MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kutlu Kan — Musa Aybek

Kutlu Kan
421,20
RomanRoman GünümüzRoman Yerli

Kutlu Kan

Musa Aybek

Bengü Yayınları

2024430 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Kutlu Kan

Musa Aybek

KUTLU KANMUSA AYBEKÜnlü Özbek yazar Aybek Halkın Hizmetinde 1965 başlıklı makalesinde Kutlu Kan adlı eserin tarihçesini ayrıntılı olarak şöyle anlatır Romanda Özbek halkının 1917 Sovyet devrimi öncesi hayatını insanların kendi hakları için savaşma arzusunu iradesini ve çok kanlı bastırılan 1916 Millî Ayaklanması ile bu mücadelenin daha da şiddetlendiğini anlatmak istedim Romandaki olayların yaşandığı sıralarda henüz çocuk olmama rağmen kendi gözlerimle gördüğüm için artık olup bitenleri anlatacak kadar tecrübe edinmiştim Çocukken insanların hayatını fakir fukaranın karanlık ve rutubetli evlerini zenginlerin yüksek duvarlarla çevrili lüks binalarını lüks havuzlu bahçelerini gördüm Başkalarının hayatlarını ciddiyetle izledim romanımda anlatılan sosyal ilişkilerin birçok yönünü daha küçükken fark etmiştim 1938 yılında tamamladığım Kutlu Kan romanım böyle doğmuştu Böyle büyük sanat eserlerinin yazarın ancak özgürce düşünebildiği ve yaratıcılığının hiçbir şekilde kısıtlanmadığı bir ortamda meydana getirilebileceği düşünülür Ancak Aybek bu eseri yazmaya başladığında 1937 Fırtınası kopmuş yazar çalıştığı Dil ve Edebiyat Enstitüsünden ihraç edilmiş ayrıca Yazarlar Birliğinden kovulmuş üç çocuklu ailesine bakma sorumluluğu ise yazarın muhtereme eşi Zarife Saidnasırova Hanım ın omuzlarına yüklenmişti Üstelik Aybek in Abdullah Kadirî ve Çolpan ile yakın ilişki içinde olduğunu kayınpederi Saidnosir Mircelilov un ise Solovki Adalarında sürgünde acı çektiğini iyi bilen NKVD İçişleri Halk Komiserliği görevlilerinin yazarı istedikleri zaman üstatlarının bulunduğu zindana götürmeleri zor değildi Aybek SSCB nin kan dökmeyi temsil eden kızıl bayrağının dalgalandığı böylesine ağır bir dönemde Kutlu Kan romanını yazmaya başlamıştı Aybek uzun zaman yalnızca şair olarak tanınıyordu Eşi Zarife Hanım Ne zaman nesre geçeceksin diye sorduğunda Kendimi daha yeterli bulmuyorum diye cevap veriyordu Ne tesadüf ki Aybek in kendini yeterli hissetmesi 1937 senesine denk gelmişti 1937 Eğer dönemin şartları müsait olsaydı Aybek belki de o sene Sibirya da veya NKVD hapishanelerinde acı çeken kayınpederi Türkistan Millî Özerk Hükûmeti nin Türkistan Muhtar Cumhuriyeti saymanı Saidnosir Mircelilov yahut büyük yazar Abdullah Kadirî veyahut haksızlığa uğramış Çolpan hakkında bir roman yazmaz mıydı Hayır yazmazdı çünkü Aybek in kafasında başka bir mesele vardı Bu Türkistan da meydana gelen 1916 Millî Ayaklanmasıydı Profesör Naim Karimov

Nobel Kitap
486,00

Bengü Yayınları

2024430 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm1. Hamur
Nobel Kitap

KUTLU KANMUSA AYBEKÜnlü Özbek yazar Aybek Halkın Hizmetinde 1965 başlıklı makalesinde Kutlu Kan adlı eserin tarihçesini ayrıntılı olarak şöyle anlatır Romanda Özbek halkının 1917 Sovyet devrimi öncesi hayatını insanların kendi hakları için savaşma arzusunu iradesini ve çok kanlı bastırılan 1916 Millî Ayaklanması ile bu mücadelenin daha da şiddetlendiğini anlatmak istedim Romandaki olayların yaşandığı sıralarda henüz çocuk olmama rağmen kendi gözlerimle gördüğüm için artık olup bitenleri anlatacak kadar tecrübe edinmiştim Çocukken insanların hayatını fakir fukaranın karanlık ve rutubetli evlerini zenginlerin yüksek duvarlarla çevrili lüks binalarını lüks havuzlu bahçelerini gördüm Başkalarının hayatlarını ciddiyetle izledim romanımda anlatılan sosyal ilişkilerin birçok yönünü daha küçükken fark etmiştim 1938 yılında tamamladığım Kutlu Kan romanım böyle doğmuştu Böyle büyük sanat eserlerinin yazarın ancak özgürce düşünebildiği ve yaratıcılığının hiçbir şekilde kısıtlanmadığı bir ortamda meydana getirilebileceği düşünülür Ancak Aybek bu eseri yazmaya başladığında 1937 Fırtınası kopmuş yazar çalıştığı Dil ve Edebiyat Enstitüsünden ihraç edilmiş ayrıca Yazarlar Birliğinden kovulmuş üç çocuklu ailesine bakma sorumluluğu ise yazarın muhtereme eşi Zarife Saidnasırova Hanım ın omuzlarına yüklenmişti Üstelik Aybek in Abdullah Kadirî ve Çolpan ile yakın ilişki içinde olduğunu kayınpederi Saidnosir Mircelilov un ise Solovki Adalarında sürgünde acı çektiğini iyi bilen NKVD İçişleri Halk Komiserliği görevlilerinin yazarı istedikleri zaman üstatlarının bulunduğu zindana götürmeleri zor değildi Aybek SSCB nin kan dökmeyi temsil eden kızıl bayrağının dalgalandığı böylesine ağır bir dönemde Kutlu Kan romanını yazmaya başlamıştı Aybek uzun zaman yalnızca şair olarak tanınıyordu Eşi Zarife Hanım Ne zaman nesre geçeceksin diye sorduğunda Kendimi daha yeterli bulmuyorum diye cevap veriyordu Ne tesadüf ki Aybek in kendini yeterli hissetmesi

Şehadet Kitap
540,00

Bengü Yayıncılık

2023430 sf.
Şehadet Kitap

Ünlü Özbek yazar Aybek Halkın Hizmetinde 1965 başlıklı makalesinde Kutlu Kan adlı eserin tarihçesini ayrıntılı olarak şöyle anlatır Romanda Özbek halkının 1917 Sovyet devrimi öncesi hayatını insanların kendi hakları için savaşma arzusunu iradesini ve çok kanlı bastırılan 1916 Millî Ayaklanması ile bu mücadelenin daha da şiddetlendiğini anlatmak istedim Romandaki olayların yaşandığı sıralarda henüz çocuk olmama rağmen kendi gözlerimle gördüğüm için artık olup bitenleri anlatacak kadar tecrübe edinmiştim Çocukken insanların hayatını fakir fukaranın karanlık ve rutubetli evlerini zenginlerin yüksek duvarlarla çevrili lüks binalarını lüks havuzlu bahçelerini gördüm Başkalarının hayatlarını ciddiyetle izledim romanımda anlatılan sosyal ilişkilerin birçok yönünü daha küçükken fark etmiştim 1938 yılında tamamladığım Kutlu Kan romanım böyle doğmuştu Böyle büyük sanat eserlerinin yazarın ancak özgürce düşünebildiği ve yaratıcılığının hiçbir şekilde kısıtlanmadığı bir ortamda meydana getirilebileceği düşünülür Ancak Aybek bu eseri yazmaya başladığında 1937 Fırtınası kopmuş yazar çalıştığı Dil ve Edebiyat Enstitüsünden ihraç edilmiş ayrıca Yazarlar Birliğinden kovulmuş üç çocuklu ailesine bakma sorumluluğu ise yazarın muhtereme eşi Zarife Saidnasırova Hanım ın omuzlarına yüklenmişti Üstelik Aybek in Abdullah Kadirî ve Çolpan ile yakın ilişki içinde olduğunu kayınpederi Saidnosir Mircelilov un ise Solovki Adalarında sürgünde acı çektiğini iyi bilen NKVD İçişleri Halk Komiserliği görevlilerinin yazarı istedikleri zaman üstatlarının bulunduğu zindana götürmeleri zor değildi Aybek SSCB nin kan dökmeyi temsil eden kızıl bayrağının dalgalandığı böylesine ağır bir dönemde Kutlu Kan romanını yazmaya başlamıştı Aybek uzun zaman yalnızca şair olarak tanınıyordu Eşi Zarife Hanım Ne zaman nesre geçeceksin diye sorduğunda Kendimi daha yeterli bulmuyorum diye cevap veriyordu Ne tesadüf ki Aybek in kendini yeterli hissetmesi 1937 senesine denk gelmişti 1937 Eğer dönemin şartları müsait olsaydı Aybek belki de o sene Sibirya da veya NKVD hapishanelerinde acı çeken kayınpederi Türkistan Millî Özerk Hükûmeti nin Türkistan Muhtar Cumhuriyeti saymanı Saidnosir Mircelilov yahut büyük yazar Abdullah Kadirî veyahut haksızlığa uğramış Çolpan hakkında bir roman yazmaz mıydı Hayır yazmazdı çünkü Aybek in kafasında başka bir mesele vardı Bu Türkistan da meydana gelen 1916 Millî Ayaklanmasıydı

Kitap Yurdu

BENGÜ YAYINLARI

28.11.2023430 sf.
Karton Kapak13.5 x 21.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Ünlü Özbek yazar Aybek Halkın Hizmetinde 1965 başlıklı makalesinde Kutlu Kan adlı eserin tarihçesini ayrıntılı olarak şöyle anlatır Romanda Özbek halkının 1917 Sovyet devrimi öncesi hayatını insanların kendi hakları için savaşma arzusunu iradesini ve çok kanlı bastırılan 1916 Millî Ayaklanması ile bu mücadelenin daha da şiddetlendiğini anlatmak istedim Romandaki olayların yaşandığı sıralarda henüz çocuk olmama rağmen kendi gözlerimle gördüğüm için artık olup bitenleri anlatacak kadar tecrübe edinmiştim Çocukken insanların hayatını fakir fukaranın karanlık ve rutubetli evlerini zenginlerin yüksek duvarlarla çevrili lüks binalarını lüks havuzlu bahçelerini gördüm Başkalarının hayatlarını ciddiyetle izledim romanımda anlatılan sosyal ilişkilerin birçok yönünü daha küçükken fark etmiştim 1938 yılında tamamladığım Kutlu Kan romanım böyle doğmuştu Böyle büyük sanat eserlerinin yazarın ancak özgürce düşünebildiği ve yaratıcılığının hiçbir şekilde kısıtlanmadığı bir ortamda meydana getirilebileceği düşünülür Ancak Aybek bu eseri yazmaya başladığında 1937 Fırtınası kopmuş yazar çalıştığı Dil ve Edebiyat Enstitüsünden ihraç edilmiş ayrıca Yazarlar Birliğinden kovulmuş üç çocuklu ailesine bakma sorumluluğu ise yazarın muhtereme eşi Zarife Saidnasırova Hanım ın omuzlarına yüklenmişti Üstelik Aybek in Abdullah Kadirî ve Çolpan ile yakın ilişki içinde olduğunu kayınpederi Saidnosir Mircelilov un ise Solovki Adalarında sürgünde acı çektiğini iyi bilen NKVD İçişleri Halk Komiserliği görevlilerinin yazarı istedikleri zaman üstatlarının bulunduğu zindana götürmeleri zor değildi Aybek SSCB nin kan dökmeyi temsil eden kızıl bayrağının dalgalandığı böylesine ağır bir dönemde Kutlu Kan romanını yazmaya başlamıştı Aybek uzun zaman yalnızca şair olarak tanınıyordu Eşi Zarife Hanım Ne zaman nesre geçeceksin diye sorduğunda Kendimi daha yeterli bulmuyorum diye cevap veriyordu Ne tesadüf ki Aybek in kendini yeterli hissetmesi 1937 senesine denk gelmişti 1937 Eğer dönemin şartları müsait olsaydı Aybek belki de o sene Sibirya da veya NKVD hapishanelerinde acı çeken kayınpederi Türkistan Millî Özerk Hükûmeti nin Türkistan Muhtar Cumhuriyeti saymanı Saidnosir Mircelilov yahut büyük yazar Abdullah Kadirî veyahut haksızlığa uğramış Çolpan hakkında bir roman yazmaz mıydı Profesör Naim Karimov