Küresel Kapitalizm ve Göçmen Emeği — Çiğdem Şahin

Küresel Kapitalizm ve Göçmen Emeği
Çiğdem ŞahinScala Yayıncılık
Küresel Kapitalizm ve Göçmen Emeği
Çiğdem ŞahinArtı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir Tanıtım Bülteninden

Scala Yayıncılık
Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir

Scala Yayıncılık
Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir Tanıtım Bülteninden

Scala Yayıncılık
Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir

Scala Yayıncılık
Kitap Açıklaması Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir

Scala Yayıncılık
Çiğdem Şahin tarafından kaleme alınan Küresel Kapitalizm ve Göçmen Emeği Scala Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Küresel Kapitalizm ve Göçmen Emeği Çiğdem Şahin Kitap Özeti Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir Yayınevi Scala Yayıncılık Yazar Çiğdem Şahin Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2023 Barkod 9786256478015 Kategori Diğer Politikat Siyaset

Scala Yayıncılık
Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunc

Scala Yayıncılık
Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir

Scala
Artı değer kuramına göre emek ve sermaye arasında sürekli bir çatışma söz konusudur Kâr emek sömürüsüne dayanmakta bu arada bazı emek kategorileri diğerlerine göre daha fazla sömürülmektedir İşçi sınıfının önemli bir bölümünü oluşturan göçmen işgücü özellikle de kayıtdışı kaçak göçmen işgücü bu bağlamda en savunmasız en güvencesiz işgücü olarak en fazla sömürülen emek kategorisini oluşturmaktadır Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda da belirtildiği üzere sermaye her zaman emeğin pazarlık gücünü kırarak daha çok kâr elde etmek için artı değerin kaynağı olan işçi sınıfını kontrol altında tutmayı bir yandan da emek kategorileri arasında yarattığı hiyerarşik bölünme sayesinde ücretleri baskılayarak kâr maksimizasyonu sağlamayı amaçlamaktadır Bunun için de Marx ın deyimiyle her koşulda çalışmaya hazır bir Yedek İşgücü Ordusu nun elinin altında hazır bulunmasını istemektedir İşte Marx ın kendi döneminde bahsettiği ve sermayenin ücret pazarlığında alternatif emek olarak bir köşede durmasını istediği bu Yedek İşgücü Ordusu nun günümüzdeki karşılığı göçmen işçilerdir Diğer bir deyişle Göçmen işçiler neo liberal küresel kapitalizmin Yedek Göçmen İşgücü Ordusu dur Sermayenin kârını güvence altına alabilmek için emek piyasasını parçalara bölerek işgücünü ve ücret maliyetlerini kontrol ettiği Böl Parçala Yönet stratejisi aslında neo liberal süreçte göçmen emeğinin denetimine yönelik uygulanan devlet politikalarının özünü yansıtmaktadır Bu kitapta teorik referans olarak Marx ın Yedek İşgücü Ordusu Kuramı nda vücut bulan Emeğin Emeğe Kırdırılması olgusu günümüz kapitalizmine uyarlanmakta ve bu bağlamda göçmen işçiler Yedek Göçmen İşgücü Ordusu olarak konumlandırılarak göçmen emeğinin küresel kapitalizmdeki rolü sorgulanmaktadır Özellikle bugün hâkim olan neo liberal kapitalist sistemde düzensiz göç kapsamında artış kaydeden kayıtdışı göçmen işgücü sorunu küresel bağlamdan kopmadan ama Türkiye nin kendine özgü koşullarında ele alınmaktadır Ayıca çalışma boyunca konunun dünya kapitalizmi bağlantısı ve emek sermaye çatışmasına dayanan boyutu da göz ardı edilmemektedir Aynı şekilde yapılan analiz esas olarak neo liberal dönemle sınırlı olmakla birlikte kapitalizmin geçirdiği tarihsel süreçlerden bağımsız bir yaklaşımın eksik ve yetersiz olacağı düşünülerek makalede tarihsel ve bütünsel bir yaklaşım benimsenmektedir