Kuru Dallar Yangını — Özcan Yılmaz

Kuru Dallar Yangını
Özcan Yılmazİthaki Yayınları
Kuru Dallar Yangını
Özcan YılmazDaha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İthaki Yayınları
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik Tanıtım Bülteninden

İthaki Yayınları
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İTHAKİ YAYINLARI
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İTHAKİ YAYINLARI
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İthaki Yayınları
Özcan Yılmaz tarafından kaleme alınan Kuru Dallar Yangını İthaki Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Kuru Dallar Yangını Özcan Yılmaz Kitap Özeti Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik Yayınevi İthaki Yayınları Yazar Özcan Yılmaz Sayfa 248 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Mart 2023 Barkod 9786052650967 Kategori Roman

İthaki Yayınları
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İthaki
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İthaki Yayınları
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik

İthaki Yayınları
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

İthaki Yayınları
Daha önce Akıp Giden Günlerimiz adıyla öyküleri yayımlanan Özcan Yılmaz bu defa bir romanla okur karşısında Kitabının yaratım sürecinde Tindersticks adlı grubun şarkı sözlerinden albüm isimlerinden ve albümlerde yer alan şarkıların sıralamasından faydalanan Yılmaz anlattığı hikâyeyi çokyüzlü cisimlerden yola çıkarak inşa ediyor ve hikâyenin sonunda biçimsel bir bütünlüğün peşine düşüyor Bütünü oluşturan parçalar arasında yazarın anlatıcı tercihi dikkat çekiyor Kuru Dallar Yangını melankolik bir dünyanın ve o dünyayı döndüren şarkıların yitişine dair bir roman İkimiz de hayatımıza devam etmeliydik dedim başka ne olabilirdi ki Ah haklısın elbet dedi aklına yeni bir şey gelmiş gibi duraksadı iyi vakit geçirdik ama değil mi diye sordu ve bir yanıt beklemeden benden nefret etmiyorsundur umarım diyerek kıkırdadı Bana nasıl acı verdiğini fark edemiyor olamazdı Bakışlarımı ondan alıp çatalımın ucunda yuvarladığım spagettiye diktim ağzıma götürüp uzun uzun çiğnedim Lokmamı yuttuktan sonra peçetenin ucuyla ağzımdaki yağı sildim yüzüne baktım artık kimse kimseden nefret etmiyor dedim Tıpkı kimsenin kimseyi sevmediği affetmediği gerçekten önemsemediği ve kendisinden öne koyamadığı gibi Hep başkalarını düşlüyoruz ve hayalimize ulaşsak da ulaşamasak da yasını tutuyoruz Bu bir lanet dedim Ya da beddua dedi Canına kıymışların yazdığı şarkılardan bulaşan kötü büyü Belki de öyledir dedim ama yaratıcılarını öldüren şarkılar değildi bizdik