Kürt Ermeni İlişkileri — Demet Cansız

Kürt Ermeni İlişkileri
Demet CansızSerander Yayınları
Kürt Ermeni İlişkileri
Demet Cansız19 yüzyılda feodal yaşam tarzının egemen olduğu Doğu Anadolu da Kürtlerin aşiret şeklinde örgütlendiği görülmektedir Bu yapı içinde yerleşik göçebe ya da yarı göçebe bir şekilde yaşayan Kürtlerin liderlerine ağa adı veriliyordu Köylerde adeta devletin fonksiyonlarını yerine getiren ağalara yalnızca Kürtler değil bölgede yaşayan diğer gruplar da itaat etmek zorundaydı Nitekim aynı coğrafyada yaşayan Ermeniler de bağlı oldukları Kürt ağalarına vergi vermek mecburiyetinde idi Ermeniler kendi içlerinde reis ya da ayan adını verdikleri liderlere sahip olup aynı zamanda kendi reislerinin de baskısı altındaydı Şark vilayetlerinde Kürtlerin Ermenilere karşı sahip olduğu bu üstün konum Tanzimat ve Islahat fermanlarının ilanı ile yavaş yavaş eşitlenmeye başladı 20 yüzyılda yabancı devletlerin müdahalesiyle Ermeniler uluslar arası arenada kendilerine destek bulurken Kürt ağaları ve reisleri bu durumdan oldukça rahatsızdı Bunun yanı sıra iki grup arasında yüzyıllar boyunca devam eden toprak meselesi bu yıllarda hâlâ en büyük sorun idi II Meşrutiyet in ilanı ile iki unsur arasında meydana gelen anlaşmazlıkların asgari düzeye indirilip tüm yurtta olduğu gibi şark vilayetlerinde de can mal ırz güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır Fakat ne yazık ki meşrutiyet yıllarında da ilerleyen dönemlerde de Kürt Ermeni ilişkileri hedeflenen düzeye indirgenememiştir Bölgede devam eden karışıklıklara yalnızca iç sorunlar değil Avrupa ve Rusya nın tertipleri ile Ermeni komitelerinin ayrılıkçı faaliyetleri de neden olmuştur Bu eylemlere Kürt eşkıyalarının uzlaşmaz tavırları da eklenince Vilayat ı Şarkiye de asayişsizlik ve güvensizlik hat safhaya ulaşmıştır Hükümetin siyasi askeri sosyal ekonomik alanlarda titizlikle aldığı kararlar ve tedbirler savaşlar silsilesi içinde akîm kalmıştır Bu kitapta II Meşrutiyet ten Ermeni Tehciri ne giden süreçte Kürt Ermeni ilişkileri tüm detaylarıyla ele alınmış ve okuyucuya sunulmuştur

Serander Yayınları
19 yüzyılda feodal yaşam tarzının egemen olduğu Doğu Anadolu da Kürtlerin aşiret şeklinde örgütlendiği görülmektedir Bu yapı içinde yerleşik göçebe ya da yarı göçebe bir şekilde yaşayan Kürtlerin liderlerine ağa adı veriliyordu Köylerde adeta devletin fonksiyonlarını yerine getiren ağalara yalnızca Kürtler değil bölgede yaşayan diğer gruplar da itaat etmek zorundaydı Nitekim aynı coğrafyada yaşayan Ermeniler de bağlı oldukları Kürt ağalarına vergi vermek mecburiyetinde idi Ermeniler kendi içlerinde reis ya da ayan adını verdikleri liderlere sahip olup aynı zamanda kendi reislerinin de baskısı altındaydı Şark vilayetlerinde Kürtlerin Ermenilere karşı sahip olduğu bu üstün konum Tanzimat ve Islahat fermanlarının ilanı ile yavaş yavaş eşitlenmeye başladı 20 yüzyılda yabancı devletlerin müdahalesiyle Ermeniler uluslar arası arenada kendilerine destek bulurken Kürt ağaları ve reisleri bu durumdan oldukça rahatsızdı Bunun yanı sıra iki grup arasında yüzyıllar boyunca devam eden toprak meselesi bu yıllarda hâlâ en büyük sorun idi II Meşrutiyet in ilanı ile iki unsur arasında meydana gelen anlaşmazlıkların asgari düzeye indirilip tüm yurtta olduğu gibi şark vilayetlerinde de can mal ırz güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır Fakat ne yazık ki meşrutiyet yıllarında da ilerleyen dönemlerde de Kürt Ermeni ilişkileri hedeflenen düzeye indirgenememiştir Bölgede devam eden karışıklıklara yalnızca iç sorunlar değil Avrupa ve Rusya nın tertipleri ile Ermeni komitelerinin ayrılıkçı faaliyetleri de neden olmuştur Bu eylemlere Kürt eşkıyalarının uzlaşmaz tavırları da eklenince Vilayat ı Şarkiye de asayişsizlik ve güvensizlik hat safhaya ulaşmıştır Hükümetin siyasi askeri sosyal ekonomik alanlarda titizlikle aldığı kararlar ve tedbirler savaşlar silsilesi içinde akîm kalmıştır Bu kitapta II Meşrutiyet ten Ermeni Tehciri ne giden süreçte Kürt Ermeni ilişkileri tüm detaylarıyla ele alınmış ve okuyucuya sunulmuştur

Serander Yayınları
19 yüzyılda feodal yaşam tarzının egemen olduğu Doğu Anadolu da Kürtlerin aşiret şeklinde örgütlendiği görülmektedir Bu yapı içinde yerleşik göçebe ya da yarı göçebe bir şekilde yaşayan Kürtlerin liderlerine ağa adı veriliyordu Köylerde adeta devletin fonksiyonlarını yerine getiren ağalara yalnızca Kürtler değil bölgede yaşayan diğer gruplar da itaat etmek zorundaydı Nitekim aynı coğrafyada yaşayan Ermeniler de bağlı oldukları Kürt ağalarına vergi vermek mecburiyetinde idi Ermeniler kendi içlerinde reis ya da ayan adını verdikleri liderlere sahip olup aynı zamanda kendi reislerinin de baskısı altındaydı Şark vilayetlerinde Kürtlerin Ermenilere karşı sahip olduğu bu üstün konum Tanzimat ve Islahat fermanlarının ilanı ile yavaş yavaş eşitlenmeye başladı 20 yüzyılda yabancı devletlerin müdahalesiyle Ermeniler uluslar arası arenada kendilerine destek bulurken Kürt ağaları ve reisleri bu durumdan oldukça rahatsızdı Bunun yanı sıra iki grup arasında yüzyıllar boyunca devam eden toprak meselesi bu yıllarda hâlâ en büyük sorun idi II Meşrutiyet in ilanı ile iki unsur arasında meydana gelen anlaşmazlıkların asgari düzeye indirilip tüm yurtta olduğu gibi şark vilayetlerinde de can mal ırz güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır Fakat ne yazık ki meşrutiyet yıllarında da ilerleyen dönemlerde de Kürt Ermeni ilişkileri hedeflenen düzeye indirgenememiştir Bölgede devam eden karışıklıklara yalnızca iç sorunlar değil Avrupa ve Rusya nın tertipleri ile Ermeni komitelerinin ayrılıkçı faaliyetleri de neden olmuştur Bu eylemlere Kürt eşkıyalarının uzlaşmaz tavırları da eklenince Vilayat ı Şarkiye de asayişsizlik ve güvensizlik hat safhaya ulaşmıştır Hükümetin siyasi askeri sosyal ekonomik alanlarda titizlikle aldığı kararlar ve tedbirler savaşlar silsilesi içinde akîm kalmıştır Bu kitapta II Meşrutiyet ten Ermeni Tehciri ne giden süreçte Kürt Ermeni ilişkileri tüm detaylarıyla ele alınmış ve okuyucuya sunulmuştur

Serander Yayıncılık
19 yüzyılda feodal yaşam tarzının egemen olduğu Doğu Anadolu da Kürtlerin aşiret şeklinde örgütlendiği görülmektedir Bu yapı içinde yerleşik göçebe ya da yarı göçebe bir şekilde yaşayan Kürtlerin liderlerine ağa adı veriliyordu Köylerde adeta devletin fonksiyonlarını yerine getiren ağalara yalnızca Kürtler değil bölgede yaşayan diğer gruplar da itaat etmek zorundaydı Nitekim aynı coğrafyada yaşayan Ermeniler de bağlı oldukları Kürt ağalarına vergi vermek mecburiyetinde idi Ermeniler kendi içlerinde reis ya da ayan adını verdikleri liderlere sahip olup aynı zamanda kendi reislerinin de baskısı altındaydı Şark vilayetlerinde Kürtlerin Ermenilere karşı sahip olduğu bu üstün konum Tanzimat ve Islahat fermanlarının ilanı ile yavaş yavaş eşitlenmeye başladı 20 yüzyılda yabancı devletlerin müdahalesiyle Ermeniler uluslar arası arenada kendilerine destek bulurken Kürt ağaları ve reisleri bu durumdan oldukça rahatsızdı Bunun yanı sıra iki grup arasında yüzyıllar boyunca devam eden toprak meselesi bu yıllarda hâlâ en büyük sorun idi II Meşrutiyet in ilanı ile iki unsur arasında meydana gelen anlaşmazlıkların asgari düzeye indirilip tüm yurtta olduğu gibi şark vilayetlerinde de can mal ırz güvenliğinin sağlanması amaçlanmıştır Fakat ne yazık ki meşrutiyet yıllarında da ilerleyen dönemlerde de Kürt Ermeni ilişkileri hedeflenen düzeye indirgenememiştir Bölgede devam eden karışıklıklara yalnızca iç sorunlar değil Avrupa ve Rusya nın tertipleri ile Ermeni komitelerinin ayrılıkçı faaliyetleri de neden olmuştur Bu eylemlere Kürt eşkıyalarının uzlaşmaz tavırları da eklenince Vilayat ı Şarkiye de asayişsizlik ve güvensizlik hat safhaya ulaşmıştır Hükümetin siyasi askeri sosyal ekonomik alanlarda titizlikle aldığı kararlar ve tedbirler savaşlar silsilesi içinde akîm kalmıştır Bu kitapta II Meşrutiyet ten Ermeni Tehciri ne giden süreçte Kürt Ermeni ilişkileri tüm detaylarıyla ele alınmış ve okuyucuya sunulmuştur