Kütüb i Sitte de Mürsel Hadisler — Veli Tatar

Kütüb i Sitte de Mürsel Hadisler
Veli TatarFecr Yayınları
Kütüb i Sitte de Mürsel Hadisler
Veli TatarMuhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebilmesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır

Fecr Yayınları
Muhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebilmesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır

Fecr Yayınları
Muhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebilmesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır

Fecr Yayınları
Muhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebil mesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır Anahtar Kelimeler Hadis Kütüb i Sitte İbn Ebî Hâtim Mürsel Kitâbu l Merâsîl Tanıtım Bülteninden

Fecr Yayınları
Muhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebil mesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır

Fecr Yayınları
Muhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebil mesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır Anahtar Kelimeler Hadis Kütüb i Sitte İbn Ebî Hâtim Mürsel Kitâbu l Merâsîl Tanıtım Bülteninden

Fecr
Muhaddisler erken dönemden bu yana bir hadisin sahih kabul edilebil mesi için bazı şartlar öne sürmüşlerdir Bunlar arasında ravinin âdil ve zâbıt olması hadisin şâz ve illetli olmaması senedinin muttasıl olması gibi kriterler yer almaktadır Bazı hadisçiler bu şartlardan en önemlisi nin isnadın muttasıl olma kriteri olduğunu ifade etmişlerdir İkinci asrın sonlarında isnadda muttasıl olma şartı aranırken Kütüb i Sitte gibi temel hadis kaynaklarının te lîf edildiği tasnifin altın çağında mürsel hadisler zayıf hadis olarak değerlendirilmiştir İlk defa ne zaman ortaya çıktığı net olarak bilinmeyen mürsel kavramının ilk asırda fitne ile başlayan olaylara bağlı olarak muttasıl şartı arandığı zaman kullanıldığı tahmin edilmektedir Genel olarak tâbîinin sahâbeyi atlayarak doğrudan Hz Peygamber den naklettiği hadise mürsel denilirken bazı âlimler senedi nin herhangi bir yerinde kopukluk bulunan hadisler için de bu kavramı kullanmışlardır Bu husus da mürsel hadisin senedinde kopukluk bulu nan diğer hadisler gibi zayıf olup olmadığı tartışmalarını ortaya çıkar mıştır Dolayısıyla mürsel hadisin delil olma durumu ve hükmünün ne olduğu hususu hem hadisçilerin hem de fakihlerin gündemini meşgul etmiştir Mürsel hadisler ile mürsil ravileri bir araya getirip değerlendiren eserler te lîf edilmiş bu da Merâsîl edebiyatının oluşumuna zemin hazırlamıştır Bu çalışmalardan birisi de İbn Ebî Hâtim er Râzî nin Kitâbu l Merâsîl adlı eseridir Hadis literatüründe çok fazla bilinmeyen bu eserde zikredilen mürsel tarikler Kütüb i Sitte başta olmak üzere birçok hadis eserinde yer almıştır İbn Ebî Hâtim in Kitâbu l Merâsîl eserinde ele aldığı mürsil ravilerle mürsel hadisleri ele alan bu çalışma ile söz konusu tariklerin Kütüb i Sitte eserlerindeki yerleri tespit edilmeye çalışılacaktır Böylece Kütüb i Sitte de senedinde inkıta olan hadisler farklı bir perspektiften ele alınarak ilim dünyasına sunulacaktır