Lale Devri — M Turhan Tan

Lale Devri
M Turhan TanKapı Yayınları

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan 39 ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri 39 ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz Sayfa Sayısı 276 Baskı Yılı 2011 Dili Türkçe Yayınevi Kapı Yayınları

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Elips Kitapları
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir Tanıtım Bülteninden

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Elips Kitap
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir

Elips Kitap
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir

Elips Kitap
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir

Kapı Yayınları
M Turhan Tan tarafından kaleme alınan Lale Devri Kapı Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Lale Devri M Turhan Tan Kitap Özeti Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz Yayınevi Kapı Yayınları Yazar M Turhan Tan Sayfa 276 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Nisan 2011 Barkod 9786054322565 Kategori Tarihsel Romanlar

ELİPS KİTAP
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir

Kapı
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Elips Kitap
M Turhan Tan tarafından kaleme alınan Lale Devri Elips Kitap eseri olarak okurlarla buluşuyor Lale Devri M Turhan Tan Kitap Özeti Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir Yayınevi Elips Kitap Yazar M Turhan Tan Sayfa 176 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x19 50 cm Basım Yılı Temmuz 2025 Barkod 9786051218571 Kategori Tarihsel Romanlar

Elips Kitap
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir

Elips Kitap
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir

Kapı Yayınları
Bu işler yapılırken bir gece daha geçmişti isyanın üçüncü gününe girilmişti Padişah Patrona notasına henüz ne müsbet ne menfi cevap verdiği gibi Patrona da sarayı muhasara etmiş değildi İbrahim Paşa bu vaziyetten istifade ile bostancıları içoğlanlarını silahlandırmak istedi Namert heriflerin hepsi bir deliğe saklandığından eline silah verilecek yirmi otuz kişi bile bulunamadı Patrona külfetsizce muzaffer olmak üzereydi ve koca bir padişah çorapsız bir tellalın önünde sukut ediyordu Turhan Tan ın Yedigün dergisinde tefrika edilen bu romanı yıllar sonra ilk defa kitap olarak yayımlanıyor Osmanlı tarihinin en ilgi çekici dönemlerinden Lâle Devri ni debdebeli saray hayatıyla lale bahçeleriyle Sadabad gezmeleri ve tüm bunları takip eden kanlı isyanla birlikte bu defa usta romancının kaleminden okuyoruz

Elips
Her şeyin başladığı 1703 senesi Osmanlı tarihinin en şaşaalı ve tantanalı zamanı olan Lâle Devri dönemi Öyle ki döneme ismini verecek kadar ünlenmiş olan türlü türlü lale bahçeleriyle başta Çırağan olmak üzere Sadâbâd Ferahâbâd Saraylarının arzıendam eden güzel dilberleriyle çeşitli siyasi entrikalarıyla meşhur olmuş bir dönemi Karakterlerini Sultan III Ahmed Sadrazam İbrahim Paşa ve dönemin ünlü şairlerinden Nedim gibi gerçek kişilerin oluşturduğu Lâle Devri romanında M Turhan Tan ın tarihî kurgu alanında kaleminden dökülenler oldukça merak uyandırıcıdır Her şey güllük gülistanlık iken bütün insanların yüzüne daimî bir tebessüm yerleşmiş ve etraf cıvıl cıvılken bu masmavi gökyüzünü kanlı bir isyan kızıla boyayacaktır Türk okuyucusu tarafından pek bilinmeyen Mümtaz Turhan Tan tarihî roman geleneğimizin en önemli isimlerinden biridir Birçok önemli memuriyetlerde bulunduktan sonra Sivas mebusluğu da yapmış ve 1922 yılından itibaren kendini tamamıyla yazı hayatına adamıştır En önemli eserlerini ise tarihî romancılık alanında vermiştir Bazı eserleri Almanca İngilizce ve Yunanca gibi dillere çevrilen tarihî gerçeklikleri berrak ve sürükleyici bir üslupla aktaran Tan Türk tarihinin zengin mirasını eserlerine ustalıkla taşımış ve okuyucusuna tarihî romanları keyifle okutan bir yazar olarak Türk edebiyatındaki yerini almıştır Turhan Tan ın ölümünden sonra unutulan ve Türk yazın hayatından çekilen eserleri Türk okuyucusunun özellikle son zamanlarda ilgisini çeken ve neredeyse güncelleşen konulara değinip ele aldığı dönemlere ışık tutmakta günümüzdeki kimi tartışmalara cevaplar getirmektedir