Kutup Ümmet — Muna Ebu l Fadl

Kutup Ümmet
Muna Ebu l FadlMahya Yayıncılık
Kutup Ümmet
Muna Ebu l FadlNe Erdemli Şehir gibi bir ütopya oldu ne de Toplumsal Sözleşme diyebileceğimiz bir yönetilme oldu ama gerçekçi bir idealizm vardı Karşıtlıklar üzerinden yönetilen bir sistemden ziyade dağınıklıkları toparlayan müştereklerde bir araya getiren hayatın çeşitli boyutlarını bütünleyen bir denge vasatiyye mantığı vardı Mekân açısından orta yer ya da iki farklı değeri eşitleyerek aritmetik bir ortalama tutturmak anlamına gelmeyen bu denge ideallerin değerlerin düşüncenin yaşanan gerçekliğe entegre edilmesiyle gerçekleşen tekamülleşme sürecinde tevhid açısından tanımlanan bir dengedir Dinamik kurucu ögelerini ve bileşenlerini gördükten sonra bu ümmete isnat edebileceğim en yakın sıfatın kutuplayıcılık olduğunu fark ettim Bu sıfat farklı kabile ve halkları yörüngesi etrafında toplama yeteneği ve gücü olan ümmete çok yakışmıştı Bu ümmet örf renk veya bölgeye dayalı olmayan tarih boyunca farklı kabileleri halkları ve dilleri bir araya getirip onları aydınlatan bir dinamo görevi gören bir çağrı davet ve misyona risalete dayanır Kutup ümmet ümmetlerin kendilerine has özelliklerini ve karakterlerini yok etmeden onları sarıp sarmalar ve homojenleştirir Bir yandan onları toplayıp birleştirirken diğer yandan bu çeşitliliği zenginleştirerek korumaya çalışır

Mahya Yayıncılık
çev. İslam Özkan
Ne Erdemli Şehir gibi bir ütopya oldu ne de Toplumsal Sözleşme diyebileceğimiz bir yönetilme oldu ama gerçekçi bir idealizm vardı Karşıtlıklar üzerinden yönetilen bir sistemden ziyade dağınıklıkları toparlayan müştereklerde bir araya getiren hayatın çeşitli boyutlarını bütünleyen bir denge vasatiyye mantığı vardı Mekân açısından orta yer ya da iki farklı değeri eşitleyerek aritmetik bir ortalama tutturmak anlamına gelmeyen bu denge ideallerin değerlerin düşüncenin yaşanan gerçekliğe entegre edilmesiyle gerçekleşen tekamülleşme sürecinde tevhid açısından tanımlanan bir dengedir Dinamik kurucu ögelerini ve bileşenlerini gördükten sonra bu ümmete isnat edebileceğim en yakın sıfatın kutuplayıcılık olduğunu fark ettim Bu sıfat farklı kabile ve halkları yörüngesi etrafında toplama yeteneği ve gücü olan ümmete çok yakışmıştı Bu ümmet örf renk veya bölgeye dayalı olmayan tarih boyunca farklı kabileleri halkları ve dilleri bir araya getirip onları aydınlatan bir dinamo görevi gören bir çağrı davet ve misyona risalete dayanır Kutup ümmet ümmetlerin kendilerine has özelliklerini ve karakterlerini yok etmeden onları sarıp sarmalar ve homojenleştirir Bir yandan onları toplayıp birleştirirken diğer yandan bu çeşitliliği zenginleştirerek korumaya çalışır

Mahya
çev. Özkan, İslam
Ne Erdemli Şehir gibi bir ütopya oldu ne de Toplumsal Sözleşme diyebileceğimiz bir yönetilme oldu ama gerçekçi bir idealizm vardı Karşıtlıklar üzerinden yönetilen bir sistemden ziyade dağınıklıkları toparlayan müştereklerde bir araya getiren hayatın çeşitli boyutlarını bütünleyen bir denge vasatiyye mantığı vardı Mekân açısından orta yer ya da iki farklı değeri eşitleyerek aritmetik bir ortalama tutturmak anlamına gelmeyen bu denge ideallerin değerlerin düşüncenin yaşanan gerçekliğe entegre edilmesiyle gerçekleşen tekamülleşme sürecinde tevhid açısından tanımlanan bir dengedir Dinamik kurucu ögelerini ve bileşenlerini gördükten sonra bu ümmete isnat edebileceğim en yakın sıfatın kutuplayıcılık olduğunu fark ettim Bu sıfat farklı kabile ve halkları yörüngesi etrafında toplama yeteneği ve gücü olan ümmete çok yakışmıştı Bu ümmet örf renk veya bölgeye dayalı olmayan tarih boyunca farklı kabileleri halkları ve dilleri bir araya getirip onları aydınlatan bir dinamo görevi gören bir çağrı davet ve misyona risalete dayanır Kutup ümmet ümmetlerin kendilerine has özelliklerini ve karakterlerini yok etmeden onları sarıp sarmalar ve homojenleştirir Bir yandan onları toplayıp birleştirirken diğer yandan bu çeşitliliği zenginleştirerek korumaya çalışır

Mahya Yayınları
Ne Erdemli Şehir gibi bir ütopya oldu ne de Toplumsal Sözleşme diyebileceğimiz bir yönetilme oldu ama gerçekçi bir idealizm vardı Karşıtlıklar üzerinden yönetilen bir sistemden ziyade dağınıklıkları toparlayan müştereklerde bir araya getiren hayatın çeşitli boyutlarını bütünleyen bir denge vasatiyye mantığı vardı Mekân açısından orta yer ya da iki farklı değeri eşitleyerek aritmetik bir ortalama tutturmak anlamına gelmeyen bu denge ideallerin değerlerin düşüncenin yaşanan gerçekliğe entegre edilmesiyle gerçekleşen tekamülleşme sürecinde tevhid açısından tanımlanan bir dengedir Dinamik kurucu ögelerini ve bileşenlerini gördükten sonra bu ümmete isnat edebileceğim en yakın sıfatın kutuplayıcılık olduğunu fark ettim Bu sıfat farklı kabile ve halkları yörüngesi etrafında toplama yeteneği ve gücü olan ümmete çok yakışmıştı Bu ümmet örf renk veya bölgeye dayalı olmayan tarih boyunca farklı kabileleri halkları ve dilleri bir araya getirip onları aydınlatan bir dinamo görevi gören bir çağrı davet ve misyona risalete dayanır Kutup ümmet ümmetlerin kendilerine has özelliklerini ve karakterlerini yok etmeden onları sarıp sarmalar ve homojenleştirir Bir yandan onları toplayıp birleştirirken diğer yandan bu çeşitliliği zenginleştirerek korumaya çalışır