Kurtlarla Dans — Kazım Çoban

Kurtlarla Dans
Kazım ÇobanYason Yayıncılık
Kurtlarla Dans
Kazım ÇobanKazım Çoban tarafından kaleme alınan Kurtlarla Dans Yason Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Kurtlarla Dans Kazım Çoban Kitap Özeti Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu yavaş yavaş yeni bir bağlantıya girdi Bu bağlantı Osmanlı denge siyasetinin herhangi bir büyük devlete karşı izlediği bir yakınlık değildi Devlet orduda ve sivil yönetimde Alman nüfuzuna kapılarını açmıştı Osmanlı Devletinin onduokuzuncu yüzyıl sonlarında Avrupa güçler dengesini altüst ederek ortaya çıkan Almanya ile kurduğu ilişkiler devletler ailesindeki herhangi iki devletin bağlaşıklığı olmaktan daha fazla bir olaydır Bu ilişkinin diplomatik ve siyasal alandaki boyutları ötesinde her iki ülkenin sosyal ve iktisadi tarihi içinde önemli bir yeri vardır Genç Alman İmparatorluğunun yayılma hırsı ön planda Osmanlı ülkelerine yönelmişti Bu ülkelerde kurduğu nüfuz ondokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başındaki Almanyanın tarihidir demek pek yanlış olmaz Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur Bu nedenlerdir ki iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmuştur Ayrıca arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan kimi yarı propaganda kimisi siyasal iktisadi durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır Özellikle güncel önemini koruyan askeri yardım konusu için Osmanlı ordusundaki Alman askeri heyetinin faaliyeti bir örnek olay olarak dikkati çekmiştir Bu konuda yapılan etraflı araştırmaların Wallach ve Trumpeener gibi önemli bir eksiği Osmanlı arşiv belgelerine hatta Türkçe ikincil kaynaklara yabancılıklarıdır Aynı şey Bağdat demiryolu üzerindeki bazı çalışmalar içinde söylenebilir Tek istisna 1935de yazılan bazı Türkçe ikincil kaynakları kullanan Bekir Sıtkı Baykal ın çalışmasıdır Esasen yabancı literatürde Türk Alman ilişkileri üzerindeki çalışmalar hiç de küçümsenmeyecek sayıda olmasına rağmen beni bu konuda araştırma yapmaya yönlten neden bu çalışmaların çok büyük bölümünde Türkçe birincil ve ikinci kaynakların kullanılmamış olmasıdır Yayınevi Yason Yayıncılık Yazar Kazım Çoban Sayfa 280 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Temmuz 2015 Barkod 9786059197267 Kategori Araştırma İnceleme Osmanlı Tarihi

Yason Yayıncılık
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu yavaş yavaş yeni bir bağlantıya girdi Bu bağlantı Osmanlı denge siyasetinin herhangi bir büyük devlete karşı izlediği bir yakınlık değildi Devlet orduda ve sivil yönetimde Alman nüfuzuna kapılarını açmıştı Osmanlı Devletinin onduokuzuncu yüzyıl sonlarında Avrupa güçler dengesini altüst ederek ortaya çıkan Almanya ile kurduğu ilişkiler devletler ailesindeki herhangi iki devletin bağlaşıklığı olmaktan daha fazla bir olaydır Bu ilişkinin diplomatik ve siyasal alandaki boyutları ötesinde her iki ülkenin sosyal ve iktisadi tarihi içinde önemli bir yeri vardır Genç Alman İmparatorluğu nun yayılma hırsı ön planda Osmanlı ülkelerine yönelmişti Bu ülkelerde kurduğu nüfuz ondokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başındaki Almanya nın tarihidir demek pek yanlış olmaz Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur Bu nedenlerdir ki iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmuştur Ayrıca arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan kimi yarı propaganda kimisi siyasal iktisadi durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır Özellikle güncel önemini koruyan askeri yardım konusu için Osmanlı ordusundaki Alman askeri heyetinin faaliyeti bir örnek olay olarak dikkati çekmiştir Bu konuda yapılan etraflı araştırmaların Wallach ve Trumpeener gibi önemli bir eksiği Osmanlı arşiv belgelerine hatta Türkçe ikincil kaynaklara yabancılıklarıdır Aynı şey Bağdat demiryolu üzerindeki bazı çalışmalar içinde söylenebilir Tek istisna 1935 de yazılan bazı Türkçe ikincil kaynakları kullanan Bekir Sıtkı Baykal ın çalışmasıdır Esasen yabancı literatürde Türk Alman ilişkileri üzerindeki çalışmalar hiç de küçümsenmeyecek sayıda olmasına rağmen beni bu konuda araştırma yapmaya yönlten neden bu çalışmaların çok büyük bölümünde Türkçe birincil ve ikinci kaynakların kullanılmamış olmasıdır

Yason Yayıncılık
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu yavaş yavaş yeni bir bağlantıya girdi Bu bağlantı Osmanlı denge siyasetinin herhangi bir büyük devlete karşı izlediği bir yakınlık değildi Devlet orduda ve sivil yönetimde Alman nüfuzuna kapılarını açmıştı Osmanlı Devleti nin ondokuzuncu yüzyıl sonlarında Avrupa güçler dengesini alt üst ederek ortaya çıkan Almanya ile kurduğu ilişkiler devletler ailesindeki herhangi iki devletin bağlaşıklığı olmaktan daha fazla bir olaydır Bu ilişkinin diplomatik siyasal alandaki boyutların ötesinde her iki ülkenin sosyal ve iktisadi tarihi içinde de önemli bir yeri vardır Genç Alman imparatorluğu nun yayılma hırsı Ön planda Osmanlı ülkelerine yönelmişti Bu ülkelerde kurduğu nüfuz ondokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başındaki Almanya nın tarihidir demek pek yanlış olmaz Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur Bu nedenledir ki iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmuştur Ayrıca arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan kimi yarı propaganda kimi siyasal iktisadi durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır özellikle güncel önemini koruyan askeri yardım konusu için Osmanlı ordusundakii Almöan askeri heyetinin faaliyeti bir örnek olay olarak dikkati çekmiştir Bu konda yapılan etraflı araştırmaların Wallach ve Trumpeener gibi önemli bir eksiği Osmanlı arşiv belgelerine hatta Türkçe ikincil kaynaklara yabancılıklarıdır Aynı şey Bağdat demiryolu üzerindeki bazı çalışmalar için de söylenebilir Tek istisna 1935 de yazılan ve bazı Türkçe ikincil kaynakları kullanan Bekir Sıtkı Baykal ın çalışmasıdır Esasen yabancı literatüründe Türk Alman ilişkileri üzerindeki çalışmalar hiç de küçümsenmeyecek sayıda olmasına rağmen beni bu konuda araştırma yapmaya yönelten neden bu çalışmaların çok büyük bölümünde Türkçe birincil ve ikincil kaynakların kullanılmamış olmasıdır

Yason Yayınları
Ondokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında Osmanlı İmparatorluğu yavaş yavaş yeni bir bağlantıya girdi Bu bağlantı Osmanlı denge siyasetinin herhangi bir büyük devlete karşı izlediği bir yakınlık değildi Devlet orduda ve sivil yönetimde Alman nüfuzuna kapılarını açmıştı Osmanlı Devleti nin ondokuzuncu yüzyıl sonlarında Avrupa güçler dengesini alt üst ederek ortaya çıkan Almanya ile kurduğu ilişkiler devletler ailesindeki herhangi iki devletin bağlaşıklığı olmaktan daha fazla bir olaydır Bu ilişkinin diplomatik siyasal alandaki boyutların ötesinde her iki ülkenin sosyal ve iktisadi tarihi içinde de önemli bir yeri vardır Genç Alman imparatorluğu nun yayılma hırsı Ön planda Osmanlı ülkelerine yönelmişti Bu ülkelerde kurduğu nüfuz ondokuzuncu yüzyıl sonu ve yirminci yüzyıl başındaki Almanya nın tarihidir demek pek yanlış olmaz Aynı nitelik son devir Osmanlı tarihi için de söz konusudur Bu nedenledir ki iki ülke arasındaki ilişkiler yoğun bir biçimde araştırma konusu olmuştur Ayrıca arşiv belgelerinin zenginliği yanında o devirde basılan kimi yarı propaganda kimi siyasal iktisadi durum raporu niteliğinde bir hayli kitap ve risale vardır özellikle güncel önemini koruyan askeri yardım konusu için Osmanlı ordusundakii Almöan askeri heyetinin faaliyeti bir örnek olay olarak dikkati çekmiştir Bu konda yapılan etraflı araştırmaların Wallach ve Trumpeener gibi önemli bir eksiği Osmanlı arşiv belgelerine hatta Türkçe ikincil kaynaklara yabancılıklarıdır Aynı şey Bağdat demiryolu üzerindeki bazı çalışmalar için de söylenebilir Tek istisna 1935 de yazılan ve bazı Türkçe ikincil kaynakları kullanan Bekir Sıtkı Baykal ın çalışmasıdır Esasen yabancı literatüründe Türk Alman ilişkileri üzerindeki çalışmalar hiç de küçümsenmeyecek sayıda olmasına rağmen beni bu konuda araştırma yapmaya yönelten neden bu çalışmaların çok büyük bölümünde Türkçe birincil ve ikincil kaynakların kullanılmamış olmasıdır Tanıtım Bülteninden