sadece sâlih amel işlemekle elde edilebileceğini savunmuşlar yüzeysel olarak bilgiye sahip olup da bildikleriyle amel etmeyen kimse ile amel eden kimsenin ilmî seviyesinin müsavi olamayacağını kabul etmişlerdir Bu anlayışa göre Kur an sadece lafızdan ibaret değildir Onu doğru anlamak için de sadece akıl ve akılla ulaşılan bilgi yeterli değildir Diğer bir ifadeyle O sadece akılla anlaşılan bir kitap değildir Onu doğru anlamak için aklın yanında kalbin bilgisine keşf ve müşahedesine de ihtiyaç vardır Zira onun lafzi yönü olduğu gibi lafızların ötesinde manevi yönü de vardır Bu itibarla Kur an hem akla hem de kalbe hitap eden bir kitaptır Onun lafızları akılla anlaşılabilirken manevi boyutuna ise ancak kalp gönül ile ulaşılabilmek mümkündür img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img