Küresel Kriz Çerçevesinde Türkiye nin Cari Açık Sorunsalı — Kolektif

Küresel Kriz Çerçevesinde Türkiye nin Cari Açık Sorunsalı
Kolektif
Efil Yayınevi
Küresel Kriz Çerçevesinde Türkiye nin Cari Açık Sorunsalı
Kolektif
Açıklama ÖN OKUMA İÇİN TIKLAYINIZ Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiye de cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiye deki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiye nin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiye nin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

Efil Yayınevi
Açıklama ÖN OKUMA İÇİN TIKLAYINIZ Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiye de cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiye deki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiye nin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiye nin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

Efil Yayınevi Yayınları
Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiyede cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiyedeki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiyenin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiyenin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

Efil Yayınevi
Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiye de cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiye deki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiye nin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiye nin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

Efil Yayınevi Yayınları
Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiyede cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiyedeki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiyenin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiyenin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

EFİL YAYINEVİ
Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiye de cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiye deki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiye nin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiye nin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

Efil Yayınevi
Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiyede cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiyedeki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiyenin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiyenin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir

Efil Yayınevi
Kolektif tarafından kaleme alınan Küresel Kriz Çerçevesinde Türkiye nin Cari Açık Sorunsalı Efil Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Küresel Kriz Çerçevesinde Türkiye nin Cari Açık Sorunsalı Kolektif Kitap Özeti Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiyede cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiyedeki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiyenin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiyenin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir Yayınevi Efil Yayınevi Yazar Kolektif Sayfa 217 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Şubat 2010 Barkod 9786054334049 Kategori Dünya Ekonomisi Türkiye Ekonomisi

Efil Yayınevi
Türkiye ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiye de cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiye deki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiye nin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan

Efil Yayınevi
Türkiye Ekonomisi 20 Yüzyılın son çeyreğinde hızlı bir dışa açılma süreci yaşamış ve uluslararası piyasalarla bütünleşmiştir Bu bütünleşme hem mal ve hizmet hem de finans piyasasında gerçekleşmiş ve sancılı olmuştur Türkiye ekonomisi 1994 ve 2001 gibi iki önemli kriz yanında pek çok daha küçük ölçekli kriz yaşamıştır Yaşanan tüm krizlerin tetikleyicisinin dış ticaret dengesizliği olduğunu söylemek abartı olmaz Türkiye bugün de dünya da yaşanan krizden etkilenme sürecine girmiştir Türkiye de cari açık özellikle 2004 yılından itibaren rekordan rekora koşmaktadır 2004 2007 yılları arasındaki ortalama cari açık 1984 2003 yılları arasındaki ortalama cari açığın 16 katından fazladır Böylesine büyük bir hızla büyüyen cari açık doğal olarak ciddi kaygılar yaratmış bu açığın kriz döneminde sürdürülebilirliği kalmamıştır Türkiye deki cari açığın asıl belirleyicisinin dış ticaret dengesindeki bozulma olduğu bilinmektedir Özellikle 2001 yılından itibaren hem ihracatta hem de ithalatta çok belirgin bir artış trendi gözlenmekle birlikte ithalattaki artış ihracattaki artışı büyük bir oranda aştığı için hem dış ticaret dengesinde hem de cari açıkta ciddi bir kötüleşme gözlenmiştir Cari açığın finansmanında bugüne kadar dış borçlanma portföy ve daha çok özelleştirme gelirleriyle desteklenen doğrudan yatırımlar kullanılmıştır Türkiye küresel likidite bolluğu nedeniyle uzun süren şanslı bir dönemden geçmiş ve dış borç ve sermaye akışına dayalı yüksek bir büyüme oranı yakalamıştır Bu büyüme oranları iyimserliği artırmış ve risk faktörünün küçümsenmesine neden olmuştur Küresel para hareketleriyle beslenen iyimserliğin bir ülkenin gelişimini bir bir süre için sürdürmesine yardımcı olması doğal iken bu iyimserliğin azalması tam tersine bir gelişmeyi doğurmaktadır Bugün Türkiye nin toplam dış borcundaki kaygı verici artış küresel likiditedeki daralma nedeniyle hızla çevrilemez hale gelmektedir Dış kaynaklar ve cari açıkla beslenen ekonomik büyümenin kriz döneminde daralan cari açık ile küçüleceği görülmektedir Kitabımızın amacı Türkiye nin içine girdiği bu riskli dönemde Türkiye ekonomisinin cari açık sorunsalını tartışarak bu dönemin en az kayıp ile geçirilmesi için neler yapılması ve uzun dönemde ekonominin daha sağlam bir yapıya kavuşturulması için dış ticaretin nasıl şekillenmesi gerektiğini ortaya koyacak yaklaşımları değerlendirmektir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img