Kur an Yazmalarında Hicazi Yazı Şam Evrakı Çerçevesinde Yeni Bir Tasnif Denemesi — Elif Behnan Bozdoğan

Kur an Yazmalarında Hicazi Yazı Şam Evrakı Çerçevesinde Yeni Bir Tasnif Denemesi
Elif Behnan BozdoğanKuramer Yayınları (Kur'an Araştırmaları Merkezi)
Kur an Yazmalarında Hicazi Yazı Şam Evrakı Çerçevesinde Yeni Bir Tasnif Denemesi
Elif Behnan Bozdoğanİslâmî ilimlerin erken dönem tarihine ışık tutan kaynaklar arasında mushaf yazmaları özel bir yere sahiptir Bu yazmalar yalnızca metin aktarımının maddî formları olmaktan öte inanç sanat ve kültürün izlerini de barındıran tarihî belgeler niteliğindedir Elinizdeki eser bu belgeler arasında seçkin bir yere sahip olan ve İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde TİEM muhafaza edilen Şam Evrakı Koleksiyonu nda yer alan Hicâzî Kûfî hatlı mushaf yazmalarını konu edinmektedir Koleksiyonun önemli bir kısmını oluşturan Kur an yazmaları çoğunlukla eksik ve dağınık yapraklardan oluşsa da erken İslâmî dönemin yazı üslubu istinsah geleneği ve mushaf tasarımı açısından eşsiz bir örneklem sunmaktadır Bu çalışma hem klasik yazı türleri hem de bu türlerin mushaf kitabetinde uygulanışları açısından dikkate değer bir inceleme içermekte buradan hareketle de Kur an metninin erken dönem istinsah tarihine dair yeni perspektifler sunmaktadır Erken dönem Kur an ve mushaf tarihini rivayetlerin yanı sıra mushaf kitabeti pratiğine dayalı olarak da ele alması ve Hicâzî yazıyla ilgili mevcut tasniflerin eksiklerini belirleyerek daha yetkin bir tasnif önerisi geliştirmesi çalışmanın özgün yanını oluşturmaktadır Mushaf tarihiyle ilgilenen uzmanların yanı sıra paleografi İslam tarihi yazı tarihi ve malzeme kültürü araştırmacıları için de zengin bir başvuru kaynağı niteliğinde olan eser aynı zamanda Kur an ın sadece ilâhî bir metin olarak değil tarihsel bir olgu olarak da nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan yeni kuşak araştırmacılar için metodolojik bir örnek teşkil etmektedir

Kuramer
İslâmî ilimlerin erken dönem tarihine ışık tutan kaynaklar arasında mushaf yazmaları özel bir yere sahiptir Bu yazmalar yalnızca metin aktarımının maddî formları olmaktan öte inanç sanat ve kültürün izlerini de barındıran tarihî belgeler niteliğindedir Elinizdeki eser bu belgeler arasında seçkin bir yere sahip olan ve İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde TİEM muhafaza edilen Şam Evrakı Koleksiyonu nda yer alan Hicâzî Kûfî hatlı mushaf yazmalarını konu edinmektedir Koleksiyonun önemli bir kısmını oluşturan Kur an yazmaları çoğunlukla eksik ve dağınık yapraklardan oluşsa da erken İslâmî dönemin yazı üslubu istinsah geleneği ve mushaf tasarımı açısından eşsiz bir örneklem sunmaktadır Bu çalışma hem klasik yazı türleri hem de bu türlerin mushaf kitabetinde uygulanışları açısından dikkate değer bir inceleme içermekte buradan hareketle de Kur an metninin erken dönem istinsah tarihine dair yeni perspektifler sunmaktadır Erken dönem Kur an ve mushaf tarihini rivayetlerin yanı sıra mushaf kitabeti pratiğine dayalı olarak da ele alması ve Hicâzî yazıyla ilgili mevcut tasniflerin eksiklerini belirleyerek daha yetkin bir tasnif önerisi geliştirmesi çalışmanın özgün yanını oluşturmaktadır Mushaf tarihiyle ilgilenen uzmanların yanı sıra paleografi İslam tarihi yazı tarihi ve malzeme kültürü araştırmacıları için de zengin bir başvuru kaynağı niteliğinde olan eser aynı zamanda Kur an ın sadece ilâhî bir metin olarak değil tarihsel bir olgu olarak da nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan yeni kuşak araştırmacılar için metodolojik bir örnek teşkil etmektedir Tanıtım Bülteninden

Kuramer Yayınları (Kur'an Araştırmaları Merkezi)
İslâmî ilimlerin erken dönem tarihine ışık tutan kaynaklar arasında mushaf yazmaları özel bir yere sahiptir Bu yazmalar yalnızca metin aktarımının maddî formları olmaktan öte inanç sanat ve kültürün izlerini de barındıran tarihî belgeler niteliğindedir Elinizdeki eser bu belgeler arasında seçkin bir yere sahip olan ve İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde TİEM muhafaza edilen Şam Evrakı Koleksiyonu nda yer alan Hicâzî Kûfî hatlı mushaf yazmalarını konu edinmektedir Koleksiyonun önemli bir kısmını oluşturan Kur an yazmaları çoğunlukla eksik ve dağınık yapraklardan oluşsa da erken İslâmî dönemin yazı üslubu istinsah geleneği ve mushaf tasarımı açısından eşsiz bir örneklem sunmaktadır Bu çalışma hem klasik yazı türleri hem de bu türlerin mushaf kitabetinde uygulanışları açısından dikkate değer bir inceleme içermekte buradan hareketle de Kur an metninin erken dönem istinsah tarihine dair yeni perspektifler sunmaktadır Erken dönem Kur an ve mushaf tarihini rivayetlerin yanı sıra mushaf kitabeti pratiğine dayalı olarak da ele alması ve Hicâzî yazıyla ilgili mevcut tasniflerin eksiklerini belirleyerek daha yetkin bir tasnif önerisi geliştirmesi çalışmanın özgün yanını oluşturmaktadır Mushaf tarihiyle ilgilenen uzmanların yanı sıra paleografi İslam tarihi yazı tarihi ve malzeme kültürü araştırmacıları için de zengin bir başvuru kaynağı niteliğinde olan eser aynı zamanda Kur an ın sadece ilâhî bir metin olarak değil tarihsel bir olgu olarak da nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan yeni kuşak araştırmacılar için metodolojik bir örnek teşkil etmektedir

Kuramer Yayınları (Kur`an Araştırmaları Merkezi)
İslâmî ilimlerin erken dönem tarihine ışık tutan kaynaklar arasında mushaf yazmaları özel bir yere sahiptir Bu yazmalar yalnızca metin aktarımının maddî formları olmaktan öte inanç sanat ve kültürün izlerini de barındıran tarihî belgeler niteliğindedir Elinizdeki eser bu belgeler arasında seçkin bir yere sahip olan ve İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde TİEM muhafaza edilen Şam Evrakı Koleksiyonu nda yer alan Hicâzî Kûfî hatlı mushaf yazmalarını konu edinmektedir Koleksiyonun önemli bir kısmını oluşturan Kur an yazmaları çoğunlukla eksik ve dağınık yapraklardan oluşsa da erken İslâmî dönemin yazı üslubu istinsah geleneği ve mushaf tasarımı açısından eşsiz bir örneklem sunmaktadır Bu çalışma hem klasik yazı türleri hem de bu türlerin mushaf kitabetinde uygulanışları açısından dikkate değer bir inceleme içermekte buradan hareketle de Kur an metninin erken dönem istinsah tarihine dair yeni perspektifler sunmaktadır Erken dönem Kur an ve mushaf tarihini rivayetlerin yanı sıra mushaf kitabeti pratiğine dayalı olarak da ele alması ve Hicâzî yazıyla ilgili mevcut tasniflerin eksiklerini belirleyerek daha yetkin bir tasnif önerisi geliştirmesi çalışmanın özgün yanını oluşturmaktadır Mushaf tarihiyle ilgilenen uzmanların yanı sıra paleografi İslam tarihi yazı tarihi ve malzeme kültürü araştırmacıları için de zengin bir başvuru kaynağı niteliğinde olan eser aynı zamanda Kur an ın sadece ilâhî bir metin olarak değil tarihsel bir olgu olarak da nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan yeni kuşak araştırmacılar için metodolojik bir örnek teşkil etmektedir

Kuramer
İslâmî ilimlerin erken dönem tarihine ışık tutan kaynaklar arasında mushaf yazmaları özel bir yere sahiptir Bu yazmalar yalnızca metin aktarımının maddî formları olmaktan öte inanç sanat ve kültürün izlerini de barındıran tarihî belgeler niteliğindedir Elinizdeki eser bu belgeler arasında seçkin bir yere sahip olan ve İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesinde TİEM muhafaza edilen Şam Evrakı Koleksiyonu nda yer alan Hicâzî Kûfî hatlı mushaf yazmalarını konu edinmektedir Koleksiyonun önemli bir kısmını oluşturan Kur an yazmaları çoğunlukla eksik ve dağınık yapraklardan oluşsa da erken İslâmî dönemin yazı üslubu istinsah geleneği ve mushaf tasarımı açısından eşsiz bir örneklem sunmaktadır Bu çalışma hem klasik yazı türleri hem de bu türlerin mushaf kitabetinde uygulanışları açısından dikkate değer bir inceleme içermekte buradan hareketle de Kur an metninin erken dönem istinsah tarihine dair yeni perspektifler sunmaktadır Erken dönem Kur an ve mushaf tarihini rivayetlerin yanı sıra mushaf kitabeti pratiğine dayalı olarak da ele alması ve Hicâzî yazıyla ilgili mevcut tasniflerin eksiklerini belirleyerek daha yetkin bir tasnif önerisi geliştirmesi çalışmanın özgün yanını oluşturmaktadır Mushaf tarihiyle ilgilenen uzmanların yanı sıra paleografi İslam tarihi yazı tarihi ve malzeme kültürü araştırmacıları için de zengin bir başvuru kaynağı niteliğinde olan eser aynı zamanda Kur an ın sadece ilâhî bir metin olarak değil tarihsel bir olgu olarak da nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan yeni kuşak araştırmacılar için metodolojik bir örnek teşkil etmektedir Tanıtım Bülteninden