MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Laiklik Enigma ya Dönüşen Paradigma — Aytunç Altındal

Laiklik Enigma ya Dönüşen Paradigma
8,25
Siyasal DüşünceGenelDemokrasi

Laiklik Enigma ya Dönüşen Paradigma

Aytunç Altındal

Alfa Basım Yayım Dağıtım

2004-12-011. baskı270 sf.
Karton135-210-02.HamurTürkçe
Teklif KitapEn ucuz

Laiklik Enigma ya Dönüşen Paradigma

Aytunç Altındal

Türkiye de Laiklik denilen olgu yeni devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batı dan kopya edilerek başlatıldı Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde gavurlaşmak olarak değerlendirildi Yine T C Devleti nde din özerkleştirilmedi Tam tersine din İslamiyet Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu Sayısız yasa ve yönetmelikle gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar tam tersine DİN DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu Laiklik olgusu Din ve Devlet in ayrıştırılması olarak değil Din Devlet Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır Laisizm den ayrı olarak Sekülarizm Din Devlet ve Dünya dan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir Kişiler Laik olurlar Devlet Laik olamaz Devlet tüzel bir kişiliktir ne Dini olur ne de Laikliği Laik ve veya Seküler olan Anayasa dır Devlet değil

Teklif Kitap
144,89

Alfa Basım Yayım Dağıtım

2017-10-109. baskı300 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Türkiyede Laiklik denilen olgu yeni devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batıdan kopya edilerek başlatıldı Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde gavurlaşmak olarak değerlendirildi Yine T C Devletinde din özerkleştirilmedi Tam tersine din İslamiyet Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu Sayısız yasa ve yönetmelikle gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar tam tersine DİN DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu Laiklik olgusu Din ve Devletin ayrıştırılması olarak değil Din Devlet Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır Laisizmden ayrı olarak Sekülarizm Din Devlet ve Dünyadan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir Kişiler Laik olurlar Devlet Laik olamaz Devlet tüzel bir kişiliktir ne Dini olur ne de Laikliği Laik ve veya Seküler olan Anayasadır Devlet değil

Benli Kitap
175,50

Alfa Basım Yayım Dağıtım

2017-10-109. baskı300 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Türkiyede Laiklik denilen olgu yeni devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batıdan kopya edilerek başlatıldı Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde gavurlaşmak olarak değerlendirildi Yine T C Devletinde din özerkleştirilmedi Tam tersine din İslamiyet Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu Sayısız yasa ve yönetmelikle gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar tam tersine DİN DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu Laiklik olgusu Din ve Devletin ayrıştırılması olarak değil Din Devlet Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır Laisizmden ayrı olarak Sekülarizm Din Devlet ve Dünyadan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir Kişiler Laik olurlar Devlet Laik olamaz Devlet tüzel bir kişiliktir ne Dini olur ne de Laikliği Laik ve veya Seküler olan Anayasadır Devlet değil

Alfa Kitap
195,00

Alfa Yayınları

2017300 sf.
Ciltsiz13,5 X 19,51. Hamur
Alfa Kitap

Türkiye de Laiklik denilen olgu yeni devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batı dan kopya edilerek başlatıldı Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde gavurlaşmak olarak değerlendirildi Yine T C Devleti nde din özerkleştirilmedi Tam tersine din İslamiyet Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu Sayısız yasa ve yönetmelikle gerçekte Din ve Devlet işleri birbirinden ayrılmadılar tam tersine Din Devletin işleri arasına sokuldu Laiklik olgusu Din ve Devlet in ayrıştırılması olarak değil Din Devlet Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır Laisizm den ayrı olarak Sekülarizm Din Devlet ve Dünya dan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir Kişiler Laik olurlar Devlet Laik olamaz Devlet tüzel bir kişiliktir ne Dini olur ne de Laikliği Laik ve veya Seküler olan Anayasa dır Devlet değil

Kitap Yurdu

ALFA YAYINLARI

21.09.2017300 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Türkiye de Laiklik denilen olgu yeni devlet ve onu iktidar aracılığıyla yönlendiren kadro tarafından Batı dan kopya edilerek başlatıldı Bu nedenle de kitlesel destekten yoksun kaldı Hatta mümin Müslüman kitlenin nezdinde gavurlaşmak olarak değerlendirildi Yine T C Devleti nde din özerkleştirilmedi Tam tersine din İslamiyet Türk tipi İslamiyet haline getirilerek devletin denetimi altına sokuldu Sayısız yasa ve yönetmelikle gerçekte DİN VE DEVLET İŞLERİ birbirinden ayrılmadılar tam tersine DİN DEVLETİN İŞLERİ arasına sokuldu Laiklik olgusu Din ve Devlet in ayrıştırılması olarak değil Din Devlet Dünya üçlüsünün tek tek ve birbirleriyle bağlantılı olarak ele alınmasıyla anlaşılırlık kazanır Laisizm den ayrı olarak Sekülarizm Din Devlet ve Dünya dan kurulu üç alanlı bir tezin seslendiricisidir Kişiler Laik olurlar Devlet Laik olamaz Devlet tüzel bir kişiliktir ne Dini olur ne de Laikliği Laik ve veya Seküler olan Anayasa dır Devlet değil

Kitap Yurdu

YENİ AVRASYA YAYINLARI

16.05.2003285 sf.
Karton Kapak13.5 x 19.5 cm2. Hm. KağıtTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Sekülerliğin bir boyutu da doğrudan doğruya Din ile Bilim arasında Uzlaşmacı bir çözüm önermesidir 1990 lı yıllarda bu anlayış özellikle ABD de Beyin araştırmalarını yönlendiren kurumlarla üst düzey Tanrıbilimciler arasında sürdürülmektedir Nöroteoloji diye bilinen bu anlayışa göre Beyin ve Sinir Sistemleri konusunda uzmanlaşmış bazı bilim adamları Beyinin kendiliğinden Tanrı kavramını ürettiğini dolayısıyla hiçbir insanın bunu dışında kalamayacağını Evrimciliğin bir sonucu olarak görmekte ve yorumlamaktadırlar Örneğin Nörofizyolojist Paul D MacLean a göre