Kutsal Yalan — Haşim Akten

Kutsal Yalan
Haşim AktenSarmal Kitabevi
Kutsal Yalan
Haşim Aktenİnsan çoğu zaman gerçeği aradığını söyler fakat çoğu zaman aradığı şey inanmayı tercih ettiği hakikatlerdir Tarih boyunca din yalnızca insanın Tanrı ile kurduğu ilişkinin değil aynı zamanda toplumların iktidarların geleneklerin ve kültürlerin şekillendirdiği büyük bir düşünce alanı olmuştur Peki bugün kutsal kabul ettiğimiz inançların ne kadarı ilahi kaynağa ne kadarı ise insan yorumuna dayanıyor İnanç ile gelenek vahiy ile yorum hakikat ile alışkanlık arasındaki sınır gerçekten ne kadar nettir Kutsal Yalan din olgusunu sorgulayan ezberleri cesaretle tartışmaya açan ve okuyucusunu düşünmeye davet eden çarpıcı bir fikir kitabıdır Haşim Akten kutsallık otorite dinî kurumlar mezhepler tarihsel süreçler ve bireysel vicdan arasındaki ilişkiyi eleştirel bir bakışla ele alırken hiçbir sorunun sorgulanamaz olmadığını savunuyor İnancın ancak özgür bir akılla anlam kazanacağını korkuyla değil bilgiyle güçleneceğini ortaya koyuyor Bu eser herhangi bir inancı hedef almak ya da kesin hükümler vermek yerine din adına kabul edilen pek çok anlayışın tarihsel kökenlerini toplumsal etkilerini ve birey üzerindeki yansımalarını incelemeye davet ediyor Okuyucu kutsal ile kutsallaştırılan arasındaki farkı inancın vicdanla ilişkisini ve sorgulamanın neden hakikate ulaşmanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu farklı açılardan değerlendirme fırsatı buluyor Kutsal Yalan cevaplardan çok soruların peşinden gidenler için kaleme alınmış bir düşünce yolculuğudur Çünkü hakikatin en büyük düşmanı soru sormak değil sorgulamaktan vazgeçmektir İnancını daha bilinçli temeller üzerine kurmak farklı bakış açılarını anlamak ve kendi vicdanıyla yüzleşmek isteyen herkes için bu kitap cesur ve sarsıcı bir okuma deneyimi sunuyor

Sarmal Kitabevi
İnsan çoğu zaman gerçeği aradığını söyler fakat çoğu zaman aradığı şey inanmayı tercih ettiği hakikatlerdir Tarih boyunca din yalnızca insanın Tanrı ile kurduğu ilişkinin değil aynı zamanda toplumların iktidarların geleneklerin ve kültürlerin şekillendirdiği büyük bir düşünce alanı olmuştur Peki bugün kutsal kabul ettiğimiz inançların ne kadarı ilahi kaynağa ne kadarı ise insan yorumuna dayanıyor İnanç ile gelenek vahiy ile yorum hakikat ile alışkanlık arasındaki sınır gerçekten ne kadar nettir Kutsal Yalan din olgusunu sorgulayan ezberleri cesaretle tartışmaya açan ve okuyucusunu düşünmeye davet eden çarpıcı bir fikir kitabıdır Haşim Akten kutsallık otorite dinî kurumlar mezhepler tarihsel süreçler ve bireysel vicdan arasındaki ilişkiyi eleştirel bir bakışla ele alırken hiçbir sorunun sorgulanamaz olmadığını savunuyor İnancın ancak özgür bir akılla anlam kazanacağını korkuyla değil bilgiyle güçleneceğini ortaya koyuyor Bu eser herhangi bir inancı hedef almak ya da kesin hükümler vermek yerine din adına kabul edilen pek çok anlayışın tarihsel kökenlerini toplumsal etkilerini ve birey üzerindeki yansımalarını incelemeye davet ediyor Okuyucu kutsal ile kutsallaştırılan arasındaki farkı inancın vicdanla ilişkisini ve sorgulamanın neden hakikate ulaşmanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu farklı açılardan değerlendirme fırsatı buluyor Kutsal Yalan cevaplardan çok soruların peşinden gidenler için kaleme alınmış bir düşünce yolculuğudur Çünkü hakikatin en büyük düşmanı soru sormak değil sorgulamaktan vazgeçmektir İnancını daha bilinçli temeller üzerine kurmak farklı bakış açılarını anlamak ve kendi vicdanıyla yüzleşmek isteyen herkes için bu kitap cesur ve sarsıcı bir okuma deneyimi sunuyor

Sarmal
İnsan çoğu zaman gerçeği aradığını söyler fakat çoğu zaman aradığı şey inanmayı tercih ettiği hakikatlerdir Tarih boyunca din yalnızca insanın Tanrı ile kurduğu ilişkinin değil aynı zamanda toplumların iktidarların geleneklerin ve kültürlerin şekillendirdiği büyük bir düşünce alanı olmuştur Peki bugün kutsal kabul ettiğimiz inançların ne kadarı ilahi kaynağa ne kadarı ise insan yorumuna dayanıyor İnanç ile gelenek vahiy ile yorum hakikat ile alışkanlık arasındaki sınır gerçekten ne kadar nettir Kutsal Yalan din olgusunu sorgulayan ezberleri cesaretle tartışmaya açan ve okuyucusunu düşünmeye davet eden çarpıcı bir fikir kitabıdır Haşim Akten kutsallık otorite dinî kurumlar mezhepler tarihsel süreçler ve bireysel vicdan arasındaki ilişkiyi eleştirel bir bakışla ele alırken hiçbir sorunun sorgulanamaz olmadığını savunuyor İnancın ancak özgür bir akılla anlam kazanacağını korkuyla değil bilgiyle güçleneceğini ortaya koyuyor Bu eser herhangi bir inancı hedef almak ya da kesin hükümler vermek yerine din adına kabul edilen pek çok anlayışın tarihsel kökenlerini toplumsal etkilerini ve birey üzerindeki yansımalarını incelemeye davet ediyor Okuyucu kutsal ile kutsallaştırılan arasındaki farkı inancın vicdanla ilişkisini ve sorgulamanın neden hakikate ulaşmanın vazgeçilmez bir parçası olduğunu farklı açılardan değerlendirme fırsatı buluyor Kutsal Yalan cevaplardan çok soruların peşinden gidenler için kaleme alınmış bir düşünce yolculuğudur Çünkü hakikatin en büyük düşmanı soru sormak değil sorgulamaktan vazgeçmektir İnancını daha bilinçli temeller üzerine kurmak farklı bakış açılarını anlamak ve kendi vicdanıyla yüzleşmek isteyen herkes için bu kitap cesur ve sarsıcı bir okuma deneyimi sunuyor