Kur an ın Tarihselliği Yanılgısı — Mehmet Emin Yurt

Kur an ın Tarihselliği Yanılgısı
Mehmet Emin YurtRağbet Yayınları
Kur an ın Tarihselliği Yanılgısı
Mehmet Emin YurtKur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir

Rağbet Yayınları
Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir Tanıtım Bülteninden

Rağbet Yayınları
Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir

Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir Yazar Mehmet Emin Yurt Sayfa Sayısı 176 Çeviri Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2019 Kağıt Cinsi 2 Hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Rağbet Yayınları
Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir

Rağbet Yayınları
Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir Tanıtım Bülteninden

Rağbet Yayınları
Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve minâyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Rağbet
Kur ân insana hitap eden ilâhî bir kitaptır Onda yer alan ayetler Allah ın birer hitabı sözü ve kelimesidir Ancak Allah ın sözleri ve kelimeleri sadece Kur ân dakilerle sınırlı değildir O nun kelime ve ayetleri o kadar çoktur ki yeryüzündeki bütün ağaçlar kalem bütün denizler de mürekkep olup yazmaya başlasalar dâhi bunları kayıt altına alamazlar Dağlar denizler rüzgârlar ağaçlar bitkiler çiçekler kuşlar ve balıkların hepsi O nun yaratıcılık mührünün desen motif ve dekorlarını taşımaktadır Kur ân da ve min âyâtihi ibaresiyle başlayan pek çok ayet insanın bakış açısını zorunlu olarak kâinata ve içindeki unsurlara celbetmektedir İşte bu nedenledir ki Allah ın varlık ve birliğine iman kabiliyeti en basit düzeyde de olsa insanın fıtratında mevcuttur Varsayalım ki Kuzey Kutbu nun en ücra köşesinde kendisine ne peygamber tebliği ne de vahiy bilgisi ulaşmayan bir insan yaşıyor olsun Bu insan etrafında bulunan dağ deniz güneş yıldız kuş ve balık gibi Allah ın kevnî ayetlerine bakarak en alt düzeyde de olsa bir ilahın var olduğu sonucuna ulaşırsa o insan inanç ve itikat noktasında kendisinden bekleneni yerine getirmiş olur Bu insan bu hal üzere ölecek olsa kendisinden ne Kur ân a ne de nüzûl zamanına ve ortamına dair bilgi ve malumat sahibi olması istenir Bu tür bilgileri bilmemiş olması onu dinî bakımdan sorumluluk altına sokmaz O iman üzere ölmüş ve ahiretini kurtarmış olur İşte İslam ve onun temel kaynağı olan Kur ân ın evrenselliği buradadır Kendi yazılı ayetleri ulaşmasa bile Yüce Allah ın akla ve düşünceye hitap eden ayetleri evrenin her yerine serpilmiş durumdadır İşte bu nedenledir ki O nun kevnî ayetleri evrende var olduğu ve Kur ân ın Mushaflardaki yazılı ayetleri ise o kevnî ayetleri Allah ın ayetleri olarak nazarlara verdiği müddetçe Kur ân ın yerelliğinden yöreselliğinden ve tarihselliğinden dem vurmak beyhude bir çaba olmanın ötesine geçemeyecektir