Lal — Fatih Duman

Lal
Fatih DumanNesil Yayınları
Lal
Fatih DumanBir şehrin sahipleri o şehrin toprağının üzerinde yaşayan gezen adım atanlar değildir O şehre gönül verip o toprağın altında ölseler bile hâlen dahi diri bir gönülle yatanlardır bence Bu kez de Şemseddin Sivasî için gecelerimi günüme ilikledim ben Aylarca onu okudum onu dinledim onu düşünerek uyudum onunla ilgili cümlelerle uyandım hep Bir şehri sevmek ne demektir ve bir şehre gönül vermek ne demektir ondan öğrendim Yine gönlüm derde düştü kâri bir sır var içimde bilmem ki nerede düştü Beraber arayalım ister misin Aynı derde düşelim aynı sırrı bölüşelim ve geçelim bu zamanın onca derdinden de bir eski vakitte Sivas ta buluşup Şemseddin Sivasî dergâhına göçelim Bu kez seni gözleri görmeyen bir adamın dilsiz lâl bir kâtibe yazdırdıklarıyla çağırıyorum hayallerime Gönüller almak için yollara düşmüş birini onlar anlatıyor bize Peki nasıl olacak da anlatacaklar Birinin gözleri âmâ görmüyor diğerinin dili lâl konuşamıyor

Nesil Yayınları
Cânım kâri görmek bir şeye hudut koymaktır belki Ya görmeden yaşayanlar bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar Hem görmek için illa göz mü gerekir ki Bence hayır Bazıları bakmasa da görür gözleri görmese de bilirler Hayal mi gerçek gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil biliyorum Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil sınırı saati yeri ve hududu yok Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım İçimizde her vakit var olan birinin dilinden kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım Hayal ettim ve hayalime inandım Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine hayat diyorsak

NESİL YAYINLARI
Cânım kâri görmek bir şeye hudut koymaktır belki Ya görmeden yaşayanlar bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar Hem görmek için illa göz mü gerekir ki Bence hayır Bazıları bakmasa da görür gözleri görmese de bilirler Hayal mi gerçek gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil biliyorum Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil sınırı saati yeri ve hududu yok Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım İçimizde her vakit var olan birinin dilinden kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım Hayal ettim ve hayalime inandım Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine hayat diyorsak

Nesil Yayınları
Bir şehrin sahipleri o şehrin toprağının üzerinde yaşayan gezen adım atanlar değildir O şehre gönül verip o toprağın altında ölseler bile hâlen dahi diri bir gönülle yatanlardır bence Bu kez de Şemseddin Sivasî için gecelerimi günüme ilikledim ben Aylarca onu okudum onu dinledim onu düşünerek uyudum onunla ilgili cümlelerle uyandım hep Bir şehri sevmek ne demektir ve bir şehre gönül vermek ne demektir ondan öğrendim Yine gönlüm derde düştü kâri bir sır var içimde bilmem ki nerede düştü Beraber arayalım ister misin Aynı derde düşelim aynı sırrı bölüşelim ve geçelim bu zamanın onca derdinden de bir eski vakitte Sivas ta buluşup Şemseddin Sivasî dergâhına göçelim Bu kez seni gözleri görmeyen bir adamın dilsiz lâl bir kâtibe yazdırdıklarıyla çağırıyorum hayallerime Gönüller almak için yollara düşmüş birini onlar anlatıyor bize Peki nasıl olacak da anlatacaklar Birinin gözleri âmâ görmüyor diğerinin dili lâl konuşamıyor Tanıtım Bülteninden

çev. Yusuf Yıldız
Lal Bir şehrin sahipleri o şehrin toprağının üzerinde yaşayan gezen adım atanlar değildir O şehre gönül verip o toprağın altında ölseler bile hâlen dahi diri bir gönülle yatanlardır bence Bu kez de Şemseddin Sivasî için gecelerimi günüme ilikledim ben Aylarca onu okudum onu dinledim onu düşünerek uyudum onunla ilgili cümlelerle uyandım hep Bir şehri sevmek ne demektir ve bir şehre gönül vermek ne demektir ondan öğrendim Yine gönlüm derde düştü kâri bir sır var içimde bilmem ki nerede düştü Beraber arayalım ister misin Aynı derde düşelim aynı sırrı bölüşelim ve geçelim bu zamanın onca derdinden de bir eski vakitte Sivas ta buluşup Şemseddin Sivasî dergâhına göçelim Bu kez seni gözleri görmeyen bir adamın dilsiz lâl bir kâtibe yazdırdıklarıyla çağırıyorum hayallerime Gönüller almak için yollara düşmüş birini onlar anlatıyor bize Peki nasıl olacak da anlatacaklar Birinin gözleri âmâ görmüyor diğerinin dili lâl konuşamıyor Yazar Fatih Duman Sayfa Sayısı 256 Çeviri Yusuf Yıldız Ebat 13X21 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Ocak 2020 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

Nesil Yayınları
Bir şehrin sahipleri o şehrin toprağının üzerinde yaşayan gezen adım atanlar değildir O şehre gönül verip o toprağın altında ölseler bile hâlen dahi diri bir gönülle yatanlardır bence Bu kez de Şemseddin Sivasî için gecelerimi günüme ilikledim ben Aylarca onu okudum onu dinledim onu düşünerek uyudum onunla ilgili cümlelerle uyandım hep Bir şehri sevmek ne demektir ve bir şehre gönül vermek ne demektir ondan öğrendim Yine gönlüm derde düştü kâri bir sır var içimde bilmem ki nerede düştü Beraber arayalım ister misin Aynı derde düşelim aynı sırrı bölüşelim ve geçelim bu zamanın onca derdinden de bir eski vakitte Sivas ta buluşup Şemseddin Sivasî dergâhına göçelim Bu kez seni gözleri görmeyen bir adamın dilsiz lâl bir kâtibe yazdırdıklarıyla çağırıyorum hayallerime Gönüller almak için yollara düşmüş birini onlar anlatıyor bize Peki nasıl olacak da anlatacaklar Birinin gözleri âmâ görmüyor diğerinin dili lâl konuşamıyor

Nesil Yayınları
Cânım kâri görmek bir şeye hudut koymaktır belki Ya görmeden yaşayanlar bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar Hem görmek için illa göz mü gerekir ki Bence hayır Bazıları bakmasa da görür gözleri görmese de bilirler Hayal mi gerçek gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil biliyorum Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil sınırı saati yeri ve hududu yok Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım İçimizde her vakit var olan birinin dilinden kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım Hayal ettim ve hayalime inandım Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine hayat diyorsak

Nesil Yayınları
Bir şehrin sahipleri o şehrin toprağının üzerinde yaşayan gezen adım atanlar değildir O şehre gönül verip o toprağın altında ölseler bile hâlen dahi diri bir gönülle yatanlardır bence Bu kez de Şemseddin Sivasî için gecelerimi günüme ilikledim ben Aylarca onu okudum onu dinledim onu düşünerek uyudum onunla ilgili cümlelerle uyandım hep Bir şehri sevmek ne demektir ve bir şehre gönül vermek ne demektir ondan öğrendim Yine gönlüm derde düştü kâri bir sır var içimde bilmem ki nerede düştü Beraber arayalım ister misin Aynı derde düşelim aynı sırrı bölüşelim ve geçelim bu zamanın onca derdinden de bir eski vakitte Sivas ta buluşup Şemseddin Sivasî dergâhına göçelim Bu kez seni gözleri görmeyen bir adamın dilsiz lâl bir kâtibe yazdırdıklarıyla çağırıyorum hayallerime Gönüller almak için yollara düşmüş birini onlar anlatıyor bize Peki nasıl olacak da anlatacaklar Birinin gözleri âmâ görmüyor diğerinin dili lâl konuşamıyor

Nesil Yayınları
Cânım kâri görmek bir şeye hudut koymaktır belki Ya görmeden yaşayanlar bizim anladığımız gibi dünyayı anlamayanlar Hem görmek için illa göz mü gerekir ki Bence hayır Bazıları bakmasa da görür gözleri görmese de bilirler Hayal mi gerçek gerçek mi hayal kestiremediğim zamanlarım oluyor benim de Ve bazı şeylerin hayali güzel kendisi değil biliyorum Bu kez kendi hayal ettiğim birinin hayalleriyle kuruyorum cümlelerimi ben Kitabı okuyup da bitirdiğinde ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksın Ama şimdiden söyleyeyim ki hayal gerçek gibi değil sınırı saati yeri ve hududu yok Belki de bunun için güzel ve hayali olmayanlar bunun için eksik belki de Bu hikâyeyi uzun zamandır taşıdım gönlümde Zaman geçtikçe unuturum sandım ama unutmadım Her defasında yeniden ve yeniden hatırladım İçimizde her vakit var olan birinin dilinden kibrin dilinden bir derdi anlatmak için düşürdüm gönlümü bu satırlara Kibrim galip gelmesin diye kendimi onunla anlattım Hayal ettim ve hayalime inandım Hem yaşadığımız her şey bir rüya ise ve biz ismine hayat diyorsak img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img