Laikliğe Çağrı — Muammer Aksoy

Laikliğe Çağrı
Muammer AksoyGündoğan Yayınları
Laikliğe Çağrı
Muammer AksoyAteşli bir hatip inanmış bir laik ve kararlı bir Atatürkçü Muammer Aksoy un 1950 li yıllardan bu yana taşıdığı kimliği ve kişiliğini yakından tanıyanların onu tanımlarken kullandığı üç sıfat bu Aksoy belki çok kısa bir süre milletvekilliği yaptı Ama o uzun soluklu bir siyasetçiydi Demokrat Parti döneminde 1960 sonrasında ve hatta 12 Eylül sonrasında onun adı siyaset hukuk ve mücadele kulvarlarının ön sıralarında koşan enerjik ve yorulmak bilmeyen bir atlet gibiydi Onu öldürenlerin asıl hedefi belki de kişiliğinin bu azalmayan inancıydı Muammer Aksoy Türk siyasi tarihinde inanç mücadeleleri sayfalarında hep önemli bir yer tutacak 1960 lı yıllarda onu milli petrol ve maden davasının bir militanı olarak görüyoruz 1970 li yıllarda insan hakları ve demokrasi mücadelesi onun mevsimlik uğraşısıydı 1980 li yıllar ise onun için laikliğin ve Atatürkçülüğün savunma avukatı olduğu yıllardı Mücadele konuları değişiyor ama azrni yaşıyla ters orantılı olarak çoğalıyordu Muammer Aksoy 1917 yılında Antalya da doğdu 1937 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi ni 1950 yılında ise Zürih Hukuk Fakültesi ni Hukuk doktoru ünvanıyla yeniden bitirdi Siyasal Bilgiler Fakültesi nde 1952 yılında doçent 1963 yılında profesör olan Aksoy 27 Mayıs ihtilali sonrasında 1961 Anayasasının hazırlanmasında önemli katkılarda bulundu ve Kurucu Meclis te Anayasanın sözcülüğünü yaptı Muammer Aksoy 1960 lı yıllarda milli petrol ve maden hareketinin öncülüğünü yapmış bu konuda devrin bakanları ile polemiklere girmişti 1957 yılından bu yana Türk Hukuk Kurumu Başkanlığı görevini sürdüren Muammer Aksoy 1977 yılında CHP Milletvekili seçildi ve bu görevini 12 Eylül 1980 e kadar sürdürdü Parlamento görevi sırasında TBMM Anayasa Komisyonu Başkanhğı nı yapan Aksoy ayrıca Avrupa Konseyi Üyeliği nde bulundu ve 11 yıl süreyle CHP Parti Meclisi Üyeliği yaptı Evli ve iki çocuk babası olan Muammer Aksoy Almanca ve Fransızca biliyordu Arka Kapak

GÜNDOĞAN YAYINLARI
Özetle 163 maddenin kaldırılmasına kesinkes karşıyız ancak bu maddenin amacına uygun bir biçimde daha iyi düzenlenmesi ve böylece maddenin öngördüğü yasağın içerisine yasa koyucunun bile girmesini asla istemediği ve istemeyeceği kimi inanç ve ibadete ilişkin eylemlerin dahi girmesine yol açabilecek mahkeme kararlarının önlenmesi doğru bir adımı oluşturacaktır Ve 163 maddenin bugüne kadarki metnine dayanan kimi mahkeme kararlarının neden olduğu huzursuzlukların toplumsal barış adına bir genel af ile bir defa için ortadan kaldırılması da savunulabilir kaldırılmasını önermekteyiz Kitap tan sf 18