Kuş Diline Öykünen — Ayşegül Devecioğlu

Kuş Diline Öykünen
Ayşegül DevecioğluMetis Yayıncılık
Kuş Diline Öykünen
Ayşegül DevecioğluKuş Diline Öykünen Türkiye nin yakın tarihinden belleğimizden silinmeye çalışılan bir dönem üzerine yazılmış bir roman Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki

Metis Yayınları
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki Sayfa Sayısı 224 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayıncılık
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki
Kuş Diline Öykünen
Ayşegül Devecioğlu
Metis Yayınları
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki

METİS YAYINLARI
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakın yorumlar yapcak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki

Metis Yayınları
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki

Metis Yayınları
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki

METİS YAYINLARI
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar AYŞEGÜL DEVECİOĞLU

Metis
Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitapta yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Otuz kırk sene sonra sosyologlar bu döneme bakıp yorumlar yapacak isimler koyacaklardı Ölenler diyeceklerdi hepsi genç insanlardı Çok genç insanlardı Öyle gençlerdi ki o kadar gençlerdi ki

Metis Yayınları
Kuş Diline Öykünen Türkiye nin yakın tarihinden belleğimizden silinmeye çalışılan bir dönem üzerine yazılmış bir roman s 96 Böyle bir yerde kaç gün geçirebilir Kaç gün sonra insan tüm dirençlerinden çözülür Kaç gün sonra arkadaşlarını ele verirsin Kaç gün sonra Evlerinde kaldığın insanları kaç gün sonra Çözülmek nerede başlar Nerede biter s 127 128 Belki de kuş şu biliyor musun duyuyor musun diye tutturduğu kuş söylüyordu Gülay a her şeyi Üsküdar a gidelim kuşu adını takmıştı Yavuz ona dalga geçmek için Gülay kuşun mors alfabesine benzeyen sesini Yavuz a defalarca dinletmişti Hiçbir şey anlayamamıştı bu sesten Ama Gülay ın kara gözlerine bakınca kendisinden çok daha fazla şeyin farkında olduğunu hissedebiliyordu Belki de bütün bu olan bitenler yalnızca sezgiyle anlaşılabilecek şeylerdi bugüne kadar kitaplarda yazmayan henüz insan dilinde söylenmeyen şeyler Filiz Koçali Üç Dönem Üç Kitap Özgür Politika 31 Ocak 2004 Ayşegül Devecioğlu yla 12 Eylül den bir kaç yıl sonra ikimiz de uzun yıllardan sonra ilk kez normal bir yaşamı kurabilmeyi denemeye başladığımızda yollarımız kesişti Aynı işyerinde bulabildiğimiz her fırsatta yaşadıklarımızı arkadaşlarımızı umutlarımızı ve kimi zaman da umutsuzluklarımızı paylaşırken bir türlü normal hayata ayak uyduramıyorduk İşte Ayşegül de Kuş Diline Öykünen isimli kitabında 12 Eylül öncesinin o coşkulu umutlu canlı kısacası olumlu ne varsa o olan günleriyle 12 Eylül ün bir kaç yıl sonrasını iç içe anlatıyor Etkili olduğu kadar sorgulayan sorgulatan bir kitap Öyle özenli öyle güzel ve öyle insanın içine işleyen bir kurgusu var ki Gülay ın Yavuz un İbrahim in ustabaşı Hasan ın hikâyesi o günleri yaşamış hepimizin hikâyesi aslında Hande Öğüt Üsküdar a gidelim kuşu Radikal Kitap 13 Şubat 2004 Yetmişlerin sonlarında henüz ilkokul ikinci sınıf öğrencisiyken sadece geceleri değil gündüzleri de okula giderken oyun oynarken komşu ağabey ve ablaların neden ortadan kaybolduklarını düşünürken hep o korku dolu soru üşüşürdü zihnime Ne anlamını ne cevabını bildiğim meşum soru Sağcı mısın solcu mu rüyalarıma girip kırbaç gibi ruhuma inmeye başladığı gecelerden birinde şapkadan çıkan bir tavşan hasıl olup fısıldadı kulağıma Sen çocuksun bunları unut gitsin A Ömer Türkeş Kuş Diline Öykünen Pandora 2004 Ayşegül Devecioğlu 1956 doğumlu 1977 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi nden öğrenimini tamamlayamadan ayrılmış 1986 yılından sonra gazete dergi ve televizyonlarda çalışmış çok sayıda makale ve deneme yazısı yayınlanmış Kuş Diline Öykünen yazarın ilk romanı Gülay bütün bunlarla baş edebilecek bir kadın baş edemediği zamanın yitikliğidir Zamanla birlikte mekanlar da değişmiştir sanki En temel şiddete toplumun yüz çevirmesine maruz kalan Gülay ve arkadaşl Sevengül Sönmez Bir İlk Roman Akşam lık 21 Mart 2004 Pençesini küçük bir kuş ya da kemirgene geçiren bir yırtıcıya yakalanır gibi hayata yakalanan Gülay ın kişisel tarihinden ve bütün Türkiye nin yakın tarihinden belleğinden silmeye çalıştığı olayları anlatan bir roman Kuş Diline Öykünen Yazarın hiçbir duygu sömürüsüne yer vermeden anlattığı hapishane süreçleri işkence ve insanların hapisten çıktıktan sonra değişen yaşamları gerçeğin kendisinden daha yalınbir anlatımla gözler önüne seriliyor romanda Ayşegül Devecioğlu insanları ve olayları anlatırken çok yalın ama yalınlığını unutturacak kadar derin benzetmeler yapıyor Romandaki benzetmeler üzerinde özellikle durulması gerektiğini düşünüyorum çünkü bir durum ve nesnenin sıradanlığının anlatımında kullanılan benzetmeler yazarın anlatımını yoğun bir biçimde destekliyor Hande Öğüt Söylenemeyeni Söyleyebilme Erdemi Mesele Haziran 2007 Gördüğüm ama asla görmediğim şeyin öyküsü Okur Mektubu Zafer Köse Umudun Gölgesi 18 Aralık 2007 Sevgili Gülay ne güzelsin sen Ne kadar saf ne kadar insan ne kadar onurlu Hep haklı olanlar kazanır sanıyordun Ve siz haklıydınız Mustafa Sütlaş 12 Eylül ün Romanı Üzerine Biamag 30 Mayıs 2009 Ayşegül Devecioğlu nu dinlemek için gitmeden edemedim 12 Eylül ün öznesi kim 12 Eylül ü anlatanlar ve o anlatılanların içinde anlatılanlar mı Konuşmaları dinlerken aklıma gelen ilk cümle 12 Eylül bitmedi ki oldu Dicle Öztürk Halden anlayan bir edebiyat Agos Kitap Kirk Mart 2011 Bu yazıya son halini vereceğim akşamın evvelinde vapurla eve dönerken karşımdaki koltukta oturan birinin açtığı gazeteye gözüm takıldı Feminist oğullar yetiştiriyorum yazıyordu manşette Sayfa düzeninin renkten renge koştuğu bu gazetede o sözlerin işi neydi Alt başlıktan ortaya çıktı ki o tatlı ideal hem anne hem de sermayedar olan bir kadına aitmiş Üstüne bir de kafamda sadece kuşdiline öykünenler ağlayan dağlar kış uykusundakiler dönüp dururken patron un feminist ile yan yana duruşu daha da gülünçleşti İkisinin beraber olup olmayacağını feministler daha iyi bilir diyelim şimdilik ve Ayşegül Devecioğlu nun kitaplarına odaklanıp minik feminist adaylarının bu yolda yoğrulurken duyabileceklerine örnek olacak neler varmış kendimizce bir bakalım Devecioğlu yayımlanan ilk romanı Kuş Diline Öykünen de 1980 öncesinde sol hareket içinde örgütlüyken darbeyle beraber cezaevine giren bir genç kadının Gülay ın merkezinde toplumun 12 Eylül dönemindeki genel havasını anlatıyor Bunalımdan ziyade çaresizlik vardır bu dönemde Gülay a hiçbir faydamızın dokunmayacağını biliriz elimiz kolumuz bağlı ama telaşlanmadan bekleriz onun anlatması yeterlidir Olan olmuş silindir geçmiş ve galiba kimse bir şey anlamamıştır Silindirin ezmediği ne varsa yerini yadırgamaktadır Sorguda ağır işkenceden geçirilen G Tülin Ural Dilsizliği yazmak cehenneme bakmak İAN Edebiyat Eylül 2015 Bir sabah Eylül ü de 12 den vurdular Şenay Eroğlu Aksoy Dilsizliği Edebiyatla Aşmak mevzuedebiyat com 6 Nisan 2018 Kuş Diline Öykünen genç bir devrimci olan Gülay ın içerden çıktıktan sonraki yaşamına odaklanır