Kurtuluş — Nagihan Borlu Tüzün

Kurtuluş
Nagihan Borlu TüzünAlan Yayıncılık
Kurtuluş
Nagihan Borlu TüzünYine düşman eziyeti yine işgal Bu sebeptendi Anadolu ya göçümüz Artık gidecek yerimiz de yok diyordu Abdullah Efendi Rumeli nden kaçıp Osmaneli ne gelmek kurtuluş olmamıştı onlar için Savaş dolayısıyla rahat bir hayat sürememişlerdi acıları çoğaldıkça çoğalmıştı Esas kurtuluş ancak memleketin düşman işgalinden kurtuluşuyla gerçekleşecekti Eda Mehmet Naşit i hasretle bekliyor bugün gelmedi sabaha kısmet diyerek yatıyordu Sabah yine aynı umutla güne başlıyordu Tekrarlanan ızdırap veren bir oyun gibiydi nasıl oluyor da insan bitip tükenmiyordu Eda nın tutunacak tek dalı kızı Samiye idi Onunla konuşuyor Kalkandelen deki çocukluğunu masal gibi anlatıyordu Kederler neşelere muhtaçtı Mehmet Naşit kamp başkanının verdiği listede kendi adını görünce şaşırdı Gerçek miydi Yoksa yine kamp değişimi mi olacaktı O kadar küskünlerdi ki ümitlenmeyi unutmuşlardı Gemiye bindiler yol çok uzundu yolcular çok yorgundu Bu sefer hürriyetlerine gidiyorlardı ama henüz inançları yoktu Daha önce Rumeli den göç edip Anadolu ya gelen bir ailenin öyküsünün anlatıldığı GÖÇ Romanının yazarından bu serüvenin devamını okuyoruz

Alan Yayıncılık
Yine düşman eziyeti yine işgal Bu sebeptendi Anadoluya göçümüz Artık gidecek yerimiz de yok diyordu Abdullah Efendi Rumelinden kaçıp Osmaneline gelmek kurtuluş olmamıştı onlar için Savaş dolayısıyla rahat bir hayat sürememişlerdi acıları çoğaldıkça çoğalmıştı Esas kurtuluş ancak memleketin düşman işgalinden kurtuluşuyla gerçekleşecekti Eda Mehmet Naşiti hasretle bekliyor bugün gelmedi sabaha kısmet diyerek yatıyordu Sabah yine aynı umutla güne başlıyordu Tekrarlanan ızdırap veren bir oyun gibiydi nasıl oluyor da insan bitip tükenmiyordu Edanın tutunacak tek dalı kızı Samiye idi Onunla konuşuyor Kalkandelendeki çocukluğunu masal gibi anlatıyordu Kederler neşelere muhtaçtı Mehmet Naşit kamp başkanının verdiği listede kendi adını görünce şaşırdı Gerçek miydi Yoksa yine kamp değişimi mi olacaktı O kadar küskünlerdi ki ümitlenmeyi unutmuşlardı Gemiye bindiler yol çok uzundu yolcular çok yorgundu Bu sefer hürriyetlerine gidiyorlardı ama henüz inançları yoktu Daha önce Rumeliden göç edip Anadoluya gelen bir ailenin öyküsünün anlatıldığı GÖÇ Romanının yazarından bu serüvenin devamını okuyoruz

Alan Yayıncılık
Yine düşman eziyeti yine işgal Bu sebeptendi Anadolu ya göçümüz Artık gidecek yerimiz de yok diyordu Abdullah Efendi Rumeli nden kaçıp Osmaneli ne gelmek kurtuluş olmamıştı onlar için Savaş dolayısıyla rahat bir hayat sürememişlerdi acıları çoğaldıkça çoğalmıştı Esas kurtuluş ancak memleketin düşman işgalinden kurtuluşuyla gerçekleşecekti Eda Mehmet Naşit i hasretle bekliyor bugün gelmedi sabaha kısmet diyerek yatıyordu Sabah yine aynı umutla güne başlıyordu Tekrarlanan ızdırap veren bir oyun gibiydi nasıl oluyor da insan bitip tükenmiyordu Eda nın tutunacak tek dalı kızı Samiye idi Onunla konuşuyor Kalkandelen deki çocukluğunu masal gibi anlatıyordu Kederler neşelere muhtaçtı Mehmet Naşit kamp başkanının verdiği listede kendi adını görünce şaşırdı Gerçek miydi Yoksa yine kamp değişimi mi olacaktı O kadar küskünlerdi ki ümitlenmeyi unutmuşlardı Gemiye bindiler yol çok uzundu yolcular çok yorgundu Bu sefer hürriyetlerine gidiyorlardı ama henüz inançları yoktu Daha önce Rumeli den göç edip Anadolu ya gelen bir ailenin öyküsünün anlatıldığı GÖÇ Romanının yazarından bu serüvenin devamını okuyoruz