Kur an ın Öğrettiği Kavramlar 5 2 Zikir 2 — Erdem Uygan

Kur an ın Öğrettiği Kavramlar 5 2 Zikir 2
Erdem UyganSüleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an ın Öğrettiği Kavramlar 5 2 Zikir 2
Erdem UyganKur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor İlkinde zikir kelimesinin anlam dünyasını görmüş ve Kur an daki kullanımlarını Rabbimizin kelimeye yüklediği anlamları ortaya koymaya çalışmıştık Kur an ın zikir kelimesini kavramlaştırdığını ve bu kavrama bir takım görev ve işlevler yüklediğini görmüştük Buna göre zikrin hem yaratılmış hem de indirilmiş ayetlerden elde edilebilen Allah ın belirlediği bir metodu olan insanları geliştiren insanlığın evrensel hafızasında görmezden gelinemez bir yeri olan evrensel doğru bilgi olduğunu tesbit etmiştik Yine kavramın özellikle gelen kitabın Allah a ait olup olmadığının tedkiki ile ilgili işlevini görmeye çalışmıştık Yaratılmış ve indirilmiş ayetlerin bu amaçla birlikte okunmasının ve her ikisinden elde edilen bilginin de sadece Allah tan gelebilecek bilgiler olduğu ve her iki grup ayetin de evrensel doğru bilgi anlamında zikir adı altında terimleştiği sonucuna varmıştık Elinizde tuttuğunuz ikinci kitapta ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya çalışacağız Bunu yaparken konu ile ilgili bilmemiz gereken bazı kavramları da yine Kur an dan öğrenerek doğru sonuca ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız Rabbimizin Kur an ı anlama yolundaki tüm samimi emekleri hayırlı neticelere ulaştıracağına olan inancımız sonsuz bu konudaki duamız süreklidir Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Müslümanların Kur an ı kendisinden bilgi edinilecek bir kitap olarak görmeyi bıraktıkları tarih hafızalardan silinecek kadar uzak bir geçmişe aittir Bunun en hazin sonucu da Kur an ın en hayati kavramlarının Rabbimizin tanımladığına taban tabana zıt anlamlarda kullanılmaya başlanmaları olmuştur Böylelikle asli görevlerinden sıyrılmış hiçbir işe yaramayan sadece çene yorup dimağ yakan kelimeler haline gelmiş olan bu kavramlardan biri de zikir kavramıdır Bugün zikir kelimesinin dinle özdeşleşmiş anlamını bilmeyen yoktur Sıradan bir sözlükten kolayca öğrenilebilen bu anlam İslam ı Kur an dan öğrenmekte kararlı olanları üzmeye yetecektir Bir tarikata bağlı olanların Tanrı nın adını art arda söylemesi 1 Böyle bir tanımın Allah ın kitabıyla hiçbir bağlantısı olmadığını anlamak ne kadar kolaysa bu şekilde bilinen bir kelimenin Allah ın diniyle nasıl bu kadar özdeşleşmiş olduğunu anlamak da o derece zordur En önemli kavramları böylesine etkisiz kılınmış bir dinin ona körü körüne inananları yüzyıllarca hiç geliştirmemesinde şaşılacak bir şey yoktur Tuhaf karşılanamayacak bir başka şey de zikri robotik ve hipnotize faaliyetler olarak gören kişilerin dinden uzaklaşmaları hatta onu küçümsemeleridir Bugün parmaklarına bağladıkları sayaçlara tıklayarak muhtemelen anlamını dahi bilmedikleri bir kelimeyi tekrarlamayı zikir sanan müslümanların gösterebilecekleri en önemli gelişme parmaklarının nasır bağlaması olacaktır Oysa Kur an ın anlattığı zikir sadece Kur an ı Kerim in değil Allah ın indirdiği bütün kitapların en önemli özelliğidir Rabbimiz yarattığı ayetlerden de indirdiği ayetlerden de elde edilen bilgiyi zikir olarak adlandırmaktadır Tüm bunlarla ilgili detaylı bilgi edinmek için Allah ın kitabını O nun belirlediği metotla okumamız gerekir Böyle bir okumayla Kur an dan elde edilecek muazzam ayrıntıdaki bilgiye şaşmamamızın tek sebebi onun Allah ın kitabı olmasıdır Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor Bunlardan elinizde tuttuğunuz ilkinde kavramın tanımını Kur an daki kullanımlarını ve Allah ın kitaplarının zikir olmasının pratik değerini görmeye çalıştık İkincisinde ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya gayret gösterdik Kısacası Zikir kavramını Zikir in kendisinden öğrenmek için çaba sarf ettik Zira ondan sorguya çekileceğiz Kur an hem senin için hem de halkın için zikirdir Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz Zuhruf 43 44 Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup şöyledir Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla Allah ın Resûlü Musâ nın dostu ve kardeşi Mûsâ nın getirdiği bütün şeyleri tasdik edip doğrulayan Muhammed den bir mektuptur Ey Tevrât a tâbi olup onun etrafında toplanan insanlar Dikkat edip biliniz ki gerçekten Allah ın size söylediği şu sözleri sizler kendi kitabınızda bulacaksınız Muhammed Allah ın rasûlüdür Onun beraberindekiler kafirlere karşı kararlı kendi aralarında yumuşak başlıdırlar Onları hep ruku ve secde halinde Allah ın kerem ve rızasını ararken görürsün Onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir Bu onların Tevrat taki temsilidir Bir de onların İncil deki temsili var Onlar filiz vermiş tohum gibidir derken Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin Böylece o hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir 2 Allah aşkına size vahyolunan şey aşkına aynı şekilde sizlerden evvel gelip geçmiş kabilelerinizi men ve selvâ ile rızıklandıran aşkına baba ve dedelerinizi Firavun un elinden ve fiilinden kurtarmak için denizi kurutan Yüce Varlık aşkına bana söyleyiniz Allah ın size vahyettiği Kitapta Muhammed e iman etmeye mecbur olup olmadığınız kayıtlı değil midir Böyle değilse bana haber veriniz Aksine şayet Kitabınızda bu kaydı bulamazsanız o halde mesele yok benim dinimi kabul etmeniz için size hiçbir zor da kullanılacak değildir Gerçekten de yanlış ile gerçek yol birbirinden ayrılmış bulunmaktadır Sizi Allah ın ve Resûlünün yoluna davet ederim 3 Nebimizin yaptığı bu tebliği bizler de yapmakla yükümlüyüz Ancak bunu yaparken onu örnek alabilmek ve Allah ın kullarını Allah ın kitabına doğru bir şekilde davet edebilmek için önce kendi kitabımızı iyi bilmeli onu Allah ın koyduğu metoda göre okuyarak ondaki kavramları bizzat Rabbimizden öğrenmeliyiz Birr kavramı da kitaplar arasındak

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır 1 Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir 2 Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavramın bu büyük önemi ve Allah ın kitabını anlamadaki hayatî işlevi sebebiyle Kur an kelimesi Rabbimiz tarafından son kitabın özel ismi yapılmıştır O halde Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin bu kitabında Kur an kavramını yine bizzat Kur an dan öğrenmeye çalışalım Çünkü Bu Kur ân en sağlam yolu gösterir İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler İsrâ 17 9

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır 1 Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir 2 Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavramın bu büyük önemi ve Allah ın kitabını anlamadaki hayatî işlevi sebebiyle Kur an kelimesi Rabbimiz tarafından son kitabın özel ismi yapılmıştır O halde Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin bu kitabında Kur an kavramını yine bizzat Kur an dan öğrenmeye çalışalım Çünkü Bu Kur ân en sağlam yolu gösterir İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler İsrâ 17 9

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup şöyledir Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla Allah ın Resûlü Musâ nın dostu ve kardeşi Mûsâ nın getirdiği bütün şeyleri tasdik edip doğrulayan Muhammed den bir mektuptur Ey Tevrât a tâbi olup onun etrafında toplanan insanlar Dikkat edip biliniz ki gerçekten Allah ın size söylediği şu sözleri sizler kendi kitabınızda bulacaksınız Muhammed Allah ın rasûlüdür Onun beraberindekiler kafirlere karşı kararlı kendi aralarında yumuşak başlıdırlar Onları hep ruku ve secde halinde Allah ın kerem ve rızasını ararken görürsün Onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir Bu onların Tevrat taki temsilidir Bir de onların İncil deki temsili var Onlar filiz vermiş tohum gibidir derken Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin Böylece o hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir 2 Allah aşkına size vahyolunan şey aşkına aynı şekilde sizlerden evvel gelip geçmiş kabilelerinizi men ve selvâ ile rızıklandıran aşkına baba ve dedelerinizi Firavun un elinden ve fiilinden kurtarmak için denizi kurutan Yüce Varlık aşkına bana söyleyiniz Allah ın size vahyettiği Kitapta Muhammed e iman etmeye mecbur olup olmadığınız kayıtlı değil midir Böyle değilse bana haber veriniz Aksine şayet Kitabınızda bu kaydı bulamazsanız o halde mesele yok benim dinimi kabul etmeniz için size hiçbir zor da kullanılacak değildir Gerçekten de yanlış ile gerçek yol birbirinden ayrılmış bulunmaktadır Sizi Allah ın ve Resûlünün yoluna davet ederim 3 Nebimizin yaptığı bu tebliği bizler de yapmakla yükümlüyüz Ancak bunu yaparken onu örnek alabilmek ve Allah ın kullarını Allah ın kitabına doğru bir şekilde davet edebilmek için önce kendi kitabımızı iyi bilmeli onu Allah ın koyduğu metoda göre okuyarak ondaki kavramları bizzat Rabbimizden öğrenmeliyiz Birr kavramı da kitaplar arasındaki tasdik ilişkisinde ve dolayısıyla ehl i kitaba yapılacak tebliği doğru olarak yerine getirmede önemli yer tuttuğunu gördüğümüz bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır Ayrıca bu kavramı Kur an dan öğrendiğimizde pek çok ayetin gerçekte dikkatlerimizi nereye çektiğini daha iyi görme şansını yakalamış olacağız İlk kez bu çalışmada ortaya konacak olan bu kavramı kitabında tanımlayıp tafsil ettiği için ve bu tafsilatı görmemizi bizlere nasip ettiği için yüce Allah a sonsuz şükürler olsun Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Müslümanların Kur an ı kendisinden bilgi edinilecek bir kitap olarak görmeyi bıraktıkları tarih hafızalardan silinecek kadar uzak bir geçmişe aittir Bunun en hazin sonucu da Kur an ın en hayati kavramlarının Rabbimizin tanımladığına taban tabana zıt anlamlarda kullanılmaya başlanmaları olmuştur Böylelikle asli görevlerinden sıyrılmış hiçbir işe yaramayan sadece çene yorup dimağ yakan kelimeler haline gelmiş olan bu kavramlardan biri de zikir kavramıdır Bugün zikir kelimesinin dinle özdeşleşmiş anlamını bilmeyen yoktur Sıradan bir sözlükten kolayca öğrenilebilen bu anlam İslam ı Kur an dan öğrenmekte kararlı olanları üzmeye yetecektir Bir tarikata bağlı olanların Tanrı nın adını art arda söylemesi 1 Böyle bir tanımın Allah ın kitabıyla hiçbir bağlantısı olmadığını anlamak ne kadar kolaysa bu şekilde bilinen bir kelimenin Allah ın diniyle nasıl bu kadar özdeşleşmiş olduğunu anlamak da o derece zordur En önemli kavramları böylesine etkisiz kılınmış bir dinin ona körü körüne inananları yüzyıllarca hiç geliştirmemesinde şaşılacak bir şey yoktur Tuhaf karşılanamayacak bir başka şey de zikri robotik ve hipnotize faaliyetler olarak gören kişilerin dinden uzaklaşmaları hatta onu küçümsemeleridir Bugün parmaklarına bağladıkları sayaçlara tıklayarak muhtemelen anlamını dahi bilmedikleri bir kelimeyi tekrarlamayı zikir sanan müslümanların gösterebilecekleri en önemli gelişme parmaklarının nasır bağlaması olacaktır Oysa Kur an ın anlattığı zikir sadece Kur an ı Kerim in değil Allah ın indirdiği bütün kitapların en önemli özelliğidir Rabbimiz yarattığı ayetlerden de indirdiği ayetlerden de elde edilen bilgiyi zikir olarak adlandırmaktadır Tüm bunlarla ilgili detaylı bilgi edinmek için Allah ın kitabını O nun belirlediği metotla okumamız gerekir Böyle bir okumayla Kur an dan elde edilecek muazzam ayrıntıdaki bilgiye şaşmamamızın tek sebebi onun Allah ın kitabı olmasıdır Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor Bunlardan elinizde tuttuğunuz ilkinde kavramın tanımını Kur an daki kullanımlarını ve Allah ın kitaplarının zikir olmasının pratik değerini görmeye çalıştık İkincisinde ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya gayret gösterdik Kısacası Zikir kavramını Zikir in kendisinden öğrenmek için çaba sarf ettik Zira ondan sorguya çekileceğiz Kur an hem senin için hem de halkın için zikirdir Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz Zuhruf 43 44 Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor İlkinde zikir kelimesinin anlam dünyasını görmüş ve Kur an daki kullanımlarını Rabbimizin kelimeye yüklediği anlamları ortaya koymaya çalışmıştık Kur an ın zikir kelimesini kavramlaştırdığını ve bu kavrama bir takım görev ve işlevler yüklediğini görmüştük Buna göre zikrin hem yaratılmış hem de indirilmiş ayetlerden elde edilebilen Allah ın belirlediği bir metodu olan insanları geliştiren insanlığın evrensel hafızasında görmezden gelinemez bir yeri olan evrensel doğru bilgi olduğunu tesbit etmiştik Yine kavramın özellikle gelen kitabın Allah a ait olup olmadığının tedkiki ile ilgili işlevini görmeye çalışmıştık Yaratılmış ve indirilmiş ayetlerin bu amaçla birlikte okunmasının ve her ikisinden elde edilen bilginin de sadece Allah tan gelebilecek bilgiler olduğu ve her iki grup ayetin de evrensel doğru bilgi anlamında zikir adı altında terimleştiği sonucuna varmıştık Elinizde tuttuğunuz ikinci kitapta ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya çalışacağız Bunu yaparken konu ile ilgili bilmemiz gereken bazı kavramları da yine Kur an dan öğrenerek doğru sonuca ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız Rabbimizin Kur an ı anlama yolundaki tüm samimi emekleri hayırlı neticelere ulaştıracağına olan inancımız sonsuz bu konudaki duamız süreklidir Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor İlkinde zikir kelimesinin anlam dünyasını görmüş ve Kur an daki kullanımlarını Rabbimizin kelimeye yüklediği anlamları ortaya koymaya çalışmıştık Kur an ın zikir kelimesini kavramlaştırdığını ve bu kavrama bir takım görev ve işlevler yüklediğini görmüştük Buna göre zikrin hem yaratılmış hem de indirilmiş ayetlerden elde edilebilen Allah ın belirlediği bir metodu olan insanları geliştiren insanlığın evrensel hafızasında görmezden gelinemez bir yeri olan evrensel doğru bilgi olduğunu tesbit etmiştik Yine kavramın özellikle gelen kitabın Allah a ait olup olmadığının tedkiki ile ilgili işlevini görmeye çalışmıştık Yaratılmış ve indirilmiş ayetlerin bu amaçla birlikte okunmasının ve her ikisinden elde edilen bilginin de sadece Allah tan gelebilecek bilgiler olduğu ve her iki grup ayetin de evrensel doğru bilgi anlamında zikir adı altında terimleştiği sonucuna varmıştık Elinizde tuttuğunuz ikinci kitapta ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya çalışacağız Bunu yaparken konu ile ilgili bilmemiz gereken bazı kavramları da yine Kur an dan öğrenerek doğru sonuca ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız Rabbimizin Kur an ı anlama yolundaki tüm samimi emekleri hayırlı neticelere ulaştıracağına olan inancımız sonsuz bu konudaki duamız süreklidir Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Müslümanların Kur an ı kendisinden bilgi edinilecek bir kitap olarak görmeyi bıraktıkları tarih hafızalardan silinecek kadar uzak bir geçmişe aittir Bunun en hazin sonucu da Kur an ın en hayati kavramlarının Rabbimizin tanımladığına taban tabana zıt anlamlarda kullanılmaya başlanmaları olmuştur Böylelikle asli görevlerinden sıyrılmış hiçbir işe yaramayan sadece çene yorup dimağ yakan kelimeler haline gelmiş olan bu kavramlardan biri de zikir kavramıdır Bugün zikir kelimesinin dinle özdeşleşmiş anlamını bilmeyen yoktur Sıradan bir sözlükten kolayca öğrenilebilen bu anlam İslam ı Kur an dan öğrenmekte kararlı olanları üzmeye yetecektir Bir tarikata bağlı olanların Tanrı nın adını art arda söylemesi 1 Böyle bir tanımın Allah ın kitabıyla hiçbir bağlantısı olmadığını anlamak ne kadar kolaysa bu şekilde bilinen bir kelimenin Allah ın diniyle nasıl bu kadar özdeşleşmiş olduğunu anlamak da o derece zordur En önemli kavramları böylesine etkisiz kılınmış bir dinin ona körü körüne inananları yüzyıllarca hiç geliştirmemesinde şaşılacak bir şey yoktur Tuhaf karşılanamayacak bir başka şey de zikri robotik ve hipnotize faaliyetler olarak gören kişilerin dinden uzaklaşmaları hatta onu küçümsemeleridir Bugün parmaklarına bağladıkları sayaçlara tıklayarak muhtemelen anlamını dahi bilmedikleri bir kelimeyi tekrarlamayı zikir sanan müslümanların gösterebilecekleri en önemli gelişme parmaklarının nasır bağlaması olacaktır Oysa Kur an ın anlattığı zikir sadece Kur an ı Kerim in değil Allah ın indirdiği bütün kitapların en önemli özelliğidir Rabbimiz yarattığı ayetlerden de indirdiği ayetlerden de elde edilen bilgiyi zikir olarak adlandırmaktadır Tüm bunlarla ilgili detaylı bilgi edinmek için Allah ın kitabını O nun belirlediği metotla okumamız gerekir Böyle bir okumayla Kur an dan elde edilecek muazzam ayrıntıdaki bilgiye şaşmamamızın tek sebebi onun Allah ın kitabı olmasıdır Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor Bunlardan elinizde tuttuğunuz ilkinde kavramın tanımını Kur an daki kullanımlarını ve Allah ın kitaplarının zikir olmasının pratik değerini görmeye çalıştık İkincisinde ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya gayret gösterdik Kısacası Zikir kavramını Zikir in kendisinden öğrenmek için çaba sarf ettik Zira ondan sorguya çekileceğiz Kur an hem senin için hem de halkın için zikirdir Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz Zuhruf 43 44 Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır 1 Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir 2 Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavramın bu büyük önemi ve Allah ın kitabını anlamadaki hayatî işlevi sebebiyle Kur an kelimesi Rabbimiz tarafından son kitabın özel ismi yapılmıştır O halde Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin bu kitabında Kur an kavramını yine bizzat Kur an dan öğrenmeye çalışalım Çünkü Bu Kur ân en sağlam yolu gösterir İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler İsrâ 17 9

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor İlkinde zikir kelimesinin anlam dünyasını görmüş ve Kur an daki kullanımlarını Rabbimizin kelimeye yüklediği anlamları ortaya koymaya çalışmıştık Kur an ın zikir kelimesini kavramlaştırdığını ve bu kavrama bir takım görev ve işlevler yüklediğini görmüştük Buna göre zikrin hem yaratılmış hem de indirilmiş ayetlerden elde edilebilen Allah ın belirlediği bir metodu olan insanları geliştiren insanlığın evrensel hafızasında görmezden gelinemez bir yeri olan evrensel doğru bilgi olduğunu tesbit etmiştik Yine kavramın özellikle gelen kitabın Allah a ait olup olmadığının tedkiki ile ilgili işlevini görmeye çalışmıştık Yaratılmış ve indirilmiş ayetlerin bu amaçla birlikte okunmasının ve her ikisinden elde edilen bilginin de sadece Allah tan gelebilecek bilgiler olduğu ve her iki grup ayetin de evrensel doğru bilgi anlamında zikir adı altında terimleştiği sonucuna varmıştık Elinizde tuttuğunuz ikinci kitapta ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya çalışacağız Bunu yaparken konu ile ilgili bilmemiz gereken bazı kavramları da yine Kur an dan öğrenerek doğru sonuca ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız Rabbimizin Kur an ı anlama yolundaki tüm samimi emekleri hayırlı neticelere ulaştıracağına olan inancımız sonsuz bu konudaki duamız süreklidir Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup şöyledir Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla Allah ın Resûlü Musâ nın dostu ve kardeşi Mûsâ nın getirdiği bütün şeyleri tasdik edip doğrulayan Muhammed den bir mektuptur Ey Tevrât a tâbi olup onun etrafında toplanan insanlar Dikkat edip biliniz ki gerçekten Allah ın size söylediği şu sözleri sizler kendi kitabınızda bulacaksınız Muhammed Allah ın rasûlüdür Onun beraberindekiler kafirlere karşı kararlı kendi aralarında yumuşak başlıdırlar Onları hep ruku ve secde halinde Allah ın kerem ve rızasını ararken görürsün Onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir Bu onların Tevrat taki temsilidir Bir de onların İncil deki temsili var Onlar filiz vermiş tohum gibidir derken Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin Böylece o hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir 2 Allah aşkına size vahyolunan şey aşkına aynı şekilde sizlerden evvel gelip geçmiş kabilelerinizi men ve selvâ ile rızıklandıran aşkına baba ve dedelerinizi Firavun un elinden ve fiilinden kurtarmak için denizi kurutan Yüce Varlık aşkına bana söyleyiniz Allah ın size vahyettiği Kitapta Muhammed e iman etmeye mecbur olup olmadığınız kayıtlı değil midir Böyle değilse bana haber veriniz Aksine şayet Kitabınızda bu kaydı bulamazsanız o halde mesele yok benim dinimi kabul etmeniz için size hiçbir zor da kullanılacak değildir Gerçekten de yanlış ile gerçek yol birbirinden ayrılmış bulunmaktadır Sizi Allah ın ve Resûlünün yoluna davet ederim 3 Nebimizin yaptığı bu tebliği bizler de yapmakla yükümlüyüz Ancak bunu yaparken onu örnek alabilmek ve Allah ın kullarını Allah ın kitabına doğru bir şekilde davet edebilmek için önce kendi kitabımızı iyi bilmeli onu Allah ın koyduğu metoda göre okuyarak ondaki kavramları bizzat Rabbimizden öğrenmeliyiz Birr kavramı da ki

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavramın bu büyük önemi ve Allah ın kitabını anlamadaki hayatî işlevi sebebiyle Kur an kelimesi Rabbimiz tarafından son kitabın özel ismi yapılmıştır O halde Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin bu kitabında Kur an kavramını yine bizzat Kur an dan öğrenmeye çalışalım Çünkü Bu Kur ân en sağlam yolu gösterir İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler İsrâ 17 9 Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır 1 Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir 2 Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavramın bu büyük önemi ve Allah ın kitabını anlamadaki hayatî işlevi sebebiyle Kur an kelimesi Rabbimiz tarafından son kitabın özel ismi yapılmıştır O halde Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin bu kitabında Kur an kavramını yine bizzat Kur an dan öğrenmeye çalışalım Çünkü Bu Kur ân en sağlam yolu gösterir İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler İsrâ 17 9

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup şöyledir Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla Allah ın Resûlü Musâ nın dostu ve kardeşi Mûsâ nın getirdiği bütün şeyleri tasdik edip doğrulayan Muhammed den bir mektuptur Ey Tevrât a tâbi olup onun etrafında toplanan insanlar Dikkat edip biliniz ki gerçekten Allah ın size söylediği şu sözleri sizler kendi kitabınızda bulacaksınız Muhammed Allah ın rasûlüdür Onun beraberindekiler kafirlere karşı kararlı kendi aralarında yumuşak başlıdırlar Onları hep ruku ve secde halinde Allah ın kerem ve rızasını ararken görürsün Onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir Bu onların Tevrat taki temsilidir Bir de onların İncil deki temsili var Onlar filiz vermiş tohum gibidir derken Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin Böylece o hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir 2 Allah aşkına size vahyolunan şey aşkına aynı şekilde sizlerden evvel gelip geçmiş kabilelerinizi men ve selvâ ile rızıklandıran aşkına baba ve dedelerinizi Firavun un elinden ve fiilinden kurtarmak için denizi kurutan Yüce Varlık aşkına bana söyleyiniz Allah ın size vahyettiği Kitapta Muhammed e iman etmeye mecbur olup olmadığınız kayıtlı değil midir Böyle değilse bana haber veriniz Aksine şayet Kitabınızda bu kaydı bulamazsanız o halde mesele yok benim dinimi kabul etmeniz için size hiçbir zor da kullanılacak değildir Gerçekten de yanlış ile gerçek yol birbirinden ayrılmış bulunmaktadır Sizi Allah ın ve Resûlünün yoluna davet ederim 3 Nebimizin yaptığı bu tebliği bizler de yapmakla yükümlüyüz Ancak bunu yaparken onu örnek alabilmek ve Allah ın kullarını Allah ın kitabına doğru bir şekilde davet edebilmek için önce kendi kitabımızı iyi bilmeli onu Allah ın koyduğu metoda göre okuyarak ondaki kavramları bizzat Rabbimizden öğrenmeliyiz Birr kavramı da kitaplar arasındaki tasdik ilişkisinde ve dolayısıyla ehl i kitaba yapılacak tebliği doğru olarak yerine getirmede önemli yer tuttuğunu gördüğümüz bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır Ayrıca bu kavramı Kur an dan öğrendiğimizde pek çok ayetin gerçekte dikkatlerimizi nereye çektiğini daha iyi görme şansını yakalamış olacağız İlk kez bu çalışmada ortaya konacak olan bu kavramı kitabında tanımlayıp tafsil ettiği için ve bu tafsilatı görmemizi bizlere nasip ettiği için yüce Allah a sonsuz şükürler olsun Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Müslümanların Kur an ı kendisinden bilgi edinilecek bir kitap olarak görmeyi bıraktıkları tarih hafızalardan silinecek kadar uzak bir geçmişe aittir Bunun en hazin sonucu da Kur an ın en hayati kavramlarının Rabbimizin tanımladığına taban tabana zıt anlamlarda kullanılmaya başlanmaları olmuştur Böylelikle asli görevlerinden sıyrılmış hiçbir işe yaramayan sadece çene yorup dimağ yakan kelimeler haline gelmiş olan bu kavramlardan biri de zikir kavramıdır Bugün zikir kelimesinin dinle özdeşleşmiş anlamını bilmeyen yoktur Sıradan bir sözlükten kolayca öğrenilebilen bu anlam İslam ı Kur an dan öğrenmekte kararlı olanları üzmeye yetecektir Bir tarikata bağlı olanların Tanrı nın adını art arda söylemesi 1 Böyle bir tanımın Allah ın kitabıyla hiçbir bağlantısı olmadığını anlamak ne kadar kolaysa bu şekilde bilinen bir kelimenin Allah ın diniyle nasıl bu kadar özdeşleşmiş olduğunu anlamak da o derece zordur En önemli kavramları böylesine etkisiz kılınmış bir dinin ona körü körüne inananları yüzyıllarca hiç geliştirmemesinde şaşılacak bir şey yoktur Tuhaf karşılanamayacak bir başka şey de zikri robotik ve hipnotize faaliyetler olarak gören kişilerin dinden uzaklaşmaları hatta onu küçümsemeleridir Bugün parmaklarına bağladıkları sayaçlara tıklayarak muhtemelen anlamını dahi bilmedikleri bir kelimeyi tekrarlamayı zikir sanan müslümanların gösterebilecekleri en önemli gelişme parmaklarının nasır bağlaması olacaktır Oysa Kur an ın anlattığı zikir sadece Kur an ı Kerim in değil Allah ın indirdiği bütün kitapların en önemli özelliğidir Rabbimiz yarattığı ayetlerden de indirdiği ayetlerden de elde edilen bilgiyi zikir olarak adlandırmaktadır Tüm bunlarla ilgili detaylı bilgi edinmek için Allah ın kitabını O nun belirlediği metotla okumamız gerekir Böyle bir okumayla Kur an dan elde edilecek muazzam ayrıntıdaki bilgiye şaşmamamızın tek sebebi onun Allah ın kitabı olmasıdır Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor Bunlardan elinizde tuttuğunuz ilkinde kavramın tanımını Kur an daki kullanımlarını ve Allah ın kitaplarının zikir olmasının pratik değerini görmeye çalıştık İkincisinde ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya gayret gösterdik Kısacası Zikir kavramını Zikir in kendisinden öğrenmek için çaba sarf ettik Zira ondan sorguya çekileceğiz Kur an hem senin için hem de halkın için zikirdir Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz Zuhruf 43 44 Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor İlkinde zikir kelimesinin anlam dünyasını görmüş ve Kur an daki kullanımlarını Rabbimizin kelimeye yüklediği anlamları ortaya koymaya çalışmıştık Kur an ın zikir kelimesini kavramlaştırdığını ve bu kavrama bir takım görev ve işlevler yüklediğini görmüştük Buna göre zikrin hem yaratılmış hem de indirilmiş ayetlerden elde edilebilen Allah ın belirlediği bir metodu olan insanları geliştiren insanlığın evrensel hafızasında görmezden gelinemez bir yeri olan evrensel doğru bilgi olduğunu tesbit etmiştik Yine kavramın özellikle gelen kitabın Allah a ait olup olmadığının tedkiki ile ilgili işlevini görmeye çalışmıştık Yaratılmış ve indirilmiş ayetlerin bu amaçla birlikte okunmasının ve her ikisinden elde edilen bilginin de sadece Allah tan gelebilecek bilgiler olduğu ve her iki grup ayetin de evrensel doğru bilgi anlamında zikir adı altında terimleştiği sonucuna varmıştık Elinizde tuttuğunuz ikinci kitapta ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya çalışacağız Bunu yaparken konu ile ilgili bilmemiz gereken bazı kavramları da yine Kur an dan öğrenerek doğru sonuca ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız Rabbimizin Kur an ı anlama yolundaki tüm samimi emekleri hayırlı neticelere ulaştıracağına olan inancımız sonsuz bu konudaki duamız süreklidir Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup şöyledir Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla Allah ın Resûlü Musâ nın dostu ve kardeşi Mûsâ nın getirdiği bütün şeyleri tasdik edip doğrulayan Muhammed den bir mektuptur Ey Tevrât a tâbi olup onun etrafında toplanan insanlar Dikkat edip biliniz ki gerçekten Allah ın size söylediği şu sözleri sizler kendi kitabınızda bulacaksınız Muhammed Allah ın rasûlüdür Onun beraberindekiler kafirlere karşı kararlı kendi aralarında yumuşak başlıdırlar Onları hep ruku ve secde halinde Allah ın kerem ve rızasını ararken görürsün Onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir Bu onların Tevrat taki temsilidir Bir de onların İncil deki temsili var Onlar filiz vermiş tohum gibidir derken Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin Böylece o hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir 2 Allah aşkına size vahyolunan şey aşkına aynı şekilde sizlerden evvel gelip geçmiş kabilelerinizi men ve selvâ ile rızıklandıran aşkına baba ve dedelerinizi Firavun un elinden ve fiilinden kurtarmak için denizi kurutan Yüce Varlık aşkına bana söyleyiniz Allah ın size vahyettiği Kitapta Muhammed e iman etmeye mecbur olup olmadığınız kayıtlı değil midir Böyle değilse bana haber veriniz Aksine şayet Kitabınızda bu kaydı bulamazsanız o halde mesele yok benim dinimi kabul etmeniz için size hiçbir zor da kullanılacak değildir Gerçekten de yanlış ile gerçek yol birbirinden ayrılmış bulunmaktadır Sizi Allah ın ve Resûlünün yoluna davet ederim 3 Nebimizin yaptığı bu tebliği bizler de yapmakla yükümlüyüz Ancak bunu yaparken onu örnek alabilmek ve Allah ın kullarını Allah ın kitabına doğru bir şekilde davet edebilmek için önce kendi kitabımızı iyi bilmeli onu Allah ın koyduğu metoda göre okuyarak ondaki kavramlar

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır 1 Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir 2 Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavramın bu büyük önemi ve Allah ın kitabını anlamadaki hayatî işlevi sebebiyle Kur an kelimesi Rabbimiz tarafından son kitabın özel ismi yapılmıştır O halde Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin bu kitabında Kur an kavramını yine bizzat Kur an dan öğrenmeye çalışalım Çünkü Bu Kur ân en sağlam yolu gösterir İyi işler yapan müminlere de büyük bir ödülün varlığını müjdeler İsrâ 17 9

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup şöyledir Rahmân ve Rahîm olan Allah ın adıyla Allah ın Resûlü Musâ nın dostu ve kardeşi Mûsâ nın getirdiği bütün şeyleri tasdik edip doğrulayan Muhammed den bir mektuptur Ey Tevrât a tâbi olup onun etrafında toplanan insanlar Dikkat edip biliniz ki gerçekten Allah ın size söylediği şu sözleri sizler kendi kitabınızda bulacaksınız Muhammed Allah ın rasûlüdür Onun beraberindekiler kafirlere karşı kararlı kendi aralarında yumuşak başlıdırlar Onları hep ruku ve secde halinde Allah ın kerem ve rızasını ararken görürsün Onların nişanları yüzlerindeki secde izleridir Bu onların Tevrat taki temsilidir Bir de onların İncil deki temsili var Onlar filiz vermiş tohum gibidir derken Allah o filizi güçlendirir ve kalınlaştırır ki kökü üzerine dimdik dursun da üreticiyi sevindirsin Böylece o hakkı inkar edenleri de kinlerine mahkum etmiş olur Allah onlardan iman eden ve ıslah edici eylemler koyanlara sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vaad etmiştir 2 Allah aşkına size vahyolunan şey aşkına aynı şekilde sizlerden evvel gelip geçmiş kabilelerinizi men ve selvâ ile rızıklandıran aşkına baba ve dedelerinizi Firavun un elinden ve fiilinden kurtarmak için denizi kurutan Yüce Varlık aşkına bana söyleyiniz Allah ın size vahyettiği Kitapta Muhammed e iman etmeye mecbur olup olmadığınız kayıtlı değil midir Böyle değilse bana haber veriniz Aksine şayet Kitabınızda bu kaydı bulamazsanız o halde mesele yok benim dinimi kabul etmeniz için size hiçbir zor da kullanılacak değildir Gerçekten de yanlış ile gerçek yol birbirinden ayrılmış bulunmaktadır Sizi Allah ın ve Resûlünün yoluna davet ederim 3 Nebimizin yaptığı bu tebliği bizler de yapmakla yükümlüyüz Ancak bunu yaparken onu örnek alabilmek ve Allah ın kullarını Allah ın kitabına doğru bir şekilde davet edebilmek için önce kendi kitabımızı iyi bilmeli onu Allah ın koyduğu metoda göre okuyarak ondaki kavramları bizzat Rabbimizden öğrenmeliyiz Birr kavramı da kitaplar arasındak

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor İlkinde zikir kelimesinin anlam dünyasını görmüş ve Kur an daki kullanımlarını Rabbimizin kelimeye yüklediği anlamları ortaya koymaya çalışmıştık Kur an ın zikir kelimesini kavramlaştırdığını ve bu kavrama bir takım görev ve işlevler yüklediğini görmüştük Buna göre zikrin hem yaratılmış hem de indirilmiş ayetlerden elde edilebilen Allah ın belirlediği bir metodu olan insanları geliştiren insanlığın evrensel hafızasında görmezden gelinemez bir yeri olan evrensel doğru bilgi olduğunu tesbit etmiştik Yine kavramın özellikle gelen kitabın Allah a ait olup olmadığının tedkiki ile ilgili işlevini görmeye çalışmıştık Yaratılmış ve indirilmiş ayetlerin bu amaçla birlikte okunmasının ve her ikisinden elde edilen bilginin de sadece Allah tan gelebilecek bilgiler olduğu ve her iki grup ayetin de evrensel doğru bilgi anlamında zikir adı altında terimleştiği sonucuna varmıştık Elinizde tuttuğunuz ikinci kitapta ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya çalışacağız Bunu yaparken konu ile ilgili bilmemiz gereken bazı kavramları da yine Kur an dan öğrenerek doğru sonuca ulaşmanın gayreti içerisinde olacağız Rabbimizin Kur an ı anlama yolundaki tüm samimi emekleri hayırlı neticelere ulaştıracağına olan inancımız sonsuz bu konudaki duamız süreklidir Erdem Uygan

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Kur an dünyadaki her insan tarafından ne olduğu bilinen yeryüzünün en çok okunan kitabının adıdır Çok okunmasının sebebi okunmasının ibadet olduğuna inanılmasıdır 1 Bu inanç okuma denilen eylemin içerisinden anlama eyleminin ayrılmasına sebep olmuştur Böylece artık anlamadan okumak gibi bir faaliyetin mümkün olduğu kanıksanmıştır Oysa Kur an okumak dışında hiçbir okumanın anlama dan bağımsız düşünülemediğini her insan yakînen bilir Öyle ki bir şeyi okuduğunu söyleyen birine anlayıp anlamadığının sorulması hakaret kabul edilir Ancak Kur an okumak hiçbir zaman okuduğunu anlamak manasını içermediği için ne anlaşıldığına değil kaç kere okunduğuna önem verilir olmuştur Bu acınası muamele başka hiç bir kitaba değil sadece Allah ın kitabına yapılmaktadır İşte Allah ın kitabına isim olmuş Kur an kavramı da sürekli okunduğu halde bir türlü anlaşılamamış sayısız kavramların en önemlilerinden biridir En önemlilerinden diyoruz çünkü Kur an kavramı anlaşılmadan Kur an ın anlaşılması Kur an ın bir metoda göre okunmasının gerekliliğinin fark edilmesi ve Rabbimizin öğrettiği bu metodun doğru kullanılması da mümkün olmamaktadır Hatta bu muazzam metot görülmediği için Kur an ın Allah ın kitabı olduğu da ispatlanamaz dogmatik bir inanç halini almaktadır Oysa bir kitabın kur an olması o kitabın Allah katından gönderildiğinin en büyük ve en kesin delilidir Yine bu kavram doğru anlaşılmadan Kur an ın önceki kitaplarla ilişkisinin sağlıklı bir biçimde kurulması ve insanlığa Allah ın istediği şekilde bir tebliğ yapılabilmesi de olanaksız hale gelmektedir Yüce Allah ilk insan ve ilk nebî Adem Aleyhisselam dan son nebî Muhammed Aleyhisselam a kadar çok sayıda nebî göndermiş ve gönderdiği nebîlerin tamamına kitap vermiştir 2 Bu kitapları da kendilerinden önceki kitaplarla aralarına koyduğu tasdik tebyin ve nesih sistemleri ile birbirlerine bağlamıştır Böylece bir vahiy zinciri oluşmuş ve bu zincir son halkası olan Kur an ile tamamlanmıştır Belki de kavra

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Allah ın gönderdiği kitaplar arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu konusu Kur an üzerinde ciddi çalışma yapan herkesin dikkatini çekecek kadar önemli ve ilgi çekici bir konudur Buna rağmen bu konunun hakim ilahiyat çevreleri tarafından layıkıyla üzerinde durulmuş anlaşılmaya çalışılmış konular arasında bulunmaması da aynı derecede hayret verici bir durumdur Rabbimiz son kitabı Kur an ın kendinden öncekilerle arasında tasdik tebyin ve nesh ilişkisinin bulunduğunu çok sayıda ayette bildirmektedir Tasdik konusu öylesine hayati bir öneme sahiptir ki bir kitabın Allah katından olup olmadığı kendinden öncekini tasdik edip etmediği ile anlaşılır Bu Kur ân başkası tarafından uydurulup Allah a mal edilmiş değildir aksine önceki kitapları kendinde olanla doğrulayan o Kitapları açıklayan içinde şüpheye yer olmayan ve varlıkların Rabbi tarafından indirilmiş olan kitaptır Yunus 10 37 Bu tasdikin önceki kitaplarda bulunan hükümleri aynen içermek misliyle nesh veya gerçekleşeceği söylenen değişiklikleri yapmak hayırlısıyla nesh şeklinde olabileceğini de ilgili ayetlerden öğrenebiliyoruz 1 Kısacası ilahi kitaplar arasında Allah ın kurduğu özel bir ilişkiden bahsetmek gerekir Zaten vahyin bir bütün olması zincirin halkaları halinde birbirini takip etmesi ve tüm vahiy zincirinin aynı dini getirmesi de bunu gerektirir Ancak ne yazık ki geleneğimizde kitaplar arasındaki bu özel ilişki önemsenmemiş bu sebeple de önceki kitapların mensuplarına Allah ın istediği şekilde doğru bir tebliğ yapılamamıştır Bu kişilere kitaplarının kendi ataları tarafından tahrif edilmiş olduğu yani Allah ın kitabı olmaktan çıktığı söylenmiş ve daha ilk adım yanlış atılarak muhatap dışlanmıştır Oysa Nebimiz ehl i kitabın önderlerine gönderdiği mektuplarda daima kendi kitaplarına vurgu yapmış onu tasdik eden bekledikleri yeni kitaba uymalarının gerektiğini bunun kendi kitaplarının emri olduğunu onlara hatırlatmıştır Mesela Hicret in birinci yılında Hayber Yahudilerine gönderdiği mektup

Süleymaniye Vakfı Yayınları
Müslümanların Kur an ı kendisinden bilgi edinilecek bir kitap olarak görmeyi bıraktıkları tarih hafızalardan silinecek kadar uzak bir geçmişe aittir Bunun en hazin sonucu da Kur an ın en hayati kavramlarının Rabbimizin tanımladığına taban tabana zıt anlamlarda kullanılmaya başlanmaları olmuştur Böylelikle asli görevlerinden sıyrılmış hiçbir işe yaramayan sadece çene yorup dimağ yakan kelimeler haline gelmiş olan bu kavramlardan biri de zikir kavramıdır Bugün zikir kelimesinin dinle özdeşleşmiş anlamını bilmeyen yoktur Sıradan bir sözlükten kolayca öğrenilebilen bu anlam İslam ı Kur an dan öğrenmekte kararlı olanları üzmeye yetecektir Bir tarikata bağlı olanların Tanrı nın adını art arda söylemesi 1 Böyle bir tanımın Allah ın kitabıyla hiçbir bağlantısı olmadığını anlamak ne kadar kolaysa bu şekilde bilinen bir kelimenin Allah ın diniyle nasıl bu kadar özdeşleşmiş olduğunu anlamak da o derece zordur En önemli kavramları böylesine etkisiz kılınmış bir dinin ona körü körüne inananları yüzyıllarca hiç geliştirmemesinde şaşılacak bir şey yoktur Tuhaf karşılanamayacak bir başka şey de zikri robotik ve hipnotize faaliyetler olarak gören kişilerin dinden uzaklaşmaları hatta onu küçümsemeleridir Bugün parmaklarına bağladıkları sayaçlara tıklayarak muhtemelen anlamını dahi bilmedikleri bir kelimeyi tekrarlamayı zikir sanan müslümanların gösterebilecekleri en önemli gelişme parmaklarının nasır bağlaması olacaktır Oysa Kur an ın anlattığı zikir sadece Kur an ı Kerim in değil Allah ın indirdiği bütün kitapların en önemli özelliğidir Rabbimiz yarattığı ayetlerden de indirdiği ayetlerden de elde edilen bilgiyi zikir olarak adlandırmaktadır Tüm bunlarla ilgili detaylı bilgi edinmek için Allah ın kitabını O nun belirlediği metotla okumamız gerekir Böyle bir okumayla Kur an dan elde edilecek muazzam ayrıntıdaki bilgiye şaşmamamızın tek sebebi onun Allah ın kitabı olmasıdır Kur an ın Öğrettiği Kavramlar serimizin beşincisi zikir kavramını ele aldığımız iki kitaptan oluşuyor Bunlardan elinizde tuttuğunuz ilkinde kavramın tanımını Kur an daki kullanımlarını ve Allah ın kitaplarının zikir olmasının pratik değerini görmeye çalıştık İkincisinde ise zikir kavramının ilahi kitapların birbirlerini tasdik etmeleri bakımından işlevini ortaya koymaya gayret gösterdik Kısacası Zikir kavramını Zikir in kendisinden öğrenmek için çaba sarf ettik Zira ondan sorguya çekileceğiz Kur an hem senin için hem de halkın için zikirdir Yakında bu konuda sorguya çekileceksiniz Zuhruf 43 44 Erdem Uygan Yayınevi Süleymaniye Vakfı Yayınları Yazar Erdem Uygan Sayfa 66 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 10 00x16 50 cm Basım Yılı Mart 2017 Barkod 9786056443244 Kategori Diğer İslam Kitapları Kuran ve Kuran Üzerine