MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Küreselleşme Çağında Milliyetçilik — Anthony D Smith

Küreselleşme Çağında Milliyetçilik
91,00
Siyasal DüşünceSiyaset

Küreselleşme Çağında Milliyetçilik

Anthony D Smith

Everest Yayınları

Ocak 2003206 sf.çev. Derya Kömürcü
Ciltsiz
TamadresEn ucuz

Küreselleşme Çağında Milliyetçilik

Anthony D Smith

Üçüncü binyıla adımımızı attığımız şu dönemlerde dünya giderek küçülürken etnik gruplarla milletler arasındaki engeller kalkarken tüm dünya kitle iletişimi ve teknolojik aracılarla donanırken kısacası dünya tek bir mekân haline gelirken etnik çatışma ve milliyetçilik niçin yeniden diriliyor Dünyada milliyetçilik millet ve etnisite kuramları ile ilgili en yetkin isimlerden biri olarak görülen 1933 doğumlu London School of Economics te sosyoloji profesörü Anthony D Smith Küreselleşme Çağında Milliyetçilik adlı kitabında bu sorunun cevabını arıyor Smith e göre milliyetçiliğin yakın geçmişteki dirilişi ancak uzun bir tarihsel sürecin parçası olarak düşünüldüğünde anlaşılabilir Bu anlamda Berlin Duvarı nın yıkılışı ve hatta İkinci Dünya Savaşı ile başlayan çözümlemeler sığ ve yanıltıcı olabilir Küreselleşme politikaları dünyayı tek bir mekâna dönüştürmeye soyunmuş görünüyor ama milliyetçiliği körükleyen çelişik bir yönü de var Küreselleşme ile birlikte dünya bir yandan feminizmden çevre hareketine sivil haklar hareketinden dinsel uyanışlara kadar çeşitli toplumsal hareket ve kimlik protestolarına sahne olurken diğer yandan kavramın etnik milliyetçiliğin ve dinsel fundamentalizme çanak tuttuğu farkına varılıyor Küreselleşme ve milliyetçilik arasındaki çelişik bağı inceleyen kitapta içinde yaşadığımız küresel çağda milliyetçiliğin geçerliliğini yitirip yitirmediği ulusüstü oluşumların ne anlama geldiği milletin ötesinde yeni bağlılık türlerinin gerçekten ortaya çıkıp çıkmadığı gibi kavramlara da yer veriliyor

Everest Yayınları
91,00

Everest Yayınları

2003-01-02206 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur

çev. Derya Kömürcü

Everest Yayınları

Üçüncü binyıla adımımızı attığımız şu dönemlerde dünya giderek küçülürken etnik gruplarla milletler arasındaki engeller kalkarken tüm dünya kitle iletişimi ve teknolojik aracılarla donanırken kısacası dünya tek bir mekân haline gelirken etnik çatışma ve milliyetçilik niçin yeniden diriliyor Dünyada milliyetçilik millet ve etnisite kuramları ile ilgili en yetkin isimlerden biri olarak görülen 1933 doğumlu London School of Economics te sosyoloji profesörü Anthony D Smith Küreselleşme Çağında Milliyetçilik adlı kitabında bu sorunun cevabını arıyor Smith e göre milliyetçiliğin yakın geçmişteki dirilişi ancak uzun bir tarihsel sürecin parçası olarak düşünüldüğünde anlaşılabilir Bu anlamda Berlin Duvarı nın yıkılışı ve hatta İkinci Dünya Savaşı ile başlayan çözümlemeler sığ ve yanıltıcı olabilir Küreselleşme politikaları dünyayı tek bir mekâna dönüştürmeye soyunmuş görünüyor ama milliyetçiliği körükleyen çelişik bir yönü de var Küreselleşme ile birlikte dünya bir yandan feminizmden çevre hareketine sivil haklar hareketinden dinsel uyanışlara kadar çeşitli toplumsal hareket ve kimlik protestolarına sahne olurken diğer yandan kavramın etnik milliyetçiliğin ve dinsel fundamentalizme çanak tuttuğu farkına varılıyor Küreselleşme ve milliyetçilik arasındaki çelişik bağı inceleyen kitapta içinde yaşadığımız küresel çağda milliyetçiliğin geçerliliğini yitirip yitirmediği ulusüstü oluşumların ne anlama geldiği milletin ötesinde yeni bağlılık türlerinin gerçekten ortaya çıkıp çıkmadığı gibi kavramlara da yer veriliyor

Alfa Kitap
140,00

Everest Yayınları

2003206 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur

çev. Derya Kömürcü

Alfa Kitap

Üçüncü binyıla adımımızı attığımız şu dönemlerde dünya giderek küçülürken etnik gruplarla milletler arasındaki engeller kalkarken tüm dünya kitle iletişimi ve teknolojik aracılarla donanırken kısacası dünya tek bir mekân haline gelirken etnik çatışma ve milliyetçilik niçin yeniden diriliyor Dünyada milliyetçilik millet ve etnisite kuramları ile ilgili en yetkin isimlerden biri olarak görülen 1933 doğumlu London School of Economics 39 te sosyoloji profesörü Anthony D Smith Küreselleşme Çağında Milliyetçilik adlı kitabında bu sorunun cevabını arıyor Smith 39 e göre milliyetçiliğin yakın geçmişteki dirilişi ancak uzun bir tarihsel sürecin parçası olarak düşünüldüğünde anlaşılabilir Bu anlamda Berlin Duvarı 39 nın yıkılışı ve hatta İkinci Dünya Savaşı ile başlayan çözümlemeler sığ ve yanıltıcı olabilir Küreselleşme politikaları dünyayı tek bir mekâna dönüştürmeye soyunmuş görünüyor ama milliyetçiliği körükleyen çelişik bir yönü de var Küreselleşme ile birlikte dünya bir yandan feminizmden çevre hareketine sivil haklar hareketinden dinsel uyanışlara kadar çeşitli toplumsal hareket ve kimlik protestolarına sahne olurken diğer yandan kavramın etnik milliyetçiliğin ve dinsel fundamentalizme çanak tuttuğu farkına varılıyor Küreselleşme ve milliyetçilik arasındaki çelişik bağı inceleyen kitapta içinde yaşadığımız küresel çağda milliyetçiliğin geçerliliğini yitirip yitirmediği ulusüstü oluşumların ne anlama geldiği milletin ötesinde yeni bağlılık türlerinin gerçekten ortaya çıkıp çıkmadığı gibi kavramlara da yer veriliyor

Kitap Yurdu

EVEREST YAYINLARI

09.01.2003206 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE

çev. Derya Kömürcü

Kitap Yurdu

Ulus devlet öldü mü Milliyetçilik anlamını yitirdi mi Tek bir devlet tek bir hükümet tek bir kültür tek bir dil İnsanlığın geleceği bu mu Modern dünyanın temel direkleri saydığımız pek çok şeyin yerini artık başka şeyler mi aldı Bu sorulara yanıt vermeye kalktığımızda yüz yüze geldiğimiz ikilemler net bir sonuca ulaşamadan bir sürü kafa karışıklığı yaşamamıza neden oluyor Oysa milliyetçilikle ilgili yazının en önemli ve etkili yazarlarından biri olan Anthony D Smith bu soruların tümünü birden kesin bir hayır la yanıtlıyor İdeolojilerin öldüğü küreselleşmenin hüküm sürdüğü dünyada etnik çatışmalar ve milliyetçilik belirleyici siyasal güçler olarak varlıklarını sürdürüyor ve hatta giderek kuvvetleniyor Peki ortaya çıkmakta olduğu iddia edilen küresel düzen ve onun kurumları milliyetçiliği aşabilir mi Smith bir yandan ayrıntılı bir biçimde incelediği bir örnek olarak Avrupa Birliği gibi bir bölgesel yapının milliyetçiliğin aşılmasına katkı sunabilecek olanaklarıyla ilgilenirken diğer yandan milliyetçiliğin geçmişten bugüne varlığını sürdüren etkisinin ahlâki açıdan nasıl gerekçelendirilebileceğine kafa yormaktadır