Lamekan — Ayten Alkan

Lamekan
Ayten AlkanNika Yayınevi
Lamekan
Ayten AlkanSonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben Kaç başka yer dolaştım böyle bilmiyorum Artık bir başka yer kalmamıştı Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim Ormana girdim uzun uzun yürüdüm Az kendim yaladım yaralarımı az gölet yaladı az orman Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra Sesler geliyordu kulağıma Sağdan soldan yukarıdan ve aşağıdan çok derinlerden Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım Ben de bunu kabul ettim Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini Bahar gelmedi Yaz geldi birdenbire Kendi kendime konuşuyordum Hatta bazen çok konuşuyor buna da çok gülüyordum Kendi kendime Ağda Aşk Yapışkan Çam reçinesi Hayat pürüzsüzleştiren Tutup çekince çıplak tüysüz bir yara izi Teninden çıkar belki ruhunda tütüp duracak En son hangi şarkıyı özledin hangi yudum düğümlendi boğazında hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın Öyle bir öyküdür belki bu da Öyle bir örgü Söküp atamadığın İçin dolup taştıkça ilmek ilmek dökülen Kiminin unuttuğu gözden kaçırdığı kiminin umursamadığı hoyratça kırıp döktüğü duygular Kırdığı Döktüğü Onların odasına çağırıyor bu öyküler Sade küçük saf samimi Sıcak kadim has ebedi O yüzden güçlü Duru Dolaysız Ne süslü kurgu ne sahte tirat Akıp gidiyor doğal derin kendiliğinden Hayatı ölümü kendini ötekini kalanı gideni sora sürükleye Geride bıraktığı bir zaman alüvyonu Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe

Nika Yayınevi
Sonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben Kaç başka yer dolaştım böyle bilmiyorum Artık bir başka yer kalmamıştı Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim Ormana girdim uzun uzun yürüdüm Az kendim yaladım yaralarımı az gölet yaladı az orman Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra Sesler geliyordu kulağıma Sağdan soldan yukarıdan ve aşağıdan çok derinlerden Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım Ben de bunu kabul ettim Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini Bahar gelmedi Yaz geldi birdenbire Kendi kendime konuşuyordum Hatta bazen çok konuşuyor buna da çok gülüyordum Kendi kendime Ağda Aşk Yapışkan Çam reçinesi Hayat pürüzsüzleştiren Tutup çekince çıplak tüysüz bir yara izi Teninden çıkar belki ruhunda tütüp duracak En son hangi şarkıyı özledin hangi yudum düğümlendi boğazında hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın Öyle bir öyküdür belki bu da Öyle bir örgü Söküp atamadığın İçin dolup taştıkça ilmek ilmek dökülen Kiminin unuttuğu gözden kaçırdığı kiminin umursamadığı hoyratça kırıp döktüğü duygular Kırdığı Döktüğü Onların odasına çağırıyor bu öyküler Sade küçük saf samimi Sıcak kadim has ebedi O yüzden güçlü Duru Dolaysız Ne süslü kurgu ne sahte tirat Akıp gidiyor doğal derin kendiliğinden Hayatı ölümü kendini ötekini kalanı gideni sora sürükleye Geride bıraktığı bir zaman alüvyonu Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe Tanıtım Bülteninden

Nika
Sonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben Kaç başka yer dolaştım böyle bilmiyorum Artık bir başka yer kalmamıştı Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim Ormana girdim uzun uzun yürüdüm Az kendim yaladım yaralarımı az gölet yaladı az orman Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra Sesler geliyordu kulağıma Sağdan soldan yukarıdan ve aşağıdan çok derinlerden Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım Ben de bunu kabul ettim Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini Bahar gelmedi Yaz geldi birdenbire Kendi kendime konuşuyordum Hatta bazen çok konuşuyor buna da çok gülüyordum Kendi kendime Ağda Aşk Yapışkan Çam reçinesi Hayat pürüzsüzleştiren Tutup çekince çıplak tüysüz bir yara izi Teninden çıkar belki ruhunda tütüp duracak En son hangi şarkıyı özledin hangi yudum düğümlendi boğazında hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın Öyle bir öyküdür belki bu da Öyle bir örgü Söküp atamadığın İçin dolup taştıkça ilmek ilmek dökülen Kiminin unuttuğu gözden kaçırdığı kiminin umursamadığı hoyratça kırıp döktüğü duygular Kırdığı Döktüğü Onların odasına çağırıyor bu öyküler Sade küçük saf samimi Sıcak kadim has ebedi O yüzden güçlü Duru Dolaysız Ne süslü kurgu ne sahte tirat Akıp gidiyor doğal derin kendiliğinden Hayatı ölümü kendini ötekini kalanı gideni sora sürükleye Geride bıraktığı bir zaman alüvyonu Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe

Nika Yayınevi
Sonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben Kaç başka yer dolaştım böyle bilmiyorum Artık bir başka yer kalmamıştı Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim Ormana girdim uzun uzun yürüdüm Az kendim yaladım yaralarımı az gölet yaladı az orman Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra Sesler geliyordu kulağıma Sağdan soldan yukarıdan ve aşağıdan çok derinlerden Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım Ben de bunu kabul ettim Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini Bahar gelmedi Yaz geldi birdenbire Kendi kendime konuşuyordum Hatta bazen çok konuşuyor buna da çok gülüyordum Kendi kendime Ağda Aşk Yapışkan Çam reçinesi Hayat pürüzsüzleştiren Tutup çekince çıplak tüysüz bir yara izi Teninden çıkar belki ruhunda tütüp duracak En son hangi şarkıyı özledin hangi yudum düğümlendi boğazında hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın Öyle bir öyküdür belki bu da Öyle bir örgü Söküp atamadığın İçin dolup taştıkça ilmek ilmek dökülen Kiminin unuttuğu gözden kaçırdığı kiminin umursamadığı hoyratça kırıp döktüğü duygular Kırdığı Döktüğü Onların odasına çağırıyor bu öyküler Sade küçük saf samimi Sıcak kadim has ebedi O yüzden güçlü Duru Dolaysız Ne süslü kurgu ne sahte tirat Akıp gidiyor doğal derin kendiliğinden Hayatı ölümü kendini ötekini kalanı gideni sora sürükleye Geride bıraktığı bir zaman alüvyonu Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe

Nika Yayınevi
Sonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben Kaç başka yer dolaştım böyle bilmiyorum Artık bir başka yer kalmamıştı Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim Ormana girdim uzun uzun yürüdüm Az kendim yaladım yaralarımı az gölet yaladı az orman Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra Sesler geliyordu kulağıma Sağdan soldan yukarıdan ve aşağıdan çok derinlerden Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım Ben de bunu kabul ettim Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini Bahar gelmedi Yaz geldi birdenbire Kendi kendime konuşuyordum Hatta bazen çok konuşuyor buna da çok gülüyordum Kendi kendime Ağda Aşk Yapışkan Çam reçinesi Hayat pürüzsüzleştiren Tutup çekince çıplak tüysüz bir yara izi Teninden çıkar belki ruhunda tütüp duracak En son hangi şarkıyı özledin hangi yudum düğümlendi boğazında hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın Öyle bir öyküdür belki bu da Öyle bir örgü Söküp atamadığın İçin dolup taştıkça ilmek ilmek dökülen Kiminin unuttuğu gözden kaçırdığı kiminin umursamadığı hoyratça kırıp döktüğü duygular Kırdığı Döktüğü Onların odasına çağırıyor bu öyküler Sade küçük saf samimi Sıcak kadim has ebedi O yüzden güçlü Duru Dolaysız Ne süslü kurgu ne sahte tirat Akıp gidiyor doğal derin kendiliğinden Hayatı ölümü kendini ötekini kalanı gideni sora sürükleye Geride bıraktığı bir zaman alüvyonu Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe

Nika Yayınevi
Sonra durmaksızın bir başka yere kaçtım ben Kaç başka yer dolaştım böyle bilmiyorum Artık bir başka yer kalmamıştı Ve ben artık hiç kimsenin hayatındaki en önemli insan değildim Bunu anladığımda bir yaz sonu bir yerde durdum ve bütün güz göletin etrafını tavaf ettim Ormana girdim uzun uzun yürüdüm Az kendim yaladım yaralarımı az gölet yaladı az orman Çok sert ve zorlu bir kışa girdik sonra Sesler geliyordu kulağıma Sağdan soldan yukarıdan ve aşağıdan çok derinlerden Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini anladım Ben de bunu kabul ettim Hiçbir yaranın tam olarak iyileşmediğini ve iyileşmeyeceğini Bahar gelmedi Yaz geldi birdenbire Kendi kendime konuşuyordum Hatta bazen çok konuşuyor buna da çok gülüyordum Kendi kendime Ağda Aşk Yapışkan Çam reçinesi Hayat pürüzsüzleştiren Tutup çekince çıplak tüysüz bir yara izi Teninden çıkar belki ruhunda tütüp duracak En son hangi şarkıyı özledin hangi yudum düğümlendi boğazında hangi aşka ya da hangi kedinin ardından ağladın Öyle bir öyküdür belki bu da Öyle bir örgü Söküp atamadığın İçin dolup taştıkça ilmek ilmek dökülen Kiminin unuttuğu gözden kaçırdığı kiminin umursamadığı hoyratça kırıp döktüğü duygular Kırdığı Döktüğü Onların odasına çağırıyor bu öyküler Sade küçük saf samimi Sıcak kadim has ebedi O yüzden güçlü Duru Dolaysız Ne süslü kurgu ne sahte tirat Akıp gidiyor doğal derin kendiliğinden Hayatı ölümü kendini ötekini kalanı gideni sora sürükleye Geride bıraktığı bir zaman alüvyonu Her kalbin deltasında yersiz yurtsuz göçebe img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img