Kur an ı Kerim ve Sami Dillerinde Ortak Sözcükler — İskender Şahin

Kur an ı Kerim ve Sami Dillerinde Ortak Sözcükler
İskender ŞahinGece Kitaplığı
Kur an ı Kerim ve Sami Dillerinde Ortak Sözcükler
İskender ŞahinMana ve lafız bütünlüğü olan Kur ân ı Kerim bir Müslüman için îmân ahlak amel ve tefekkür kaynağıdır Aynı zamanda her çağın insanının gaybî ve şuhûdî ihtiyaçlarına cevap verme özelliğini de bünyesinde barındıran ilâhî kelâmın bilimsel araştırmalara konu olması elbette kaçınılmazdır Bu itibarla onun üzerine yapılan anlamaya ve yaşamaya yönelik uğraşıların tümünün oldukça kıymetli olarak addedilmesi gerekir Dilbilimsel alanda meydana gelen modern usullere dayalı çalışmalar ve sonuçları Kur ân ı Kerim in ilgili sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatini uyandırmıştır Sadece Müslümanlarda değil aynı zamanda ve onlardan daha önce özellikle batılı şarkiyatçılarda da söz konusu kanaat uyanmaya başlamıştır Bu sahada bilhassa Kur ân ı Kerim in kavramlarının merkeze alındığını bariz bir şekilde müşâhede etmekteyiz Arthur Jeffery nin The Foreign Vocabulary of the Qur ân başlığını taşıyan eseri tüm eleştirilere rağmen esasen bilimsel olarak hazırlanmış bir doktora çalışması olup az önce işaret ettiğimiz hususun bir örneği olarak görülebilir Konu ile ilgili çalışmaları yaparken Jeffery gibi şarkiyatçıların Kur ân ı Kerim in önceki dinlerin değerlerinden esinlenerek oluşturulduğu şeklindeki kabullerini ispatlamak için onun kaynaklarını dil vasıtasıyla ortaya çıkarmak gibi bir amaç zihinlerinin bir köşesinde daima varlığını korumuştur Pek tabidir ki böylesi bir hedefin ister istemez dilbilimsel araştırmaların sonuçlarına aynı doğrultuda yansımaması beklenemezdi Onlar saha ile ilgili çalışmalarını ne maksatla yaparlarsa yapsınlar sonuçta ilahî kelamın lafızları manalarıyla bir bütün olarak kıyamete kadar tüm insanlığın iman amel ahlak ve tefekkür boyutundaki tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edecektir Modern dönemlerde İslâm dünyasında Kur ân kavramlarının Sâmî dilleri ekseninde çalışılması mevzuu ilim çevrelerince yeterli ilgiyi maalesef görebilmiş değildir Elbette bunun birçok sebebi olabilir Fakat sebep ne olursa olsun kavramların Sâmî dilleriyle mukayeseli olarak değerlendirilmesi Kur ân araştırmacılarının gündemine gelme noktasında oldukça geç bırakılmış bir husus olduğu için ister istemez bu saha ile ilgili batılı müelliflerin çalışmaları epeyce bir süre daha önemini korumaya devam edecek gibi gözükmektedir Bu durumda Müslüman ilim adamlarının da en az batılılar kadar bu sahada etkin ve yetkin olmasının hem ümidimiz hem de hedefimiz olması gerektiği kanaatini taşımaktayız Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Mana ve lafız bütünlüğü olan Kur ân ı Kerim bir Müslüman için îmân ahlak amel ve tefekkür kaynağıdır Aynı zamanda her çağın insanının gaybî ve şuhûdî ihtiyaçlarına cevap verme özelliğini de bünyesinde barındıran ilâhî kelâmın bilimsel araştırmalara konu olması elbette kaçınılmazdır Bu itibarla onun üzerine yapılan anlamaya ve yaşamaya yönelik uğraşıların tümünün oldukça kıymetli olarak addedilmesi gerekir Dilbilimsel alanda meydana gelen modern usullere dayalı çalışmalar ve sonuçları Kur ân ı Kerim in ilgili sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatini uyandırmıştır Sadece Müslümanlarda değil aynı zamanda ve onlardan daha önce özellikle batılı şarkiyatçılarda da söz konusu kanaat uyanmaya başlamıştır Bu sahada bilhassa Kur ân ı Kerim in kavramlarının merkeze alındığını bariz bir şekilde müşâhede etmekteyiz Arthur Jeffery nin The Foreign Vocabulary of the Qur ân başlığını taşıyan eseri tüm eleştirilere rağmen esasen bilimsel olarak hazırlanmış bir doktora çalışması olup az önce işaret ettiğimiz hususun bir örneği olarak görülebilir Konu ile ilgili çalışmaları yaparken Jeffery gibi şarkiyatçıların Kur ân ı Kerim in önceki dinlerin değerlerinden esinlenerek oluşturulduğu şeklindeki kabullerini ispatlamak için onun kaynaklarını dil vasıtasıyla ortaya çıkarmak gibi bir amaç zihinlerinin bir köşesinde daima varlığını korumuştur Pek tabidir ki böylesi bir hedefin ister istemez dilbilimsel araştırmaların sonuçlarına aynı doğrultuda yansımaması beklenemezdi Onlar saha ile ilgili çalışmalarını ne maksatla yaparlarsa yapsınlar sonuçta ilahî kelamın lafızları manalarıyla bir bütün olarak kıyamete kadar tüm insanlığın iman amel ahlak ve tefekkür boyutundaki tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edecektir Modern dönemlerde İslâm dünyasında Kur ân kavramlarının Sâmî dilleri ekseninde çalışılması mevzuu ilim çevrelerince yeterli ilgiyi maalesef görebilmiş değildir Elbette bunun birçok sebebi olabilir Fakat sebep ne olursa olsun kavramların Sâmî dilleriyle mukayeseli olarak değerlendirilmesi Kur ân araştırmacılarının gündemine gelme noktasında oldukça geç bırakılmış bir husus olduğu için ister istemez bu saha ile ilgili batılı müelliflerin çalışmaları epeyce bir süre daha önemini korumaya devam edecek gibi gözükmektedir Bu durumda Müslüman ilim adamlarının da en az batılılar kadar bu sahada etkin ve yetkin olmasının hem ümidimiz hem de hedefimiz olması gerektiği kanaatini taşımaktayız Tanıtım Bülteninden

Gece Kitaplığı
Mana ve lafız bütünlüğü olan Kur ân ı Kerim bir Müslüman için îmân ahlak amel ve tefekkür kaynağıdır Aynı zamanda her çağın insanının gaybî ve şuhûdî ihtiyaçlarına cevap verme özelliğini de bünyesinde barındıran ilâhî kelâmın bilimsel araştırmalara konu olması elbette kaçınılmazdır Bu itibarla onun üzerine yapılan anlamaya ve yaşamaya yönelik uğraşıların tümünün oldukça kıymetli olarak addedilmesi gerekir Dilbilimsel alanda meydana gelen modern usullere dayalı çalışmalar ve sonuçları Kur ân ı Kerim in ilgili sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatini uyandırmıştır Sadece Müslümanlarda değil aynı zamanda ve onlardan daha önce özellikle batılı şarkiyatçılarda da söz konusu kanaat uyanmaya başlamıştır Bu sahada bilhassa Kur ân ı Kerim in kavramlarının merkeze alındığını bariz bir şekilde müşâhede etmekteyiz Arthur Jeffery nin The Foreign Vocabulary of the Qur ân başlığını taşıyan eseri tüm eleştirilere rağmen esasen bilimsel olarak hazırlanmış bir doktora çalışması olup az önce işaret ettiğimiz hususun bir örneği olarak görülebilir Konu ile ilgili çalışmaları yaparken Jeffery gibi şarkiyatçıların Kur ân ı Kerim in önceki dinlerin değerlerinden esinlenerek oluşturulduğu şeklindeki kabullerini ispatlamak için onun kaynaklarını dil vasıtasıyla ortaya çıkarmak gibi bir amaç zihinlerinin bir köşesinde daima varlığını korumuştur Pek tabidir ki böylesi bir hedefin ister istemez dilbilimsel araştırmaların sonuçlarına aynı doğrultuda yansımaması beklenemezdi Onlar saha ile ilgili çalışmalarını ne maksatla yaparlarsa yapsınlar sonuçta ilahî kelamın lafızları manalarıyla bir bütün olarak kıyamete kadar tüm insanlığın iman amel ahlak ve tefekkür boyutundaki tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edecektir Modern dönemlerde İslâm dünyasında Kur ân kavramlarının Sâmî dilleri ekseninde çalışılması mevzuu ilim çevrelerince yeterli ilgiyi maalesef görebilmiş değildir Elbette bunun birçok sebebi olabilir Fakat sebep ne olursa olsun kavramların Sâmî dille

Gece Kitaplığı Yayınları
Mana ve lafız bütünlüğü olan Kur ân ı Kerim bir Müslüman için îmân ahlak amel ve tefekkür kaynağıdır Aynı zamanda her çağın insanının gaybî ve şuhûdî ihtiyaçlarına cevap verme özelliğini de bünyesinde barındıran ilâhî kelâmın bilimsel araştırmalara konu olması elbette kaçınılmazdır Bu itibarla onun üzerine yapılan anlamaya ve yaşamaya yönelik uğraşıların tümünün oldukça kıymetli olarak addedilmesi gerekir Dilbilimsel alanda meydana gelen modern usullere dayalı çalışmalar ve sonuçları Kur ân ı Kerim in ilgili sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatini uyandırmıştır Sadece Müslümanlarda değil aynı zamanda ve onlardan daha önce özellikle batılı şarkiyatçılarda da söz konusu kanaat uyanmaya başlamıştır Bu sahada bilhassa Kur ân ı Kerim in kavramlarının merkeze alındığını bariz bir şekilde müşâhede etmekteyiz Arthur Jeffery nin The Foreign Vocabulary of the Qur ân başlığını taşıyan eseri tüm eleştirilere rağmen esasen bilimsel olarak hazırlanmış bir doktora çalışması olup az önce işaret ettiğimiz hususun bir örneği olarak görülebilir Konu ile ilgili çalışmaları yaparken Jeffery gibi şarkiyatçıların Kur ân ı Kerim in önceki dinlerin değerlerinden esinlenerek oluşturulduğu şeklindeki kabullerini ispatlamak için onun kaynaklarını dil vasıtasıyla ortaya çıkarmak gibi bir amaç zihinlerinin bir köşesinde daima varlığını korumuştur Pek tabidir ki böylesi bir hedefin ister istemez dilbilimsel araştırmaların sonuçlarına aynı doğrultuda yansımaması beklenemezdi Onlar saha ile ilgili çalışmalarını ne maksatla yaparlarsa yapsınlar sonuçta ilahî kelamın lafızları manalarıyla bir bütün olarak kıyamete kadar tüm insanlığın iman amel ahlak ve tefekkür boyutundaki tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edecektir Modern dönemlerde İslâm dünyasında Kur ân kavramlarının Sâmî dilleri ekseninde çalışılması mevzuu ilim çevrelerince yeterli ilgiyi maalesef görebilmiş değildir Elbette bunun birçok sebebi olabilir Fakat sebep ne olursa olsun kavramların Sâmî dilleriyle mukayeseli olarak değerlendirilmesi Kur ân araştırmacılarının gündemine gelme noktasında oldukça geç bırakılmış bir husus olduğu için ister istemez bu saha ile ilgili batılı müelliflerin çalışmaları epeyce bir süre daha önemini korumaya devam edecek gibi gözükmektedir Bu durumda Müslüman ilim adamlarının da en az batılılar kadar bu sahada etkin ve yetkin olmasının hem ümidimiz hem de hedefimiz olması gerektiği kanaatini taşımaktayız

Gece Kitaplığı
Mana ve lafız bütünlüğü olan Kur ân ı Kerim bir Müslüman için îmân ahlak amel ve tefekkür kaynağıdır Aynı zamanda her çağın insanının gaybî ve şuhûdî ihtiyaçlarına cevap verme özelliğini de bünyesinde barındıran ilâhî kelâmın bilimsel araştırmalara konu olması elbette kaçınılmazdır Bu itibarla onun üzerine yapılan anlamaya ve yaşamaya yönelik uğraşıların tümünün oldukça kıymetli olarak addedilmesi gerekir Dilbilimsel alanda meydana gelen modern usullere dayalı çalışmalar ve sonuçları Kur ân ı Kerim in ilgili sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatini uyandırmıştır Sadece Müslümanlarda değil aynı zamanda ve onlardan daha önce özellikle batılı şarkiyatçılarda da söz konusu kanaat uyanmaya başlamıştır Bu sahada bilhassa Kur ân ı Kerim in kavramlarının merkeze alındığını bariz bir şekilde müşâhede etmekteyiz Arthur Jeffery nin The Foreign Vocabulary of the Qur ân başlığını taşıyan eseri tüm eleştirilere rağmen esasen bilimsel olarak hazırlanmış bir doktora çalışması olup az önce işaret ettiğimiz hususun bir örneği olarak görülebilir Konu ile ilgili çalışmaları yaparken Jeffery gibi şarkiyatçıların Kur ân ı Kerim in önceki dinlerin değerlerinden esinlenerek oluşturulduğu şeklindeki kabullerini ispatlamak için onun kaynaklarını dil vasıtasıyla ortaya çıkarmak gibi bir amaç zihinlerinin bir köşesinde daima varlığını korumuştur Pek tabidir ki böylesi bir hedefin ister istemez dilbilimsel araştırmaların sonuçlarına aynı doğrultuda yansımaması beklenemezdi Onlar saha ile ilgili çalışmalarını ne maksatla yaparlarsa yapsınlar sonuçta ilahî kelamın lafızları manalarıyla bir bütün olarak kıyamete kadar tüm insanlığın iman amel ahlak ve tefekkür boyutundaki tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edecektir Modern dönemlerde İslâm dünyasında Kur ân kavramlarının Sâmî dilleri ekseninde çalışılması mevzuu ilim çevrelerince yeterli ilgiyi maalesef görebilmiş değildir Elbette bunun birçok sebebi olabilir Fakat sebep ne olursa olsun kavramların Sâmî dilleriyle mukayeseli olarak değerlendirilmesi Kur ân araştırmacılarının gündemine gelme noktasında oldukça geç bırakılmış bir husus olduğu için ister istemez bu saha ile ilgili batılı müelliflerin çalışmaları epeyce bir süre daha önemini korumaya devam edecek gibi gözükmektedir Bu durumda Müslüman ilim adamlarının da en az batılılar kadar bu sahada etkin ve yetkin olmasının hem ümidimiz hem de hedefimiz olması gerektiği kanaatini taşımaktayız img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Gece Kitaplığı
Mana ve lafız bütünlüğü olan Kur ân ı Kerim bir Müslüman için îmân ahlak amel ve tefekkür kaynağıdır Aynı zamanda her çağın insanının gaybî ve şuhûdî ihtiyaçlarına cevap verme özelliğini de bünyesinde barındıran ilâhî kelâmın bilimsel araştırmalara konu olması elbette kaçınılmazdır Bu itibarla onun üzerine yapılan anlamaya ve yaşamaya yönelik uğraşıların tümünün oldukça kıymetli olarak addedilmesi gerekir Dilbilimsel alanda meydana gelen modern usullere dayalı çalışmalar ve sonuçları Kur ân ı Kerim in ilgili sahada yeniden değerlendirilmesi gerektiği kanaatini uyandırmıştır Sadece Müslümanlarda değil aynı zamanda ve onlardan daha önce özellikle batılı şarkiyatçılarda da söz konusu kanaat uyanmaya başlamıştır Bu sahada bilhassa Kur ân ı Kerim in kavramlarının merkeze alındığını bariz bir şekilde müşâhede etmekteyiz Arthur Jeffery nin The Foreign Vocabulary of the Qur ân başlığını taşıyan eseri tüm eleştirilere rağmen esasen bilimsel olarak hazırlanmış bir doktora çalışması olup az önce işaret ettiğimiz hususun bir örneği olarak görülebilir Konu ile ilgili çalışmaları yaparken Jeffery gibi şarkiyatçıların Kur ân ı Kerim in önceki dinlerin değerlerinden esinlenerek oluşturulduğu şeklindeki kabullerini ispatlamak için onun kaynaklarını dil vasıtasıyla ortaya çıkarmak gibi bir amaç zihinlerinin bir köşesinde daima varlığını korumuştur Pek tabidir ki böylesi bir hedefin ister istemez dilbilimsel araştırmaların sonuçlarına aynı doğrultuda yansımaması beklenemezdi Onlar saha ile ilgili çalışmalarını ne maksatla yaparlarsa yapsınlar sonuçta ilahî kelamın lafızları manalarıyla bir bütün olarak kıyamete kadar tüm insanlığın iman amel ahlak ve tefekkür boyutundaki tüm ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edecektir Modern dönemlerde İslâm dünyasında Kur ân kavramlarının Sâmî dilleri ekseninde çalışılması mevzuu ilim çevrelerince yeterli ilgiyi maalesef görebilmiş değildir Elbette bunun birçok sebebi olabilir Fakat sebep ne olursa olsun kavramların Sâmî dilleriyle mukayeseli olarak değerlendirilmesi Kur ân araştırmacılarının gündemine gelme noktasında oldukça geç bırakılmış bir husus olduğu için ister istemez bu saha ile ilgili batılı müelliflerin çalışmaları epeyce bir süre daha önemini korumaya devam edecek gibi gözükmektedir Bu durumda Müslüman ilim adamlarının da en az batılılar kadar bu sahada etkin ve yetkin olmasının hem ümidimiz hem de hedefimiz olması gerektiği kanaatini taşımaktayız c