MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Kutsal Açlık — Ümit Horozcu

Kutsal Açlık
18,50
DiğerDiğer İnançlarEğitim Üzerine Yazılar

Kutsal Açlık

Ümit Horozcu

Rağbet Yayınları

2016-12-141. baskı264 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Benli KitapEn ucuz

Kutsal Açlık

Ümit Horozcu

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır

Şehadet Kitap
214,60

Rağbet Yayınları

2016264 sf.
Şehadet Kitap

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır

Kitap Sepeti
240,50

Rağbet Yayınları

2016264 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır

Teklif Kitap
247,90

Rağbet Yayınları

2016-12-141. baskı264 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır

Ekin Kitap
247,90

Rağbet Yayınları

2016264 sf.
Ekin Kitap

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır

Kitap Ambarı
259,00

Rağbet Yayınları

2020264 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır Tanıtım Bülteninden

Nobel Kitap
314,50

Rağbet Yayınları

2016264 sf.
Nobel Kitap

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların

D&R
333,00

Rağbet Yayınları

20201. baskı264 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır Tanıtım Bülteninden

Kita Kitap
370,00

Rağbet Yayınları

20161. baskı264 sf.
Ciltsiz13,50 x 21,00 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Anoreksiya Nervoza beden algıları bozulmuş kendilerini olduklarından daha şişman ve kilolu gören bu yüzden bir kuş kadar yemek yediğinde kendini kusturmak gibi tedbirlere başvuran ağırlıklı olarak genç kızların yakalandığı bir sendromdur Hastalar medya ve kitle iletişim araçlarının pompaladığı en idealin en ince ve en hafif olan olduğuna dair algının etkisine kapılarak bir türlü kendilerini girdikleri sarmalın içinden kurtaramamaktadır Genelde hasta olduğunu inkar eden anorektik tedavi olduğunda mutlu olmakta ama sıklıkla tekrar tekrar kendini bir deri bir kemik halinde bulmaktadır Aslında bunlar ideal ince bedenin değil çoktan yitirdikleri hayatın kontrolünün peşindedirler İçlerindeki kontrol açlığı bedeninden alacağı bir şey kalmasa da hala oralarda bir yerlerde fazladan kilolarının olduğunu düşündürmektedir Buraya kadarı zaten psikiyatri bilimi tarafından aydınlatılmış bir dosyanın içeriğidir Biz bu dosyaya asetik yaşamın bir parçası olarak kendilerini ölümüne aç bırakan ne kadar az yerse o kadar Tanrı tarafından sevileceğine inanan ölüm sınırına yaklaştığı halde hala kendini yeteri kadar dindar bulmayan çoğunluğu kadın olan asetiklerin de eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz Ortaçağ Hristiyan mistik kadınları arasında çokça gördüğümüz tarihin çeşitli dönemlerinde uygun ortam buldukça hortlayan bu tip uygulamaların ki biz bunlara Kutsal Anoreksiya diyoruz anoreksiya nervoza olduğunu savunuyoruz Bugünün anorektiklerinin Ne kadar az yersem o kadar sevilirim Bedenen şişmansan değersizsindir gibi yargılarının yerini kutsal anorektiklerde Dolu mideyle Tanrıya ulaşamazsın Ne kadar az yersen Tanrıya o kadar çok doyarsın gibi yargılar alır Aslında her ikisi de kontrolün peşindedirler Tabi ki her oruç tutanı nevrotik bir anoreksiyalı olarak görmek büyük yanlış olur Hatta dışarıdan bakıldığında iç burkucu görünen bazı ölümüne açlıkların dahi bu hastalığın bir tezahürü olarak görülmesi hatalı olabilir okuyucu bu kitapta hangi oruçların anoreksiya nervoza olarak değerlendirilip hangilerinin değerlendirilemeyeceğine dair sözünü ettiğimiz tartışmayı bulacaktır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img