Kuzgun ve Sırma — Ayla Çınaroğlu

Kuzgun ve Sırma
Ayla ÇınaroğluKırmızı Kedi Yayınları
Kuzgun ve Sırma
Ayla ÇınaroğluKulübesinin kapısından bir dişi geyik başını uzatmıştı önce Hiç ses çıkarmadan o incecik zarif bacaklarıyla dans edercesine yumuşacık yürüyerek kulübeye girmiş ve odada sessizce dolaşmıştı Sonra gelip yatağında güçlükle doğrulan Kuzgun un önünde durmuş yaşlarla dolu güzelim iri kara gözleriyle bakmıştı ona Ama gözlerindeki yaşlar süzülüp akmıyor simsiyah derin bakışlarının içinde ışıldayıp duruyordu Sanki gözlerinin ardındaki engin kara deniz kabarmış taşmak üzereydi Ağzını kıpırdatmadan ve ses çıkarmadan öylece Kuzgun un gözlerinin içine bakarak konuştu Daha doğrusu Kuzgun onun konuşmasını söylediklerini kulağıyla değil yüreğiyle dinledi çünkü kulağında yankılanan herhangi bir ses yoktu

Kırmızı Kedi Çocuk
Kulübesinin kapısından bir dişi geyik başını uzatmıştı önce Hiç ses çıkarmadan o incecik zarif bacaklarıyla dans edercesine yumuşacık yürüyerek kulübeye girmiş ve odada sessizce dolaşmıştı Sonra gelip yatağında güçlükle doğrulan Kuzgun un önünde durmuş yaşlarla dolu güzelim iri kara gözleriyle bakmıştı ona Ama gözlerindeki yaşlar süzülüp akmıyor simsiyah derin bakışlarının içinde ışıldayıp duruyordu Sanki gözlerinin ardındaki engin kara deniz kabarmış taşmak üzereydi Ağzını kıpırdatmadan ve ses çıkarmadan öylece Kuzgun un gözlerinin içine bakarak konuştu Daha doğrusu Kuzgun onun konuşmasını söylediklerini kulağıyla değil yüreğiyle dinledi çünkü kulağında yankılanan herhangi bir ses yoktu

Kırmızı Kedi Çocuk

Kırmızı Kedi Çocuk
Kulübesinin kapısından bir dişi geyik başını uzatmıştı önce Hiç ses çıkarmadan o incecik zarif bacaklarıyla dans edercesine yumuşacık yürüyerek kulübeye girmiş ve odada sessizce dolaşmıştı Sonra gelip yatağında güçlükle doğrulan Kuzgun un önünde durmuş yaşlarla dolu güzelim iri kara gözleriyle bakmıştı ona Ama gözlerindeki yaşlar süzülüp akmıyor simsiyah derin bakışlarının içinde ışıldayıp duruyordu Sanki gözlerinin ardındaki engin kara deniz kabarmış taşmak üzereydi Ağzını kıpırdatmadan ve ses çıkarmadan öylece Kuzgun un gözlerinin içine bakarak konuştu Daha doğrusu Kuzgun onun konuşmasını söylediklerini kulağıyla değil yüreğiyle dinledi çünkü kulağında yankılanan herhangi bir ses yoktu

Kırmızı Kedi Çocuk
Kulübesinin kapısından bir dişi geyik başını uzatmıştı önce Hiç ses çıkarmadan o incecik zarif bacaklarıyla dans edercesine yumuşacık yürüyerek kulübeye girmiş ve odada sessizce dolaşmıştı Sonra gelip yatağında güçlükle doğrulan Kuzgun un önünde durmuş yaşlarla dolu güzelim iri kara gözleriyle bakmıştı ona Ama gözlerindeki yaşlar süzülüp akmıyor simsiyah derin bakışlarının içinde ışıldayıp duruyordu Sanki gözlerinin ardındaki engin kara deniz kabarmış taşmak üzereydi Ağzını kıpırdatmadan ve ses çıkarmadan öylece Kuzgun un gözlerinin içine bakarak konuştu Daha doğrusu Kuzgun onun konuşmasını söylediklerini kulağıyla değil yüreğiyle dinledi çünkü kulağında yankılanan herhangi bir ses yoktu

Kırmızıkedi Yayınevi
Kulübesinin kapısından bir dişi geyik başını uzatmıştı önce Hiç ses çıkarmadan o incecik zarif bacaklarıyla dans edercesine yumuşacık yürüyerek kulübeye girmiş ve odada sessizce dolaşmıştı Sonra gelip yatağında güçlükle doğrulan Kuzgun un önünde durmuş yaşlarla dolu güzelim iri kara gözleriyle bakmıştı ona Ama gözlerindeki yaşlar süzülüp akmıyor simsiyah derin bakışlarının içinde ışıldayıp duruyordu Sanki gözlerinin ardındaki engin kara deniz kabarmış taşmak üzereydi Ağzını kıpırdatmadan ve ses çıkarmadan öylece Kuzgun un gözlerinin içine bakarak konuştu Daha doğrusu Kuzgun onun konuşmasını söylediklerini kulağıyla değil yüreğiyle dinledi çünkü kulağında yankılanan herhangi bir ses yoktu